Gazeteci Gül KABACAOĞLU: Sermaye piyasalarındaki fon krizi: “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ekonomik yolsuzluğu, gaspı”
* İzmir’den Gazeteci-Yazar Gül KABACAOĞLU yazdı: : Sermaye piyasalarındaki fon krizi: “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ekonomik yolsuzluğu, gaspı”…
Gazeteci-Yazar* Gül KABACAOĞLU
İZMİR, 26 Eylül 2026 -AK Parti iktidarı yine göz göre göre, bütün ulusal ve uluslararası kuruluşlar farkındayken, Mehmet Şimşek toplantılarda bu sorunla ilgili beyanlarda bulunurken binlerce vatandaşımız göz göre göre mağdur edildi.

Ekonomik verilere bakıldığında, asgari ücrete ocak ayında yapılan yüzde 27 zam eridi, hedefler tutmadı, asgari ücretlinin geliri, yılın yarısı gelmeden eridi, iktidar ekonomideki bu sorunları görmezden geldi. “Onları dinlersek ‘Ekonomi büyüdü’ diyorlar. Ancak vatandaşa sormak kimsenin aklına gelmiyor”.
Kriz nedeniyle vatandaşlar borçla geçinmeye çalıştı, tüketici ve bireysel kredi borcu 6 trilyon 973 milyar liraya yükseldi, yalnızca ücretliler değil, esnaf, KOBİ’ler ve küçük işletmeler de borç içinde.
Buradan vatandaşlarımıza sesleniyom: Sizin işsizliğinizin, sizin ekonomik sıkıntılarınızın, sizin geçim derdinizin sorumlusu AK Parti iktidarıdır. AK Parti iktidarı değişmeden bu sorunların değişme şansı yok. Onların tek bir gerçeği var: Kendi yanında, yandaşında olanların zenginleşmesi”.

Halkın geçim sorunu çektiği ancak iktidarın kendi içinde çekişme halinde. “AK Parti iktidarının içerisindeki yapıların birbiriyle olan çekişmesini izliyoruz. Zenginler zenginlerle yarışıyor, öyle görünüyor. Ama bu yarıştan ne yazık ki vatandaşlarımız faydalanamıyor. 8 ayda ülkenin gelirlerinin de faize akıtıldığını hep birlikte takip ettik. Ağustos dönemine kadar merkezi yönetim bütçesi 1 trilyon 308 milyar lira açık verdi“.
“TASARRUF BÜTÇEYE YANSIMIYOR”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, “tasarruf ediyoruz” dediğini, tasarruf tedbirleri yayımladığını, bir sürü tedbir aldığını medyada duyuruz.
Ama gelinen nokta itibarıyla o tasarruf bütçeye yansımıyor. Bütçe açığı her geçen gün büyüyor. 1 trilyon 308 milyar liralık açık veren bütçemiz aynı zamanda o ilk 8 ayda 2 trilyon lira faiz ödemiş durumda. Faiz batağına batmış, batık bir esnaf gibi şu anda ülkeyi yöneten bir irade var karşımızda. Tabii yeni tedbirler almışlar. Mehmet Şimşek’i tebrik ediyorum, yine çözümü vatandaşımıza, garibanımıza, işsizimize kesmiş durumda.
KPSS atamalarında tasarruf yapacağını ifade etti. Ve şimdi görüyoruz ki zaten yeterli atama yapamayan, milyonlarca başvuru olmasına rağmen 80 bin-100 bin civarında atamayla bu gençlerin umutlarını bir sonraki yıla, bir sonraki yıla bırakan iktidar, şimdi umutlarını da elinden almak istiyor.
Tasarrufu gençlerin atamasından yapacakmış. Mehmet Şimşek program rüştünü ispatladı mı? Bir çıkıp cevap versin isterim. Soruyorum ona programınız rüştünü ispatladı mı? Bana soruyorsanız öyle değil. Ben sokakta vatandaşlara soruyorum, onlar da burada rüştü ispatlanmış bir program görmüyor.
Geldiğinizden beri ne faizde ne ekonomide ne enflasyonda anlamlı bir değişim yapamadınız ama açtığınız yara ve tahribatı anlatmakla bitmez. Vatandaşlarımıza kemer sıkmayı öğütlüyorsunuz; önce bu faiz faturasının açıklanması gerekiyor. Faize geldiğinde 2 trilyon lira faiz borcu ödeyebiliyorsunuz ama vatandaşlara geldiğimizde kaynak yok! Emekliye gelince ‘Kaynak yok‘ diyorsunuz, asgari ücretliye gelince “Denge bozulur, daha fazla zam yapamayız” diyorsunuz. Çiftçiye desteğe gelince ‘Bütçe imkânlarımız sınırlı, size daha fazla destek veremeyiz‘, esnafa gelince ‘Mali disiplin uygulamak zorundayız.’ Peki faize gelince bu kaynak nereden bulunuyor? Milletin vergileri nereye gidiyor? Çıkıp açıklamak zorundasınız. Yanlış ekonomik tercihlerinizin faturasını vatandaşımıza ödetemezsiniz. Her mağdurun talebine bir cevabınız var ama yapmış olduğunuz kötü uygulamalara yönelik bir açıklamanız yok.
Sermaye piyasasında yaşanan fon krizine tekrar döneyim.
Yine bir yandaş, yine bir yandaşın kayrılması üzerine yürüyen bir kriz. Günlerdir bunu tartışıyoruz ve ne yazık ki anlamlı bir sonuç da alamıyoruz. Deniyor ya işte: ‘Sonuna kadar gidilecek.‘ Sonu neresi? Nereye varacaksa bu operasyonlar devam edecek. Peki bu konu buraya gelene kadar aklınız neredeydi? Bu işin sonuna kadar gitmenize gerek yok, bu işi başından durdurmanız gerekiyordu. Ama siz şimdi vatandaşın gözünde bir kahramanlık destanı yazmaya çalışıyorsunuz. Bir yolsuzluk tespit edilmiş, bir usulsüzlük tespit edilmiş. Bunu da aylar öncesinden, yıllar öncesinden tüm dünyanın gözü önünde, kamu kurumlarının beyanlarına, savcılığın suç duyurularına, uluslararası piyasaların uyarılarına rağmen göz yumulmuş. Şimdi sonuna kadar gidecekmişsiniz! Başında aklınız neredeydi? Vatandaş sorar, biz soruyoruz. Çıkıp ‘Biz bu işi bilemedik, onun yakınıydı, buna göz yumduk, onun kaynağını büyütelim diye uğraştık‘ demiyorsunuz. O gençlerin milyarlarca liralık servete ulaşmasını nasıl sağladıysanız, sokakta bekleyen işsiz gençlerimiz için de aynı hassasiyetle ve aynı özenle çalışmaya ve mücadele etmeye sizleri davet ediyorum.
“kriz önceden biliniyorsa neden müdahale edilmedi? Krizin maliyeti kamuya mı yüklenecek? Görevini ihmal eden sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılacak mı?”
Kamuoyunu rahatlatacak bir açıklama bekleniyor.