enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
11:53 ABD SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Netanyahu mu, Batı mı?

Netanyahu mu, Batı mı?
A+
A-

TRT TÜRK yeni banner

İsrail ordusu Gazze işgalini kademeli olarak yürütürken Başbakan Netanyahu, Filistinlilerin katliamını Tevrat’tan alıntılarla meşrulaştırmaya çalışıyor.

Burhanettin Duran kimdir? Kaç yaşında ve nerelidir? Burhanettin Duran hayatı ve biyografisi - Haberler

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

İsrail ordusu Gazze işgalini kademeli olarak yürütürken Başbakan Netanyahu, Filistinlilerin katliamını Tevrat’tan alıntılarla meşrulaştırmaya çalışıyor. Hamas’ın 7 Ekim saldırısının hemen sonrasında Netanyahu’nun Yahudi teolojisine sarılarak “Vaat edilmiş topraklar” ile ilgili Yeşaya kehanetini gündeme getirme noktasına gelmesinin bölge ve dünya siyaseti için tehlikelerine geçen cuma günkü yazımda değinmiştim. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail-Filistin çatışmasının “din savaşına” çevrilme riskini görerek başta ABD olmak üzere Batı’ya “Haç-Hilal havası oluşturmayın” uyarısında bulunmasının önemini hatırlatmıştım.

Anlaşılan içeride yoğun eleştiri altında olan Netanyahu, teolojik söylemi yükseltmekten geri durmayacak. Ancak öldürülen Filistinli sayısı 8 bini aştığı halde Batı başkentlerinden Netanyahu’ya bu çatışmayı “din-medeniyet” savaşına çevirme uyarısının gelmemesi alarm verici bir durum. Dahası, 11 Eylül 2001 saldırısı sonrası “haçlı” söylemine geçen ABD’nin Afganistan ve Irak işgallerinin Ortadoğu’ya getirdiği radikalizmin acı hatıraları zihnilerde. DEAŞ işte bu zehirli ortamda ortaya çıktı.

Kendisini Siyonist olarak tanımlayan ABD Başkanı Biden’a bir de ABD Temsilciler Meclisi’nin yeni başkanı M. Johnson eklendi. İsrail’in yanında “kaya” gibi duracaklarını söyleyen Johnson, bu desteği Evanjelik söylemlerle savundu: “Hıristiyan olarak, İncil’in açıkça İsrail konusunda nerede durmamız gerektiğini söylediğini biliyorum. Tanrı’nın, İsrail’i kutsayan milletleri kutsayacağını biliyorum.”

Gazze’de ağır abluka altındaki 2.3 milyon Filistinlinin zulme uğramasına ve öldürülmesine onay vermeyi “kutsanma” vesilesi olarak gören bu zihin hakkında ne söyleyebiliriz… Demokratlarla Cumhuriyetçilerin İsrail’in yanında olmak için birleştiği bu teolojik düzlem “medeniyetler çatışması” tezini yeniden diriltiyor. Dahası, Amerikan siyasetçileri teolojik söylemlerini saklama ihtiyacı duymazken Avrupa’nın seküler siyasetçileri de suskun. Krizlerde liderlik gösteremeyen Avrupa, “seküler Batı medeniyeti” dilinin adım adım Yahudi-Hıristiyan söylem tarafından işgal edilmesine sessiz kalıyor. Washington’da masum sivillerin öldürülmesini “Savaşta siviller de ölür” diye savunan askeri zihniyet hâkim olurken BM Genel Sekreteri Guterres, “Gazze boğuluyor” feryadında yalnız bırakılıyor.

7 Ekim sonrasında yaşanan uluslararası kriz sadece İsrail-Filistin çatışması değil. BM sisteminin ve uluslararası hukukun çözülmesi ve çöküşü yaşanıyor. Batılı yöneticilerin aksine Batı şehirlerinde Filistinlilere destek veren kitleler uluslararası toplumun vicdanı olmak açısından çok değerli.

Bu vicdanı harekete geçirmek için elinden gelen her şeyi yapan ve zulme en gür sesle karşı çıkan elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan. Cumartesi günü Atatürk Havalimanı’nda 1.5 milyon insanımızla gerçekleştirdiği Büyük Filistin Mitingi’nde Erdoğan yeniden Batı’ya seslendi: “Siz yeniden bir hilal-haçlı mücadelesi mi estirmek istiyorsunuz?” Bu uyarının bazı Batı medyasında “din savaşına çağırmak” olarak değerlendirildiğini görmek çok şaşırtıcıydı. İsrail’in katliamını durdurmak bir yana bunu kutsayanlar Batı dışı dünyada Yahudi ve Batı karşıtlığını kendi Yahudi-Hristiyan söylemleri ile besledikleri yetmiyormuş gibi bir de uyarıları mahkûm ediyorlar. Netanyahu’nun açtığı yolda Batı seküler medeniyetinin köküne kezzap döküyorlar. Ne dersiniz bu teolojik savrulmadan kim daha sorumlu?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.