enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
14:39 ABD, İsrail, İran savaşından son gelişmeler…UHA / İnternational News Agency’nda
13:44 Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl içerisinde hizmete alınacak”
13:06 Haluk Özsevim: AKRA Gran Fondo, sadece bir yarış değil, bir yaşam tarzı
10:31 Rusya’dan İran füzeleri iddiası
00:31 İran Krizi ve Türkiye’nin Diplomatik Rasyonalitesi: Normsuzluk Çağında İtidal
00:04 Mısırlı Yazar-Araştırmacı Prof. Ahmed El-Cendi yazdı: İsrail-ABD, İran savaşı sürecinde İsrail Türkiye’den Ne İstiyor?
11:38 Savaş Gölgesinde Ramazan Bayramı
07:46 Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500 bebek Down sendromu ile doğuyor
07:43 Hollanda’dan Mektup Var…Dünyanın Kahpeliği: Adalet Güçlüye Var, Zayıfa Yok!
07:26 İran Neden Zayıfladı Ama Yenilmedi?
07:10 Evlilik ve boşanma konutun kaderini değiştiriyor: Hane dönüşümü dönemi
05:10 MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Bölgesel fırtınaların ortasında savrulan ülkeler tarih sahnesinde iz bırakmaz”
00:59 İran koridorlarının en stratejik ismi, nükleer dosyaların mimarı Ali Laricani kimdir?
00:41 İstiklal Marşı Siyaseti: Milli Menfaat ve Muhalefet
00:41 ABD Başkanı Trump yönetimi, İran’ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti…
00:28 Kürşad Zorlu,”Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur”
00:28 İzgaz’dan o iddiaya yanıt: Mühürlenen sayacı kullandığı için…
00:08 Made in EU Nedir?
00:02 Turizme savaş darbesi
11:00 ABD Başkanı Trump, İran saldırıları nedeniyle Çin ziyaretini erteledi
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Diplomasiyi Yeniden Sahiplenmek

Diplomasiyi Yeniden Sahiplenmek
16 Nisan 2025
23
A+
A-

* İlk düzenlendiği yıldan bu yana forumu yerinde takip eden bir akademisyen olarak, ADF’nin her yıl daha da etkili hale geldiğini söyleyebilirim.

* Detayı haberimizde!…

UHA / İnternational News Agency

ANKARA 16 NİSAN 2025 – Türkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce Doç. Dr. Nebi Miş “AK Parti Hem İç Hem De Küresel Konjonktürü ve Değişimleri İyi Okuyor, Siyasetini Buna Göre Güncelleyebiliyor”, Söyleşi Ferhat Pirinççi | Kriter DergiTürkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce kuruluşu olan SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Diplomasiyi Yeniden Sahiplenmek” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Üç gün devam eden Antalya Diplomasi Forumu’ndaydım. Mümkün olduğu kadar, panelleri takip etmeye çalıştım. İlk düzenlendiği yıldan bu yana forumu yerinde takip eden bir akademisyen olarak, ADF’nin her yıl daha da etkili hale geldiğini söyleyebilirim.

Bu yıl, toplamda 155 ülkeden 6 binin üzerinde konuğun katıldığı forumda, 21 devlet ve hükümet başkanı, 70’in üzerinde bakan, hükümet ve devlet başkanı yardımcısı ve 61 de uluslararası üst düzey kuruluşun temsilcisi yer aldı.

Katılımcı sayısı ve çeşitliği açısından yoğun bir ilginin olduğu ve dördüncüsü düzenlenen ADF’nin, artık kendi alanında kısa süre içinde uluslararası bir marka haline geldiğini tespit etmek mümkün.

Trump Amerika’sında gümrük tarifelerini artırdığı, dördüncü yılana giren Ukrayna-Rusya savaşını sonlandırmaya yönelik görüşmelerin sürdüğü, Suriye’de istikrarı sağlayacak adımların hızlandığı, Gazze’de maalesef soykırımın devam ettiği bir dönemde gerçekleşen formun ana teması, “Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek” üzerineydi.

ADF, her yıl diplomasi temasının farklı bir yönünü öne çıkarmakta. Bu bağlamda, Türkiye’nin dış politika vizyonunun temel belirleyicilerinden bir olan, girişimci ve insani dış politikasının bir yansıması olarak forumun düzenlendiğini belirtmek gerekir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış konuşmasında bu hususun bir kez daha altını çizerek, “Türkiye son yıllarda, diplomasinin insani, girişimci ve geleceğe yönelik plan yapabilme kabiliyetini öne çıkardığını” belirtti. Bu diplomasi anlayışının hakim kılınabilmesi için yıllardır sürdürülen çabaların bir mottosu olan “Dünya beşten büyüktür. Çünkü insanlık beşten büyüktür” mesajını bir kez daha tekrarladı.

Kapanış oturumunda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tüm forum boyunca diplomasinin “sadece kriz anlarında başvurulan bir araç değil aynı zamanda dönüştürücü bir akıl ve onarıcı bir irade olduğunu” vurguladıklarını belirtti. Türkiye yıllardır bu anlayışın bir yansıması olarak, krizler çıkmadan önleyici diplomasiyi, adaletsizliği derinleştiren uluslararası sistem reformunu ve karşılıklı güvensizlik oluşturan ve yeni tehdit alanlarını yaygınlaştıran anlayışların giderilmesine ya da onarılmasına çaba harcıyor.

Dünyada uzun yıllardır devam eden farklı forumlar var. ADF’nin benzerlerinden ayrılan ve öne çıkan en önemli özelliğinin kapsayıcılık olduğunu foruma katılanların çeşitliliğinden ve tartışma temalarından anlamak mümkün. Bu anlamda ADF’de, doğu-ile batı, kuzey ile güney, gelişmişle- az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler kolayca kendine yer bulabiliyor. Bu anlamda erişim ya da katılım kısıtı bulunmaması ayırt edici bir özellik.

Bundan öncekilerde olduğu bu forumda da karşıt görüşlü aktörler bir araya geldi. Örneğin 2022’de ADF kapsamında Rusya ve Ukrayna dışişleri bakanlarını aynı masada buluşturarak savaşın ortasında diyalog kurulmasına ortam sağlanmıştı. Bu yine Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov dikkat çeken uzun bir konuşma yaptı. Yine Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları aynı panelde konuşmacı olarak yer aldılar. Afrika’da krizlerin yaşandığı ülkelerin temsilcileri yine aynı panellerde konuşmacıydı.

Türkiye bu platformlarda, muhtemel gerginlik alanlarında tansiyonu düşürmek, bölgesel sahiplenme ile çevremizdeki sorunların çözümüne öncü olmak, istikrara katkı sağlayacak diyalog ortamını oluşturmak için özel gayret gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki yıllarda olduğu gibi birçok devlet ve hükümet başkanın ile görüştü. Diğer görüşmelerinin gündeminden farklı olarak örneğin, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’ni kabulü, Somali, Gürcistan, Filistin, Sudan, Sierra Leone cumhurbaşkanı ya da devlet yetkilileri ile görüşmesini bu başlıkta değerlendirmek gerekir.

ADF’nin gündeminde Suriye’nin istikrarı, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırım, Ukrayna- Rusya Savaşına çözüm arayışları öne çıktı. Bunlara ek olarak hemen her panelde giderek büyüyen jeopotik çatlaklar ve krizlerin küresel kırılganlığı artırma endişesi dile getirildi.

Küresel sistemin geleceği ilgili konuşmaların tümüne bakıldığında, kötümser senaryoların biraz daha öne çıktığını söylemek mümkün. Bu kötü gidişi, diplomasiyi yeniden sahiplenerek en azından onarmak mümkün.

***

Yazar hakkında

Nebi Miş

Lisans (2003) ve yüksek lisans (2005) eğitimini Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlayan Nebi Miş doktorasını (2012) “Türkiye’de Güvenlikleştirme Siyaseti 1923-2003” başlıklı teziyle tamamlamıştır. Doktora sürecinde bir yıl süreyle Belçika Katholieke Universiteit Leuven’de araştırmacı olarak bulunmuştur. Siyasal sistemler ve kurumlar, demokratikleşme, Kürt meselesi, sivil-asker ilişkileri, Türkiye’de güvenlik siyaseti, İslamcılık ve Ortadoğu’da demokratikleşme konuları üzerinde çalışmaktadır. Ayrıca bu konularda Türkçe ve İngilizce makaleleri yurt içinde ve yurt dışında farklı akademik dergilerde yayımlanmıştır. Demokrasi Nöbetleri: Toplumsal Algıda 15 Temmuz Darbe Girişimi, Türkiye’de Siyasal Sistemin Dönüşümü ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi, AK Parti’nin 15 Yılı: Siyaset, Turkey’s Presidential System: Model and Practices ve AK Parti ve Türkiye’nin Dönüşümü kitaplarının ortak yazar ve editörüdür. Halen Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde ve Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nde dersler vermektedir. Aynı zamanda SETA Genel Koordinatörü görevini yürütmektedir.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.