TBMM Başkanı Kurtulmuş; “Türkiye’nin hiçbir yerinde terör saldırısı olmuyor”
* TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak’ta Cudi Dağı’ndaki “Hz. Nuh’u Anma Merasimi” sonrası katıldığı TRT Haber canlı yayınında, Türkiye’nin hiçbir yerinde terör saldırısının olmadığına dikkat çekti.
(UHA) İnternational News Agency
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş
ŞIRNAK, 06 TEMMUZ 2026 – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak’ta Cudi Dağı’ndaki “Hz. Nuh’u Anma Merasimi” sonrası katıldığı TRT Haber canlı yayınında, Türkiye’nin hiçbir yerinde terör saldırısının olmadığına dikkat çekti.
Bunlar çok derin tartışıldı, çok uzun uzun tartışıldı. Komisyon raporunda şunu söyleyebilirim: Ne bir fazla cümle var ne bir eksik cümle var. Yani herkes eteklerindeki taşı döktü ve ortak bir ana çerçeve aslında raporda çıktı. Mesela orada ‘kritik eşik‘ diye bir tanımlamadan bahsedildi. Zaten bu süreç nasıl başladı? İmralı dedi ki; ‘Artık silahlı çatışma devri geride kalmıştır, silahlara yer yoktur. Bundan sonra demokratik bir mücadele ortamı başlayacaktır‘ dedi. Yani zaten örgüt böyle bir iradeyi ortaya koymasaydı, ‘Ben silahı bırakıyorum, örgütü tasfiye ediyorum‘ iradesi olmasaydı bütün bu süreçler başlamazdı. Öyle değil mi? Bunun başlaması mümkün olmazdı.
Dolayısıyla bu iradenin şimdi teyiden ortaya konulması, silahların hakikaten bırakıldığının bir de teyit ve tespit mekanizması… Bu da yine raporda öngörüldü. Bir teyit ve tespit mekanizmasıyla birlikte hakikaten silahlar tespit ediliyor. Bu meclisin işi değil. Bunun da tespit edilmesiyle birlikte bir çerçeve yasa. Bu çerçeve yasada söylediğimiz temel hususlar ne? Birincisi bu yasa münhasır ve geçici bir yasa olacak. Yani münfesih terör örgütü üyeleriyle ilgili bir yasa, böyle ilelebet kıyamete kadar olmayacak. Yani belli bir süre verilecek, gelip silahını bırakan, örgütsel faaliyetlerden vazgeçtiğini ilan eden mensuplar bundan istifade edecek. Asla bir af niteliğinde olmayacak, yani bir genel af niteliğinde bir yasa olmayacak”
Sürecin başarılı ve sorunsuz bir şekilde buraya kadar geldiğini vurgulayan Kurtulmuş şunları söyledi:
“Tabii yani bu süreçte zaten komisyon süreçlerinde de çok sayıda bu konuda hem kamuoyunun yanlış şekilde bilgilendirilmesine vesile olacak hem de birtakım provokasyon anlamına gelecek şeyler yapılmaya çalışıldı ama şunu söyleyelim: Zaten toplumsal bir mesele. Eskilerin tabiriyle ‘maşeri vicdan‘ yani makul çoğunluğun kabul ettiği şekilde ilerlerse başarılı oluyor. Süreç makul çoğunluğun yani toplumun çok büyük çoğunluğunun, kahir ekseriyetinin desteklediği bir şekilde bugüne kadar geldi. Onun için başarılı, sorunsuz bir şekilde buraya kadar geldi.
Bence yasal çerçevenin ortaya konulmasında da burada bizim çok dikkat edeceğimiz, hassas olarak dikkat edeceğimiz husus maşeri vicdanın hassasiyetleridir. Makul çoğunluğun kabul edeceği şekilde yapılacak düzenlemeler karşılık bulacaktır.
Ama tabii ki dünyanın en hatasız işini yapsanız bile eleştiren birileri olabilir. Bu eleştirilere karşı da makul çoğunluk zaten gerekli cevabı verecektir.
Tabii, müstakil ve süreli bir yasa olması lazım. Öngörülen, üzerinde durulan, şimdiye kadar da siyasetin ittifak ettiği hususlardan birisi de bu. Evet, ben yasanın uygulanma süresi için söylüyorum. Yani asıl olan bir an evvel silahlı terör örgütü militanlarının dönüşünü, silah bırakmasını temin etmek olduğuna göre süreyi uzatmamak lazım. Yani 6 ay, 8 ay, bir sene bilemiyorum. O oturulur, kararlaştırılır. Ama sıkı tutmakta yarar var, bir an evvel bu işin bitirilmesi lazım.
Yani komisyon çalışmaları sırasında çok güzel bir hatıraydı; hem şehit anneleri, gazilerimizin yakınlarının hem de örgüt mensuplarının annelerinin olduğu bir oturum, müşterek bir oturumda her iki taraf da şunu söyledi: ‘Biz artık çocuklarımızı değil, evlatlarımızı değil, silahlarımızı gömmek istiyoruz.’
Yani inşallah Türkiye’de silahların gömüldüğü, ortadan tamamen kaldırıldığı sadece barışın ve kardeşliğin dilinin konuşulduğu bir Türkiye’yi inşa etmemiz lazım. Bunun için tabii ki örgüt mensuplarının elindeki silahı bir an evvel teslim edebileceği bir yasal düzenlemenin olması lazım”