Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı: “İspanya bunu kendi toprağına yönelik fiili bir işgal olarak değerlendirdi”
Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, İspanya’ya göç saldırısının perde arkası hakkında önemli açıklamalarda bulunarak, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’da yaşanan olayların sadece bir göç krizi olarak değerlendirilmesinin çok büyük hata olacağının altını çizdi.
UHA / International News Agency
ANKARA, 09 AĞUSTOS 2026 – Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’da yaşanan 72 bin kişilik göç hareketinin gündemi sarsarken, olayın arkasında siyasi hesaplar olduğunun altını çizerek, bu olayların sadece bir göç krizi olarak düşünülmesinin çok büyük hata olacağı konusunda uyardı.

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’da yaşanan kitlesel göç hareketinin dünya kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, yaşananların arkasında siyasi nedenlerin olduğunu belirterek, Ceuta ve Melilla’nın İspanya açısından büyük tarihi ve stratejik öneme sahip olduğunu ve bu bölgelerin yaklaşık 500 yıldır İspanya’nın kontrolünde bulunduğunu hatırlattı.


İspanya’nın Afrika kıyılarında biri Ceuta, diğeri Melilla olmak üzere iki çok önemli toprağı bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Cihat Yaycı, “buralar Endülüs sonrasında Afrika’da ellerinde tuttukları en önemli bölgeler. Aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Afrika kıtasındaki tek toprakları burası. Ceuta’nın Avrupa’ya geçiş için en uygun noktalardan biri olması nedeniyle düzensiz göçmenlerin ilk tercih ettiği yerlerden biri” dedi.

YALNIZCA GÖÇ OLARAK DEĞERLENDİRMEK BÜYÜK HATA
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Ceuta’da yaşananları yalnızca göç olarak değerlendirilmenin büyük hata olacağını hatırlatarak, göçün artık uluslararası siyasette bir baskı aracı olarak kullanıldığını kaydetti.

“Bu olay aslında bir göç olayı değil. Tamamen siyasi. Günümüzde göç, devletleri zayıflatmak veya istediklerini yaptırmak için kullanılan bir silah haline geldi. Amerika’da bununla ilgili ‘Günümüzde kitle imha silahı olarak göç‘ başlıklı akademik çalışmalar bile var.’ diyen Prof. Dr. Cihat Yaycı, göç eden insanların amaçlarının farklı olabileceğini, ancak onları harekete geçiren güçlerin siyasi hedefler taşıdığını ve insanların belkide daha iyi bir hayat için gittiklerini , ayrıca onları yönlendirenlerin amacının göçü bir silah olarak kullanmak olduğunu aktardı.

’72 BİN KİŞİ SAATLER İÇİNDE CEUTA’YA YÖNLENDİRİLDİ’
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Ceuta’da yaşanan kitlesel hareketliliğin büyüklüğüne dikkat çekerek, nüfusu yaklaşık 84 bin olan kente kısa sürede 72 bin kişinin ulaşmasının tesadüf olmadığını belirterek şunları söyledi:
“84 bin nüfuslu bir yere saatler içerisinde 72 bin kişi geliyor. Bu kendiliğinden olmaz. Fas polisi insanları sınıra yönlendiriyor. Üstelik sosyal medya üzerinden de ‘Artık İspanya sizi geri göndermeyecek‘ şeklinde paylaşımlar yapılıyor. ‘Göçmenlerin büyük bölümü denizden yüzerek Ceuta’ya ulaştı, İspanya ilk etapta duruma müdahale etmekte zorlandı“.
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Fas’ın son yıllarda ABD ve İsrail ile ilişkilerini güçlendirdiğine de vurgu yaparak, İbrahim Anlaşmaları’nın bu sürecin en önemli adımlarından biri olduğuna dikkat çekerek, ‘Fas, Amerika ve İsrail’in tamamen müttefiki olmuş durumda. Bunun en önemli göstergesi de İbrahim Anlaşmaları’nı imzalaması. Bu anlaşmaların özü, İsrail’i tanımak ve her alanda ilişkileri normalleştirmek, yani İsrail’in müttefiki olmak demektir.‘ dedi.
Türkiye’nin Gazze’deki saldırıların durdurulması amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi’ni iki kez olağanüstü toplantıya çağırdığını hatırlatan Prof. Dr. Cihat Yaycı, Fas’ın bu süreçte veto kullandığını açıkladı.

SADECE İSPANYA’YI İLGİLENDİRMİYOR
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, yaşananların yalnızca İspanya’yı ilgilendiren bir mesele olmadığını da savunarak, benzer durumların farklı ülkelerde de yaşanabileceğini belirterek, “Bu olayı basit bir göç hareketi olarak değerlendirmemek lazım. Dün Türkiye’nin başına geldi, bugün İspanya’nın başına geldi. Yarın yine Türkiye’nin başına gelebilir. O yüzden bu gelişmeleri doğru okumak gerekiyor” şeklinde konuştu.
Yaşanan gelişmeler sonrası Madrid yönetiminin askeri birlik sevk ettiğini açıklayan Prof. Dr. Cihat Yaycı, diplomatik baskının da devreye girdiğini belirterek, “İspanya bunu kendi toprağına yönelik fiili bir işgal olarak değerlendirdi. Sert şekilde tepki gösterdi. Fas’ı doğrudan uyardı. Bunun ardından Fas geri adım atmak zorunda kaldı ve göçmenlerin büyük bölümü geri çekildi.” değerlendirmesinde bulundu.

GÖÇÜN ARKASINDA SİYASİ GERİLİM VAR
Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, göç hareketinin arkasında bölgesel siyasi gelişmelerin de bulunduğuna dikkat çekerek, İspanya’nın son dönemde Cezayir ile geliştirdiği enerji ve ticaret ilişkilerinin altını çizdi.
Prof. Dr. Cihat Yaycı, “İspanya’nın Cezayir ile ilişkilerini geliştirmesi Fas’ı ciddi şekilde rahatsız ediyor. Özellikle doğal gaz ve enerji alanındaki iş birlikleri Fas’ın tepkisini artırdı. Batı Sahra meselesi de bu gerilimi besleyen en önemli başlıklardan biri.” dedi.
Göç krizinin yalnızca İspanya’yı hedef almadığını öne süren Prof. Dr. Yaycı, bunun Avrupa ülkelerine verilmiş bir mesaj niteliği taşıdığını hatırlatarak, “Burada verilen mesaj şu: ‘İspanya’nın başına gelen sizin de başınıza gelir.’ Yani sadece İspanya değil, Avrupa’daki diğer ülkelere de baskı kuruluyor.”şeklinde değerlendirdi.
Prof. Dr. Cihat Yaycı, Avrupa Birliği’nin olay karşısındaki tutumunu da değerlendirerek, İspanya’nın yasa dışı göçmenleri kayıt altına alma kararının bazı AB ülkelerinde tepkiyle karşılandığını hatırlattı ve “Bu olaya sadece göç krizi gözüyle bakarsak çok yanılırız. Buradan alınacak çok önemli dersler var. Göç artık yalnızca insani bir mesele değil, aynı zamanda jeopolitik bir araç olarak kullanılıyor.” ifadesini kullandı.
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye ile İspanya’nın savunma sanayisindeki iş birliğine de değinerek, yaşananların tüm ülkeler açısından dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu olay herkese ders olmalı. Çok dikkat etmek gerekir.” diye kaydetti.