enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
17:55 Bakan Fidan, Gazze barış planının ikinci aşamasına ilişkin toplantıya katıldı
11:17 Bazı bölgelerde barajlar dolmuyor, Su sürekli azalıyor !
06:50 Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
00:55 Türk Dünyası’nın Kültürel Mirasını ve Küresel Etkileşimini öne çıkaracak ‘Viyana’da Türk Haftası’ bugün başlıyor…
00:54 Dr. Elvin Abdurahmanlı, “Bölgedeki kalıcı barış ve Türk birliğinin caydırıcı gücü en önemli unsur”
00:37 Bakan Göktaş, 2002’de 5 bin 777 olan engelli memur sayısı 82 bin 626’ya ulaştı
00:34 Hollanda Türk Gazeteciler Birliğili, 10 Ocak’ı bu kez “Anma” ruhuyla yaşattı
00:30 Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) 10 Ocak’ta Üyeleriyle Buluştu 
00:29 Türkiye’de rüzgardan elektrik üretimi 3 Ocak’ta 259 bin 76 megavatsaatle günlük bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı
00:21 Milli Savunma Bakanı Güler, “Gazze Şeridi’nde İsrail için bir tehdit oluşturmuyor”
00:20 Yüzyılın konut projesinde yeni haftanın kura takvimi
00:11 Oğuz Türklerine ait 9-10. yüzyıldan kalma Kültöbe Yazıtı keşfedildi
00:10 Türk Dünyası’ndan Haberler!
00:59 ABD Başkanı,Venezuela’dan Grönland’a, İran’dan Suriye’ye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
00:41 2026’nın merakla beklenen 20 filmi
00:38 Türkiye’nin 2026’da dış politikada öncelikleri neler olacak?
00:37 2026’da emekli aylıkları yaşam maliyetine kıyasla ne seviyede?
00:30 Güvenlik kaynakları: Çatışmaların sebebi YPG’nin Suriye’nin geleceğini ve kaynaklarını sömürme kaygısıdır
00:26 İran’da sokağa çıkma çağrıları yapan sürgündeki Rıza Pehlevi kimdir?
00:21 Türkiye, Karadeniz’in güvenliği konusunda nasıl bir sorumluluk alacak?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, “Güçlü Medya, Bilinçli Toplum Zirvesi”nde konuştu…

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş,  “Güçlü Medya, Bilinçli Toplum Zirvesi”nde konuştu…
1 Mayıs 2025
31
A+
A-

* Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, RTÜK tarafından düzenlenen ve Milli EĞİTİM Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ile çeşitli kurumlardan katılımcıların yer aldığı “Güçlü Medya, Bilinçli Toplum Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, medyanın hayatın her yerinde olduğunu söyledi.

* Göktaş, “Aile dostu bir medya yaklaşımını teşvik ederek, topluma sağlıklı, değerlerimizi yaşatan, umut ve sorumluluk aşılayan içerikler sunabiliriz” dedi.

* Detayı haberimizde!…

UHA / İnternational News Agency

Bakan Göktaş: Sosyal medyada koruyucu ve önleyici tedbirler alıyoruz

ANKARA, 01 Mayıs 2025 – Medyanın yalnızca toplumu yansıtan bir ayna olmadığını, aynı zamanda toplumu şekillendirdiğini vurgulayan Göktaş, “Medya, doğru ellerde büyük bir iyilik aracına dönüşebilir. Ancak yanlış ellerde, aynı güç toplumsal değerleri aşındıran, ayrıştırıcı ve hatta zararlı bir araca dönüşebilir.” diye konuştu.

Göktaş, bazı gündüz kuşağı televizyon programlarının aile yapısına ve çocukların değer dünyasına olumsuz etkilerde bulunduğuna dikkati çekerek, bu içeriklerin sadece birer televizyon programı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Bakan Göktaş, “Bu içerikler, aile yapımıza, çocuklarımızın değer dünyasına doğrudan etki eder.” diye konuştu.

Göktaş, dizilerdeki şiddetin, ihanetin ve lüks yaşamın yüceltilmesinin özellikle gençlerin hayat algısını bozduğunu, çocuk programlarında kullanılan dil ve davranış biçimlerinin ise kişilik gelişimlerini doğrudan etkilediğini dile getirdi.

“Sorumluluk bilinciyle hazırlanması elzem”

Kadın temsilinde kullanılan dilin ve kalıpların bir takım ön yargıları yeniden ürettiğini aktaran Göktaş, şunları söyledi:

“Peki ne yapabiliriz? Aile dostu bir medya yaklaşımını teşvik ederek, topluma sağlıklı, değerlerimizi yaşatan, umut ve sorumluluk aşılayan içerikler sunabiliriz. Bu anlamda medya içeriklerinin reyting kaygısıyla değil tam da bu sorumluluk bilinciyle hazırlanması elzemdir. Şiddeti, reyting skalasından çıkarmayı önemsiyoruz. İşte 2025 yılını, Cumhurbaşkanı’mızın takdirleriyle Aile Yılı olarak ilan etmemizin temel amacı bu sorumluluk bilincini hatırımızda tutmak ve hatırlatmaktır. Bunun yanı sıra kadınların güçlü temsiline alan açan içeriklerin artmasına da katkı sunsun.”

Göktaş, medyanın sunduğu haberlerin, dizilerin, reklamların ve sosyal medya içeriklerinin sadece bilgi vermekle kalmadığını, aynı zamanda toplumun ortak duygusunu, düşünme biçimini ve davranış kalıplarını da biçimlendirdiğini söyledi.

Bu nedenle medya konusunda büyük bir hassasiyet gösterdiklerini ve bu alanda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirten Göktaş, “Yapımcılar ile medya ve dijital platform temsilcileriyle sık sık bir araya gelerek içeriklerin toplum üzerindeki etkilerini ele alıyoruz. Olumlu örneklerin teşvik edilmesi ve zararlı içeriklerle mücadelenin önemini her fırsatta vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Koruyucu ve önleyici tedbirler alıyoruz”

Göktaş, RTÜK ile hazırladıkları Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler Rehberi’nin sorumlu yayıncılık anlayışını daha da güçlendireceğini aktardı.

Dijital dünyanın aileler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla kalıcı çözümler geliştirdiklerini vurgulayan Göktaş, “Oluşturduğumuz Sosyal Medya Çalışma Grubumuz aracılığıyla koruyucu ve önleyici tedbirler alıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da ifade ettiği gibi gençlerimizin sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde yitip gitmelerine seyirci kalamayız.” dedi.

Çocukların sosyal medya kullanımına yönelik Türkiye’ye özgü bir model geliştirmek için yoğun çalışma yürüttüklerini kaydeden Göktaş, bu kapsamda dijital bağımlılıkla ilgili farkındalık çalışmaları yaptıklarını dile getirdi.

Medya gibi yapay zekanın da hayatın bir parçası olduğunu ve yapay zekaya “Bir medya mecrası olsan, aile bağlarını nasıl zayıflatırdın?” sorusunu yönettiklerini aktaran Göktaş, şunları söyledi:

“Cevaplardan biri ‘Aileyi bir yük gibi gösterir, bireysel mutluluğu her şeyin önüne koyardım. Dizi, film ve içeriklerde sadakat yerine anlık heyecanları överdim, ihaneti, boşanmayı, vefasızlığı özgürlük gibi sunardım. Kadınları ve erkekleri sürekli birbirine karşıt kutuplara iterdim. Anne, baba, evlat rollerini ya karikatürize eder ya da tamamen itibarsızlaştırırdım. Aile içi sorumlulukları kısıtlama olarak sunardım. Ve en önemlisi bunların hepsini özgürlük, kendin olma, özgüven, mutluluk arayışı gibi güzel kavramların ambalajına sararak sunardım. İnsanları, ben sadece kendim oluyorum sanırken, aslında birbirlerinden koparıp yalnızlaştırırdım.’ oldu.”

Aile bağlarına ilişkin risklerin uzakta olmadığını söyleyen Göktaş, “Bu risk, evimizin içinde, yanımızdaki odada, çocuklarımızın ekranında, gençlerimizin zihinlerinde sessizce büyüyor. Bunu durdurmak da bizlerin elinde. Şunu hiçbir zaman unutmayalım, sağlıklı bir toplumun temeli, güçlü bir aile yapısında saklıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.