enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:28
00:59 Türkiye’de geliştirilen ve üretilen Togg, Almanya’da kullanıcılarıyla buluştu…
00:57 Emine Erdoğan: Filistin halkının yanında durmak insanlık vicdanının gereğidir
00:51 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar”…
00:46 Bakan Göktaş: “15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesi yakında hayata geçirilecek”
00:35 Aralık ayında hava nasıl olacak?
00:24 Türkiye’nin dijital haritaları vatandaşların erişimine açıldı
00:23 Burhanettin Duran: Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir
00:17 İran’da geçen hafta: Öne çıkan iç ve dış gelişmeler
00:16 Trafik kazasında yaralanan polis memuru şehit oldu
00:14 Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere’deki Türklere hitap etti
00:09 Erdoğan: “Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar”…
00:04 Bakan Fidan’dan 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü paylaşımı
00:01 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün İran’a ziyaret gerçekleştirecek.
13:09 Karadeniz’de 2 ticari gemide patlama oldu
10:55 İstanbul hidrolojik kuraklık kıskacında: Her yıl daha çok su fakiri oluyor
06:58 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye’nin şu anda bir SAFE* ile iş birliği arayışı yok”
06:13 Bakan Fidan, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın raporuna göre, 14 bin civarında PKK mensubu Almanya’da bulunuyor…
04:55 Dışişleri Bakanı Fidan, “Almanya’daki Türk toplumunun hem Türkiye hem de Almanya için gurur kaynağı”…
00:59 SYS Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral, “SYS Grup bugün 30x113mm silahı üretebilen 3 firmadan biri”…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Siyasetin ‘Suriye Meselesi’

Siyasetin ‘Suriye Meselesi’
24 Nisan 2022
3.501
A+
A-

Son haftalarda ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacılar ve düzensiz göç konuları yeniden öne çıktı. Afganistan, Pakistan, İran, Irak ve bazı Afrika ülkelerinden gelen düzensiz göçmenlerle ilgili iktidar ve muhalefetin yaklaşımı temelde benzer: ‘Sınırların titizlikle korunması ve illegal göçün engellenmesi.’

 

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Son haftalarda ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacılar ve düzensiz göç konuları yeniden öne çıktı. Afganistan, Pakistan, İran, Irak ve bazı Afrika ülkelerinden gelen düzensiz göçmenlerle ilgili iktidar ve muhalefetin yaklaşımı temelde benzer: ‘Sınırların titizlikle korunması ve illegal göçün engellenmesi.’ Nitekim iktidar yetkilileri kaçak göçmenlerin yurtdışı edildiğini ve önlem alınmasaydı 10 milyonu bulacağını açıklıyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya ve transit ülke olmaktan hedef ülke konumuna geçmesi sebebiyle bu sorundan kurtulması mümkün değil. Aksine kısa, orta ve uzun vadeli olarak düzensiz göç ile mücadele etmek zorunda. Sayıları 3 milyon 768 bin olarak açıklanan Suriyeli sığınmacılar meselesi ise biraz daha farklı bir konu. Bu konu kuşkusuz 2018 seçimleri gibi 2023 seçimlerinin de ana başlıklardan birisi olacak. Esed rejiminin zulmünden kaçan ve ülkemizde geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin geleceğinin ne olacağı konusu çok yönlü bir kamusal tartışma üretiyor: İlk başta uygulanan açık kapı politikasının sorumluluğu, Suriye iç savaşında Türkiye’nin rolü, sığınmacıların nasıl/ne zaman gönderilebileceği, göçmen karşıtlığının parti siyasetine etkisi ve yabancı düşmanlığı konusu.

AK Parti iktidarının Suriye iç savaşı başladığında yürüttüğü politika sıklıkla muhalefet tarafından eleştiriliyor. İlk yıllarda sığınmacılara “açık kapı” uygulaması hedef alınıyor. Bu politikanın insani boyutu bir kenara bırakılarak AK Parti iktidarına daha ileri giden bir suçlama da yöneltiliyor. En son SP Genel Başkanı Karamollaoğlu, CHP’ye benzer bir dil kullanarak “Türkiye’nin Suriye’yi karıştırdığı” iddiasını seslendirdi. Bu iddia, Türkiye’nin Mart ile Ağustos 2011 arasında Esad ile süreci yönetmeye çalıştığı gerçeğini yok sayıyor. Suriye’de silahlı şiddetin Esad rejiminin Deraa’da iktidar aleyhine duvara slogan yazan ortaokul öğrencilerini tutuklaması ve birisini öldürmesiyle başladığını unutuyor. O dönemde Esad’a reform yaparak istikrarı ve güvenliği korumasını tavsiye eden Türkiye uzun süre muhalefete (ÖSO) destek vermedi. Suriye’nin toprak bütünlüğüne öylesine saygılı oldu ki, ancak DEAŞ ve YPG gibi terör örgütlerinin saha kontrolünden sonra 2016’da askeri operasyon düzenlemeye başladı. Muhalefetin kullandığı “Esad rejimi ile bozuşmasaydınız bu kadar sığınmacı gelmezdi” cümlesi gerçeklere aykırı ve insani düzlemden kopuk. Bugünden bakılınca Türkiye’nin şimdiki güvenlik bölgelerini (daha geniş haliyle) o zaman kurması daha iyi bir yoldu denilebilir. Gerçi, FETÖ belası varken bunun yapılamadığı başka bir gerçek.

CHP, İP ve SP’nin AK Parti’nin yirmi yıllık iktidarının diğer politikaları gibi Suriye (sığınmacılar dahil) politikasını da eleştirmesi sürpriz değil. Ancak tam bu noktada ciddi bir sorun var. 6’lı masada oturan GP ve DEVA genel başkanları o dönemin Suriye politikasında önemli yeri olan isimler. İster “Türkiye Suriye’ye karıştı” deyin, ister “Neden sığınmacılar alındı” deyin bu sorulara iktidar kadar yanınızda oturan Davutoğlu ve Babacan da cevap vermek durumunda. 6’lı masanın ortak bir program oluşturmakta zorlanacağı açık. Hatta AK Parti iktidarını eleştirirken masa ortaklarına değmeden nasıl yapacakları da ayrı bir mesele. Bu çelişki Suriye politikasıyla sınırlı değil. Dış politikanın birçok konusundan özelleştirmeye kadar birçok alanda…

CHP’nin Suriyelileri geri gönderme konusunda “Hemen göndereceğiz” yerine “2 yıl içinde” demeye başlaması bir makulleşme belirtisi. Türkiye’nin bu uzun vadeli ortak sorununda iktidar ve muhalefetin benzer politikalara varması gerekiyor. İktidar 2018’den itibaren “geri dönüş” politikasını dillendiriyor. 2016’da başlayan güvenli bölge kurma politikası hem terörle mücadeleye hem de Suriyelilerin geri dönüşüne hizmet ediyor. Türkiye halen İdlib ve güvenli bölgelerdeki askeri varlığı ile yaklaşık 5 milyon Suriyeliyi kendi ülkelerinde tutuyor. 500 bin sığınmacı da gönüllü olarak geri döndü. Sığınmacılar meselesi “uyum ve geri dönüş” politikalarının entegrasyonu ile sağlanabilir. Bu konuyu tartışırken sağduyumuzu kaybetmeyelim. Son sığınmacı tartışmalarında AK Parti’nin Suriyelileri “İslamcı bir toplum mühendisliği projesi” olarak kullandığını söyleyen bile çıktı, hayret ki hayret.

[UHA Haber Ajansı, 24 Nisan 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.