Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü soruşturmasında 10 gözaltı
* Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenildi.
UHA / İnternational News Agency
ANKARA, 08 EYLÜL 2026 – Bakan Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi’nde 2011’de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yaptı.
Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlı olduklarını belirten Gürlek, kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, geçen zamana bakmaksızın yeniden ele aldıklarını ve ulaşılabilecek her delilin izini sürdüklerini aktardı.
Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiğini anımsatan Gürlek, “Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz”
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
“Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız ve ilgili kurumlarımızla koordinasyon içerisinde, gerçeğin ortaya çıkarılması, varsa sorumluların tespit edilerek adalet önünde hesap vermelerinin sağlanması için çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. Faili meçhul cinayetlerin, şüpheli ölümlerin ve kamu vicdanında cevapsız kalan dosyaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz.”

Eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu, 2011’de Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.
Kozinoğlu, ifadesine kısa bir süre kala tutukluluğunun sekizinci ayında 12 Kasım 2011 günü cezaevinde hayatını kaybetmiş, ölüm nedeni kalp krizi olarak açıklanmıştı.
Oğlu Özel Kozinoğlu, “Babamın kalbiyle ilgili hiçbir rahatsızlığı yoktu. Öyle iddia edildiği gibi ‘uzun süreli spor ve ağır spor nedeniyle öldü’ iddiaları da asla gerçeği yansıtmıyor” demişti.
1976 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun olan Kaşif Kozinoğlu, ilk olarak 1980 yılında Özel Harp Dairesi’nde göreve başladı.
1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Tim Komutanlığı’nda İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı’nda görev yaptı.
Sonrasında ordudaki görevinden istifa edip Millî İstihbarat Teşkilatı’na girdi.
Orduda görev yaparken Orta Asya’dan sorumluydu.
Sonrasında Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan’da da görev yapan Kozinoğlu, Eylül 2010’da Hakan Fidan’ın talimatıyla “Baş Müşavir” sıfatıyla Asya Bölgesi’ne atandı.
2011 yılında devam eden Ergenekon operasyonları sırasında hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
Ancak hakkında gözaltı kararı verildiğinde MİT göreviyle Afganistan-Pakistan bölgesinde bulunuyordu.
Bunun üzerine bir askeri kargo uçağıyla Türkiye’ye döndü ve sonrasında önce gözaltına alındı, ardından da tutuklandı.
