enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:26 Türkiye-Çin Dostluğu’nun 55.Yılı ‘Medeniyetlerin Uyumu’ Konseriyle Yarın Akşam CSO Ada Ankara’da Kutlanacak
00:57 Gazeteci Emine Şeçeroviç Kaşlı, “Bosna Kasabı” Ratko Mladić’in ölümünün ardından, 3.500 sayfalık savaş günlükleri
00:56 Yıl sonu bitmesi planlanan Yarısı Bizden Projesinin süresinin 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldı
00:51 Küresel İklim Krizi Tarım, Enerji ve Ekonomiyi Tehdit Ediyor
00:44 Yeni Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ekonomi yönetimi, Türk lirası mevduatın payını artırmaya yönelik politikaları sürdürecek
00:43 Bakan Çiftçi: “Çocuklarımızın güvenliği, ailelerimizin huzuru ve şehirlerimizin emniyeti için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
00:35 Türkiye, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde 12 ülkenin işgalci İsrail’e yönelik ortak yaptırım kararından memnun
00:34 Kocaeli (UHA) Bürosu: Kocaelispor Samsunspor maçı analizimiz… Bazen Rakip Oynar; Siz Kazanırsınız…
00:31 İletişim Başkanlığı tarafından “Bağımlılığa Dur De” paneli bugün Ankara’da düzenlenecek
00:31 Gazeteci-Yazar Ali Saydam: “Avrupa’nın başkenti İstanbul…”
00:30 Kalıplara Sığmayan Bir Yaratım Hikayesi: İrem Şahinbaş “Dimension” Eseriyle Yeniden Times Square Ekranlarında Sanatseverlerle Buluştu
00:29 Yazar Mustafa Mansur: İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde giderek büyüyen kararsız seçmen kitlesi Netanyahu’nun iktidarını nasıl etkileyebilecek
00:15 Türkiye’nin yerli/milli sistemlerle donattığı ve gelişimi sürekli devam edecek imza işlerinden biri olan Çelik Kubbe, Mavi Vatan’a taşınıyor
00:13 DEM Parti’nin Türkiye partisine dönüşümü “Demokratik Cumhuriyet Hareketi”
00:10 Çin, dev bilboarlara genç zihinlere ilham vermek için ünlüler yerine bilim insanların portreleri yerleştiriyor
00:08 Macaristan hükümeti, “diplomatlar için kabul edilemez” faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle 10 Rus diplomatın ülkeyi terk etmesine karar verdi.
00:08 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olan Filenin Sultanları’nı kabul etti…
00:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz’u anlattı: İki rekât namaz kılıp yola çıktım
00:01 Gazeteci-Yazar Fuad SAFAROV: “Karadeniz’de Türk vatandaşları da öldü”
12:23 Srebrenitsa Soykırımı’nın Failine Askeri Tören! Türkiye’den Sert Tepki: “Kahramanlaştırılması Kabul Edilemez”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması gerekiyor”.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması gerekiyor”.
7 Ağustos 2026
26
A+
A-

* Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması gerekiyor. Bunun için önümüzdeki 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandırmaya gayret edeceğiz” dedi.

UHA / International News Agency

Türk savunma sanayii dünyada ilk 5'te" - Son Dakika Haberleri

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır

ANKARA, 7 AĞUSTOS 2026 – Türkiye’nin güçlü bir insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye ve Türk milletine yeniden öz güven kazandırdığını söyledi.

Kacır, yapay zekanın insanlık için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Reklam

“Gerçekten pek çok teknoloji başlığından çok daha farklı bir başlıktan söz ediyoruz. Yani çok dar bir alanda sadece bir ya da birkaç sektörü etkileyen değil, hayatın her alanını dönüştürme gücüne sahip bir başlıktan bahsediyoruz. Bu yönüyle belki elektriğe ya da internete benzetmek mümkün yapay zekayı ama bir yandan da bu dönüştürücü gücün insanlık yararına kullanılma, değerlendirilme, bundan insanlık yararına fayda üretme dışında kötücüllerin elinde büyüyor olması da insanlık olarak zannediyorum bu çağda karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdidi beraberinde getiriyor.”

Bu gerçekle yüzleşmek gerektiğine işaret eden Kacır, “Bu hakikatin farkındalığıyla kendi özgün yol haritamızı ortaya koymak durumundayız. İddialı hedeflerimiz elbette olmalı ama bir yandan da hedefe erişebileceğimiz bir yol haritasıyla hep birlikte gayret etmeliyiz.” dedi.

“Yapay zeka bu hikayede çok önemli bir başlık”

Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi’ne güç vermeye devam ettiklerine dikkati çekerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak öz yeterliliği, kritik teknolojilerde kendi imkanlarıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, üretebilen, bu alanda rekabetçi ürünleri, hizmetleri dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiası adına önemli görevleri olan pek çok kurumu da bu hedef doğrultusunda bünyesinde barındıran bir bakanlığız. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Uzay Ajansı gibi müesseseler bizim bakanlığımızın şemsiyesi altında çalışan kurumlar. Tüm bu müesseselerle Milli Teknoloji Hamlesi’ne, tabii diğer paydaşlarımızla birlikte kuvvet vermeye, güç vermeye gayret ediyoruz.” diye konuştu.

Reklam

Yapay zekanın bu hikayede çok önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Kacır, “Türkiye’nin bu alandaki milli kapasitesini geliştirmek adına neler yapabileceğimizi özellikle yapay zeka  yol haritamızla, eylem planımızla Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay dünyaya duyurmuş oldu. Yapay zeka stratejimizde dört ana başlık ortaya koyduk. ‘Fark et, istifade et, üret ve yönet’ dedik.” ifadelerini kullandı.

Kacır, her bir kavramın üzerinde titizlikle durduklarını belirterek, “Yapay zekanın kullanımı kavramını çok tercih etmedik. Onun yerine istifade etme kavramını öne çıkardık. Çünkü kullanım iyi istikamette olduğu gibi kötü istikamette de olabilir, kötüye kullanım da mümkündür ama biz değer oluşturmayı, ondan yarar sağlamayı önceliklendirdik ve bütün bu dört başlığın altında da her bir alanda devlet olarak 2030 yılına kadarki hedeflerimizi ve bu hedeflere yönelik yol haritanızı ortaya koymaya gayret ettik.” şeklinde konuştu.

“Yaklaşık 2 bin kamu veri setini Türk yapay zeka geliştiricilerinin istifadesine sunmayı amaçlıyoruz”

Bir toplumsal farkındalığa ihtiyaç olduğunu dile getiren Bakan Kacır, şunları kaydetti:

“Yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması gerekiyor. Bunun için önümüzdeki 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandırmaya gayret edeceğiz. Bu da sadece yapay zekadan günlük hayatta nasıl yararlanılabileceğini değil, aslında yapay zekanın tüm imkanlarını ve fırsatlarını, tüm sınamalarını ve tehdit risklerini bir arada kavrayabilmeye dair bir okuryazarlık programı olacak. Bazı alanlarda uygulama profesyonellerine ilişkin bir eğitim süreci yaşayacağız ve 100 bin uygulama profesyonelini hızla ülkemizde yetiştirmek istiyoruz.”

Kacır, kamunun elindeki imkanların yapay zeka geliştiricileriyle paylaşılmasının Türkiye’nin özgün kabiliyet alanlarından biri olacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Türkiye gerçekten bir ölçek ekonomisi oluşturabilecek imkana sahip. Yani ekonomik ölçeğimiz, nüfus büyüklüğümüz itibarıyla bu alanda pek çok ülkenin sahip olmadığı bir imkana, fırsata sahip olduğumuzu değerlendiriyoruz. Dünyada 80 milyonun üzerinde nüfusa sahip ve kişi başı geliri 15 bin doların üzerinde kaç ülke var diye bakacak olsak zannediyorum 5-6 ülkeden ancak bahsedebiliriz ve Türkiye bunlardan biri. Dolayısıyla büyük bir ekonomik ölçeğe sahip olmamız, aynı zamanda 80 milyondan fazla nüfusa sahip olmamız, aynı zamanda ekonomik desenimiz yani sektörel çeşitliliğimiz aslında yapay zekanın en önemli unsuru olan veri konusunda Türkiye’ye pek çok ülkenin sahip olmadığı bir fırsat penceresi açıyor. Bu fırsat penceresini özellikle kamu olarak geliştiricileri aralamayı bir misyon addediyoruz. Bunun için önümüzdeki dönemde bu yıl sonuna kadar bunların tanımlarıyla ilgili süreçleri tamamlayıp bunun da paylaşımını yapacağız.”

Yaklaşık 2 bin kamu veri setini Türk yapay zeka geliştiricilerinin istifadesine sunmayı amaçladıklarını vurgulayan Kacır, “Eğitimden sağlığa, enerjiden ulaştırmaya, finansa pek çok ülkede yapılandan çok daha hızlı netice doğurabilecek pek çok işi Türkiye’nin kendi milli yapay zeka geliştirici ekipleri ortaya koyma imkanına sahip olacaklar. Bir yandan dijital altyapıyı güçlendirmemiz çok kritik. Bu alanda da hedefimizi ortaya koyduk. Halihazırda Türkiye’de yaklaşık 250 megavat bir veri merkezi kapasitemiz var. Bunu hızla 1 gigavat düzeyine çıkarmayı amaçlıyoruz ama burada özellikle yapay zeka kapasitesini önceliklendiriyoruz.” dedi.

“Yüksek teknoloji yatırımlarına gerçekten ayrıcalıklı imkanlar ve fırsatlar sunuyoruz”

Bakan Kacır, Türkiye’de kritik teknoloji yatırımlarına yönelik HIT-30 Programı’nı hayata geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

“High Technology 30, yani 2030 yılına kadar Türkiye’nin 30 milyar dolardevlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediği yüksek teknoloji yatırımlarına gerçekten ayrıcalıklı imkanlar ve fırsatlar sunuyoruz. Yatırım teşvikleri sunuyoruz. Burada da son çağrılarımız için hem veri merkezi hem yapay zeka başlıklarına özel bir pencere, özel bir yer ayırdık. 3 milyar dolara yakın devlet katkısıyla 10 milyar dolara yakın bir veri merkezi yapay zeka yatırımını ülkemizde hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.”

Yapay zeka donanım yatırımında Türkiye’nin çok akıllıca hareket etmesi gerektiğini ifade eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu:

“Teknoloji geriden gelmekte olanlar için rahmettir. Yani bu teknolojinin kendisi içinden geçtiği devinimlerle biraz daha geriden gelmekte olanlara her zaman yeni bir imkan penceresi oluşturuyor. Bizim de her alanda teknoloji yarışında bu fırsat pencerelerine yönelmenizin akıllıca olduğunu değerlendiriyoruz. Bunu yaptığımızda şimdiye kadar daha iyi netice aldığımızı gözlemliyoruz. Bunun en iyi örneklerini savunma sanayinde müşahede ettik”

Kacır, insansız sistemlerde Türkiye’nin gerçekten dünyada öncü ülkeler arasına geldiğini vurgulayarak, “Bir havacılık ülkesi değilken, helikopter ve uçak üreten bir ülke değilken, şimdi insansız hava araçlarında, dron teknolojilerinde dünyada en ileri kabiliyetleri, aynı zamanda da pazarın büyük çoğunluğuna sahip bir ülke haline geldik. Dolayısıyla geleneksel alanlarda başkalarının ayak izlerini takip etmek, onların milyarlarca dolar harcayarak onlarca yıl içinde edindikleri kazanımları aynı yöntemlerle kopyalamaya çalışmak yerine kendi özgün yol haritamızı ve paradigma değişimine yönelik fırsatları değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Burada da özellikle donanım yatırımlarında dikkatli hareket etmeye gayret ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de dijital kapasite oluşturmanın önemine dikkati çeken Kacır, 2030 yılı itibarıyla veri merkezi kapasitesini 1 gigawatta çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

Kacır, kamu yatırımlarının en az yüzde 2’sinin yapay zeka projelerine yönlendirileceğini dile getirerek, 2030’a kadar tüm bakanlıkların yatırım programlarında yapay zeka projelerine öncelik vereceğini kaydetti.

“Kendi dil modellerimizi mutlaka geliştirmemiz lazım”

Türkiye’nin yapay zeka ekonomisi oluşturma konusunda önemli bir fırsata sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, başkalarının modellerine bağımlı kalmadan kendi çözümlerini geliştirmenin önemine işaret etti.

Kacır, yapay zeka dil modellerinin günlük hayatta yaygın olarak kullanıldığını ifade ederek, “Sizler bunların handikaplarını da çok yakından takip ediyorsunuz. Halihazırda yaygın olarak kullandığımız dil modelleri tabii bir yandan bizim aslında tırnak içinde farkında olmayan fahri geliştiricisi olduğumuz modeller. Yani bir yandan biz onlardan yararlanırken çoğunlukla onlar da bizden fazlasıyla yararlanıyor. Bunun da ötesinde aslında eğitildikleri veri kümeleri itibarıyla bir kültürel dünyaya ait bu dil modelleri.” diye konuştu.

Türkiye’nin kendi dil modelini geliştirmesi gerektiğini işaret eden Kacır, “Bizim kendi dil modellerimizi mutlaka geliştirmemiz lazım ve özellikle burada da ifade etmeye çalıştığım gibi ekonomik tarafta sektörel veri setlerine ilişkin çalışmaları hızlandırmamız lazım.” dedi.

Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı  olarak imalat sanayisine yönelik veri altyapısının güçlendirilmesine önem verdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı boyutuyla doğrudan mesul olduğumuz yönüyle imalat sanayimizin aynı veri setleriyle, aynı veri tablolarıyla konuşmasını sağlamamız ve bunun da yerli yapay zeka geliştiriciler için bir fırsata dönüşmesine imkan oluşturmamız lazım. Nihayetinde geliştirdiğimiz dil modellerinin belki toplamda onlar kadar büyük verilerle beslenmemiş, yani yaygın kullanılan dil modelleri kadar büyük verilerle beslenmemiş olsa da daha özelleşmiş alanlarda daha iyi sonuç üretebilen modeller haline gelmesine imkan sağlamamız lazım. Bizim kültürel kodlarımızla yoğun olarak eğitilmiş model olmalarını mümkün kılmamız lazım. Dolayısıyla bütün bunlar önümüzde hep beraber yürüyeceğimiz uzun bir yolculuğu ifade ediyor.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.