KAAN’ın yeni prototipleri sahnede: Neler değişti?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, İran’ın nükleer silah geliştirmesi halinde Türkiye’nin de “kaçınılmaz olarak aynı yarışın içine çekilebileceği” yönündeki açıklaması Rusya’da yankı uyandırdı.
UHA / İnternational News Agency

ANKARA, 17 ŞUBAT 2026 – Türk savunma sanayiinin Gök Vatan’daki başrol oyuncusu KAAN yeni yıla hızlı başladı. Geçtiğimiz yıl gökyüzüyle buluşan ilk prototipten farklı olarak iki yeni platform daha hazır. Bu platformlardan biri P1 olarak adlandırılan prototip. Proje kapsamındaki asıl uçuş testleri bununla yapılacak.
İlk kez gördüğümüz diğer platform ise havacılık alanında ‘Iron Bird’ olarak bilinen uçak. Türkçeye ‘Demir Kuş’ olarak çevirmek mümkün. Bu aslında bir uçağın başta uçuş kontrol sistemi olmak üzere kritik tüm sistemlerinin ve alt bileşenlerinin tamamının test edildiği bir platform. Daha net söylemek gerekirse TUSAŞ’ın elindeki iki KAAN prototip bu yıl itibariyle fırsat buldukça uçacak. Iron Bird olarak adlandırılan platform üzerinde ise yerdeki tüm kritik testler yapılacak.

KAAN platformlarında ne tür değişiklikler var?
Elbette bu soruya cevap verirken eldeki kısıtlı imkanlarla ilerlediğimizin altını çizmek gerekiyor. Çünkü videolarda gördüğümüz bazı kesitler üzerinden yapılan değişiklikler üzerine tahminde bulunuyoruz. Çok net ve sabit fotoğraflar olmadan ya da sadece platformu detaylıca görebileceğimiz bir video izlemeden tüm değişiklikleri doğru şekilde sayabilmek neredeyse imkansız.
İlk uçan KAAN’ın hemen arkasında yer alan iki platforma baktığımızda dikkatimizi çeken ilk unsur uçağın tasarım olarak daha derli toplu bir forma kavuştuğu oluyor. Boyutun biraz kısaldığını ve ebat olarak küçüldüğünü de görüyoruz.
Elbette hepimizin dikkat kesildiği alanlardan biri burun kısmı. KAAN’ın yeni prototiplerinde burun daha dolgun duruyor. Burada elbette ASELSAN imzalı MURAD AESA Radar’a göre revizeler yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Değişimin sebebi yeni radarın eklenecek olması.
Hazır buradayken kubbe kısmına da bir parantez açmak gerekiyor. Burada da bir değişim söz konusu. Bu kısmın özel bir yapıya sahip olduğunu ve özellikle düşman radar sinyallerinin KAAN’ı etkilemesine izin vermeyecek doğrultuda geliştirildiğini belirtelim.

Yeni uçakları incelemeye devam ettiğimizde hava alıklarının da hem yerinin hem boyutunun de
ğiştiği gözümüze çarpıyor. İlk modele oranla kokpit hizasına daha yakın bir hava alığı görüyoruz.
Hem uç kısım hem orta taraf hem de arka kanat hizasında farklı küçük paneller görüyoruz. Gövdenin tamamına serpiştirilmiş bu alanların gömülü antenler olduğu üzerinde duruluyor. KAAN’da dışarı sarkan bir anten yok. Gövdeye gömülü antenler var. Bu da uçağın hem aerodinamik yapısını koruyor hem de ‘düşük görünürlük’ özelliğine ciddi anlamda fayda sağlıyor.
.png)
EOTS ve IRST yerleri hazır
ASELSAN imzalı Elektro-Optik Hedefleme Sistemi (EOTS) TOYGUN ve Kızılötesi Aram Takip Sistemi (IRST) için ayrılan yuvalar yeni prototipte net şekilde görülüyor. Bu sistemler KAAN’ın kendi yerini belli etmeden, çok uzaktaki düşman hedeflerini kolayca bulabilmesini sağlıyor.
KAAN ilk uçuşunu gerçekleştirdiğinde uçak hepimize son derece büyük ve heybetli gelmişti. Ancak bu boyutuna rağmen taşıdığı özel sistemlerin onu düşman radarın bir arı kadar küçük gösterdiğini öğrenmiştik.
Aradan geçen zamanda KAAN’ın yeni prototiplerinde yapısal bazı değişiklikler öne çıkıyor. Yeni platform bira daha küçülmüş ve ancak daha atletik bir yapıya kavuşmuş. Kanopi tek parça haline getirilmiş ve belli ki süpersonik hızlardaki hava direncinin azalması hedeflenmiş.
KAAN’ın yeni prototipinde arka iniş takımlarının daha da genişlediği ve yanlara doğru açıldığı görülüyor. Ayrıca tam arkada konuşlu iki motorun arasındaki mesafe de ilk prototipe göre artırılmış.
.png)
KAAN’ın kokpitinde TULGAR görünüyor
Dikkatli gözlerden kaçmayan detaylardan biri de kokpitin içinden… ASELSAN imzalı TULGAR bazı fotoğraflarda kendini gösteriyor. Bildiğiniz üzere bu sistem, pilotun ihtiyaç duyduğu tüm kritik uçuş ve görev bilgilerini pilotun kaskının içindeki vizöre yansıtıyor.
KAAN’ın geçtiğimiz yıl uçuşuna şahit olduğumu ilk prototipinin Haziran ayına kadar bir uçuş yapması daha bekleniyor. Yeni üretilen ikinci platformun belki bu sene içerisinde ya da en geç gelecek senenin ilk aylarında Gök Vatan’la buluşması hedefleniyor.
Bahsettiğimiz bu iki platform hava testlerine devam ederken Iron Bird olarak tanımlanan üçüncü platform ise yerdeki çok zorlu meydan okumalara yanıt vermeye çalışacak.
Günün sonunda eğer planlarda bir değişiklik olmazsa 2029 yılında KAAN’ın ilk üretim serisinin envantere girmesi bekleniyor. 2032 yılındaysa KAAN’a yerli motor entegrasyonunun tamamlanması hedefleniyor.
***
Yazar hakkında