enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:29 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

NATO zirvesinin Türkiye için yansıması ne oldu?

NATO zirvesinin Türkiye için yansıması ne oldu?
26 Mart 2022
589
A+
A-

BRÜKSEL – UHA HABER / NATO zirvesinde Ukrayna’ya destek ve doğu kanadının güçlendirilmesi kararları çıktı. Uzmanlara göre Türkiye’nin ve Karadeniz’in İttifak için önemi artarken, Türkiye’nin denge politikası ilerde zorlayıcı olabilir.

NATO’nun Brüksel’deki olağanüstü zirvesinden Ukrayna’ya destek ve doğu kanadının güçlendirilmesi kararları çıkarken, bu çerçevede Türkiye’nin ve Karadeniz’in İttifak için öneminin arttığı, diğer yandan Ankara’nın ince bir çizgi üstünde sürdürdüğü denge politikasının ileride zorlayıcı olabileceği belirtiliyor.

İttifak’a üye devlet ve hükümet başkanlarını Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ilk kez yüz yüze getiren dünkü zirveden birlik görüntüsünün yanı sıra caydırıcılığı artırıcı bazı yeni tedbir kararları da çıktı.

24 Mart 2022'de yapılan NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi'ne katılan devlet ve hükümet başkanları

NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi’ne katılan devlet ve hükümet başkanları arasında Türkiye’yi temsilen Cumhurbaşkanı Erdoğan da vardı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Bugün müttefik ülke liderleri, Ukrayna’ya daha fazla destek verme konusunda anlaştı” diyerek, Ukrayna’nın kendini savunma hakkına yardım edeceklerini vurguladı. Stoltenberg ayrıca, NATO’nun yeni bir güvenlik gerçeği ile karşı karşıya olduğunu belirterek, özellikle ittifakın doğu kanadında daha fazla ekipman ve malzemeyle NATO’nun varlığının güçlendirileceğini ifade etti.

Doğu kanadının güçlendirilmesi ve Türkiye

NATO Zirvesi ile birlikte aynı gün içinde AB ve G7 zirvelerinin de gerçekleştirilmesi de Rusya’ya karşı “birlik ve sağlam duruş” mesajı olarak yorumlanıyor.

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan ÜlgenEkonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesiyle Avrupa’nın jeopolitik ve güvenlik çerçevesinde çok ciddi ve kalıcı bir değişim olduğunu vurguluyor.

Peki bu değişim Türkiye’yi nasıl etkiler ve NATO’nun doğu kanadının güçlendirilmesi kararı Türkiye’nin önemini artırır mı?

Ülgen, bu soruları “Bu değişim Rusya’yı yeniden bir tehdit olarak gören ve bu tehdide cevap için strateji arayan bir Avrupa’yı karşımıza çıkardı. Bu açıdan baktığımızda muhakkak ki Türkiye gibi NATO içindeki en güçlü ordulardan birine sahip ve coğrafi olarak da kritik konumdaki bir ülkenin önemi bu olaylar sonrasında arttı” diye yanıtlıyor.

Bunun son dönemde Türkiye’ye yönelik artan diplomasi trafiğiyle de görülebileceğini belirten Ülgen, doğu kanadının güçlendirilmesi ve Türkiye’nin İttifak için öneminin artmasının Ankara’nın şimdiye kadar takip ettiği denge politikasını nasıl etkileyeceği sorusuna karşılık ise şunları söylüyor:

“Türkiye’nin politikası zaten buydu. Yani Türkiye, Rusya ile NATO arasında eşit uzaklıkta olan bir ülke değil, Türkiye zaten bir NATO ülkesi. Ama tabii Türkiye’yi diğer NATO üyelerinden Rusya politikasında ayıran bir boyut vardı; o da Türkiye hala Rusya ile diplomatik ilişkilerini koruyan ve yaptırım uygulamayan bir İttifak üyesi.”

Ülgen, bunun kısmen NATO’ya da bir faydası olduğunu ve Türkiye üzerinden Rusya ile bir diyalog imkanına kavuşulduğunu, ancak uzun vadede Türkiye’nin bu durumu sürdürmekte zorlanabileceğine işaret ediyor. Sinan Ülgen, Türkiye’nin bu dikkatli tutumunun ve bir taraftan da Rusya’yı gözetmesinin ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunun önemli olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Türkiye’nin takip etmesi gereken ince bir çizgi var. Türkiye yaptırım uygulamıyor ve evet, şu anda Türkiye üzerinde (yaptırım için) çok büyük bir baskı da yok. Türkiye’nin niye bu politikayı izlediği anlayışla karşılanmış gibi duruyor. Ama tabii ki Türkiye’nin Rusya’nın yaptırımları delmesine yardımcı olan bir ülke olarak görülmemesi de lazım. Burada ince bir çizgi var ve buna dikkat etmek gerekecek.”

Güvenliğin bölünmezliği ilkesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında dikkat çektiği, “güvenliğin bölünmezliği ilkesi” ve savunma sanayi alanında Türkiye’ye yönelik kısıtlamaların kaldırılması çağrısı da Türkiye-NATO ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir husus olarak görülüyor.

Erdoğan, “Türk savunma sanayi ürünlerinin başarıları ortadayken bu alanda karşılaştığımız engellemelerin hiçbir makul gerekçesi olamaz. Savunma sanayimizin önüne bizzat bazı müttefiklerimiz tarafından konan kısıtlamaların artık kaldırılması ortak menfaatimizedir” demişti. Erdoğan ayrıca “Müttefikler arasında gizli-açık ambargoların bırakın uygulanmasını, gündeme dahi gelmemesi gerekir” diyerek, bu konudaki beklentilerini liderlerle paylaştığını ifade etmişti.

Türkiye’nin, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini alması ABD’nin CAATSA kapsamında Türkiye’ye yönelik yaptırımları hayata geçirmesine yol açmıştı. Buna ek olarak Almanya, Kanada, Fransa gibi İttifak ülkelerinin de halen Türkiye için savunma alanında bazı örtülü ve açık ambargoları bulunuyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ragıp Kutay Karacaİstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, kısıtlamaları uygulayan NATO ülkelerini eleştiriyor ve Türkiye’nin özellikle zayıf olduğu uzun menzilli hava savunma sistemi için yeterli destek alamadığı için S-400’lere yöneldiğini ve sonucunda yaptırımlara maruz kaldığını söylüyor.

“Türkiye kim? Türkiye bir NATO üyesi ve doğu kanadının da en ön savunucusu” saptamasında bulunan Karaca, ortada bir ikilem bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bunu ortaya koyduğunu belirtiyor.

Karaca, NATO’nun temel kuruluş felsefesinin “caydırıcılık, dayanışma ve herkesin eşit olduğunu gösteren oydaşma” ilkelerine dayandığını hatırlatarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) YPG’ye verdiğini söylediği desteğin bu felsefeyi zedelediğini belirtiyor.

Karaca ayrıca, “Cumhurbaşkanı ‘benim güvenliğim, senin de güvenliğin. Sen nasıl bunlara destek verirsin’ diyor. Eğer güvenliği bölecekseniz üçlü ana felsefenin dışına çıkmış olursunuz” yorumu yapıyor.

Bu arada Erdoğan’ın zirve kapsamında yaptığı ikili görüşmelerden Türkiye-Fransa-İtalya üçlü iş birliği platformunun tekrar canlandırılması kararı da çıktı. Bu platformun yeniden işler olacağını İtalya Başbakanı Mario Draghi açıkladı.

NATO Genel Sekreteri Jens StoltenbergKaradeniz’in önemi artıyor

NATO zirvesinin ortak bildirisinde Ukrayna’ya desteğin ve bu kapsamda tanksavar ve İHA (insansız hava aracı) yardımının da artırılacağı belirtildi.

Buna ek olarak Stoltenberg, İttifak’ın “Baltık denizinden Karadeniz’e kadar” güçlendirileceğini ifade ederken, “NATO liderleri caydırıcılığı artırmak için anlaştı. Doğu kanadında daha fazla askerimiz olacak. Denizaltı ve hava filomuzu güçlendireceğiz. Savaş gemileri kalıcı olarak görevde olacak” diye konuştu.

Bu açıklamaların Karadeniz açısından anlamının ne olabileceği sorusu üzerine Ülgen, Türkiye’nin şu anda Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uyguladığını belirterek, durumu şöyle aktarıyor:

“Şu anda Montrö’nün 19. Maddesi uygulanıyor. Bu madde savaşan tarafların gemileri ve denizaltılarına bir yasak getirir. Yani Rusya ve Ukrayna’ya yönelik bir yasak bu. NATO ülkeleri açısından ise iki farklı kategori var; kıyıdaş ülkelere bir kısıtlama yok, kıyıdaş olmayan ülkelerin gemilerine ise hem süre hem tonaj kısıtlaması var. Bunlar değişmeyecektir. Dolayısıyla NATO Karadeniz’de ilave varlık göstermek isteyebilir ama bu da Montrö kurallarına tabi olacaktır.”

Bu arada NATO’nun uzun dönemli yol haritası niteliğinde olan ve yaklaşık her 10 yılda bir gözden geçirilen Stratejik Konsepti Haziran ayında Madrid’de gerçekleştirilecek zirvede karara bağlanacak.

HABER : Gülsen Solaker

[UHA Haber Ajansı, 26 Mart 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.