enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:59 ABD Başkanı,Venezuela’dan Grönland’a, İran’dan Suriye’ye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
00:41 2026’nın merakla beklenen 20 filmi
00:38 Türkiye’nin 2026’da dış politikada öncelikleri neler olacak?
00:37 2026’da emekli aylıkları yaşam maliyetine kıyasla ne seviyede?
00:30 Güvenlik kaynakları: Çatışmaların sebebi YPG’nin Suriye’nin geleceğini ve kaynaklarını sömürme kaygısıdır
00:26 İran’da sokağa çıkma çağrıları yapan sürgündeki Rıza Pehlevi kimdir?
00:21 Türkiye, Karadeniz’in güvenliği konusunda nasıl bir sorumluluk alacak?
00:19 BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeden ABD’ye sert tepki
00:17 Bir bardak portakal suyunun şaşırtıcı faydaları
00:08 Türkiye ve Avustralya COP31’i birlikte nasıl yönetecek?
14:08 Venezuela devlet başka­nı Nicholas Maduro şimdilik son kurban…
12:16 ABD’de göç ve gümrük muhafaza polisinin (ICE) yetkileri neler?
11:41 Gazeteci Ali Asmar, İsrail’in 2025’te yürüttüğü çok cepheli savaşı ve Suriye’nin bu stratejideki kritik rolünü
07:57 Amerika’nın Büyük Strateji Arayışı
07:33 Çerkezköy-Kapıkule hattında sinyalizasyon ve test çalışmaları devam ediyor
07:07 Yüksek Gelir Hedefi Çerçevesinde 2026’da Türkiye Ekonomisi
07:05 2026 Hukuk ve Yargı Gündemi
00:44 Dışişleri Bakanı Fidan, “SDG’nin 10 mart mutabakatına uyup bir an önce üzerine düşen yükümlülükleri getirmesini bekliyoruz”
00:36 Somaliland Hakkında İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Acil Toplantı
00:28 Bakan Güler: “Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine destek veriyoruz”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İzmir Barosu’ndan İstanbul Sözleşmesi Tepkisi

İzmir Barosu’ndan İstanbul Sözleşmesi Tepkisi
31 Mart 2021
343
A+
A-

UHA HABER / Türkiye’nin Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine tepkiler sürüyor.

Geçen hafta, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a başvuran İzmir Barosu, yaptığı basın açıklamasında da sözleşmenin usulsüz ve hukuksuz olarak feshedildiğini belirtti. Bölge Adliye Mahkemesi önünde yapılan basın açıklamasına avukatlar cübbeleriyle katıldı.

Açıklamada, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olduğu hatırlatıldı ve “İmzalanması üzerinden dokuz yıl, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerinden yedi yıl geçmiş ve 2012 yılında büyük bir gururla, aynı hükümet tarafından 8 Mart’ta kadınlara hediye edilen sözleşme, meclis iradesi ve kadınlara yönelik şiddet oranlarının yüksekliği yok sayılarak usulsüz, hukuksuz olarak feshedilmiştir” görüşü dile getirildi.

Hükümetin gerekçelerine eleştiri

Hükümetin sözleşmeden çekilmeyi “aile yapı ve geleneklerine aykırılık, uyumsuzluk” gerekçesine dayandırdığı kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Soruyoruz; Sözleşmenin Hangi maddesi aile yapı ve geleneklerine aykırıdır? Kadınlar töre, gelenek görenek adı altında öldürülmesin, şiddete maruz kalmasın diyen madde mi, yoksa kız çocukları zorla evlendirilmesin diyen madde mi ya da sığınma evi sayısını arttır kadınlara iş imkanı sağla diyen madde mi? Hükümetin de çok iyi bildiği gibi sözleşmede aileye dair bu gerekçeye konu olacak tek bir madde dahi yok.”

Avukatlar, sözleşmeden çekilmenin bir başka gerekçesinin de sözleşmede geçen LGBTİ ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramlarının Türkiye’nin geleneklerine aykırı olduğu iddiası olduğunu belirterek, “Buradan hükümet yetkililerine sesleniyoruz: Aylardır nefret söylemleri ile hedef tahtası haline getirip sözleşmeden çıkma bahanesi haline getirdiğiniz LGBTİ yurttaşları İstanbul Sözleşmesi olmasa da korumak zorundasınız. Bilmiyor olamazsınız: İstanbul Sözleşmesi’nden çıksanız da CEDAW Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi; Türk Ceza Kanunu, 6284 sayılı yasa; BM İnsan Hakları Sözleşmesi, BM Lanzorette Sözleşmesi, Anayasa 10. madde gereği de hiç kimseye cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılık yapılamaz ve şiddet uygulanamaz” dedi.

Advertisement“Cumhurbaşkanlığı Kararı geçersizdir”

Hükümeti seçim ve oy hesapları uğruna milyonlarca kadını, şiddet tehdidini ve yaşama güvencesini yok saymakla suçlayan açıklamada, “Bu yasalara, bu düzenlemeye karşı çıkanlar ayrımcılık yasağı ve şiddetle mücadeleye karşı çıkmaktadır. Kadınlara yönelik şiddet verilerinin bu kadar yüksek olduğu bir yerde bu sözleşmeyi feshetmek demek, erkek şiddeti ile mücadele etmeye gerek yok demektir. İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılıyoruz demek; kadınlara, çocuklara ve LGBTİ+’lara ‘öldürülseniz de tecavüze, tacize, istismara maruz bırakılsanız da biz failleri, erkek şiddetini koruyacağız’ demektir” görüşü dile getirildi.

Avukatlar, Meclis’te kabul edilen sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çıkılmasının hukuka aykırı olduğunu dile getirdi: “Çok taraflı bir uluslararası anlaşma iç hukukta nasıl yürürlüğe girdiyse aynı usul ile geri alınabilir. Bu nedenle, Karar geçersizdir ve Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olmaya devam etmektedir ve Sözleşme’deki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi gibi tüm uluslararası sözleşmelerin ve bu sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan haklarının ihlali anlamına gelmektedir. Bu gerekçelerle işlemin iptali için dava açmış bulunuyoruz.”

Kültür ve geleneklerin kadına yönelik şiddetin bahanesi olamayacağını vurgulayan avukatlar, “Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz! Bütün kadın hakları dosyalarına bu gerekçelerle müdahil olmaya, kadınların kazanılmış haklarını çoğaltmaya, onları savunmaya, kadına yönelik erkek şiddetine karşı kadınların, çocukların ve ayrımcılığa karşı LGBT+ bireylerin yanında olmaya, dayanışmaya ve mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

HABER : Oğulcan BAKİLER & İzmir

[UHA Haber Ajansı, 31 Mart 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.