UHA / International News Agency’n sizin için derlediği Avrupa’dan Haberleri…
*UHA / International News Agency’n sizin için Avrupa’dan derlediği haberler…
UHA / International News Agency
ALMANYA, 25 TEMMUZ 2026 – Almanya Başbakanı Friedrich Merz, düşen kamuoyu desteği ve yaklaşan bölgesel seçimler öncesinde kabinesinde geniş çaplı değişikliklere hazırlanıyor. Revizyon kapsamında sağlık, başbakanlık ve ulaştırma bakanlıklarında görev değişiklikleri bekleniyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, kritik bölgesel seçimler öncesinde kabinesinde kapsamlı bir değişikliğe gideceğini açıkladı.

Cuma günü duyurulan revizyon, ekonomiyi canlandırma yönündeki vaatlerini hayata geçirmekte zorlanan ve kamuoyu desteği giderek azalan hükümete yeniden ivme kazandırmayı amaçlıyor.
Almanya’da yayımlanan kamuoyu yoklamaları, Merz’e verilen desteğin gerilediğini, buna karşılık aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’nin oy oranının arttığını gösteriyor. Gözler ise Berlin, Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimlere çevrilmiş durumda.
Kabinede değişiklikler
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Sekreteri Carsten Linnemann’ın Sağlık Bakanı Nina Warken’in yerine geçmesi bekleniyor. Warken’in ise Başbakanlık Dairesi Başkanı Thorsten Frei’nin görevini devralacağı bildirildi.

Frei, geçen hafta taşıyıcı annelik tartışmasının ardından istifa eden Jens Spahn’ın yerine CDU/CSU’nun Federal Meclis’teki (Bundestag) parlamento grubunun yeni lideri olarak atanmıştı.
Spahn ve eşi, ABD’de bir taşıyıcı anne aracılığıyla çocuk sahibi olduklarını açıklamış, bu durum taşıyıcı anneliğin Almanya’da yasak olması ve CDU’nun bu uygulamaya karşı çıkmayı sürdürmesi nedeniyle tartışmalara yol açmıştı.
Alman Bild gazetesinin haberine göre, Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder’in de görevden ayrılması bekleniyor. Yerine Federal Meclis üyesi Fritz Güntzler’in getirilmesi değerlendiriliyor.
Merz, hafta sonu verdiği bir röportajda Spahn’ın istifasının kabinede revizyon için fırsat oluşturabileceğinin sinyalini vermişti.
Başbakan Merz’in kabine değişikliğine ilişkin ayrıntıları cumartesi günü açıklaması beklenirken, personel düzeyinde başka değişikliklerin de gündemde olduğu belirtiliyor.
***
Araştırma: Yurt dışında yaşamak isteyenlerin gözdesi İspanya
Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’de 2 bin yetişkinle yapılan bir araştırma, yeni bir hayat kurmayı düşünenlerin en çok İspanya’yı tercih ettiğini ortaya koydu.
Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’de yaşayanların neredeyse yarısı, gelecekte başka bir ülkede yaşamayı düşündüğünü belirtiyor. Dijital sigorta şirketi Feather adına yapılan araştırmaya göre, bu eğilimin arkasındaki en önemli neden ise artan yaşam maliyetleri.
Bunu İngilizlerin yüzde 53’ü, Fransızların yüzde 48’i, Almanların yüzde 43’ü ve İtalyanların yüzde 32’si gerekçe gösteriyor.
Her ülkede 500 yetişkinle gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yalnızca onda biri kesinlikle yurtdışına taşınmayı düşünmediğini söyledi.
Tercih edilen ülkeler ülkeye göre değişse de, İspanya açık ara en popüler destinasyon olarak öne çıktı.
İngiltere ve İtalya’daki katılımcılar, sırasıyla yüzde 24 ve yüzde 20 ile en çok İspanya’yı tercih etti. Fransa ve Almanya’da ise İspanya, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 12 ile ikinci sırada yer aldı.
Fransızların ilk tercihi yüzde 17 ile Kanada olurken, onu yüzde 14 ile İtalya izledi.
Almanlar ise evlerine daha yakın ülkelere yöneliyor. Katılımcıların yüzde 17’si Avusturya’yı tercih ederken, İspanya ve İsviçre yüzde 12’şer oranla ikinci sırayı paylaştı.
İngilizler ise daha uzak destinasyonlara taşınmaya daha sıcak bakıyor. Katılımcıların yüzde 19’u Avustralya’yı, yüzde 15’i Kanada’yı, yüzde 10’u ise Yeni Zelanda’yı tercih etti.
Dubai, uzun yıllardır yurt dışında yaşayanların gözde şehirlerinden biri olarak görülse de, Britanyalıların yalnızca yüzde 3’ü burayı tercih edeceğini belirtti. Ancak anketin haziran ayı sonunda gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, son aylarda Birleşik Arap Emirlikleri’ni hedef alan İran saldırılarının bu sonuçları etkilemiş olabileceği belirtiliyor.
‘Semi-pat’ yükselişte
Feather, yurt dışında yaşamayı tercih edenlerin geleceğine ilişkin eğilimleri değerlendirmek için seyahat uzmanı Holly Rubenstein’ın görüşlerine de başvurdu.
The Travel Diaries podcast’inin sunucusu Rubenstein’a göre, tek bir ülkeye taşınıp hayatını orada kurmaya dayanan geleneksel “expat” yaşam tarzı giderek önemini yitiriyor.
“Yükselen yeni model çok daha esnek: Bir yerde altı ay yaşa, uzaktan çalış, o yaşam tarzını deneyimle ve birden fazla yerde bağlar kur,” diyen Rubenstein, geleceğin daha hareketli bir yaşam biçimine işaret ettiğini söylüyor.
Rubenstein’a göre Alfa Kuşağı ise uzaktan bağlantının ve hibrit yaşamın olağan kabul edildiği bir dünyada büyüyecek.
“Onlar için kariyer, arkadaşlıklar ve kimlik artık tek bir yere bağlı olmak zorunda olmayacak.”
***
Anket: Alman yüksek gelirli çalışanların yarısı yurtdışına gitmeyi düşündü
Bir yıl içinde 288 binden fazla Alman ülkeyi terk etti. Yeni bir anket, özellikle yüksek nitelikli uzmanların göçü düşündüğünü ve çoğunun kısa vadede geri dönmeyi planlamadığını gösteriyor.
Bir yıl içinde 288 binden fazla Alman vatandaşı yurtdışına göç etti. Bunu Federal İstatistik Dairesi’nin verileri (kaynak Almanca) (Destatis) gösteriyor.
İş ilanı platformu Indeed adına yapılan güncel bir anket, eğilimin devam ettiğine işaret ediyor: 2020’den bu yana yurtdışındaki iş ilanlarına yönelik arama sayısı iki kattan fazla arttı.
Özellikle en yüksek gelir grubunda yurtdışına gitme planları oldukça yaygın.
En az 6 bin avro hanehalkı net gelirine sahip katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 54), son 12 ayda yurtdışında iş başvurusu yaptığını ya da uluslararası iş piyasasını yokladığını söyledi.
Katılımcıların üçte ikisi genel olarak yurtdışında bir işte çalışmayı düşündüğünü belirtti. Yaklaşık yüzde 30’u ise somut olarak iş aramış veya başvuru göndermiş.
Yurtdışına ilgi duyanların yüzde 77’si birkaç yıllığına, hatta kalıcı olarak başka bir ülkeye taşınmak istiyor.
Indeed’e göre ülkeden ayrılmayı düşünenlerin önemli bir kısmı, pazarlama gibi klasik ofis işleri arıyor. Teknoloji, otelcilik ve lojistik alanlarındaki pozisyonlara da yoğun talep var.
Daha yüksek gelir, daha iyi yaşam kalitesi
Indeed anketi, göç etme planlarının ardındaki nedenleri de mercek altına alıyor.
Çalışanlar en sık, daha yüksek gelir ve daha iyi yaşam kalitesi beklentisini dile getiriyor (her biri yaklaşık yüzde 51). Yaklaşık yüzde 42, ayrıca daha elverişli bir iklim ya da yurtdışında daha düşük vergi ve kesinti yükü umuyor. Buna karşılık daha iyi kariyer ve terfi olanakları, katılımcıların belirgin şekilde daha küçük bir kısmı için belirleyici (%24).
Indeed’de işgücü piyasası ekonomisti olan Virginia Sodergeld, uluslararası hareketliliği prensip olarak olumlu buluyor; çünkü yurtdışında edinilen yeni deneyimler ve bilgi, inovasyon ve yeni iş olanaklarının geliştirilmesine ivme kazandırıyor.
Ancak Sodergeld’e göre “çalışanların üçte ikisi gitmeyi düşünüyorsa, bunun aynı zamanda ülkedeki koşullardan duyulan memnuniyetsizliğin bir göstergesi olarak da görülmesi gerekir”.
Almanya’da vergi ve kesinti yükü birçok insana açıkça çok yüksek geliyor: Ortalama bekar bir çalışan için işverenin yaptığı 100 avroluk işçilik maliyetinin yalnızca yaklaşık yarısı (net 50,70 avro) çalışanın eline geçiyor. Geri kalan tutar gelir vergisi ile çalışan ve işverenin ödediği sosyal sigorta primlerine gidiyor.
Bu durum ankete de yansıyor: Katılımcıların yüzde 70’i, Almanya’da vergi yükünün gelire göre fazla olduğunu ve işe gösterilen kişisel çabanın yeterince karşılık bulmadığını düşünüyor.
En çok tercih edilen hedef ülkeler
Peki, göç etmek isteyenler en çok hangi ülkelere yöneliyor? Tüm aramaların yüzde 14,4’ünü oluşturan payla Amerika Birleşik Devletleri, en gözde göç hedefleri sıralamasında hâlâ ilk sırada. Ancak geçen yıla kıyasla ilgide belirgin bir düşüş var: arama sayısı yüzde 34 azaldı.
İkinci ve üçüncü sıralarda ise yüzde 13,6’lık paylarla Birleşik Krallık ve İsviçre geliyor. Özellikle Birleşik Krallık’ta arama sayısı yüzde 38 artarken, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan’a yönelik ilgi de yüzde 24’er oranında yükseldi. Avustralya da geçen yıla göre yüzde 10’luk bir artış kaydetti.
Güvenlik mi, dinamizm mi
Almanya’nın güçlü yanları ise daha çok, uluslararası alanda aranan nitelikli çalışanlar için genellikle ikinci planda kalan alanlarda yatıyor; zira bu unsurlar, kariyer gelişimi fırsatlarından ziyade güvenlik ve istikrarla özdeşleşiyor. Katılımcıların yüzde 60’ı sosyal çevreyi en büyük avantaj olarak görürken, bunu yüzde 47 ile iş hukuku koruması ve yaklaşık yüzde 35 ile sosyal güvenlik sistemi izliyor.
Federal İstatistik Dairesi’nin (Destatis) verilerine göre, geçen yıl ülkeyi terk eden Almanların sayısı, geri dönenlerden yaklaşık 97 bin daha fazlaydı. Bu, 2017’den bu yana kaydedilen en yüksek net kayıp.
Alman pasaportu olmayanlar açısından tablo farklı: Bu grupta Almanya, 200 bini aşkın kişinin net göç artışına sahne oldu.
Son yıllarda Almanya’ya yalnızca mülteciler gelmedi; Hindistan gibi üçüncü ülkelerden yüksek nitelikli uzmanların gelişi de belirgin şekilde arttı. Bu kişilerin büyük bölümü yazılım geliştirme, yapay zekâ ve dijitalleşme gibi alanlarda, ayrıca mühendislik ve araştırma mesleklerinde bilgi teknolojileri sektöründe çalışıyor.
