enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,1239
EURO
9,7143
ALTIN
456,04
BIST
1.378
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Sağanak Yağışlı
20°C
Perşembe Yağışlı
13°C
Cuma Parçalı Bulutlu
14°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
15°C

Türk-Amerikan İlişkileri Normalleşiyor mu?

Türk-Amerikan İlişkileri Normalleşiyor mu?
REKLAM ALANI
22.11.2019
0
A+
A-

UHA HABER / Erdoğan-Trump zirvesinin en önemli tarafı ikili ilişkilerin kopma noktasından uzaklaşmış olmasıdır. Trump’ın basın açıklamasına ittifak ilişkisine vurgu yaparak başlaması, DEAŞ’la mücadele konusunda Türkiye’ye hakkını teslim etmesi ve Güvenli Bölge planına destek verdiğini belirtmesi bu anlamda önemli ve somut göstergeler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti birçok soru etrafında tartışılmaya devam ediyor. İki ülke ilişkilerinin tamir edilip edilmediği ve ilişkilerin yakın gelecekte nasıl şekilleneceği üzerinde en çok yoğunlaşılan meseleler. Ancak başlıktaki soruyu kestirmeden olumlu ya da olumsuz bir şekilde cevaplamak artık çok kolay değil. Bu durumun temel sebebi de aslında “normalleşme” kelimesine yüklediğimiz anlamın kendisi ile ilgili. Erdoğan’ın ziyaretinin ilişkileri normalleştirip normalleştirmediği ya da başarılı geçip geçmediğine dair tartışmaların temeli de uluslararası siyasetin yeni düzleminin anlaşılmaması ile ilgilidir.

Son beş yıldır Türk-Amerikan ilişkilerinin üzerinde oturduğu uluslararası/bölgesel düzlem de, ABD’nin bu düzleme bakışı da, Türkiye’nin ABD’ye olan bağımlılığında da önemli değişimler yaşanmıştır. Başka bir deyişle ne uluslararası yapı ne ABD ne de Türkiye’nin beş yıl öncesinin koşullarına sahip olmadığı düşünüldüğünde ilişkilerin anlamlandırılmasının ölçeğinin farklılaştığını da dikkate almamız gerekmektedir. Dolayısıyla son beş yıl içinde uluslararası yapı, ABD ve Türkiye’nin dış politikadaki değişimi göz önünde bulundurulmadan ne krizler ne de iş birlikleri anlaşılamaz.

Son yıllarda uluslararası yapıda yaşanan değişimler krizlerin “yeni normal” haline geldiği bir dünya yarattı. Türk-Amerikan ilişkilerinin ve ittifak alanlarının da bu düzlemden nasibini alması gayet doğal ve nitekim alıyor da. Dolayısıyla ilişkilerin bir süre daha gerginlikleri de içinde barındıran iş birlikleri ya da iş birliğine rağmen gerginliklerin yaşandığı somut örneklerle karşımıza çıkması şaşırtıcı olmamalıdır.

Erdoğan-Trump zirvesinin en önemli tarafı ikili ilişkilerin kopma noktasından uzaklaşmış olmasıdır. Trump’ın basın açıklamasına ittifak ilişkisine vurgu yaparak başlaması, DEAŞ’la mücadele konusunda Türkiye’ye hakkını teslim etmesi ve Güvenli Bölge planına destek verdiğini belirtmesi bu anlamda önemli ve somut göstergeler.

Ancak bu durum her bir mesele üzerinde uzlaşıldığı anlamına gelmez. Zirve sonrasında yapılan açıklamalar bu durumun net bir göstergesi niteliğinde. YPG elebaşı Ferhat Abdi Şahin’in ABD’ye ziyaretinin ertelenmesinin sağladığı konjonktürel yumuşama ya da Trump’ın PKK’yı işaret ederek “Kürtlerin içinden çıkan terör örgütlerinin Türkiye’ye yarattığı tehdidi anladığını dile getirmesi” ABD’nin PYD’ye bakışını bütünüyle değiştirdiği anlamına gelmez. Dolayısıyla PYD meselesini ABD zaman zaman bir koz olarak kullanmaya devam edecek kimi zaman ise Türkiye’nin zorlaması ile politikasını revize ederek taviz vermek zorunda kalacaktır. Barış Pınarı Harekatı öncesi ve sonrasına bakıldığında bu durumun net bir şekilde görüldüğünü ifade etmek mümkündür.

Öte yandan ticari alanda 100 milyar dolarlık ticaret hedefine doğru yol alırken S-400 ya da F-35 konularında gerginliklerin yaşanması bizi şaşırtmamalıdır. Basın toplantısında Erdoğan’ın “ilişkilerin ticari boyutu ile siyasi boyutunun birbirinden etkilenmeyecek bir seviyede tutulması üzerinde görüş birliğine vardıklarına dair” cümlesi bu açıdan çarpıcı.

Veysel KURT & SETA Araştırmacı, Strateji Araştırmaları, İstanbul

[UHA Haber Ajansı, 22 Kasım 2019]

Pelin Çift İle Gündem Ötesi‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Cuma saat: 00.15’te TRT 1 Ekranlarında..

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.