enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
15:36 Bu sadece saç kesimi değil, vatandaşın cebini “kırpma’ tarifesidir!
14:55
14:49 İstanbul Galata Köprüsü’ndeki Filistin’deki katliama “dur” eylemi
00:22 Saadet partisi Lideri Mahmut Arıkan; İran, Türkiye için önemli bir ülkedir
00:22 Filistinli Gazeteci Duha HMİDAN, gündemin öne çıkan haberlerini aktardı
00:20 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca, 2026 yılı Çevre cezaları belli oldu…
00:12 Turizm ,Corendon Airlines ,Yıldıray Karaer ,Corendon Airlines ,2025 verileri ,Corendon uçuş verileri, Corendon Avrupa pazarı
00:02 Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Körfez ülkeleri açısından 2025’in bilançosunu değerlendirdi…
00:02 İran: ABD’nin tehditleri BM Şartı’nı açıkça ihlal ediyor
11:17 Uyuşturucuya Karşı Sadece Operasyon Yetmez!
11:10 2026 Yılında Otoyol ve köprü geçiş ücretlerinde yeni bir düzenleme
10:02 Türkiye’de bir ilk: Derince’den yükselen “Noterli” devrim!
09:29 Güzelliğin Karanlık Yüzü: Denetimsiz Estetik
09:20 Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’den, CHP Kongre ve Kurultay davalarına yeni karar
00:50 2026’da asgari ücret desteğine 76,5 milyar lira kaynak ayrıldı
00:16 Yapay zeka destekli uygulamalar ile mali süreçlerde dijital dönüşüm…
00:09 CHP Genel Başkanı Özel, ‘İktidar yürüyüşü aday ofisinden başlayacak’
00:03 2026 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları yarın sona erecek
00:54 CHP Genel Başkanı Özel, “Erdoğan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı, saray rejiminin muhafızı olarak nitelendirip yetkilendiriyor”
23:12 Yalova’da operasyon sırasında şehit olan polis memuru Turgut Külünk’ün acı haberi ailesine verildi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türk Konseyi ve Rusya

Türk Konseyi ve Rusya
30 Ekim 2021
2.442
A+
A-

İstanbul’da 12 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirilecek olan Türk Konseyi Başkanlar Zirvesi’nin gerek Orta Asya gerekse Avrasya coğrafyası için yeni bir sayfa olacağı şimdiden görülmektedir. Bu zirvenin yeni Pakt veya yeni bir eksen olacağını söylemek sadece bu birlikteliği çekemeyen bir azınlığın dedikodusundan öteye gidemez çünkü bu bir ruh, bu yeni bir bakış açısıdır. 

Adının Türk Konseyi olması, bunun bir etnik yapı olduğu izlenimini asla veremez çünkü içeriğinde ekonomik ve kültürel değerleri barındıran bir medeniyet mozaiği olarak küresel dünya düzenine entegrasyonunu amaçlamış bir birliktelik olgusu barındırmaktadır.

Bu birlikteliğin özünde, Konseye dahil üyelerin hem ekonomik hem de siyasi bağımsızlıkları yatmaktadır. Bunu örneklerle açmak gerekirse; Kazakistan’ın sokak isimlerini değiştirmesi Rusya’yı neden rahatsız etsin? Kuzey bölgesinde Rus azınlığı barındıran Kazakistan’ın, Ruslar ve Rusya ile yakın ilişkisinin temelini bunlar oluşturmamaktadır. Sokak isimlerinin değiştirilmesi sadece ve sadece Kazak kimliğinin ve kültürünün dünya ile entegrasyonunun bir başlangıç noktasıdır. Kazakistan’ın Rusya’daki anlamı ne Kırım ne de Osetya’dır. İki devletin bağları bu tür sorunların çok üzerindedir. Ancak bir takım şovenist gazeteci ve Rus milliyetçisi siyasi figürün anlamsız kışkırtmaları ne Rusya-Kazakistan ilişkisini etkiler ne de Kazakistan’ın dünyaya açılımını. Çünkü mevcut Kazakistan yönetiminin uygulamakta olduğu reformist girişimlerde, bunun aksine bir hareket bulunmadığı aşikardır.

Ya da Özbekistan’ın son dönemde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başta olmak üzere Batı ile kurduğu diyalog, Rusya’yı neden rahatsız etsin? Rusya da aynı ülkelerle yakın ilişkide değil mi? Rusya söz konusu ülkelerle ilişkilerini daha da geliştirmeye, güçlendirmeye hatta ticari bağlarını bir üst seviyeye çıkarmaya çalışmıyor mu? Rusya’nın, kapısında Afganistan gibi bir belirsizliği bulunan Özbekistan’ın, Kazakistan gibi birçok alanda dünya ile entegrasyon çalışmalarına hayır demek gibi bir hakkının olması beklenemez.

Ya da Kırgızistan gibi, bir yanında Çin, bir yanında Tacikistan ve Özbekistan’dan başka seçeneği bulunmayan bölgenin en “demokratik” ülkesinin, Kırgızistan’a daha fazla yatırım ve iş imkanı çekme gayretini niçin engellemek istesin. 2021 yılının Şubat ayında Rusya ile yeni Kırgız yönetimi arasında yapılan anlaşmaların Kırgız halkının bağımsızlığını önlemek için bir hareket olarak görülmediği gibi, bundan sonra da Kırgızistan’ın kendisine uzak coğrafyalar ile yapacağı anlaşmaların Rusya’ya karşı olduğu düşünülemez.

Azerbaycan’ın Karabağ’da verdiği mücadele sonrasında Rusya’nın ortaya koyduğu politikadan görüldüğü üzere Rusya, Ermenistan ile Azerbaycan’ın husumetlerinin çözümüne hatta ilişkilerin bir sonraki boyuta taşınması için yaptığı ticari hamleler, Rusya’nın da güneyindeki ülkelerin hızla değişen dünya düzenine ayak uydurmaları için teşvik edici olmaktadır. Bu da Rusya’nın yenidünya düzeninde Soğuk Savaş dönemindeki baskıcı politikalarından sıyrılıp, yeni bir takvimle daha yumuşak ve anlayışlı bir siyasetle konulara yaklaştığını göstermektedir.

Asıl bunun en büyük örneği Türkiye–Rusya ilişkilerinde yaşanmaktadır. Türkiye’nin gerek coğrafyasında gerekse diğer kıtalardaki varlığını artırması birçok bölgede iki ülkeyi karşı karşıya getirmesine rağmen bir Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olan Türkiye ile Rusya’yı birçok konuda birlikte ve uyumlu hareket etmeye zorlamış, sonuç olarak da kazan–kazan siyaseti çerçevesinde bir arada tutmuştur. Acaba Rusya da değişime ayak uyduramamış olsaydı, olacak mücadeleden kim kazançlı çıkardı?

Rusya’nın Türk Konseyi’ni tehdit olarak gördüğünü asla düşünmüyorum. Buna karşın Türk Konseyi’ne dahil olmak gibi bir düşüncesinin olduğuna da. Bu sadece bir siyasi manevra çünkü Konseye dahil olmanın Rusya’ya bu aşamada bir katkısı veya sıkıntısı yok. Madalyonun diğer yüzünde ise Konsey’in Rusya’yı da içine almak gibi bir isteği de yok. Çünkü Konsey, ne bir Avrupa Birliği (AB) ne bir Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ne de Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) hatta ne de NATO. Bağımsız ve dünya ile entegrasyonu hedefleyen bir ruh birlikteliği. Konseyin başarısının, gelişiminin herkese açık faydası dokunacağı kesin. Ne Rusya eski Rusya ne de Orta Asya ülkeleri eski dünyada kalmış devletler. Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve askeri sıkıntılar her ne kadar birçok alanda Rusya’nın hareket kabiliyetinin eskisi gibi olmadığını gösterse de aslında Rusya’nın da çıkış noktası bu tür birliktelikleri desteklemekten geçiyor.

Rusya bir şekilde Türk Konseyi bünyesinde bulunmalı mı? Bana göre hayır çünkü Konsey ruhuna hitap etmeyen Rusya’nın yeni politikasını belirlemesi gereken yer Anglo-Sakson temelli (AUKUS gibi) yeni birlikteliklerdir. Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları başka alanlara taşıyıp daha da genişlemesinin aksine gücünü ve dağılmakta olan siyasetini toparlayıp bazı kararlar almasının gerektiğini anlamasının zamanı gelmiştir.

[UHA Haber Ajansı, 30 Ekim 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.