enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:37 Bakan Kurum’dan “Sındırgı” paylaşımı: Söz verdik, sözümüzü tutacağız
00:15 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Terörsüz Türkiye raporuyla ilgili olarak,”Türkiye için hayati bir eşiği aştık”
00:12 Kocaeli’n Kartepe ilçesinde Erik Ağaçları “Yalancı Bahar”a Aldandı” Erikler yanarsa bizde yanarız”
00:11 Uzun yıllar boyunca geleneksel yöntemlere hakim olan Gayrimenkul sektöründe,Teknolojik Devrim ve Dijital Dönüşüm
00:10 Ömer Çelik: İsrail’in sınırları neresidir?
00:10 Rusya’da Bilal Erdoğan yorumları…
00:07 Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen depremlerin ardından yapılan inşaatları paylaştı
00:06 ABD’nin Güney Kafkasya Politikası ve Türk Dünyasına Açılımı
00:05 İçişleri Bakanlığı, Yalova’daki saldırıyla ilgili müfettiş görevlendirdi
00:04 TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurularda: Üniversitelerde astroloji bölümü açılması
00:03 Gastronomist Veysel KAVRAYAN’dan Ramazana özel “Gastronomi Haberleri”
00:03 Orta Doğu’da Bilek Güreşi
00:03 Devletin adını kullanarak, Sahte e-Devlet, Sahte MHRS, Sahte UYAP ve Bankalar Üzerinden Vatandaşı Soyuyorlar!
00:01 NATO’nun spot ışıkları Türk İnsansız Sistemleri’nde
00:00 Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı EHF Avrupa Kupası’nda çeyrek finalde
00:12 Su krizi enerjiyi de vuruyor: ‘Elektrik üretimi 30 yılda yüzde 25 azaldı’
00:12 Haftanın SAHA Bülteni’nden özetler
00:09 Kültür-sanat odaklı haberler
00:09 DoktorTakvimi’nden Türkiye’nin 2025 sağlık raporu
00:09 Aposto.com’un Mimari-Arkeoloji haberleri
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Muhalefet Algı Siyasetinde Sınıra Dayandı

Muhalefet Algı Siyasetinde Sınıra Dayandı
27 Nisan 2021
1.038
A+
A-

Muhalefet partileri, çok uzun süredir ‘algı siyaseti’ üzerinden farklı kampanyalar yürütüyor. En sonuncusu, ‘128 milyar nerede?’ diye bir soru sorup bunun üzerinden gündem belirleme girişimiydi.

Doç. Dr. Nebi MİŞ & SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü

Muhalefet partileri, çok uzun süredir “algı siyaseti” üzerinden farklı kampanyalar yürütüyor. En sonuncusu, “128 milyar nerede?” diye bir soru sorup bunun üzerinden gündem belirleme girişimiydi. Bu kampanyada muhalefet partileri, tartışmanın içeriğini doldurma ihtiyacı duymadılar. Ne kastettiklerini bilerek açıklamadılar. Hakikatleri itibarsızlaştırarak sonuç almayı denediler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da konuşmasında dile getirdiği gibi aslında cevabı istenen soruda, “gerçekten 128 milyar doların akıbetini anlama arayışı” yoktu. Bunu, verilen cevapları değersizleştirmeye çalışarak açıkça gösterdiler. CHP Milletvekili İlhan Kesici’nin meselenin doğrusunu bir televizyon programında açıklamasının ardından kendi partisinin destekçileri tarafından “kurguyu bozduğu” için hedefe konulması sürecinde yakından izledik.

CHP’nin öncülük ettiği muhalefet, uzun suredir bütün enerjisini kurmaca siyaset tarzına hasretmiş durumda. İktidar kanadı önemli bir icraatı açıklayacağı ya da muhalefet–taciz, tecavüz iddialarında olduğu gibi– zor bir gündemle karşılaştığı zaman, profesyonel ajanslarda oluşturulmuş içerikler bir anda gündeme sürülüyor.

Böylece, iktidar kanadının gündemi kontrol etmesi önlenmeye çalışılıyor. Kuşkusuz siyasal partilerin, iktidar ya da muhalefet olmanın ötesinde, gündemi denetim altına almaya dönük bir çabanın içinde olmaları meselenin doğası gereğidir.

Ancak gündemi nasıl belirlediğiniz, içeriğini nasıl doldurduğunuz uzun dönemli siyasetin getirileri açısından önemlidir. Siyasette sahicilikle ilişkinizi kopardığınızda ve sadece algı siyaseti ve kurmaca gündeme odaklandığınızda uzun vadede inandırıcılığınızı kaybedersiniz.

Peki bu gerçekliğe rağmen, muhalefet partileri niçin negatif söylem üzerinden soyut ve kurmaca siyasetin sınırlarını zorluyorlar? Sahicilik yitimi pahasına olguları bulanıklaştırarak, algı siyasetinin imkanlarını kullanıyorlar?

Bu soruya biri diğerinin sonucu olan iki düzlem üzerinden cevap verilebilir.

İlki, son 10 yıllık dönemde dünyada giderek yükselen “hakikat sonrası (post-truth) siyaset” tarzları ile sonuç alındığına yönelik bakış açısına dayanıyor. Hakikat sonrası siyasetle kastedilen, yalanın gerçekle bağının ayırt edilmezliğidir. Yalanı söyleyen; tereddüt etmeden, suçluluk duymadan, herhangi bir şekilde utanma duygusunu hissetmeden gerçekleri örtbas edebilmektedir. Gerçeklikten daha çok, üretilen manipülatif içeriğin kutuplaşmış toplumlarda işlevsel olduğuna yönelik inanç, hakikat sonrası siyaset tarzlarını cesaretlendirmektedir.

Post-truth siyaset tarzının sonuç almasında, internet algoritmaları ile desteklenen yalan haberlerin sosyal medya aktivizmi ile yaygınlaştırılması ve ideolojik filtrelerle yalıtılmış yankı odalarının işlevselliği önemlidir.

ABD’de Trump’ın seçimleri kazanması ve İngiltere’nin Brexit referandumu ile AB’den ayrılması, gerçeklik sonrası siyasetin imkanları üzerinden kamuoyunun biçimlendirilmesi ile açıklanan örneklerin başında gelmektedir.

Yukarıda sorunun ikinci cevabı da aslında bu bakış açısının Türkiye’de muhalefet tarafından son yerel seçimlerde ve sonrasında kötü bir şekilde kopyalanması ile ilgilidir. Şöyle ki, muhalefet profesyonelleşmiş ajans çalışmaları ile özellikle İstanbul seçimlerinde algı siyasetine yaslanan manipülatif bir strateji izledi. Bu kampanyada, batıdan ithal edilmiş popülist siyasetin tüm imkanlarından faydalanıldı. “Kampanya makinaları”ndan yararlanıldığı bizzat muhalefet blokunun kampanya yürütücüleri tarafından açıklandı. Dolayısıyla seçim sürecinde,bazı ülkelerde seçimlerinin sonuçlarına etki ettiği bilinen “darkpostlar”, “pisikolojik modelleme”, “davranış mühendisliği” ve “psikografik veri” gibi yöntemler muhalefet tarafından denendi.

Böylece, kampanya sürecinde hakikatler bulanıklaştırıldı.

Büyükşehirler, ittifak koalisyonları ile kazanılınca da kutuplaşmış bir siyasal alanda “kendi tabanıma ne verirsem sonuç alıyorum” yanılsamasına kapılındı. Dolayısıyla da aranılan yöntem bulunmuştu. Yerel seçimlerde kullanılan ve sonuç alındığı varsayılan “kurmaca siyaset” ve “manipülatif algı kampanyaları” genel merkez siyasetine de taşınmalıydı.

Taşındı da.

CHP ve İYİ Parti, yerel seçimlerde kullanılan yöntemleri genel merkez politikalarında da deniyorlar. Negatif siyaset tarzını, kutuplaştırıcı soyut eleştirileri ve kurmaca ajans içeriklerini ortaklaştırılmış bir dille siyasi alana boca ederek algı siyasetinin imkanlarını sonuna kadar kullanmaya çalışıyorlar.

Halbuki, yerel seçimleri Ankara ve İstanbul özelinde değerlendirdiğimizde başkana ve meclise verilen oyların seçmen tarafından bilinçli bir şekilde ayrıştırıldığını görmemiz gerekir. Dolayısıyla algı siyasetinin, muhalefet kampanyacılarının zannettiğinin aksine, özellikle oy tercihini farklılaştıran seçmenlerde etkili olmadığını kolayca anlamak mümkün.

Nihai kertede… Muhalefet kendi tabanının hakikatle ilişkisini bozuyor. Ajans içerikleri ile desteklenen sosyal medya aktivizmi ile seçmenini yoruyor. Yakın dönem seçimlerinde “radikal sevgi” yalanları ile iktidarı kutuplaştırmayı artırmakla suçlayan muhalefet, toplumsal ve siyasal kutuplaşmanın artık iktidara değil kendisine yaradığını öngörerek, düşmanlaştırıcı ve ötekileştirici hakaret dili ile Millet İttifakı bileşenleri arasında konsolidasyonu sürdürmeye çalışıyor.

Türkiye’de kutuplaşma ve algı siyasetinin sınırlarına çoktan gelindi.

Bundan sonraki süreçte, pozitif ve somut siyasi gündemi öne çıkaran partiye yönelik güven artar. Hizmet siyaseti açısından, muhalefet “ben iktidarda değilim bu mesele beni ilgilendirmez” diyemez. Yerel yönetimlerde muhalefet partileri, iktidarda oldukları için muhalefet konforunu bu şekilde sürdürmeleri halinde kendi tabanlarında hayal kırıklıkları artacaktır. Toplum, hizmet siyaseti ve yönetim becerisi açısından partileri karşılaştırma imkanına artık sahip. Sonuç olarak, siyasette sahicilik hala en geçer akçedir.

***

Neden https://www.uhahaberajansi.com/?

Bağımsız bir haber ajansı olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir ajans gazeteciliğini hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün  https://www.uhahaberajansi.com/’a Abone Ol.

https://www.uhahaberajansi.com/; seninle güçlü, seninle özgür!

[UHA Haber Ajansı, 27 Nisan 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.