enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:31 Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya’nın Tel Aviv’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını kınadı…
12:25 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “İstanbul’da metrekareye 272 kilogram yağış düştü”
00:51 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine yapılan ön inceleme sonucu, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verildi…
00:46 Hasta Adam Avrupa!…
00:44 UHA/  İnternational News Agency: Ukrayna’dan haberler!…
00:43 KAAN’ın İlk Seferi: Endonezya Anlaşması ve Türkiye’nin Asya-Pasifik’e Açılan Savunma Kapısı
00:34 Portekiz hükümeti açıkladı: Lufthansa TAP’ın yeni ortağı oluyor
00:33 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Türk devletleri arasındaki iş birliği, saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir”
00:31 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de (CICA) Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi Yedinci Toplantısı’na katılacak…
00:23 Gazeteci-Yazar* Fuad SAFAROV: Türk-Rus ticaretine İHA engeli
00:22 CHP’den Halk TV’ye kayyum açıklaması: ‘Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur’
00:15 ABD birlikleri 20 yıl sonra Irak’tan ayrıldı: Peki bundan sonra ne olacak?
00:13 Siyonist yalanlar gerçeklerin altında kaldı: İsrail’in 7 Ekim anlatısı nasıl çöktü?
00:12 (TUDPAM) Başkanı Dr. Hüseyin Yeltin’in “Diğer ülkeler de Yemen’deki çatışmaya dahil olacak mı?” başlıklı özel röportajı…
00:12 Dünyanın en eski batığı Kekova’da: 4.700 yıllık amforalar bulundu
00:12 Özgür Özel’den vekillerine ‘iftiraya devam edin’ talimatı: Fon yalanlarına sahip çıktı, ‘liste’den çark etti!
00:08 Millî Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu, “iki ülke ilişkiler son dönemde “mükemmel” denebilecek seviyede”
00:05 Ermenistan ile Azerbaycan arasında bu tarihte bir barış anlaşması imzalanacak mı?
00:01 AP milletvekillerinden UCM’yi ABD yaptırımlarından koruma çağrısı
09:38 Türkiye’de araç muayene hizmetlerinin 15 Ağustos 2027’de TURKA’ya geçmesi öncesinde önemli bir adım atıldı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Terörle Mücadele Doktrininde Kamu Diplomasisi ve Algı Yönetimi

Terörle Mücadele Doktrininde Kamu Diplomasisi ve Algı Yönetimi
7 Eylül 2026
36
A+
A-

* Terörle Mücadele Doktrininde Kamu Diplomasisi ve Algı Yönetimi…

* Günümüz uluslararası ilişkilerinde devletler, güvenlik politikalarını yalnızca konvansiyonel askeri kapasitelerine dayanarak sürdürememektedir.

UHA / İnternational News Agency

Günümüz uluslararası ilişkilerinde devletler, güvenlik politikalarını yalnızca konvansiyonel askeri kapasitelerine dayanarak sürdürememektedir.

Nitekim asimetrik tehdit konseptinin öne çıktığı modern dönemde kamu diplomasisi; devletlerin uluslararası meşruiyetini tahkim eden, stratejik iletişim kanallarını açık tutan ve hedef kitlelerin algı dünyasını şekillendiren hayati bir yumuşak güç unsuru haline gelmiştir.

Terör odaklarının şiddeti bir iletişim aracı olarak benimseyip küresel ölçekte sempatizan ve militan devşirme stratejilerine karşılık, güvenlik bürokrasisinin sadece fiziki müdahalelerle yetinmesi kalıcı sonuçlar doğurmamaktadır. Fikirler ve anlatılar arasındaki bu mücadelede temel amaç; terör yapılarını besleyen söylem zeminini akamete uğratmak, dezenformasyonu engellemek ve uluslararası kamuoyuna doğru, doğrudan ve nitelikli bilgi akışı sağlamaktır. Şüphesiz ki, haklılığı tescilli bir devlet politikasının küresel arenaya doğru aktarılamaması, ilgili aktörü diplomatik tecride veya bölgesel kısıtlamalara mahkûm edebilmektedir.

Reklam

Terörle Mücadele Doktrininde Kamu Diplomasisi ve Algı Yönetimi

▫️Küresel Uygulama Örnekleri: DEAŞ, ABD, Türkiye ve Boko Haram

Bu bağlamda çok taraflı diplomasi uygulamalarının en somut adımlarından biri ise, DEAŞ propaganda aygıtını işlevsiz kılmak adına hayata geçirilen Uluslararası Küresel Koalisyon bünyesindeki karşı-anlatı olarak bilinen (counter-narrative) projeleridir. Çevrim içi mecralardaki radikalleşme süreçlerini hedef alan bu ortak strateji, örgütün dijital varlığını zayıflatmada kritik rol oynamıştır. Benzer bir paradigma değişimini 11 Eylül sonrası Washington yönetiminde de görmek mümkündür.

Reklam

ABD Dışişleri Bakanlığı çatısı altında kurulan Stratejik Karşı İletişim Merkezi ile Al-Hurra ve Radio Sawa gibi yayın organları, Orta Doğu halklarına ulaşarak anti-Amerikan terör söylemlerini nötralize etmeyi hedefleyen doğrudan bir kamu diplomasisi hamlesidir diye biliriz. Fakat 11 Eylül olaylarınında günümüze kadar süren Orta Doğudaki savaşın başlangıcı olarak kabul etmemiz gerekir.

Türkiye ise onlarca yıldır mücadele ettiği PKK/YPG yapılanmasına karşı yürüttüğü uluslararası stratejik iletişimde; Dışişleri Bakanlığı, İletişim Başkanlığı ve TRT World gibi kurumlar kanalıyla hak ihlallerini ve insan kaynağı istismarını belgelendiren raporları küresel aktörlere sunmaktadır.

Batı kamuoyundaki terör algısını somut verilerle dönüştürmeyi amaçlayan bu yaklaşımın bir benzeri, Nijerya’da Boko Haram tarafından kaçırılan öğrenciler için başlatılan “Bring Back Our Girls” hareketi, sivil toplum baskısının devlet diplomasisiyle birleştiğinde terör eylemlerini nasıl küresel bir kriz gündemine dönüştürebildiğini teyit eden çarpıcı bir toplumsal bir örneğidir .

▫️Algı Savaşları, Dijitalleşme ve İnsani Diplomasi

Terör örgütlerinin marjinalleşmiş kitlelerin psikolojik ve sosyo-ekonomik hassasiyetlerini istismar ettiği gerçeği göz önüne alındığında, kamu diplomasisi bu sosyolojik boşlukları kapatmayı hedefler. Sert güç unsurlarının yol açabileceği tepkileri dengeleyen “Yumuşak Güç” araçları, devletlerin operasyonel süreçlerde uluslararası hukuka ve insan hakları ilkelerine bağlı kaldığını kanıtlaması açısından hayati önem taşır. Zira dijital çağda yaşanan bir bilgi manipülasyonu ya da saha ihlali, terör örgütlerinin propaganda cephaneliğine doğrudan malzeme temin edebilmektedir.

Anlık yanıt verme kapasitesi yüksek, şeffaf dijital diplomasi kanalları ve NATO gibi ittifakların geliştirdiği ortak iletişim konseptleri, bu dezenformasyon dalgasına karşı en etkili kalkandır. Üstelik insani yardım ve kültürel diplomasi faaliyetleri de bu güvenlik denkleminden bağımsız değildir. Örneğin Türkiye’nin TİKA ve Kızılay aracılığıyla Somali veya Suriye sahasında yürüttüğü kalkınma ve altyapı destekleri, terörün kök saldığı zeminleri kurutmada dolaylı fakat kalıcı bir kamu diplomasisi başarısı üretmiştir. Nitekim Türkiye’nin Soft Power diplomasisi sonucunda bu bölgelerde bir nevi kalıcı barış sağlamış ve Türkiye uluslararası konjonktürde güvenilir ve saygı duyulan bir ülke konumuna gelmiştir.

▫️ Kuzey İrlanda Deneyimi: IRA Vakası ve Yasal Zemin Analizi

Süreç odaklı bir diğer kritik saha analizi ise Birleşik Krallık’ın IRA/İrlanda Cumhuriyet Ordusu ile yürüttüğü çetin mücadele ve sonrasındaki çatışma çözümü dönemidir. Londra, başlangıçta konuya yalnızca asayiş penceresinden bakarken ABD’deki İrlanda diyasporasının örgüte sağladığı finansal akışı kesmekte zorlanmıştır. Ancak zamanla lobicilik faaliyetlerine ve küresel medya yönetimine ağırlık verilerek, IRA’nın sivilleri hedef alan eylemleri uluslararası toplum nezdinde teşhir edilmiş; böylece örgütün “özgürlük savaşçısı” anlatısı çökertilmiştir.

Washington ve Dublin ile yürütülen çok katmanlı diplomasi, 1998 Hayırlı Cuma (Good Friday) Antlaşması’na zemin hazırlamış ve NORAID gibi destekçi fonların tasfiyesini sağlamıştır. IRA örneği, bir terör yapısının dış meşruiyet alanının kurutulmasında diplomasi ile hukuki diyalog mekanizmalarının ne denli stratejik bir kaldıraç olduğunu açıkça göstermektedir.

Söz konusu hukuki meşruiyet araması iç kamu diplomasisi bağlamında incelendiğinde; Türkiye’de TBMM tarafından kabul edilen 6551 sayılı çerçeve kanun ile 10 Ağustos 2026 tarihli “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” düzenlemesi, devletin terörün tasfiyesinde hukuki ve parlamenter meşruiyeti merkeze aldığını kanıtlayan örneklerdir.

Silah bırakma, topluma entegrasyon ve hukuki süreçlerin sınırlarını çizen bu yasalar; devletin sadece askeri yöntemlere değil, demokratik kurumların gücüne de dayandığını hem iç kamuoyuna hem de uluslararası aktörlere ilan eden proaktif hamlelerden sadece biridir.

Özetle belirtmek isterim ki, terörle mücadelede kalıcı zafer, merely sahada sağlanan operasyonel üstünlükle değil; hukukun, bilginin ve stratejik anlatının küresel vicdanda kurduğu ikna edici meşruiyetle elde edilmektedir. Türkiye terörle mücadelede sahada kazandığı gibi masada da diplomasi ile kazanan bir devlet anlayışı ile adım atmaya devam etmektedir.

Terörle Mücadele Doktrininde Kamu Diplomasisi ve Algı Yönetimi✍️Dr. Elvin ABDURAHMANLI - guneydenhaber

***

Yazar hakkında

 

Dr. Elvin Abdurrahmanlı

1993 yılında Azerbaycan’ın Şeki şehrinde doğmuş bir akademisyendir. 45 Eğitim Hayatı: 2000-2011 yılları arasında Bakü’de orta okul ve lise eğitimi almıştır. 2011 yılında Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel Konaklama Hizmetleri ön lisans bölümünü kazanmış, 2014 yılında bu bölümü tamamlayarak Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler lisans bölümüne geçiş yapmıştır. 2016 yılında Uluslararası İlişkiler lisans bölümünü onur öğrencisi olarak bitirmiştir. 2016 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Uluslararası İlişkiler ve İstihbarat İncelemeleri” alanında tezli yüksek lisans yapmıştır. 2021 yılında Marmara Üniversitesi’nde “Uluslararası İlişkiler ve UPE-Uluslararası Politik Ekonomi” doktora bölümüne başlamıştır. 45 Akademik ve Mesleki Kariyeri: KİAMP-Karabakh is Azerbaijan Milli Platformu Türkiye Cumhuriyeti Genel Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. 145 Diplomasi, siyaset, uluslararası ilişkiler, terörle mücadele ve istihbarat alanlarında akademik yazıları bulunmaktadır. 5 5 kitabı, 9 kitapta 14 kitap bölümü ve yüzlerce akademik makalesi yayımlanmıştır.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.