enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
19°C

İnsanlık için en büyük tehditler neler?

İnsanlık için en büyük tehditler neler?
17 Nisan 2019
0
A+
A-

UHA Haber / İnsanlığın sonunun geleceği düşüncesi sizin için bir kabus mu? Kötü haberi verelim, insanlığın yeryüzünden silinmesi birçok farklı şekilde mümkün.

Popüler kültür, dev bir göktaşının dünyaya düşmesi veya uzaylıların istilası gibi konulara odaklansa da, bu senaryolar günümüzde karşı karşıya olduğumuz tehlikeleri görmezden gelmemize neden olabiliyor.

İşte insanlık için en büyük tehditler:

Volkanlar

1815 yılında Endonezya’daki Tambora Yanardağı patlayıp küllerini yeryüzüne saçtığında, 79 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Bu olay sonucu yeryüzüne vuran Güneş ışınlarının miktarı azaldı ve o yıl, “yazsız yıl” olarak tarihe geçti.

Tambora

Sumatra Adası’nın bir diğer ucundaki Toba Gölü’nün tarihi ise daha da karanlık.

75 bin yıl önce burada dev bir süper yanardağın patlaması, tüm dünyayı etkilemişti. Kimilerine göre, dünya üzerindeki insan nüfusu da büyük oranda gerilemişti.

Ancak fazla endişelenmemize gerek yok. 2019’da süper yanardağ patlaması ve Dünya’ya asteroid çarpması gibi doğal felaket yaşama riski yok denecek kadar az.

Büyüyen tehditler

İnsan eliyle yaratılan küresel riskler için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Ekonomik Forumu’na göre, 2019 yılının önündeki en büyük tehlike, iklim değişikliği ile bunun olası etkileri.

Birleşmiş Milletler (BM), iklim değişikliğinin çoktan ‘ölüm kalım meselesine’ döndüğü uyarısında bulunuyor.

BBC’nin tanınmış doğa belgeselcisi David Attenborough ise, “İklim değişikliği dünyanın binlerce yıldır karşılaştığı en büyük tehdit. Medeniyetlerimiz çökebilir” diyor.

salgınlar

Çin’de yapılan bir salgın testi

Aşırı sıcaklık artışı ve deniz seviyesinin yükselmesi, büyük salgınlar ve göç dalgaları, tehlikelerden bazıları.

Öte yandan, yapay zeka gibi yeni teknolojiler de giderek bizim için tehlike haline gelebilir.

Siber saldırganların koca bir ülkenin verilerini çalması ve fidye istemesinden tutun da, otonom algoritmaların farkında bile olmadan borsayı çökertmesine pek çok senaryo ortada dolaşıyor.

Nükleer savaş da, bir diğer olasılık.

Üstelik bu, küresel güçler arasındaki nükleer silah gerilimi ile sınırlı da değil. Nükleer silahlar ve geleneksel silahların birbirine karışması ve yapay zekanın nükleer savaşı daha da büyütmesi, güvenliğimizi tehlikeye sokabilir.

Bir başka büyüyen tehlike de, küresel salgınlar.

Grip salgınlarının her yıl dünyada ortalama 700 bin kişinin ölümüne, küresel ekonominin de yılda 500 milyar dolar kaybetmesine neden oluyor.

İnsan topluluklarının hem nüfus olarak artması hem de daha hareketli hale gelmesi de, salgınların daha kolay yayılmasıyla sonuçlanıyor.

Bu da 1918’de 50 milyon kişinin ölümüne neden olan İspanyol Gribi salgınını akla getiriyor.

Ancak aşı programlarının yayılması sayesinde riskleri azaltabiliriz.İnsanlık karşısındaki riskleri nasıl ölçersiniz?

  • Tarihsel ve jeolojik kayıtlara bakın. Geçmişteki süper yanardağ patlamaları ve asteoid çarpmalarını araştırın.
  • Doğal örnek vakalar bulun.
  • Bir model oluşturun. Bilim insanları iklim değişikliğinin geleceğini gelişmiş atmosfer modellemeleriyle inceliyor.

Dünya’da 8 milyara yakın insan yaşıyor ve bizler, gün geçtikçe hayatta kalmamız için gereken gıda, su, temiz hava, aynı zamanda onları mal hizmetlere çeviren küresel ekonomiye bağımlı hale geliyoruz.

Buna rağmen biyoçeşitlilik seviyesi azalırken, altyapı ve tedarik zincirlerinin aşırı zorlanması sonucu, söz konusu sistemlerin çoğu büyük zarar görmüş durumda.

İklim değişikliğinin artan etkileri, durumu daha da kötüleştiriyor.

Bu nedenle, küresel riskleri onlara neden olan felaketlerin büyüklüğü ile değil, yaşamımız için gerekli olan sistemlerde yarattığı hasarının büyüklüğü ile ölçmeliyiz.

2010 yılında İzlanda’da patlayan Eyjafjallajökull Yanardağı’nı hatırlayın. Yanardağ patlaması sonucu hayatını kaybeden olmamıştı ama Avrupa’nın hava trafiği 6 gün boyunca kapanmıştı.

Eyjafjallajökull Yanardağı'nın patlaması Avrupa'daki uçuşları durdurmuştu.

Eyjafjallajökull Yanardağı’nın patlaması Avrupa’daki ve dünyadaki uçuşları neredeyse durdurmuştu.

2017’de ise, WannaCry fidye yazılımı dünyadaki farklı kuruluşların sistemlerinin kısmen kapanmasına neden olmuştu.

Günümüzde neredeyse her şey, elektrik, bilgisayarlar ve internetin çalışıyor olmasına bağlı.

Bu sistemlerin nükleer patlama ya da güneş patlaması sonucu zarar görmesi, büyük bir hasara yol açacaktır.

KAYNAK : BBC, UHA HABER

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.