enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:24 BM Raporu: Dünya Su Krizi Değil, Su İflası Yaşıyor!
20:10 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız
19:41 İletişim Başkanı Duran, “Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli” programına katıldı..
19:19 Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Barış Kurulu Şartı’nın imza törenine katılmak için bugün İsviçre’ye gidecek
15:13 Azerbaycan’ın ‘Kara’ günü: Kanlı Ocak
14:40 Bayrampaşa Belediyesi’nde yolsuzluk soruşturması: 12 gözaltı
14:02 Bahçeli: “Terörsüz Türkiye adımlarının hızlanmasıyla provokasyonlar da tehlikeli ölçüde tırmandı”
13:40 Adalet Bakanı Tunç, “Bayrağımıza yönelik saldırıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve 14 kişi gözaltına alındı”
13:16 TRT’nin ‘Gökkuşağı Faşizmi’ belgeseli LGBT lobisini tedirgin etti
13:02 Kurtulmuş: Bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmıştır
12:35 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025 yılındaki faaliyetleri kitapta derlendi
12:23 9 ilde 9 organize suç örgütüne operasyon: 89 şüpheli yakalandı
11:34 İletişim Başkanı Duran, Suriye Enformasyon Bakanı Mustafa ile görüştü
11:20 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
10:44 Yılmaz: Bayrağımıza gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacak
10:29 Türk bayrağına yönelik alçak provokasyona soruşturma başlatıldı
00:56 Hollanda-Türk İş Dünyası nereye koşuyor ve yeni bir sayfa mı açılıyor?
00:39 Von der Leyen’den Davos’ta ‘Avrupa bağımsızlığı’ vurgusu
00:21 Avrupa’nın çıkmazı: Ukrayna’yı Putin’den, Grönland’ı Trump’tan korumak
00:12 Erzurum’da sokak kedileri unutulmadı!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Siyasi İrade ve Sorun Çözme Kapasitesi

Siyasi İrade ve Sorun Çözme Kapasitesi
7 Kasım 2024
46
A+
A-

Özgür Özel’in önünde yeni bir fırsat vardı. Partisinin geçmişte yaptığı siyaset tarzını değiştirerek, sorunların çözümüne yönelik alternatif politika geliştirmek. Kılıçdaroğlu’nun yapmadığını yapmak. Ancak, parti içindeki gelişmelere bakıldığında, istese bile bunları yapamayacak.

Nebi Miş | Yazar | Kriter Dergi

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü

Dün, AK Parti’nin iktidara gelişinin seneyi devriyesiydi. 3 Kasım 2002’de iktidara geldiğinde AK Parti’nin en önemli ajandası, Türkiye’nin birikmiş sorunlarına acil çözüm üretmekti.
AK Parti iktidara geldiği günden bu yana Türkiye’nin çok uzun yıllara sari sorunlarının bir çoğunu çözdü. Burada listelemeye gerek yok.

Erdoğan liderliğinde AK Parti, direnç siyasetlerini mücadele ve çözüm siyaseti ile etkisizleştirirken, kriz çözme becerisini de geliştirdi. Sorunları çözerken ortaya çıkacak siyasi maliyetleri, seçmenle geliştirdiği güven ve sahicilik ilişkisi ile aştı. Siyasal öğrenme ve biriktirdiği tecrübe ile kimsenin cesaret edemediği konularda çözüm paradigması geliştirdi.

AK Parti Türkiye’nin sorunlarına çözüm siyasetiyle bir vizyon ortaya koyarken, muhalefet partileri ve odakları tüm bu süreçlerde, genelleştirilebilecek iki farklı yaklaşım ortaya koydu.

İlki, “AK Parti ve Erdoğan bu süreçlerden de güçlü çıkarsa” endişesiyle hareket etti. Alternatif politika ya da çözüm önerileri ortaya koymak yerine direnç siyasetine başvurdu. Sorunların muhatabı olan çevreleri negatif siyasetle harekete geçirmeye çalışarak bozucu hamleleri devreye soktu.

İkincisi, İktidarın ortaya koyduğu çözüm siyasetleri karşısında, kendi partisi içinde farklı düşünen hizipleri baskılamaya çalıştı. Ayrıca, somut bir öneri ortaya koyarak sorumluluk almak istemedi.

Bugün gelinen süreçte, AK Parti ve Cumhur İttifakı, terörsüz Türkiye hedefiyle yeni bir siyasi yaklaşımı ortaya koydu. MHP lideri Devlet Bahçeli, siyasi risk alarak terörün bitirilmesi için sorunun taraflarına çağrı yaptı.

Cumhur İttifakı liderlerinin terör sorununun çözülmesi için attıkları bu adımlara karşı muhalefet partileri ve odakları, kendi çözüm politikalarını ortaya koymak yerine yine eski alışkanlıklarını tekrar ediyorlar. Sorumluluktan kaçarak, süreci eleştiri ile geçiştirme derdindeler.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni siyasi yaklaşıma ilk başta destek veren açıklamalar yapsa da partisi içindeki iktidar mücadelesini yönetemeyeceği endişesiyle gelgit yaşıyor.

Bir önceki CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin sorunları ile ilgili sürekli aynı cümleyi tekrar ederdi: “Arkadaşlarımız çalışıyor, bittiğinde kamuoyu ile paylaşacağız.” Bugünden geriye bakıldığında çalışmaların hiçbiri kamuoyuna açıklanmadı. Örneğin, CHP’nin “Kürt sorunu” olarak adlandırmaya devam ettiği mesele ile ilgili çözüm önerisinin ne olduğu hala bilinmiyor.

Özgür Özel’in önünde yeni bir fırsat vardı. Partisinin geçmişte yaptığı siyaset tarzını değiştirerek, sorunların çözümüne yönelik alternatif politika geliştirmek. Kılıçdaroğlu’nun yapmadığını yapmak. Ancak, parti içindeki gelişmelere bakıldığında, istese bile bunları yapamayacak.

Toplum, muhalefetle iktidarı karşılaştırdığında mevcut tablo şu şekilde: AK Parti 22 yıldır iktidar olmasına ve son seçimlerde oy kaybetmesine rağmen, yerel, bölgesel ve küresel siyasette sorunlara çözüm kapasitesi ve iradesi oluşturabiliyor. CHP ise, yerel seçimlerden güçlü çıkmasına rağmen, 2023 seçimleri öncesi hizipleşme ve adaylık mücadelesine hızla geri döndü.

Seçmen, çözüm kapasitesi geliştirme konusunda muhalefet ve iktidarı yeniden karşılaştırıyor. Sorunları çözebilecek adresin Erdoğan ve AK Parti olduğu yeniden pekişmeye başladı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.