enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

İç Siyasette Suriyeli Göçmenler Tartışması

İç Siyasette Suriyeli Göçmenler Tartışması
27 Temmuz 2021
479
A+
A-

İç siyasette Suriyeli göçmenler meselesini ‘Suriyelileri geri göndereceğiz’ kolaycılığından çıkarıp insani ve rasyonel çözümleri bir arada tutan söylemlere kulak vermek gerekiyor.

Hazal DURAN & SETA Araştırmacı

2023 seçimlerine yaklaştıkça Türkiye’de iç siyasete yönelik popülizm eksenli tartışmalar da artıyor. Bu tartışmaların başında ise Suriyeli göçmenler meselesi yer alıyor. Son yıllarda Türkiye’de hem iç hem de dış siyasetin önemli gündem maddelerinden birisi olan göçmenler meselesi, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Suriyeli kardeşlerimizi huzur içinde kendi ülkelerine göndereceğiz. Allah’ın izniyle iktidar olduğumuzda Suriye konusunu, Suriye sorununu, Suriyelilerin sorununu da iki yıl içinde çözeceğim” sözleriyle tekrar iç siyasette yeni bir tartışma yarattı.

Aslında Suriyeli göçmenler meselesi 2018 yılından itibaren iç siyasette özellikle de seçimlerde sıkça gündeme gelmişti. 2018 parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Türkiye’deki bazı basın-yayın organları göçmenlere yönelik manipülatif içerikler üreterek seçimlerin seyrini etkilemeye çalıştı. “Suriyeli göçmenlerin tamamına vatandaşlık verilerek seçimlerde oy kullandırılacağı” ve “muhalefet partileri iktidara geldiği takdirde Suriyelilerin seçimlerin ertesi günü ülkelerine gönderileceği” bu içeriklerin odak noktasını oluşturdu.

Her ne kadar göçmenler eksenli tartışmaların iç siyasetteki ağırlığı artsa da Avrupa iç siyasetinde olduğu kadar seçimler üzerinde etkili olmadığı da görülüyor. Avrupa’da “mülteci korkusu” üzerinden inşa edilen popülist söylemler, özellikle aşırı sağ partilerin öncülüğünde seçimlerin temel belirleyicisi haline geldi. Her ne kadar göçmen karşıtlığı kısa vadede bu siyasi partilere oy kazandırsa da toplumsal açıdan endişe verici olaylara da yol açıyor.

Örneğin, göçmen karşıtlığının giderek arttığı Almanya’da Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Nasyonal Sosyalizm döneminin ardından iç siyasette en çok güç kazanan aşırı sağcı parti oldu ve parlamentoda ana muhalefet partisi olmaya hak kazandı. Siyasi söylemini tamamen göçmen karşıtlığı üzerinden kuran parti bu eksendeki politikalarıyla gittikçe güç kazanıyor. Göçmen karşıtı söylemin Alman siyasetinde belirleyici olması, göçmenlere karşı ciddi saldırılara yol açtı.

2020 yılında Almanya genelinde göçmenlere yönelik 1600’e yakın fiziksel saldırı gerçekleşti. Yalnızca Almanya’da değil, tüm Avrupa’da bu saldırıların artması sebebiyle BM Avrupa ülkelerine bu konuda bir çağrıda bulundu.

Dolayısıyla göçmenlere yönelik iç siyasetteki negatif ve ayrıştırıcı söylemler zaman içerisinde çok tehlikeli ve geri döndürülemez boyutlara ulaşabiliyor.

Türkiye’de göçmen karşıtlığı gerek kültürel gerekse de dini sebeplerle henüz Avrupa’daki kadar katı bir karşıtlığa dönüşmüş değil. Fakat siyasi partilerin bu meseleye yaklaşımlarında ve söylemlerinde insan hakları temelli yaklaşımı tamamen göz ardı etmesinin uzun vadede tehlikeli durumlar yaratacağı görülüyor. Yalnızca seçimlerdeki olası kazançlara odaklanmak meseleyi rasyonel bir zeminde ele almayı zorlaştırıyor. Suriyeli göçmenler meselesini toplumsal bir gerginliğe dönüştürmek kısa vadede siyasi partilere oy getirse bile oluşacak toplumsal tahribatın kontrol edilemez noktalara gelmesi endişe vericidir.

Tüm bunlardan ötürü siyasi partilerin Suriyeli göçmenler meselesinde meseleyi toplumsal gerginliğe yol açmayacak ve insan hakları boyutu göz ardı edilmeyecek eksende tartışmak gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan meselenin bu yönüne en çok vurgu yapan lider. Son tartışmaların akabinde de “Bu ülkede iktidarda olduğumuz sürece, bize sığınan Allah’ın kullarını katillerin kucağına atmayız” sözleriyle bu yaklaşımını tekrar gösterdi. Cumhurbaşkanı aynı zamanda bu hususta rasyonel bir çözüm de sunuyor. Tüm uluslararası toplantılarda Suriye’nin kuzeyinde bir güvenli bölge oluşturularak göçmenlerin büyük bir bölümünün bu bölgeye yerleştirilmesini teklif ediyor. Dolayısıyla iç siyasette Suriyeli göçmenler meselesini “Suriyelileri geri göndereceğiz” kolaycılığından çıkarıp insani ve rasyonel çözümleri bir arada tutan söylemlere kulak vermek gerekiyor.

[UHA Haber Ajansı, 27 Temmuz 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.