Güncel Eğilimleriyle Dünyada ve Türkiye’de Gri Boşanma
* SETA Toplum ve Medya Direktörlüğü’nde araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren Cenk Beyaz ve araştırma asistanı Beyza Ekici, birlikte hazırladıkları “Güncel Eğilimleriyle Dünyada ve Türkiye’de Gri Boşanma” başlıklı bu analizde, boşanma olgusunun temel dinamikleri incelenmekte ve son yıllarda artan özel bir alan olarak “gri boşanma” kavramının ulusal ve uluslararası eğilimleri ele alınıyor.
UHA / International News Agency

Analiz: Cenk BEYAZ & Beyza EKİCİ
Bu analizde, boşanma olgusunun temel dinamikleri incelenmekte ve son
yıllarda artan özel bir alan olarak “gri boşanma” kavramının ulusal ve uluslararası eğilimleri ele alınıyor.
50 yaş ve üzerinde olanların boşanma süreçleri için kullanılan gri boşanma kavramı oran olarak Türkiye’de anlamlı bir yükseliş seyrini sürdürüyor.
2001’de tüm boşananlar içindeki bu oran kadınlar için yüzde 6,8 ve erkekler için yüzde 11,7 iken 2025 verilerine göre ise kadınlar için yüzde 11,4 ve erkekler için ise yüzde 19,7 seviyelerine ulaştı.
Yükselen eğilimin daha iyi anlaşılmasını hedefleyen bu analizde, orta yaş ve üzeri yetişkinlerde giderek artan boşanma eğilimlerinin nedenleri ortaya koyulmakta ve bu sürecin ekonomik, psikolojik ve sosyolojik sonuçları değerlendiriliyor.
Türkiye ve dünya örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmeler, gri boşanmanın küresel ölçekteki yaygınlığını da görünür kılmaktadır.
Bu analiz yalnızca konuya ilişkin durum tespitiyle sınırlı kalmayıp gelecekteki politika ve hizmetlerin tasarlanması ve uygulanmasına yönelik rehberlik sağlamayı da amaçlanıyor.
Bu doğrultuda genç ve yaşlı nüfus arasındaki farklı dinamikler, sosyal destek sistemleri ve ekonomik kaynakların gri boşanma üzerindeki etkileri de dikkate alınarak bütüncül bir perspektif sunuluyor.
GİRİŞ
Aile, çoğu durumda aynı çatı altında birlikte yaşayan, gelirlerini paylaşan, evlilik ve kan bağlarıyla birbirlerine bağlı bireylerin oluşturduğu yasal, toplumsal ve ekonomik bir kurumdur. Ailenin güçlü ve dirençli olması, korunması ve desteklenmesi için başta bireyler ve devletler olmak üzere sivil toplum kuruluşları da amaçları çerçevesinde eylemler ve faaliyetlerde bulunmaktadır.
Türkiye’de nüfusun diri tutulması ve ailenin korunup güçlendirilmesi maksatlarıyla ilk olarak 2025 yılının “Aile Yılı” ve beraberinde 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan edilmesi ve bu bağlamda bir vizyon belgesi ile ailenin geleceğine verilen önem
ön plana çıkmaktadır.
Zaman geçtikçe, toplumsal yapılar dönüştükçe ve sosyalleşme süreçleri bağlamında dünyaya daha fazla bağlanıldıkça ailenin yapısı da değişmektedir. Toplumsal değişimlerle birlikte evliliğe yönelik bakışın ve bu doğrultuda evliliğe atfedilen anlamın değişmesi, evlilik dışı birlikte yaşama (cohabitation) deneyimlerinin ortaya çıkması, ekonomik faktörler, aile içi iletişim ve duygusal doyumun da daha
fazla ön plana çıkmasına neden olmuştur.
Evlilik birlikteliği ile başlayan aile kurma süreci; çocukların dünyaya gelmesi, evden ayrılmaları, emeklilik dönemleri ve ölümler ile farklı kırılma anlarından geçmektedir. Kadın ve erkeğin bu birliktelik içerisinde zaman zaman yaşanan çatışma ve problemlere çözüm bulamamaları, bulunan çözümlerin ise kısa vadeli olması, evlilik içi dinamiklerin bozulması, dışarıdan olumsuz müdahaleler gibi
pek çok faktör boşanmalara sebep olmaktadır.
Farklı sebeplerle ortaya çıkan boşanmalardaki en önemli hususlardan biri de boşanma yaşlarıdır. Veriler, evliliğin ilk dönemlerinde dolayısıyla erken yaşlardaki boşanmaların daha fazla olduğunu söylemekle birlikte son yıllarda “gri boşanma” (gray divorce) adı verilen 50 yaş üstündekilerin boşanma eğilimlerinin arttığını da göstermektedir.
Bu noktada gri boşanmaların nedenlerini ortaya koymak ve sürecin ekonomik, psikolojik ve sosyolojik sonuçlarını değerlendirilmek gerekmektedir. Türkiye ve dünya örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmeler sonrasında konuyla ilgili gelecekteki politika ve hizmetlerin tasarlanması ve uygulanmasına yönelik rehberlik sağlamak da mümkün olabilecektir.
BOŞANMA NEDENLERİ VE GRİ BOŞANMA
Bu bölümde boşanma ve nedenleri ana hatlarıyla ele alındıktan sonra gri boşanma konusu incelenmektedir.
ANA HATLARIYLA BOŞANMA VE NEDENLERI
Birçok kaynakta kültürel farklılıkların evlilik süresini azalttığı ve boşanma riskini artırdığı, farklı kültürel değerlerin aile birliğinin devamını etkilediği belirtilmektedir. Hukuki açıdan ise toplumsal düzeni sarsan aldatma, zina, her türlü şiddet, hayata kast veya haysiyetsiz hayat sürme gibi durumlar, evlilik birliğinin temelden sarsılması olarak görülmekte ve bu türden olumsuz durumlar boşanma nedeni olarak sayılmaktadır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğiyle gerçekleştirilen ve 2021’de yayımlanan Türkiye Aile Yapısı Araştırması verilerine göre boşanmanın nedenlerine bakıldığında yüzde 32,2 ile sorumsuz ve ilgisiz davranma en yüksek orana sahiptir.
Bunu takiben yüzde 14,1 ile aldatma, yüzde 9,8 ile evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama, yüzde 8,1 ile dayak/kötü muamele ve yüzde 8 ile aile büyüklerinin aile içi ilişkilere karışması ilk beş nedeni oluşturmaktadır. Bu çerçevede boşanmanın sebepleri bireylerin kişisel özellikleri ve ilişki dinamiğinden kaynaklanan faktörler ile toplumsal yapıya bağlı olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır.
Bireysel boyutta sorumsuz tutumlar, aldatma ve şiddet gibi davranış biçimleri belirleyici olurken toplumsal düzeyde ise ekonomik koşullar, kültürel normlar ve aile büyüklerinin evlilik üzerindeki etkileri gibi yapısal faktörler boşanma sürecini şekillendiren önemli nedenler arasında bulunmaktadır.
Boşanmanın önündeki hukuki engellerin kalkması, boşanma söyleminin eskiye kıyasla sıradan hale gelip normal karşılanıyor oluşu, aile ve evliliğe dair geleneksel normların bu çerçevede dönüşmesi boşanmayı kolaylaştıran unsurlar olarak Türkiye’de boşanma sayısı ve kaba boşanma hızı gibi göstergelerde oransal bir artışı da beraberinde getirmektedir.
TÜİK verilerine göre 2001’de binde 1,41 olan kaba boşanma hızı 2025 itibarıyla binde 2,26 ile son yılların en yüksek oranına ulaşmıştır. 2001’de 91 bin 994 olan toplam boşanma sayısı 2025’e gelindiğinde 193 bin 793’e yükselmiştir.
2025’teki boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk 5 yılı içerisinde, yüzde 30’u ise 16 yıl ve üzeri süreye sahip evliliklerde meydana gelmiştir.
Veriler, uzun süreli evliliklerin sonlanması olan ileri yaştaki boşanmaların hem boşanma sürecinin hukuki olarak kolaylaşması hem de toplumda boşanmaya yönelik algıların değişimi ile toplam boşanmalarda büyük bir orana tekabül ettiğini göstermektedir. (Gri Boşanma)