enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,7540
EURO
10,3892
ALTIN
496,61
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
25°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C

Türk-Alman ilişkilerinde mütekabiliyet ilkesinin son örneği: Türk okulları

Türk-Alman ilişkilerinde mütekabiliyet ilkesinin son örneği: Türk okulları
REKLAM ALANI
06.03.2020
0
A+
A-

UHA HABER / SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu Avrupa Araştırmacı ve Sabah Gazetesi Yazarı Zeliha ELİAÇIK, ‘Türk-Alman ilişkilerinde mütekabiliyet ilkesinin son örneği: Türk okulları’ başlıklı köşe yazısında, Türkiye‘nin uzun süredir aktif bir diaspora siyaseti izlediğini ifade ediyor.

Zeliha ELİAÇIK, “Bunun en önemli parçalarından birisi de Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli gençleri eğitim alanında bulundukları dezavantajlı durumdan kurtaracak, Türk kültürü ve dili ile olan bağını güçlendirecek okulların açılması” olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’nin Almanya‘da okul açmak isteyen ilk ülke olmadığını söyleyen ELİAÇIK, “Nitekim Almanya’nın da 70’ten fazla ülkede 140 okulu bulunuyor. Buna mukabil aralarında Yunanistan, Japonya, İran ve yakın zamana kadar Suudi Arabistan gibi ülkelerin de bulunduğu 20’den fazla devletin Almanya’da okulu bulunuyor” diyor.

Araştırmacı ve Yazar ELİAÇIK, Türkiye’deki İstanbul, Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteren Alman okullarının muadili olarak Almanya’da da Türklerin yoğun olarak yaşadığı Berlin, Frankfurt ve Köln’de Türk okulların açılmak istendiğinin altını çiziyor.

Zeliha ELİAÇIK, “Bu talep ilk kez resmi olarak 2008’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirilmiş ve uzun süre tartışılmıştı. Türk okullarının açılması meselesinde Türkiye “mütekabiliyet” gerekçesi ile oldukça meşru bir zeminde hareket ediyor” diyor.

İki ülkenin Milli Eğitim Bakanlıklarının, Dışişleri eğitim müşavirleri ve ataşelerinin 2018 yazından bu yana kurulması planlanan okulların hukuki zeminini oluşturacak bir çerçeve anlaşma üzerinde çalıştıklarını hatırlatan ELİAÇIK, “Elbette tek taraflı ve öncü kültür (Leitkultur) esasına dayalı bir entegrasyon siyaseti izleyen Almanya’nın Türk okullarını teşvik etmesi beklenemezdi” şeklinde ifade ediyor.

“Bu müzakere zemini esasında Türkiye’deki Alman okullarının faaliyetlerinin kanuni dayanakları ile ilgili sorunlar yaşanmasıyla oluştu” diyen Araştırmacı ELİAÇIK, ancak Türkiye mütekabiliyet ilkesini gerekçe göstererek meşru bir zemin kazandığını ve neticede Alman tarafının da makul davranarak –gönülsüz de olsa– Türkiye’deki Alman okullarının yasal altyapısını sağlamlaştırmak için Türk okulları konusunda masaya oturduğunu kaydediyor.

Türk okulları ile ilgili tartışmalar

Avrupa Araştırmacı ve Sabah Gazetesi Yazarı Zeliha ELİAÇIK, açılması planlanan Türk okullarının Alman okul sistemi içinde “Ersatzschule” olarak tanımlanan ve devlet okullarıyla eş değer statüye sahip okullar olacağının altını çiziyor.

ELİAÇIK, Okullarda Türkiye’deki Alman okullarında olduğu gibi bazı derslerin Türkçe bazı derslerin ise Almanca olmak üzere iki dilli eğitim verilmesinin öngörüldüğünü ifade ediyor ve bu okullardan alınan diplomaların iki ülkede de geçerli olacak ve okullar arasındaki geçişleri kolaylaştırılacağına dikkat çekiyor.

Türk okullarının uzun vadede uluslararası kalite standartları sağlanarak sadece Türk kökenli değil diğer milletlerden çocukların da gidebileceği prestijli okullar olmasının hedeflendiğine de değinen Araştırmacı ELİAÇIK, Okulların kanunen doğrudan devletler tarafından kurulmasıNIN mümkün olmadığından okulun yürütücüsünün hangi vakıf olacağıNIN, öğretmenlerin seçimi vb. konularda müzakerelerin devam ettiğini kaydediyor.

Zeliha ELİAÇIK, “Nasıl ki 1868’de İstanbul’da sayıları 2000’i bulan ve zamanın gazetelerinde “Alman ve İsviçre kolonisi” olarak adlandırılan çoğu muhasebeci, tüccar ve zanaatkarın ihtiyaçları doğrultusunda bugünkü adıyla İstanbul Alman Lisesi kurulduysa bugün de Almanya’da bulunan Türklerin ihtiyaçları doğrultusunda okullar açılması son derece doğal” olduğunu açıklıyor.

ELİAÇIK, Nitekim Alman resmi makamlarının konuyla ilgili mutedil ve rasyonel bir yaklaşım içinde bulunduğunu, Almanya’da faaliyetlerinin Türkiye karşıtı lobi yapmaktan öteye gitmeyen Sol Parti içerisinde PKK yanlısı Türkiye kökenli milletvekillerinin Türk okullarına tepki göstermesinin kimseyi şaşırtmadığına dikkat çekiyor.

“Zaten Türkiye ve Almanya arasındaki dış siyasetten ekonomiye varan her türlü ilişkiyi “Almanya Erdoğan’la neden görüşüyor” diyerek sorunsallaştırmaya kalkan bu kanadı makul çevrelerde pek ciddiye alan da yok” diyen Araştırmacı ELİAÇIK, “O yüzden bu çevreler gazete ve televizyonlar üzerinden Alman kamuoyunu Türkiye aleyhine propaganda yaparak yönlendirmeye çalışıyorlar” diyor.

Türk okulları entegrasyona engel mi?

Sabah Gazetesi Yazarı Zeliha ELİAÇIK, Türk okullarının bazı çevrelerce “okullarda siyasi ve ideolojik bir yönlendirme olmamalı” yönünde gereksiz uyarılarla sorun haline getirilmeye çalışılmasının ise tamamen siyasi nedenlere dayandığını aktarıyor.

Nitekim diğer ülke okullarına yönelik böylesi bir uyarı ve tartışmanın yapılmıyor oluşunun da bunu doğruladığını ifade eden ELİAÇIK, “Almanya, Suudi Arabistan gibi Vehhabi ideolojisini dünyaya yaymayı devlet siyaseti haline getirmiş bir ülkenin 1994’ten beri Bonn’da faaliyet gösteren Kral Fahd Akademi isimli okulunu bile –istihbaratın “radikalleşme ve terör” uyarılarına rağmen– bu ülke ile olan ticari ilişkilerini riske atmamak için kapatmamıştı. Okul ancak Muhammed bin Selman’ın 2017’de aldığı bir kararla kapatılabilmişti” şeklinde belirtiyor.

Zeliha ELİAÇIK, Alman kamuoyunda yapılan tartışmalarda Türk okullarına karşı öne sürülen ana argümanın bu okulların entegrasyona engel olacağına vurgu yapıyor, Oysa Türk çocuklarının Alman eğitim sisteminde oldukça dezavantajlı olduklarını, ülkenin en düşük seviyeli okullarına gittiklerini ve bulundukları okullarda da sıklıkla ayrımcılığa maruz kaldıklarının somut bir gerçek olduğuna dikkat çekiyor.

Bu çerçevede Türk okullarının Türk kökenli çocukların Alman okullarına uyumunu başarılı bir biçimde sağlayamayan Alman devletine uzatılan bir yardım eli gibi de görülebileceğini söyleyen Araştırmacı ELİAÇIK, Türk kökenli çocukların kendi kimlikleri ve dilleriyle eşit düzeyde kabul gördüğü bir ortamda eğitim alabilmelerinin bu çocukların kendine güvenli bireyler olarak yetişmelerine de katkı sağlayacağını hatırlatıyor.

ELİAÇIK, Sürekli bir dışlanmışlık duygusuyla nereye ait olduğunu bilemeyen kafası karışık çocuklardansa sağlam bir gelenekle yetişen ve ne istediğini bilen bir nesil hem Türk kökenli göçmen çocukların realitesine daha uygun hem de Alman toplumunun selameti için daha faydalı olacağını aktarıyor

Aydınlanmacı bir anlayışla bireyi ön plana çıkaran Alman kültürünün otoriter bir devlet refleksiyle göçmen kökenli vatandaşlarını bir birey olarak değil geldikleri ülkenin, toplumun ve kültürel kimliğin bir parçası olarak algıladıkları ve onları tek bir çatı altında görmek istediklerinin bilindiğine Zeliha ELİAÇIK dikkat çekişiyor ve İçişleri Bakanlığınca başlatılan İslam Konferansı ile Müslüman bireylere “din konusunda organize olun ve tek ses olarak karşımıza çıkın” diyen Alman devletinin Türk tarafınca kurulan bir inisiyatif karşısında tepkisel ve dışlayıcı davranmasının da apaçık bir çelişki olduğunun altını çiziyor.

SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu Avrupa Araştırmacı ve Sabah Gazetesi Yazarı Zeliha ELİAÇIK, Sonuç olarak Türkiye’nin Türk okulları hamlesiyle bir yandan Almanya’nın yetersiz kaldığı ve başarısız olduğu entegrasyon meselesine cevap verdiğini, diğer yandansa Almanya ile asimetrik ilişkilerini eşit göz hizasında bir ilişki modeline dönüştürmeye devam ettiğini kaydediyor.

HABER : Tuba Nur TÜRKELİ

***

Zeliha Eliaçık

Araştırmacı, Avrupa Araştırmaları, İstanbul
İlk orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Almanya’da yabancı öğrenciler için üniversiteye hazırlık okulu “Studienkolleg”i birincilikle bitirdi. Ruhr Bochum Üniversitesi’nde Oryantalistik (Şarkiyat) ve Siyaset Bilimi bölümlerinden mezun olan Zeliha Eliaçık, “İsrail Devletinin Kuruluşundan Günümüze Yemen Yahudilerinin Sosyal ve Hukuki Statüleri” isimli saha çalışmasıyla aynı üniversitede yüksek lisansını tamamladı. Alman Akademik Değişim Servisi’nin (DAAD) burs ve teşvikleriyle Suriye, Yemen ve Ürdün’de beş yıl süreyle alan çalışmalarında ve akademik görevlerde bulundu. Son olarak Alman-Ürdün Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve kültür işleri sorumlusu olarak çalıştı. Eliaçık ağırlıklı olarak Şarkiyat (Oryantalistik), Müslüman ve Avrupa toplumlarında azınlıklar, Irkçılık ve Almanya’nın İslam siyaseti alanlarında çalışmalar yapmaktadır. SETA İstanbul Avrupa Araştırmaları Direktörlüğü’nde Araştırmacı olarak görev yapan Zeliha Eliaçık Almanca, İngilizce ve Arapça biliyor.
[UHA Haber Ajansı, 06 Mart 2020]

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Cuma Payitaht “Abdülhamid”den sonra TRT 1 Ekranlarında..

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.