enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
09:42 Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikler, tebliğler ve kararlar…(09.08.2026)
08:34 Kocaeli (UHA) Bürosu: DEVA Partili Sudan’dan Gazilere Destek: “Eşitlik Talepleri Görmezden Gelinmemeli”
08:19 Kocaeli (UHA) Bürosu: Mavi Vatan’da TEKNOFEST Heyecanı: Gölcük’te Tarihi Buluşma İçin Geri Sayım!
00:14 DMM, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na yönelik iddiaları yalanladı
00:12 Kocaeli (UHA) Bürosu: Gündemin önemli öne çıkan haberleri
00:11 İtalya ve Fransa bağımlılıkla mücadele için uluslararası zirve ilan etti
00:11 Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı: “İspanya bunu kendi toprağına yönelik fiili bir işgal olarak değerlendirdi”
00:10 KKTC’nde Şanlı Erenköy Direnişi’nin 62’nci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi
00:10 İletişim Başkanlığınca hazırlanan “Ayın Tarihi” dergisinin temmuz sayısı okuyucuyla buluştu.
00:10 İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi: Hürmüz’de anlaşma yakın ancak şartlar yerine gelmeli
00:08 80 yıl sonra Tuna’dan Wehrmacht askerleri ve motosiklet çıkarıldı
00:06 Van ve Afyonkarahisar’daki 2 faili meçhul cinayet aydınlatıldı
00:05 İspanya’dan İtalya’ya misilleme: Sınır kontrolleri başlatılıyor
00:05 Ağız sağlığı yalnızca dişleri değil, beyin sağlığını da ilgilendiriyor. Ağız sağlığının Alzheimer arasında dikkat çeken ilişkisi
00:04 UHA / International News Agency’nden Gazeteci Veysel KAVRAYAN: Katil İsrail’in Doğu Kudüs’teki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, topraktan sonra evlere de el koyuyor
00:03 Gazeteci-Yazar Gül KABACAOĞLU: “5 sene buradayız, yiyebildiğiniz kadar yiyin!”
00:02 UKRAYNA’dan Haberler: Ukrayna’nın dron devrimi ordudaki kadro değişikliğine rağmen sürüyor
00:02 NTO Başkanları ve Üyeleri “İş Dünyası ve Finans Sektörü Gaziantep Buluşması”nda
00:02 İnsanın Milli Duygularıyla oynayan sözde sanatçı kılıklı ne olduğu belirsiz dolandırıcı Haluk Levent’in Ahbap Derneği’nde yaşananlar
00:00 Kocaeli (UHA) Bürosu: Sapanca Gölü’nün seviyesi geçen yılın 11 santimetre üzerinde
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Litani Nehrinin Etrafında İsrail’in Yarattığı Oldu-Bitti

Litani Nehrinin Etrafında İsrail’in Yarattığı Oldu-Bitti
29 Temmuz 2026
21
A+
A-

* İsrail, Hizbullah bahanesiyle bir kez daha Güney Lübnan’da, Bekaa Vadisinde ve Litani nehrinin kuzeyinde. Bu defa tek fark Cebel Lübnan’a girmemiş olması. Ama mutlaka yüksek yerlerde de eli kolu, gözü ve kulağı vardır. Halen İsrail ordusu, Lübnan’ın güney sınır boyunca yaklaşık 10 kilometrelik derinlikte bir tampon güvenlik bölgesinde Bint Jbeil, Khiam, Beaufort Kalesi gibi bazı stratejik yerleşim yerlerini elinde tutuyor.

UHA / International News Agency

Koronavirüs sonrası ekonomi savaşlarında "uzlaşma" beklentisi

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

ANKARA, 29 TEMMUZ 2026 – İsrail, Hizbullah bahanesiyle bir kez daha Güney Lübnanda, Bekaa Vadisinde ve Litani nehrinin kuzeyinde. Bu defa tek fark Cebel Lübnana girmemiş olması. Ama mutlaka yüksek yerlerde de eli kolu, gözü ve kulağı vardır.

Halen İsrail  ordusu, Lübnan’ın güney sınır boyunca yaklaşık 10 kilometrelik derinlikte bir tampon güvenlik bölgesinde Bint Jbeil, Khiam, Beaufort Kalesi gibi bazı strateji yerleşim yerlerini elinde tutuyor. Nebatiye ve Sur Vadisi yakınlarındaysa Litani nehrini “güvenlik bölgesi” sınırı olarak kabul edip, nehrin güney ve kuzeyini denetliyor. 1970 li ve 80 li yıllarda bahane kuzeyden gelen Filistin saldırılarıydı. Şimdi artık İran yanlısı Hizbullah.

Tarih İsrailin 1948 den beri Lübnan’ı 7 kez işgaline tanık olmuş durumda. Kısa dönemli askeri müdahaleler dışında Lübnan topraklarındaki İsrail işgallerinden en uzun süreli olan ve en geniş alana yayılanı 1982 ve 2000 yılları arasında devam eden ve sadece Güney Lübnan’ı değil, zaman zaman Beyrutun kuzeyine kadar uzanan ve İsrail ordusunun Cebel Lübnanda da uzun süreli karargâh kurduğu işgaldir.

Yıllar önce bir konferansta Cebelde yazlık evi olan bir profesör meslektaşla, 1990lı yıllarda Cebel Lübnanda konuşlandırılmış olan İsrail ordusunun (IDF), Kuzey Komutanlığı’nda görev yapan ve İsrail – Lübnan ile olan sınırlarını denetleyen bir generalin ilginç sohbetlerine kulak misafiri olmuştum. Yaklaşık 20 yıl aradan sonra geçici bir barış zamanında, biri emekli öğretim üyesi, diğeri emekli bir komutan, sanki hiçbir şey olmamışçasına geçmişi benim hayret dolu bakışlarım arasında değerlendirmişti. Onlar barışın değerini sonradan takdir eden iki insandı. Tavizsiz, özürsüz ve pişmanlıklar olmadan birlikte barışı kutsamışlardı. Ama şimdi İsrail ve Lübnan bir kez daha fiilen savaşta.

İsrail'in Lübnan'da 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 2.795'e çıktı - Evrensel

Lübnana İsrail Müdahalesi Yeni Değil

En uzun işgalin 2000de sona ermesini takiben İsrail’in çekilmesi, Hizbullah’ın manevra alanını genişletince, Lübnan iç savaşı yeniden başlamış, Lübnan halkı, kendi kanında yeniden boğulurken İsrail bir süre gelişmeleri dışarıdan izlemiştir. Ancak 2006da Hizbullah’ın İsraile karşı yeniden başlattığı vur-kaça karşı, İsrail yeniden Güney Lübnana karşı bir kara harekâtı başlatmış ve işe Birleşmiş Milletler 1701 sayılı kararla müdahale edene kadar, Güney Lübnandaki birçok yerleşim yerini denetimi altına almıştır.

IDF 2023 de Gazze savaşının başlamasından sonra kuzeyde yeniden teyakkuza geçmesi ve bunun 2024de Lübnan’ın yeniden işgaliyle sonuçlanması beklenmedik bir gelişme değildi. Bir yıl boyunca İsrail yeniden güney Lübnan’ı ateş çemberi içine almakla kalmadı, sınırdaki stratejik noktaları imzalanan ateşkese rağmen elinde tutmaya devam etti.

ABD – İran- İsrail savaşı başladığında nasılsa Yemenden fazla bir ses çıkmadı. Ama harekete geçen Hizbullah, 2026 başından beri Lübnan’ın güneyini yeniden işgal etmesi için İsraile adeta yeni bir fırsat daha verdi. Şimdi IDF ülkenin güneyi, Beyrutun kuzeyi, özetle Lübnan’ın her yerini hallaç pamuğu gibi atıyor.

Yeni kara saldırılar düzenleyerek, Lübnandaki operasyonların durdurulmasını nihai barış için şart koşan İran ile anlaşma imzalanmasının önüne engel çıkarıyor. Tabii engeli tam olarak kimin çıkardığı her zaman belli değil. Ama Levantta galiba barış ve istikrarı kimse istemiyor. Bazen arabulucu olarak araya ABD veya BM girse bile bunların zaten tarafsız birer arabulucu olduğunu söylemek zor. Barışın tarafında bile olduklarını söylemek mümkün değil.

İsrail'in Bir Asırlık Stratejik Hedefi : Litani Nehri-Lübnan

Levant Nehirlerinin İncisi Litani ve Litani Harekâtının Şifreleri

Levant nehirleri, Avrupa, Amerika ve Afrikanın Nil ve Zambezi havzalarındaki, hatta Anadoludaki nehirlere benzemiyor. Başta Litani olmak üzere Hasbani, Dan ve Şeria (Ürdün) nehirlerinin yatağında akan su miktarı az, debileri düşük, etraflarındaki yerleşim yerlerinin artması ve iklim değişikliği etkisiyle bunları besleyen yer altı suları ve kar yağışları yetersiz. Ama kutsal topraklarda, her birinin başka menkıbesi olan bu nehirlerden en önemlisi olan Litani güney Lübnan’ın en değerli su kaynağı.

Bekaa Vadisi’nden doğup, Tire’nin kuzeyinde Akdeniz’e dökülen 140 km’ uzunluğundaki Litaninin bütünüyle Lübnan topraklarında akması ve ülkeye içme, sulama ve hidroelektrik enerji temin etmesi nedeniyle hayati öneme sahiptir. Nitekim Lübnan 1950’ li yıllardan itibaren Litani Nehri İdaresi eliyle nehir üzerindeki egemenlik haklarını kullanmaya başlamış, 1960’ lı yıllarda nehir üzerine Dünya Bankası destekli bir proje olarak kurulan Albert Naccache Barajı ve Karaun Baraj Gölü sayesinde, nehir sularının yıl içindeki değişimi ayarlanmaya başlandı.

Siyasi istikrardan yoksun tarihinde nice iç savaş ve işgal gören Lübnan, bu önemli su havzası sayesinde tarımsal üretiminde çeşitlenme olanağına kavuşmakla kalmadı, havzada bulunan bataklıklar, irili ufaklı dereler, sedir çamı ormanları ve cins kuş türleri sayesinde, nadir bir doğa rezervi kazanmış oldu.

İsrail Lübnan'da Kara Harekatı Başlattı İsrail ordusu, Lübnan'a yönelik “hedef odaklı kara harekâtı” başlattığını duyurdu. İsrail tarafından yapılan açıklamada, operasyonun Hizbullah'a ait askeri altyapıyı hedef aldığı belirtildi. İsrail ordusunun kara ...

İlginç olan şu ki İsrail sadece 1978 de Lübnana karşı başlattığı askeri harekâta Litani adı vermiştir (Operation Litani). Ama kuraklığın kapıyı yeniden çalmaya başladığı 2020 den itibaren, hangi bahaneyle olursa olsun, her operasyon adeta yeni bir Operasyon Litani“. Litani nehrinin İsrail’e yakınlığı ve su politikasındaki stratejik önemi jeopolitik yeni tasarruflar gündeme getirdiğinde Hizbullah saldırıları adeta İsraile yeni bir işgal daveti çıkarmakta ve onu emellerine hızla yaklaştırmakta.

Kutsal Topraklardaki Gizli Su Savaşları

Levant bölgesinde her karış toprak kutsal. Ama paylaşılamayan kaynaklar ve özellikle su yüzünden oralarda yaşayanlar adeta ilahi bir güç tarafından lanetlenmiş gibi. Litani nehrinin Kasımiye bölgesi sulama kanallarından istifadeyle geniş bir alanda, Lübnanlı çiftçiler narenciye ve muz gibi katma değeri yüksek meyveler yetiştirmekte ve bu bölgede Litani Nehri, İsrail-Lübnan sınırına neredeyse paralel olarak akmakta. Akarken de sınırın öte yanında bulunanların ağzını sulandırmakta.

Su yönetimi ve sulama teknolojileri alanında dünya şampiyonu olan İsrailin kıyıdaş ülkelerle akarsu su paylaşımı açısından sicilinin iyi olduğunu söylemek yanlış olur. Tabii kabahati tamamıyla İsraile yüklemek hatasına düşmek te doğru olmaz. Ama Lübnandan doğan ve İsraile akan Hasbani nehrinin, iki ülke arasında yıllardan beri sorun olduğu da bilinen bir gerçek.

İki ülke arasında su paylaşımı anlaşması olmadığından, su kullanımı jeopolitik sürtüşmelere yol açmakta. Özellikle, güney Lübnan için hayati önem taşıyan Wazzani pınarı, Hasbani Nehri’nin ana kollarından biri olarak yine İsrailin kendi su güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle Lübnan’ın sulama kanalları inşasını engellediği sürtüşmelerden biri. Wazzani su pompalama tesislerinin, sınır ötesi bombardımanlar sırasında hasar görmesi ve sınırdaki çatışmalar nedeniyle çekilen su sıkıntıları, İsrailin özellikle Litani nehri ve Wazzani pınarının içinden geçtiği toprakları işgal etme hevesini giderek daha fazla arttırmakta.

Endişeyi tekrarlamakta fayda var: Hizbullah İsrailin bu hevesine taşımamalı. Kutsal toprakların hepsini arz-ı mevut yani vaat edilmiş topraklar kabul eden İsrailin, bundan sonra Lübnandaki işgali bir kez daha sona erdirerek nehir havzalarından çıkması kolay değil. Bir arada barış içinde yaşamak yerine su kaynağı için savaşmak“ tarihteki referanslarıyla belki anlaşılabilir. Ama asıl amacı gizlemek, herkesi bön, âlemi sersem saymaktan başka bir şey değil.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.