Rusya’dan İran füzeleri iddiası
* MOSKOVA’dan Gazeteci-Yazar Fuad SAFAROV, kaleme aldığı “Rusya’dan İran füzeleri iddiası” başlıklı yazısında, Rusya’nın çok okunan gazetelerinden Moskovskiy Komsomolets’in, İran’dan atıldığı öne sürülen balistik füzelerin, Türkiye’yi savaşa çekmek için ABD tarafından düzenlenmiş “klasik bir özel operasyon” olduğunu iddia ettiğini yazdı.
* İşte detayı!…
UHA / İnternational News Agency
İSTANBUL, 19 MART 2026
Rusya’nın çok okunan gazetelerinden Moskovskiy Komsomolets, İran’dan atıldığı öne sürülen balistik füzelerin, Türkiye’yi savaşa çekmek için ABD tarafından düzenlenmiş “klasik bir özel operasyon” olduğunu iddia etti.
Gazetenin yazarı Ruslan Pankratov “Ankara için füze tuzağı. Türkiye’yi İran savaşına katılmaya kim zorluyor?” başlıklı makalesinde, Washington’un Türk semalarını tüm NATO’yu İran’a karşı savaşa çekmek için kasıtlı olarak bir zemin haline getirdiğini öne sürdü ve şunları yazdı:
“İran topraklarından fırlatıldığı iddia edilen balistik füzeler, NATO tarafından gösterişli bir reklam kampanyası için mükemmel bir bahane oldu. Füzelerin engellenmesi, çarpıcı görüntüler ve ‘her müttefiki savunmaya hazırız’ açıklamaları… Ancak bu gürültünün ardında soğuk bir hesap yatıyor: İttifak üyelerinden birine yapılan saldırıya karşı ortak karşılık verilmesiyle ilgili NATO’nun 5. maddesi hakkında Ankara’yı ilk ‘bağıran’ taraf olmaya kışkırtmak ve büyük bir savaş için meşru ortamı sağlamak.”
Avrupa’nın Orta Doğu krizinde savaşmak istemediğini ve İspanya başta olmak üzere bazı üye ülkelerin doğrudan çatışmanın gölgesinden bile korktuğunu ABD’nin gayet iyi anladığını belirten Pankratov, “NATO’da hiç kimse İran’a karşı uzun süreli bir savaşa katılarak kendi ölüm fermanını imzalamak istemiyor. Bu nedenle, ‘isteksiz bir gönüllüye’, yani topraklarına saldırıldığı için kolektif savunmaya başvurmak zorunda kalan bir ülkeye ihtiyaç var” dedi.
Yazar, Türkiye’nin bu rol için ideal bir ülke olduğunu iddia ederek, “Çatışma bölgesine komşu. Amerikan kuvvetlerinin ve taktik nükleer silahlarının bulunduğu İncirlik’e, ayrıca ABD ve NATO füze savunma sistemine entegre Kürecik’teki önemli radar istasyonuna ev sahipliği yapıyor. Türkiye’ye yapılacak saldırı otomatik olarak İttifak altyapısına da saldırı anlamına gelir. Washington’un tam olarak güvendiği şey de bu” dedi.
Amerika’nın, “Türkiye saldırı altında”, “NATO karşılık vermeli”, “Tehdit artık göz ardı edilemez” gibi söylemler kullanarak acımasız derece basit bir mantıkla enformasyon saldırısı başlattığına işaret eden Pankratov, “ABD için ideal senaryo, Ankara’nın propaganda, muhalefet ve ordunun baskısı sonunda pes etmesi ve ‘Bu saldırganlık karşısında NATO’nun 5. maddesinin uygulanmasını talep ediyoruz’ demesi” diye yazdı.
Pankratov’a göre 5. maddeyi devreye sokmak, Türk topraklarını otomatik olarak bir NATO ileri üssüne dönüştürür ve İran’ın misilleme saldırıları için meşru bir hedef haline getirir.
Pankratov, “Suriye, Irak ve İran’a komşu doğu illeri füze saldırıları, sabotaj ve terörizm tehdidi altında olacak. Tahran için yaşanacak ciddi bir yenilgi, Türkiye’ye yönelecek mülteci dalgasını tetikleyecek. ABD bu senaryodan memnun. Avrupa ve Türkiye göç, ekonomik ve sosyal kriz içinde boğulurken, Washington süreci güvenli bir mesafeden yönetecek” yorumunda bulundu.
Amerikalıların “Türkiye’yi koruma” bahanesiyle sessizce başka bir hedef peşinde olduklarını da savunan Pankratov, “Ankara yıllarca, Moskova, Tahran ve Brüksel arasındaki çelişkilerden yararlanarak denge politikası izlemeye çalıştı. Ama şimdi ABD Türkiye’yi NATO arabasına koşmak istiyor. İncirlik ve Kürecik çevresindeki herhangi bir gerginlik, otomatik olarak ABD’nin kalıcı varlığının güçlendirilmesine, yeni savunma sistemlerinin konuşlandırılmasına yol açar” dedi.
Ankara’nın bu senaryoların farkında olduğuna dikkat çeken Pankratov şöyle devam etti:
“Ankara bu nedenle direniyor. Türkiye’nin tehditlerle kendisinin ilgileneceği açıklaması bir gurur gösterisi değil, kendini koruma haykırışı. Türk yönetimi, 5. maddeye doğru bir adımın, kendisini stratejik özerkliğinden mahrum bırakacağını anlıyor. Böyle bir durumda ülke, bölgesel bir güç merkezinden, ABD’nin hedeflerini gerçekleştirmek için yararlandığı bir kullan-at kalkana dönüşür. Bu hedefler arasında İran’a güç gösterisi yapmaktan, Rusya’nın güney sınırlarında yeni bir kontrol mimarisi kurmaya kadar birçok şey var.”
ABD’nin bölgede Türkiye ile ilgili daha farklı senaryolar da üreteceğini ileri süren Pankratov, Washington’un Ankara’yı Pentagon için bir “fırlatma rampası” haline getirecek siyasi onay koparmanın peşinde olduğunu kaydetti.
Pankratov, “Bugün ‘füze tuzağı’ rolü Türkiye’ye verildi. Eğer Ankara tökezlerse, yarın cephe Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya kadar tüm bölgede ilerleyecek. İşte o zaman her şey tamamen netleşecek. Söz konusu olan, bir müttefikin güvenliği değil, Washington’un kaos alanını genişletmek ve NATO’yu savaş için bir perde olarak kullanma isteyen kaba ve kötü gizlenmiş arzusu” dedi.
Tahran’dan benzer açıklama
İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, Türkiye, Kuveyt ve Irak gibi bazı komşu ülkelere yönelik saldırıların Tahran tarafından yapılmadığını savundu.
Saldırıların arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğunu öne süren Zülfikari, saldırıların amacının İran ile komşu ülkeler arasında gerilim ve çatışma yaratmak olduğunu söyledi.
***
Yazar hakkında
Fuad SAFAROV, Rusya’da uzun yıllardır gazetecilik yapıyor. Türk-Rus ilişkileriyle ilgili çok sayıda özel haberin sahibi. Diplomasinin yanı sıra Rusya ile ilgili siyasi, askeri, ekonomi, kültür ve spor alanlarında binlerce habere imza attı. Arşiv çalışmalarıyla Türk-Rus ilişkileri tarihinden bilinmeyen belgeleri ilk kez yayımladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in her yıl sonunda düzenlediği basın toplantılarında sorduğu sorularla gündem yarattı. Azerbaycan asıllı Rusya vatandaşı.