enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
10:32 Yarın Hollanda’da yapılacak Belediye Meclisi Seçimlerinde Kime oy Vermeliyiz?
09:50 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Çanakkale Zaferi eşsiz bir destandır”
23:08 Uluslararası Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Gazeteci Veysel Kavrayan’dan Vali Aktaş’a Ziyaret
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye’nin yüz karası: KADIN CİNAYETLERİ

Türkiye’nin yüz karası: KADIN CİNAYETLERİ
18 Haziran 2025
15
A+
A-

Türkiye’de kadın cinayetleri hızlanarak sürüyor. Yıllardır süren bu cinayetleri önlemekte, engellemekte devlet aciz kalıyor. Ülkemizde kadın öldürmek en kolay eylem haline geldi. Hiçbir uygar ülkede bu kadar kolay, bu kadar rahat cinayet işlenemez. Kadın katilleri adeta ellerini kollarını sallaya sallaya eylemlerini gerçekleştiriyorlar. Cinayet tehdidine muhatap kadınların adliyeyi, karakolları, ilgili/yetkili birimleri haberdar etmelerinin hiçbir yararı olmuyor. Birçok kadın resmi makamların bilgisi dahilinde öldürülmüş oluyor. Hayatı/yaşama hakkı Türk kadını kadar tehdit ve tehlike altında olan başka ülke kadını yoktur. Kadınımız can güvenliği konusunda çaresizliğe mahkûm edilmiş durumdadır. Son derece mağdur, son derece mazlumdur.

Türkiye’de kadın cinayetlerinin faili yüzde 80-90 oranında kocalar oluyor. Bir kadın kocasını sevmediği veya başka bir gerekçeyle ayrılmak istediği için tek taraflı olarak mahkemeye başvurursa bunun cezası ölüm oluyor. Yine bir kadın oturup kocasıyla anlaşarak mahkeme kararıyla boşandıysa bu da kurtuluş olmuyor. Eski koca bir yerde boşandığına pişman olup boşandığı hanımla yeniden evlenmek istiyor ve bu amaçla boşandığı eşini ikna etmeye, olmazsa taciz etmeye, o da olmazsa tehdit etmeye başlıyor. Tehditler yalnızca ayrıldığı eşe değil, onun tüm ailesine yöneliyor. Bu yüzden birçok cani koca boşanmış olup da tekrar evlenmeye yanaşmayan eşini öldürmekle kalmıyor, ailenin diğer bireylerini de öldürerek katliam yapıyor. Aynı durum kocasının istememesine rağmen ayrılmak isteyen kadının ve ailesinin de başına geliyor.

“Zorla güzellik olmaz” diye bilinir, ama söz konusu cinayetlerin faili olan Türk erkeği zorla güzellik oldurmaya çalışıyor. Özgüvenleri dibe vurmuş, kof kibir ve bencillikleri tavan yapmış bu tür erkekler için önemli olan kendi duygu ve düşünceleridir. Karşı tarafın duygu ve düşüncelerinin hiç mi hiç önemi yoktur. İşte bu, kadını her yönden ikinci sınıf sayan ataerkil/feodal karakterdeki erkeğin tutumudur ve Türk erkeğinin birçoğu bununla maluldür. Bir toplumda tüm erkekler kadını her bakımdan kendileriyle eşit kabul edene kadar kadınların sıkı şekilde korunması şarttır. Türkiye’nin 2012 yılında kabul edip 2021 yılında ayrıldığı “İstanbul Sözleşmesi” gibi kapsamlı evrensel sözleşmelerden ayrılmak değil, bilakis ona ve benzerlerine sıkı sıkıya sarılmak gerekir.

Dindar/muhafazakâr çevreler Türkiye’yi “İstanbul Sözleşmesi”nden çıkarmak için çok baskı uyguladılar ve en sonunda başardılar. Şimdi de söz konusu sözleşmeye dayanarak 2012 yılında çıkarılan ve kadın haklarıyla ilgili çok önemli maddeler içeren 6284 no.lu yasaya karşı mücadele ediyorlar. Ama her gün kocaları tarafından hunharca, canavarca öldürülen kadınlar için bir tepkileri görülmüyor, duyulmuyor.

Türk kadınının en büyük şansızlıklarından biri de kendilerini koruyan, kollayan yasaların asla caydırıcı şekilde uygulanmamasıdır. Fazla olarak hem yasaların hem de yürürlükteki infaz sisteminin erkek lehine, kadın aleyhine yorumlanmasıdır. Türkiye’de gerek kadın cinayeti failleri gerekse başka cinayetlerin failleri müebbet hapis cezası bile alsalar en fazla 10-15 yıl yatıp kurtulacaklarına inanıyorlar. Bu yüzden cezalar caydırıcı olmuyor. Kadın katilleri de bundan dibine kadar yararlanıyorlar.

Kadının yaşam güvencesinden yoksun bırakıldığı bir ülke ne gelişmişlikten ne de çağdaşlıktan bahsedebilir. Kadının can güvenliğinin bulunmaması ülkesi için gerçek bir utanç sebebidir.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yaz

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.