enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,7540
EURO
10,3892
ALTIN
496,61
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
25°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C

Kaset kumpası ve değişen CHP

Kaset kumpası ve değişen CHP
REKLAM ALANI
18.01.2021
0
A+
A-

UHA HABER /  İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü/Akşam Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Siyasetin dilinin sadece sertleşmediğini, aynı zamanda siyasi meşruiyeti zedeleyecek bir dile dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu: Terör örgütleri arasında ayrım yapmak teröre ortak olmaktır - Son Dakika Haber

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, köşesinde kaleme aldığı ‘Kaset kumpası ve değişen CHP‘ başlıklı yazısında, Sözde cumhurbaşkanı” vurgusunda ısrarcı olanların, millet iradesini yok saymanın siyasi sorumluluğunu da üstlenmiş olduğunun altını çiziyor.

Çok sayıda seçim kaybedilse de genel başkanlık koltuğunda ısrarla oturmanın siyasi sorumluluğunu üstlenmek neyse “sözde cumhurbaşkanı” vurgusundaki ısrarcı tutumda aynı ruh halinin ürünü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Bu noktada hemen belirtelim ki, kişisel hakarete varan ifadeleri, kim tarafından kullanılırsa kullanılsın doğru olmadığına da ifade etmeliyiz. Ancak “sözde” ifadesiyle murat edilenin taşıdığı siyasi anlam farklı bir iklimin mahsulüdür” diyor.

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, uzunca bir süredir özünde Türkiye’yi dizginlemeye dayalı küresel bir projenin dayandığı dil ve yakıştırma olduğunu hatırlatıyor; “doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak, “diktatör” karalamasıdır. Buna dayalı; “Erdoğan düşmanlığı”, “Erdoğan’ı şeytanlaştırma” çabası, küresel bir projedir. Bu proje; Türkiye’nin son dönemdeki ve bilhassa 15 Temmuz küresel kaos planının bertaraf edilmesi sonrasında tam bağımsız Türkiye hedefinin verdiği rahatsızlığın örtülü ürünü” olduğuna vurgu yapıyor.

“Türkiye’nin 100 yıl sonra yeniden emperyalizme karşı verdiği mücadeleden rahatsız olanların, sözüm ona Türkiye’yi değil de sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak, gerçek niyetlerini gizlemeye çalıştıklarına tanık oluyoruz” diyen Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Fransa cumhurbaşkanı kalkıp; Sorunumuz Türk halkıyla değil Erdoğan’la’’ demesi veya yeni ABD başkanı Biden’ın, öteden beri arzu ettiği Erdoğan’dan kurtulma niyetini açığa vurması meselenin özünü saklama çabası olduğunun altını çiziyor.

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Meselenin özünün; Türkiye’nin Türkiye’den yönetilme kararlılığı olduğunun altına dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor:

“Esasen bu kararlılık zorlu bir mücadeleyle sürüyor. Sürmek zorundadır. Zira ne terör örgütlerini üzerimize salan emperyalist odaklar niyetlerinden vazgeçmişlerdir, ne de iç cephemizin bütünleşme anlayışını zedelemekten geri durmaktadırlar.

İç cephemizde siyasi partiler ve siyasi pozisyonlar bu noktada büyük önem taşıyor. Terör örgütlerinden arınmamış hiçbir siyasi kılıfı görmezden gelemeyiz. Bu noktada hukukun gereği bir yana siyasi sorumluluğu da Türkiye sevdasıyla taşımak esas olmalıdır.

Son günlerde çok tartıştığımız CHP İstanbul İl Başkanı’nın siyasi anlayışı da buna dahildir. O il başkanı ki, arkasında olduğunu söylediği, sosyal medya mesajlarındaki ifadeler, vahim bir tabloyu ortaya koyuyor”.

Mahmut Övür - BiyografyaProf. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, SABAH Gazetesi Yazarı Mahmut Övür’ün önceki günkü köşe yazısında bu vahim mesajları sıraladığını hatırlatıyor ve ondan alıntılayarak tarihleriyle  aynı şekilde sıralıyor:

Tarih 24 Nisan 2012: “Tarihte bugün: Ermeni Soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz, 19.15’te Taksim’deyiz.”

11 Ocak 2013: “İnsanlık tarihi kadın ile başlar. İnsanlık kadına yapılanlarla kaybeder, demiş Sakine Cansız. Ve insanlık yine kaybetti.”

19 Mayıs 2013: MLKP kurucularından olduğu söylenen Hasan Ocak’la ilgili tweet’i: “Hasan Ocak yaşıyor. Komutana bin selam.”

11 Mart 2014: “Devlet katil değil, seri katil.”

15 Temmuz 2016: “Tekbir getirerek, boğaz keserek mi demokrasi mücadelesi verilir. Allah’ınız sizin de belanızı versin.”

Bu tweet’leriyle ilgili il başkanı Kaftancıoğlu’nun yargı sürecinin devam ettiğini söyleyen  Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “O bir yana esasen siyasi açıdan hâlâ bu il başkanı korunup kollanıyorsa, görüşleri doğrudan genel başkan nezdinde rahatsızlık uyandırmıyorsa, o vakit bu siyasi anlayış, partinin üst yönetimi açısından siyaseten kabul edilmiştir. Bu noktada görünen odur ki; CHP’nin genel başkan değişikliğinden sonra değişen çizgisinin en somut işareti ve sembolü Canan Kaftancıoğlu’nun varlığı ve onun desteklenmesidir” diyor.

Baskılara Direnirken - Onur ÖymenProf. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, bu noktada ister istemez yine akla kaset kumpasına dayalı genel başkanlık değişiminin geldiğinin altını çiziyor ve “Bu noktada; Deniz Baykal döneminin CHP genel başkan yardımcısı Onur Öymen’in yeni yayınlanan “Baskılara Direnirken” isimli son kitabında kamuoyu ile paylaştığı çarpıcı bir bilgi dikkat çekiyor” şeklinde açıklıyor.

Kitabın 402. ve 403. sayfalarında merkezi İsveç’te olan ABD bağlantılı Silk Road Enstitüsü’nün hazırladığı Türkiye ile ilgili bir rapordan söz edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Merkezin yöneticisinin, kaset kumpasından çok önce, Deniz Baykal henüz genel başkanken Ankara’ya gelerek, Onur Öymen’i parti merkezinde ziyaret ettiğini ve bu raporu ona takdim ettiğini, 77 sayfadan oluşan bu raporda Türkiye ile ilgili gelecekte olması muhtemel 3 senaryodan söz edildiğini ve senaryolardan birinde askeri darbe ihtimalinin yer aldığını belirtiyor.

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, senaryolardan üçüncüsünün ise CHP genel başkanlığıyla ilgili olduğun aktarıyor ve şöyle diyor:

“Raporda deniyor ki; “Deniz Baykal istifa etmek zorunda bırakılır. Onun yerine Kemal Kılıçdaroğlu parti politikalarını değiştirir ve bunun üzerine Avrupa’daki bazı partiler tarafından desteklenir.” (“Baskılara Direnirken”, Remzi Kitabevi, Onur Öymen, sayfa 403)

Kitabında Onur Öymen, “zorunda bırakılır“ ifadesine dikkat çekiyor ve soruyor; “Bu bir tahmin miydi? Bir temenni miydi? Bir beklenti miydi? Yoksa Baykal’a bir gözdağı mıydı?”

Ne dersiniz?  ”

Ataner YÜCE ile ilgili görsel sonucu

HABER : Ataner YÜCE & Emekli TRT Muhabiri

[UHA Haber Ajansı, 18 Ocak 2021]

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.