enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:53 ABD’nin SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Şen: NSU cinayetlerinin tamamen aydınlatılması büyük önem taşıyor

Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Şen: NSU cinayetlerinin tamamen aydınlatılması büyük önem taşıyor
8 Kasım 2021
346
A+
A-

BERLİN-UHA HABER / Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Başar Şen, Almanya’da 2000-2007 yıllarında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı terör örgütünün işlediği cinayetlerin bütünüyle aydınlatılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

(UHA) Uluslararası Haber Ajansı Avrupa Temsilcisi Tuba Nur TÜRKELİ’nin (TRT Haber)’e dayandırdığı haberine göre, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Başar Şen, Almanya Türk Toplumu (TGD) ve Mercator Vakfı tarafından  Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün ortaya çıkmasının 10. yılı vesilesiyle Berlin’de düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, ırkçı terör örgütünün işlediği cinayetlerin vicdanlarda derin yaralar açtığını açıkladı.

Alman kamuoyunun görüşüne göre NSU davasının, örgütün işlediği suçların boyutunu aydınlatmaktan uzak bir kararla sona erdiğine işaret eden Şen, davada NSU’nun işlediği suçlardan sorumlu olan daha büyük bir ağın varlığına odaklanılmadığını vurguladı.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Şen, uzmanların da örgütün gerçek boyutunun ve devlet ile olası bağlantılarının aydınlatılmadığı görüşünü paylaştıklarını anımsattı.

‘İş birlikçilerinin ve destekçilerinin mahkemeye çıkarılması’ vurgusu

Nefret ve ayrımcılıkla tüm araçlarla mücadele edilmesini isteyen Şen, “NSU cinayetlerinin ve diğer faili meçhul ırkçı ve yabancı düşmanı cinayetlerin tamamıyla aydınlatılması ve bunların iş birlikçilerinin ve destekçilerinin mahkemeye çıkarılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Şen, bununla sadece kamu vicdanın rahatlatılmayacağını, aynı zamanda bu tür olayların tekrarlanmasının önüne geçileceğini ve Almanya’daki Türk nüfusunun kendini güvende hissetmesi için Alman polisine ve adaletine güveni artıracağını söyledi.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Almanya ile Türkiye arasında 60 yıl önce İş Gücü Anlaşmasının imzalandığını anımsatan Şen, Türk-Alman dostluğunun sağlam ve sarsılmaz dayanaklarından birinin söz konusu anlaşma çerçevesinde Almanya’ya davet edilen Türkler olduğunu dile getirdi.

Nefret suçları güvenlik tehdidi oluşturuyor

Bu insani bağların korunmasının iki ülke arasındaki ilişkilerde öncelikler arasında yer aldığını anlatan Şen, “Öte yandan, benim ve birçok Türk kökenli göçmenin görüşüne göre, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve Müslüman karşıtı nefret suçlardan gelen tehdit Almanya’da hala en önemli güvenlik riskleri arasındadır” değerlendirmesinde bulundu.

Şen, Almanya’da sadece Türkler ve Müslümanlar değil, başka göçmen kökenli grupların da ayrımcılık ve karalamalarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Aydınlatma sözü yerine getirilsin”

TGD Eş Başkanı Atila Karabörklü de NSU’nun tesadüf sonucu ortaya çıkmasının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen örgüte ilişkin hala birçok soruya cevap verilmediğini söyledi.

Türk veya başka kökeni olan insanların da Almanya’nın bir parçası olduğunu vurgulayan Karabörklü, “NSU olayı toplum olarak hepimizi ilgilendiriyor. Uzlaşma politikasına ihtiyacımız var. Siyasetçiler bize büyük adımlarla yaklaşana kadar biz NSU cinayetlerinin tamamıyla aydınlatılacağı sözünün yerine getirilmesini isteyeceğiz” ifadelerini kullandı.

TGD’nin diğer Eş Başkanı Gökay Sofuoğlu da Almanya’daki güvenlik birimlerinin içindeki ırkçılık ve aşırı sağcılıkla mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, “Buralarda bir şeyler değişmediği sürece saldırıların aydınlatılmamasına şaşırmamamız lazım. Devlet kurumları geçmişten ders çıkarmak yerine aynı şekilde devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

Sofuoğlu, bunun hukuk devletine olan güveni zedelediğine işaret ederek, ırkçılık ve aşırı sağcılığın toplum için en büyük tehdit olduğunu vurguladı.

Hukuk devleti insanın kökeninden bağımsız olarak herkese eşit davranmalı

NSU davasında Şimşek ailesini temsil eden avukat Seda Başay Yıldız ise kurbanların ailelerine nasıl davranıldığına ilişkin dava dosyalarını okuduğunda şoke olduğunu söyledi.

“Hukuk devletinin bireyin kökeninden bağımsız olarak herkese eşit olması lazım. Herkese eşit olunacak ve eşit davranılacak.”

Yıldız, NSU’nun ortaya çıkmasının ardından Alman istihbaratında bazı dosyaların imha edilmesinden kimsenin sorumlu tutulmamasını ve polis memurlarının mahkemede sorulara cevap vermemesini eleştirdi.

Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Boris Pistorius da ırkçı cinayetlerin soruşturulmasında devlet dairelerinin başarısızlıklarından dolayı utanç duyduğunu ifade etti.

NSU’nun aydınlatılmasının devam etmesi gerektiğini ifade eden Pistorius, NSU’nun ortaya çıkmasının ardından güvenlik birimlerinde değişiklikler yaşandığını savunarak, Aşağı Saksonya eyaletinde ve diğer eyaletlerdeki emniyet teşkilatında aşırı sağa hoşgörü gösterilmediğini dile getirdi.

NSU’nun ilk kurbanı Enver Şimşek’in oğlu Abdulkerim Şimşek de babasının öldürülmesinin ardından polisin ailesine suçlu gibi davrandığını anlattı.

Davada cinayetlerin aydınlatılmasını beklediklerini ifade eden Şimşek ancak dava sürecinin babasının öldürülmesinden sonra ikinci kez travmaya yol açtığını ifade etti.

Türk ve Müslüman oldukları için öldürüldüler

NSU davasındaki müdahil avukatlardan Mehmet Daimagüler de dava sürecinde her duruşmada Türk konsolosluğundan veya Dışişleri Bakanlığından bir memurun mahkeme salonunda bulunmasından mağdur ailelerin memnun kaldığını belirterek Büyükelçi Şen’e teşekkür etti.

NSU’nun kurbanlarını Türk ve Müslüman oldukları için öldürdüğünü ifade eden Daimagüler, Alman toplumunda Türklere ve Müslümanlara karşı nefretin var olduğunu söyledi.

“Biz Nazi ve ırkçıyı eş anlamı olarak kullanıyoruz. Bu yanlıştır. Her Nazi bir ırkçıdır. Ama her ırkçı Nazi değildir.” ifadesini kullanan Daimagüler, ırkçılıkla mücadele edilmesini ve toplumdaki Türk ve Müslümanlara karşı nefretin kamuoyunda konuşulmasını istedi.

NSU terör örgütü

Almanya’da, 2000-2007’de, 8’i Türk 10 kişiyi öldüren, iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu gerçekleştiren NSU terör örgütü üyelerinin varlığı ve cinayetlerdeki rolü, 4 Kasım 2011’de tesadüf sonucu ortaya çıkmıştı.

Neonazi terör örgütünün, uzun yıllar boyunca Alman güvenlik birimlerince tespit edilememiş olması, NSU üyelerinin geçmişte bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurduklarının ortaya çıkması, Almanya’da büyük tartışmalara yol açmıştı.

Almanya iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatında aşırı sağcı gruplara ve kullanılan muhbirlere ilişkin bazı belgelerin, 4 Kasım 2011’den birkaç gün sonra imha edilmesi de büyük kuşku yaratmıştı.

NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri öne sürülmüştü.

Beate Zschaepe ise NSU üyelerinin son kullandıkları hücre evini ateşe verdikten sonra polise teslim olmuştu.

[UHA Haber Ajansı, 08 Kasım 2021]

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.