Gazeteci Cengiz ERDİL yazdı: İklim zirvesinin ardından
* Mavi gezegenin tahmin edilen ömrü insan eliyle kısalıyor. Bu bilinmeyen bir şey değil. Son 300 yıldır dünya kaynaklarını hor kullanmanın binlerce örneğini burada sıralayabiliriz.
* Detayı haberimizde!
UHA / İnternational News Agency
Gazeteci – Yazar* Cengiz ERDİL
İSTANBUL, 01 ARALIK 2025
Mavi gezegenin tahmin edilen ömrü insan eliyle kısalıyor. Bu bilinmeyen bir şey değil. Son 300 yıldır dünya kaynaklarını hor kullanmanın binlerce örneğini burada sıralayabiliriz.
Neredeyse 40 yıldır ülkelerin temsilcileri çevre sorunlarıyla ilgili zirvelerde bir araya geliyorlar ama nafile… Öncelikle sanayi ve petrol üreten ülkeler çevre sorunlarına ayak sürüyor. Trumpgillerin küresel ısınma ve iklim değişikliği konularını ciddiye aldığı söylenemez. Liderler değiştikçe çevre politikaları da değişiveriyor. Mesela; Bolsonaro dönemindeki çevre karşıtı politikalardan sonra Lula, Brezilya’yı iklim müzakerelerine geri döndürdü. Dünyanın da önemli bir sorunuydu ve Başkan Lula, Amazon’daki ormansızlaşmayı azaltma garantisi verdi.
Brezilya’da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansına (COP30), bizim medyamız yine ilgi göstermedi. Sadece “Ormanlarımız ve topraklarımız satılık değil” diyen Amazon yerlilerinin gösterisi ekranlara düştü.
Küresel zirvenin 30. toplantısında, emisyon azaltımı, iklim finansmanı, küresel karbon piyasaları, adil geçiş, yerel katkı ve uluslararası iş birliği gibi konularda havanda su dövüldü. Oysa uzmanlar dünyanın can yakıcı sorunlarını raporlar halinde zirveye sundular. Mavi gezegen; insan atıklarıyla yok olma merdiveninin neresindeydi? Bu sorunun yanıtı aranırken, COP 30 kararlarında “fosil yakıtlardan vazgeçmeyi” öneren plan yine kabul edilmedi. Ormansızlaştırmanın sonlandırılması için önerilen yol haritasının yüzüne bile bakılmadı. Oysa bu yeşil dünyanın çevre anayasasında ilk madde olacaktı.
2026 ZİRVESİ TÜRKİYE’DE YAPILACAK
Brezilya’daki zirvede COP31’in Türkiye’de yapılması kararı alındı. Bu konuda üç yıldır Avusturalya ile çekişen ülkemiz, zirveye ev sahipliği yapacak. Zirvenin ana mekanı Antalya olacak. Malum; suları tükenen Göller Bölgesi ve obruklar diyarı Konya Ovası Antalya’ya yakın sayılır; misafirler için iyi bir gezi rotası olur. Daha da gezelim derlerse; turizm ayağıyla betonlaşan Akdeniz kıyılarında bir kahve molası iyi gider.
Betona gömülen bereketli ovalar, yanan orman alanlarından sonra rotayı hafif sağa kırarlar. Karşılarında niteliksiz kömür için yok edilen Akbelen Ormanları…Biraz yukarıda; bir zamanlar oltaların çipura ile dolduğu İzmir Körfezi’nin içleri acısı halini görürler. Gezi rehberi çevre bakanının “ suçlu İzmir Belediyesi biz hortumla su tutuyoruz!” şeklindeki, bilimsel açıklamasına kulak verirler.
Daha ileride çok çevreci geçinen Kanada’nın bir firmasının 300 bin ağacı katlettiği, maden şirketlerine parsel parsel ruhsatlanan Kazdağları iklim gezisi için eşsiz doğa parçasıdır.
Ve de İstanbul. Anlatmaya kelimeler yetmez. “Bize bir boğaz yetmedi, ikincisini yapıyoruz. Karşınızda Kanal İstanbul…”
Konuklarımız, Ege ve Marmara ağırlıklı bu rotayı ancak kat ederler. Karadeniz’deki dere yağması ve Anadolu’nun hemen her bölgesindeki taş ve maden ocaklarının iklim ve çevre üzerindeki etkilerini göremeyecekler. Artık bir dahaki iklim zirvesine!