Türk Devletleri Teşkilatında Medya ve Bilgi Güvenliği
* Türk Devletleri Teşkilatında Medya ve Bilgi Güvenliği…
* Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde ortak bir bilgi platformunun oluşturulması, ortak bilgi güvenliği konseptinin hazırlanması ve korunması son derece önemli.
UHA / International News Agency
BAKÜ, 26 AĞUSTOS 2026 – Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde ortak bir bilgi platformunun oluşturulması, ortak bilgi güvenliği konseptinin hazırlanması ve korunması son derece önemli.
Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı’nın 2026 yılı hibe yarışmasının kazananlarından biri olan “Orta Asya ve Güney Kafkasya Söz Özgürlüğü Ağı” Kamu Birliği (CASCFEN), “Şuşa Bildirisi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na” projesinin uygulanmasını sürdürüyor.
1 Ağustos-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen proje kapsamında, Türk dünyasının entegrasyonu, ortak değerleri ve gelecekteki kalkınma perspektiflerine ilişkin 10 konu başlığında röportajlar hazırlanıyor. Derlemenin ikinci konusu “Türk Devletleri Teşkilatında medya ve bilgi güvenliği” olarak belirlendi.
Röportaj kapsamında modern bilgi savaşları, Türk dünyasında ortak medya platformlarının oluşturulması, ortak medya politikası ve dezenformasyona karşı iş birliğinin olası yönleri ele alındı.


Hikmet Babaoğlu & Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili, Türk Parlamenter Asamblesi Azerbaycan heyeti üyesi
Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili, Türk Parlamenter Asamblesi’nde Azerbaycan heyeti üyesi Hikmet Babaoğlu konuya ilişkin görüşlerini, Özbekistan Milli Televizyon ve Radyo Şirketi çalışanı Dildora Abdullayeva’ya paylaştı.
Ortak medya ve bilgi stratejisi neden önemli?

Günümüzde bilgi savaşlarının giderek daha fazla önem kazanması ve bilgi güvenliğinin devletlerin güvenlik politikalarında önemli bir yer tutması dikkate alınarak, ilk olarak Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde ortak medya ve bilgi stratejisinin oluşturulmasının önemi soruldu.
Milletvekili Hikmet Babaoğlu bu soruya verdiği yanıtında, yeni dönemin temel güvenlik tehditlerinden birinin bilgiyle ilgili olduğunu söyledi. Ona göre bilgi, insanların düşüncelerini ve olaylara bakışını etkilemenin yanı sıra devlet ve toplum düzeyinde de ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu açıdan bilgi savaşı, modern savaşların önemli unsurlarından biri haline gelmiştir.
Hikmet Babaoğlu
Milletvekili Babaoğlu, hiçbir devletin bilgi güvenliğini tamamen tek başına sağlayamayacağını düşünüyor. TDT’yi “ortak aile” olarak nitelendiren Babaoğlu, genel güvenliğin yanı sıra bilgi güvenliğinin de ortaklaşa sağlanmasının önemli olduğunu vurguladı. Ona göre TDT çerçevesinde ortak bir bilgi platformunun oluşturulması ve ortak bilgi güvenliği konseptinin hazırlanması stratejik önem taşıyor.
Dildora Abdullayeva ise dijital teknolojilerin hızla geliştiği bir ortamda bilgi güvenliğinin artık ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Ona göre ortak bir bilgi stratejisi, Türk devletleri arasında hızlı bilgi alışverişini sağlamanın yanı sıra önemli gelişmelere koordineli tepki verilmesine ve dezenformasyona karşı daha etkili mücadele edilmesine imkân sağlayabilir. Abdullayeva ayrıca ortak tarih, kültür ve değerlerin ortak bir bilgi politikası çerçevesinde tanıtılmasının Türk dünyasında dayanışmayı daha da güçlendireceğini ifade etti.
Ortak medya platformları Türk dünyasına ne kazandırabilir?
Dildora Abdullayeva, ikinci olarak, Türk dünyasının uluslararası bilgi alanında daha güçlü temsil edilmesi ve ortak medya platformlarının oluşturulmasının olası sonuçları hakkında soru yöneltti.
Hikmet Babaoğlu bu soruya yanıtında, ortak bilgi alanının yalnızca geleneksel medyayla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sosyal ağların ve bilgi ortamının diğer bileşenleri alanında da ortak platformların oluşturulmasının mümkün ve gerekli olduğunu ifade etti.
Milletvekili Babaoğlu’nun sözlerine göre, TDT’nin ortak bilgi ve sosyal medya platformlarının oluşturulması, milli çıkarların birlikte tanıtılmasına, Türk dünyasının bilgi alanında koordineli hareket etmesine ve ortak iletişim imkânlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Babaoğlu, bu tür platformların Türk dünyasında ortak dil ve iletişim imkânlarının gelişmesine de olumlu etki yapabileceğini vurguladı.
Dildora Abdullayeva
Dildora Abdullayeva ise ortak medya platformlarının Türk devletlerinin tarihi, kültürü, bilimsel potansiyeli, turizm, ekonomi ve yatırım imkânları hakkında güvenilir bilgilerin dünya kamuoyuna ulaştırılması açısından geniş fırsatlar yaratabileceğini belirtti.
Abdullayeva’ya göre, ortak televizyon kanalları, haber ajansları, dijital medya ve sosyal ağlar alanında iş birliğinin genişletilmesi, Türk devletlerinin küresel bilgi alanındaki etkisini ve “yumuşak güç” potansiyelini artırabilir. Bu iş birliği aynı zamanda turizm, ticaret, eğitim ve kültürel ilişkilerin gelişmesine de katkı sağlayabilir.
Dezenformasyon ve siber tehditlere karşı hangi adımlar atılmalı?
Röportajın üçüncü bölümü ise, dezenformasyon, bilgi manipülasyonu ve siber tehditlere karşı Türk devletleri arasındaki iş birliğinin hangi mekanizmalarla güçlendirilebileceği konusuna ayrıldı.
Hikmet Babaoğlu
Hikmet Babaoğlu, küresel bilgi alanında sunulan bilgileri olduğu gibi kabul etmenin doğru olmadığını söyledi. Çünkü bilgilerin önemli bir bölümü manipülatif nitelik taşıyor ve kamuoyunun düşüncesini etkilemeyi amaçlıyor. Ona göre sosyal ağlar da bu açıdan hem bilgi aktarımının hem de manipülasyonun aracına dönüşebiliyor.
Babaoğlu, dezenformasyonun TDT içerisinde bölünme ve çatışma yaratmak amacıyla da kullanılabileceğini düşünüyor. Bu nedenle milletvekili, TDT çerçevesinde ortak medya politikasının, bilgi güvenliği konseptinin ve bilgi tehditlerine karşı ortak mücadele mekanizmalarının oluşturulmasını önemli görüyor.
Dildora Abdullayeva
Dildora Abdullayeva da bilgi güvenliği alanında iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Ona göre siber güvenlik alanında ortak merkezlerin oluşturulması, tehditlere ilişkin hızlı bilgi alışverişinin sağlanması, ortak eğitim ve tatbikatların düzenlenmesi ve deneyim paylaşımının genişletilmesi önemli adımlar olabilir.
Abdullayeva ayrıca doğrulama (fact-checking) merkezlerinin oluşturulmasını ve sahte haberlere karşı ortak mücadele mekanizmalarının geliştirilmesini önerdi. Ona göre koordineli çalışma, bilgi tehditlerine daha hızlı tepki verilmesine, doğru bilgilerin zamanında kamuoyuna ulaştırılmasına ve dış kaynaklı bilgi saldırılarının etkisinin azaltılmasına imkân sağlayabilir.
Sonuç olarak, röportajda dile getirilen görüşler, Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde medya ve bilgi güvenliği konularının artık yalnızca iletişim alanının değil, aynı zamanda stratejik güvenlik ve entegrasyon politikasının önemli unsurlarından biri olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.