enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
19°C

Saadet Partisi Feda mı Ediliyor?

Saadet Partisi Feda mı Ediliyor?
5 Ağustos 2020
0
A+
A-

UHA HABER / SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ,  Ayasofya Camii’nin tekrar ibadete açılmasının, Saadet Partisi’nin Millet İttifakı içindeki konumunu zora soktuğunu açıklıyorı.

Nebi Miş | Al Jazeera Turk - Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar ... Doç. Dr. Nebi MİŞ, Parti yöneticilerinin, caminin ibadete açılmasını olumlu karşıladıklarını söyleseler de kendi tabanlarındaki coşkuya, “dostluk zarar görür” endişesi ile pek iştirak edemediklerine dikkat çekti.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Parti Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na bir televizyon programında mealen şöyle bir soru sorulduğunu hatırlatıyor: “Millî Görüş’ün lideri rahmetli Erbakan, yıllarca Ayasofya’nın ibadete açılması için mücadele verdi. Taksim’e cami yapma vaadinden dolayı, partisi kapatıldı. Başörtüsü mücadelesindeki kararlılığından milim geri adım atmadığı için kendisine siyaset yasağı getirildi. Bugünden geriye bakıldığında, Erbakan’ın hemen hemen tüm hayallerini Erdoğan gerçekleştirdi. Siz tüm bunlar ortada iken niçin Erdoğan’a ve iktidarına karşısınız?..”

Karamollaoğlu’nun bu soru karşısında önce biraz durakladığını hatırlatan Doç. Dr. Nebi MİŞ,  Karamollaoğlu’nun ardından, “evet bu dediklerinizi Erdoğan gerçekleştirdi” dedi. Sonra niye Erdoğan’a karşı çıktıklarını biraz da zorlanarak, CHP siyasetinin kavram setleri ile açıklamaya çalıştığının altını çiziyor.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, Parti yönetiminin, Millet İttifakı’ndaki yerini ve “kilit” konumunu kaybetmemek için geleneksel siyasetinden çok uzaklara savrulsa da, bugünlerde CHP çevrelerinden Saadet Partisi’nin “kullanım değerinin” sonuna gelindiğine ilişkin analizlerin yükseldiğini ifade ediyor.

“Son CHP kurultayı öncesi ve sırasında parti içi muhalefet Kılıçdaroğlu yönetimine, “ittifak düşünmekten siyaset üretemiyor” argümanı üzerinden sert eleştiriler yöneltmişlerdi” diyen Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Hatta Kılıçdaroğlu’na, kurultay konuşmasında ittifak içinde bulunan Saadet Partisi ve potansiyel ittifak adayı olan Gelecek Partisi’ni üzmemek ve bu partilerin destekçilerinden çekindiği için “kadın-erkek eşitliği”“Cumhuriyet değerleri”,  “Mustafa Kemal’in mirası” ve “laiklik” gibi konulara yeterince yer vermediği tezleri üzerinden parti çevrelerinden itirazlar yükseldi” diyor.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, bu eleştirilerin daha da artma ihtimaline karşı, CHP’nin iç bütünlüğü açısından Kılıçdaroğlu’na “Saadet Partisi’ni feda etmesi gerektiği” tavsiye edildiğini ve CHP yönetiminin ittifak siyasetine “ince ayar” yapmasının tam zamanı olduğunun da bu bağlamda dile getirildiğini aktarıyor .

Saadet Partisi’nin dünya görüşü olarak; kadın erkek eşitliği, laiklik anlayışı ve eğitim gibi birçok başlıkta AK Parti’den bile geri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nebi MİŞ, CHP’li bazı gazeteciler tarafından gündemde tutulduğunu, ne de olsa bu gazetecilerin, 28 Şubat döneminden antrenmanlı olduklarını açıklıyor.

Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Bu tartışmada esas sorusu şu: “İlk seçimde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” sloganı ile kurultay yapan ve parti yönetimini “her türlü ittifak stratejisine itiraz etmeyecek” isimlerden oluşturan Kılıçdaroğlu, parti bütünlüğünü sağlamak için Saadet Partisi’ni feda eder mi?” diye soruyor.

“Bu soruya iki değişken üzerinden cevap üretmek mümkün. İlki, Ayasofya ve İstanbul Sözleşmesi gibi farklı tartışmada Saadet Partisi yönetiminin nerede konumlanacağı ile ilgili” diye ifade eden Doç. Dr. Nebi MİŞ, “İkincisi ise, bloklar arası oy geçişkenliğinin sağlanmasında Deva Partisi ve Gelecek Partisi’nin millet ittifakı açısından “kullanım değeri”nin ne düzeyde olduğu…Örneğin Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması tartışmasında Ali Babacan, Ayasofya’da namaz kılmanın kendisinin “gençlik hayali olmadığını” söyleyerek, CHP tabanı açısından maliyetsiz olduğunu gösterdi. Yine Davutoğlu, Ayasofya konusunda Karamollaoğlu’ndan çok daha eleştirel bir yerde durdu” şeklinde altını çiziyor.

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, konuşmasını şöyle tamamlıyor:

“Dolayısıyla, Saadet Partisi’nin bundan önceki son iki seçimde gördüğü işlevin daha fazlasını Deva ve Gelecek partilerinin yerine getireceğinden emin olurlarsa, Temel Karamollaoğlu’nun Ayasofya konusunda bile sessizliği işe yaramayabilir.

Hatta Saadet Partisi’nin tabanından bir kısım seçmenin yeni kurulan partilere geçerek bu yeni partilerin güçlenmesi için farklı siyasal mühendisliklerin denenme ihtimali hiç de düşük değil.

Sonuç olarak Kılıçdaroğlu, “Erdoğan karşıtı” olmak kaydıyla herkesi “dostu” ilan etse de 2023’e kadar bu “dostluklar” epeyce sınamadan geçecek. Hem parti bütünlüğünü sağlamak hem de parti içinde yeni dönemde yükselebilecek eleştirileri biraz yatıştırabilmek ve hatta daha maliyetsiz olan yeni partileri güçlendirmek için Saadet Partisi feda edilebilir. İzleyip göreceğiz..”

HABER : Ataner YÜCE

[UHA Haber Ajansı, 6 Ağustos 2020]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.