enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:55 Gazeteci-Yazar Veysel Kavrayan’ın 4. Uluslararası Konya Gastronomi Festivali son gününden notları…
00:55 Canik, yeni görevler için Avrupa seferinde, MSPO 2026 Fuarı’nda ilgi odağı oldu
00:54 Cezayir, BAE ile diplomatik ilişkileri kesti…
00:52 Fransa Alternatif Enerjiler ve Atom Enerjisi Komisyonundan Bilim insanları 2 bin derecenin üzerindeki sıcaklıkta yeni bir buz türü elde etti
00:52 Yazarımız Araştırmacı Mehmet Gökhan Özçubukçu: Zengezur Koridoru’nun ulaşımın ötesine geçen jeoekonomik önemi ve Türk dünyası için taşıdığı stratejik potansiyeli
00:47 AK Parti sözcüsü Çelik: AK Parti’ye gerek meclis, gerek belediyeler boyutunda yoğun bir şekilde katılım talebi
00:40 Başbakan Miçotakis, Yunanistan’ın hukukun üstünlüğü konusunda ilerleme kaydettiğini iddia etti  
00:38 Tuğamiral Zeki Aktürk,”(SDG)’nin silah ve askeri araçları teslim etmesi sürece sağlıklı bir ilerleme sağlar”
00:36 Uzmanından okula dönüş uyarısı: Çocuklarda uzayan kaygı ve isteksizlik göz ardı edilmemeli
00:34 Tezgahtarlık Tezgahından Türkiye Sahnelerine, Türkiye Sahnelerinden Dünya Moda Sahnelerine
00:31 Adalet Bakanı Gürlek: Adli Tıp’ta 506 bin 522 dosya incelendi
00:24 NTO Başkanı Mehmet Özyurt, 2027-2029 Dönemi OTP’yi Değerlendirdi
00:23 Azerbaycan-Özbekistan stratejik ortaklığı: Bakü-Taşkent iş birliğinin artan önemi
00:22 Çankaya ve Beştepe!
00:15 Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı: Tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşım
00:10 NATO, Avrupa’yı güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk almaya çağırıyor…
00:08 “TSKnin, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetleri kesintisiz sürüyor”
00:58 FlowersExpo 2026 Moskova’da kapılarını açtı
00:53 Türkiye’deki çatıların yaklaşık 120 gigavatlık güneş fotovoltaik (PV) kapasitesi kurulum potansiyeline sahip
00:51 Asr-ı Saadet Derneği’nin Düzenlediği “İyiliği Yakala!” Ulusal Fotoğraf Yarışması Başvuruları Başladı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Zir.Yük.Müh.E. Yaşar KAVAK yazdı: “Kalkınmanın Gerçek Dengesi Tarım mı Sanayi mi?”

Zir.Yük.Müh.E. Yaşar KAVAK yazdı: “Kalkınmanın Gerçek Dengesi Tarım mı Sanayi mi?”
13 Ağustos 2026
22
A+
A-

*Zir. Yük.Müh. E. Tarım ve Orman Bakanlığı Müşaviri Yaşar KAVAK, kaleme aldığı “Kalkınmanın Gerçek Dengesi Tarım mı Sanayi mi?” başlıklı yazısında, tarım ile sanayiin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğuna dikkat çekiyor.

UHA / İnternational News Agency

Zir.Yük.Müh.E. Tarım ve Orman Bakanlığı Müşaviri Yaşar KAVAK

Yaşar KAVAK, E. Zir. Yük.Müh. 

TOKAT, 13 AĞUSTOS 2026 

Lise yıllarında bir
hocamız, bir gün sınıfa girip tahtaya şu soruyu yazmıştı:

“Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı, sanayi mi önceliklidir?”

Reklam

Ardından sınıfa dönüp, “Bu konuda konuşmak isteyen var mı?” diye sormuştu.

Sınıfta derin bir sessizlik hâkimdi. Sanki kimse duymamış, işitmemiş ya da böyle bir soru hiç sorulmamıştı.

Bir süre sonra hocamız, ön sıralarda oturan iki öğrenciyi benim ile birlikte bir arkadaşımı tahtaya kaldırdı.

Reklam

Bildiğimiz kadarıyla konuşmamızı istedi. Biz de o gün, tüm samimiyetimizle tarımın öneminden bahsettik. “Tarım olmazsa olmaz” dedik.

Çünkü hayatın temelinde üretim vardı ve üretimin özü de topraktı.

Hocamız bizi dikkatle dinledikten sonra şu cümlelerle söze noktayı koydu:

“Tarım olmadan ayakta kalamazsınız.
Sanayi olmadan zenginleşemezsiniz.

En doğru ifade şudur: Tarım köktür, sanayi gövdedir. Kök sağlam olmazsa ağaç ayakta durmaz.”

Bu sözler, o gün zihnimizde bir iz bıraktı. Ardından bu konuyu tüm sınıfa ödev vererek, bir sonraki derse hazırlıklı gelmemizi istedi.

Aradan yıllar geçti…
Bugün geriye dönüp baktığımızda, o dersin sadece bir sınıf içi tartışma olmadığını, aslında bir ülkenin kaderini belirleyen temel bir gerçeği işaret ettiğini daha iyi anlıyoruz. Bir ülkenin kalkınmasını tek bir alana indirgemek, büyük bir yanılgıdır. Çünkü kalkınma; üretim, teknoloji, insan kaynağı ve doğal kaynakların dengeli bir şekilde yönetilmesini gerektirir.

Tarım, insanlığın en eski ve en vazgeçilmez faaliyetidir. Gıda güvenliğinin teminatıdır. Toprak üretmezse, şehirler aç kalır.

Tarım; sadece çiftçinin değil, tüm toplumun sigortasıdır. Kriz zamanlarında ilk sığınılan alan yine tarımdır.

Ancak tek başına tarım, bir ülkeyi güçlü ve rekabetçi kılmaya yetmez. İşte bu noktada sanayi devreye girer. Sanayi; katma değer üretir, istihdam sağlar, teknolojiyi geliştirir ve ülkenin ekonomik gücünü artırır.

Tarım ürünlerini işleyen, depolayan, pazarlayan ve dünya ile rekabet edebilir hale getiren de yine sanayidir.

Yani tarım ile sanayi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Bugün gelişmiş ülkelere baktığımızda, bu dengeyi çok iyi kurduklarını görürüz. Tarımı ihmal etmeden, sanayiyi büyüten; sanayiyi geliştirirken tarımı da modernleştiren ülkeler sürdürülebilir kalkınmayı yakalamıştır.

Bizim gibi tarımsal potansiyeli yüksek ülkeler için ise bu denge çok daha kritiktir. Çünkü toprağını kaybeden, aslında bağımsızlığının bir kısmını da kaybeder.

Ama sanayisini geliştiremeyen de refahını artıramaz.
Sonuç olarak; mesele “tarım mı, sanayi mi?” sorusuna birini seçerek cevap vermek değildir.

Asıl mesele, bu iki alanı birlikte ve dengeli bir şekilde geliştirebilmektir.

Unutulmamalıdır ki:
Kökü zayıf olan bir ağacın gövdesi ne kadar güçlü olursa olsun ayakta kalamaz.

Ama gövdesi olmayan bir kök de tek başına bir anlam ifade etmez.
Gerçek kalkınma; kökü sağlam, gövdesi güçlü bir yapı kurabilmektir.

Ve belki de yıllar önce hocamızın söylediği o cümle, bugün hâlâ en doğru rehberdir:

Tarım köktür, sanayi gövdedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.