enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
22:45 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere’nin ABD’ye askeri üs sağlamasını eleştirdi
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye çölleşiyor: Yılda 640 milyon ton toprak kaybediliyor ve toprakların yüzde 80’i risk altında

Türkiye çölleşiyor: Yılda 640 milyon ton toprak kaybediliyor ve toprakların yüzde 80’i risk altında
25 Şubat 2025
24
A+
A-

Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla, Türkiye’nin durumu parlak değil. Yılda 640 milyon ton toprak kaybediliyor ve toprakların yüzde 80’i risk altında bulunuyor.

UHA / İnternational News Agency

Mehmet Taşan Emekli Oldu – Samsun Haber | Son Dakika Haber

Tarımsal Kalkınma Vakfı (TAK-VA) Genel Başkanı Mehmet Taşan, Türkiye’nin çölleşme ve kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, Türkiye topraklarının yüzde 80’inin çölleşme açısından orta ve yüksek risk grubunda yer aldığının altını çizdi.

Türkiye’nin sahip olduğu iklim özellikleri ve topoğrafik yapısı nedeniyle topraklarının erozyona karşı hassas ve yanlış insan faaliyetleri sebebiyle çölleşme tehdidi altında bulunduğunu vurgulayan Taşan, şunları kaydetti:

Ülkemizde Çölleşme Tehlikesi Artıyor

“Ülkemiz topraklarının yüzde 80’i çölleşme açısından orta ve yüksek risk grubu altındadır. Yerküredeki yaklaşık 1 milyar insanın yaşamını doğrudan tehdit eden çölleşme tehlikesiyle yüzleşmenin ve bu tehlike ile baş edebilmenin tek yolu, ülkelerin karşılıklı iş birliği içerisinde etkin eylemler gerçekleştirmesi ve birlikte hareket edebilme yeteneğini kullanabilmesidir.” Çölleşmenin etkilerini azaltmak ve önüne geçebilmek için, bitki örtüsünün korunması, geliştirilmesi ve artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerektiğine dikkati çeken Taşan, Türkiye’de de son yıllarda ağaçlandırma çalışmalarının ivme kazandığını kaydetti.

Orman yangınlarında insan etkisi: TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hikmet Öztürk ile söyleşi - Medyascope

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hikmet Öztürk ise Türkiye’nin ciddi anlamda çölleşme riski altında olduğunu söyledi; Türkiye’deki arazilerin yüzde 47’si çölleşme riski altında, bunun ana nedeni de erozyon.”

‘Yılda 640 milyon ton toprak kayboluyor’

Türkiye’nin toprak kayıplarına dikkat çeken Öztürk, “Türkiye’de yapılan tahminlere göre yıllık 640 milyon ton civarında toprak kayboluyor. Toprağın üst kısmını kaybettiğinizde toprak giderek verimsizleşir. Üretimi artırmak içinde sürekli kimyasal gübre kullanmak zorunda kalırsınız. Onunda doğal olarak toprağa ciddi zararları var” diye konuştu.

Mera ıslah çalışmalarının erozyonu önlemekte etkili olacağını belirten Öztürk, “Meraların yüzde 64’ünde yeterli ot örtüsü olmadığı için erozyon var. Buralarda mera ıslah çalışmasının yapılması lazım. Tarım alanlarında erozyon çok oluyor, yüzde 59’unda erozyon var. Bu alanlar özel mülkiyet olduğu için devletin erozyon kontrol çalışmalarını teşvik etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ege, risk altında

Tarımsal uygulamalarda kullanılan pestisitlerin de çölleşmeye neden olduğunu savunan Hikmet Öztürk, şunları söyledi: “Çölleşme riskinin en yüksek olduğu alanlar yağışın daha az düştüğü; İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir. Ege Bölgesi’ndeki tarımsal arazilerde de önemli bir çölleşme tehlikesi var. İç Anadolu Bölgesi’nde su açığı büyük, tarımsal üretim açısından potansiyeli yüksek. Bu bölgede yapılması gereken aşırı su isteyen bitkilerin üretilmesi yerine daha az su isteyen, dayanıklı ürünlerin yetiştirilmesidir. Ayrıca daha tasarruflu sulama yöntemlerini hayata geçirmek gerekiyor.”

“Su kıtlığı çeken ülkelerden olacağız’

Türkiye’nin iklim değişikliğinden en olumsuz etkilenecek ülkelerden biri olduğunu söyleyen  Öztürk, “Yağış miktarının 2050 yılına kadar yüzde 25 azalacağı öngörülüyor. Bu mevcut su stokumuzun yüzde 25 azalması anlamına geliyor. Biz su varlığı zengin olan bir ülke değiliz. Su stresi çeken ülkelerdeniz. Nüfus artışı ve yağışın azalmasıyla su kıtlığı çeken ülkelerden olacağız. O yüzden suyu çok tasarruflu kullanmamız gerekiyor” diye konuştu.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'nun başı bozayı ile dertte - Son Dakika Türkiye,Yaşam Haberleri | Cumhuriyet

‘Tarım alanları korunmalı’ 

Çölleşmeyle mücadelenin temelinde doğru ve uzun vadeli bir arazi planlaması olduğunu belirten İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise, “Su kaynaklarının ve tarım alanlarının korunması gerekiyor. Erozyona uygun arazilerde de teraslama, ağaçlandırma, rüzgar bariyerleri kurmak gibi ıslah çalışmalarını yapılması lazım” dedi.

Küresel iklim değişikliğiyle beraber Türkiye’de tarım desenlerinin ve tarım yapılan yerlerde değişiklik beklendiğini hatırlatan Prof. Dr. Kadıoğlu, hangi bölgelerin tarım alanı olmaktan çıkacağını ve hangi bölgelerin tarıma daha uygun olacağını bilip şimdiden planlama yapmanın önemine vurgu yaptı.

“Su sarnıçları geri getirilmeli’

Su havzalarını çakıl taşına kadar korumak gerektiğini aktaran Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “İklim değişikliğiyle beraber kuraklaşan bir iklime gidiyoruz. Şimdiden tedbirler almalıyız bu değişikliğe uyum sağlamalıyız. Türkiye’de bunun da başında ‘yağmur suyu hasadı’ geliyor. Anadolu’nun kültüründe olan su sarnıçlarını geri getirmeliyiz. Her ev mümkünse çatısında yağan yağmuru toplamalı. Bu hem susuzluğa, kuraklığa büyük bir çare olacak hem de kent sellerini engelleyecektir” diye konuştu.

Türkiye’nin yıllık tatlı su potansiyelinin 112 milyar metreküp olduğunu söyleyen Kadıoğlu, “Biz bu miktarın yarısından fazlasını kullanıyoruz. Buna rağmen her yıl kuraklığın olup olmadığından korkuyoruz. 2023 yılında 112 milyar metreküpün hepsini kullanıyor hale geldik. Şu anda yarısından fazlasını kullanırken su stresi yaşıyoruz. Yani her damla yağmur suyuna ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Tatlı su krizi kapıda' - Vizyon Havadis Gazetesi

Hükümetin ulusal ölçekte yağmur suyu hasadı seferberliği başlatmasını öneren Prof. Dr. Kadıoğlu, “Türkiye’de en önemli su kullanımı tarımda, suyun yüzde 70’ini tarımda kullanıyoruz. O yüzden tarımda kullanılan suda tasarruf yapmak zorundayız” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.