enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:59 ABD Başkanı,Venezuela’dan Grönland’a, İran’dan Suriye’ye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
00:41 2026’nın merakla beklenen 20 filmi
00:38 Türkiye’nin 2026’da dış politikada öncelikleri neler olacak?
00:37 2026’da emekli aylıkları yaşam maliyetine kıyasla ne seviyede?
00:30 Güvenlik kaynakları: Çatışmaların sebebi YPG’nin Suriye’nin geleceğini ve kaynaklarını sömürme kaygısıdır
00:26 İran’da sokağa çıkma çağrıları yapan sürgündeki Rıza Pehlevi kimdir?
00:21 Türkiye, Karadeniz’in güvenliği konusunda nasıl bir sorumluluk alacak?
00:19 BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeden ABD’ye sert tepki
00:17 Bir bardak portakal suyunun şaşırtıcı faydaları
00:08 Türkiye ve Avustralya COP31’i birlikte nasıl yönetecek?
14:08 Venezuela devlet başka­nı Nicholas Maduro şimdilik son kurban…
12:16 ABD’de göç ve gümrük muhafaza polisinin (ICE) yetkileri neler?
11:41 Gazeteci Ali Asmar, İsrail’in 2025’te yürüttüğü çok cepheli savaşı ve Suriye’nin bu stratejideki kritik rolünü
07:57 Amerika’nın Büyük Strateji Arayışı
07:33 Çerkezköy-Kapıkule hattında sinyalizasyon ve test çalışmaları devam ediyor
07:07 Yüksek Gelir Hedefi Çerçevesinde 2026’da Türkiye Ekonomisi
07:05 2026 Hukuk ve Yargı Gündemi
00:44 Dışişleri Bakanı Fidan, “SDG’nin 10 mart mutabakatına uyup bir an önce üzerine düşen yükümlülükleri getirmesini bekliyoruz”
00:36 Somaliland Hakkında İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Acil Toplantı
00:28 Bakan Güler: “Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine destek veriyoruz”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dindar / Muhafazakar İnsanlar ve Laikler

Dindar / Muhafazakar İnsanlar ve Laikler
7 Kasım 2024
68
A+
A-

Kuruluşunun 101. yılını yeni kutladığımız Cumhuriyet’in en temel, olmazsa olmaz, vazgeçilemez devrimi laikliktir. Cumhuriyet döneminde çağdaşlık ve modernlik adına devlet ve toplum hayatına kazandırılan hiçbir yenilik, yapılan hiçbir reform ve devrim laiklik kadar önemli değildir. Çünkü laiklik dışında gerçekleştirilen her yenilik, her devrim ancak laiklikle anlam ve değer kazanabilir.

Laiklik, Türk toplumunun ezici çoğunluğunca benimsenmiş, daha da önemlisi içselleştirilmiş, toplumsal uzlaşmanın olmazsa olmaz gereği olarak görülmüş bir düzenlemedir. Kabulünden bu yana bu anlamda rolünü/işlevini de yerine getirmiştir. Bununla beraber dindar/muhafazakâr çevrelerde hâlâ küçümsenemez ölçüde laikliğin dinsizlik olduğuna inanan insanlar bulunmaktadır. Bu insanlar, kamuya çok açık olan TV kanallarında, gazete sayfalarında değilse de daha dar bir çevreye hitap eden sosyal medya platformlarında bu inançlarını açık açık ve sık sık dile getiriyorlar.

Şimdiye kadar laikliğin dinsizlik olmadığı, yalnızca din ve inanç özgürlüğü olduğu ile ilgili çok şey söylendi, yazıldı ve bunlar kitaplaştırıldı. Bugün piyasada bu anlamda laiklikle ilgili yüzlerce kitap bulunmaktadır. Ama ben bu yazıda laiklikle ilgili tek bir kitaptan söz edeceğim. Bu, Demokrat Partiyi iktidara taşıyan ve onun kapatılmasından sonra da aynı politik çizgiyi sürdüren partileri destekleyen dindar/muhafazakâr çevrelerin çok değer verdiği, eserlerini ellerinden düşürmediği Prof. Dr. Ali Fuat Başgil (1893-1967)’in Din ve Laiklik(Kubbealtı Yayınları, İst. 14. Baskı, 2022) adlı kitabıdır. İlk baskısı 1954’te yapılan bu kitap dindar/muhafazakâr çevrelerde hâlâ çok okunan, referans kabul edilen bir eserdir. İşte bu kitaptan laikliğin dinsizlik olmadığına ilişkin düşünceler:

“Din hürriyetini hem dinî hem de siyasî taassuba (bağnazlığa, fanatizme) karşı korumak için alınacak tedbir bir kelime ile laikliktir. Geçmiş devirleri bir kenara bırakalım, yaşadığımız bu devirde din hürriyeti ancak laik bir devlette gün görüp yaşayabilir” (s. 189).

“Laiklik, sırf devlet hayatına ait bir hareket ve faaliyet prensibidir. Binaenaleyh ferdin hususi ve manevî hayatı ve ailesi içindeki vaziyeti ile tenakuza (çelişkiye) girmez ve dindarlığı asla nefyetmez (yasaklamaz, engellemez). Laikliği dinsizlik sanmak, onu yanlış anlamaktır. İnsan iş ve münasebetler hayatında laik olur, ferdî ve hususi hayatında dindar olarak yaşar. Laiklik sadece devlet faaliyetlerine ve amme faaliyetleri sahasına ait bir prensiptir” (s. 190).

“Laiklik, ne münkirliktir (inkarcılık), ne de hususiyle din düşmanlığıdır. Laiklik, din ile devletin birbirinden ayrılması; dinin mana ve ruh aleminde ve ferdin hususi hayatı ile ailesi hariminde, devletin de madde ve cisim aleminde ve cemiyetin umumi hayatında hükümran olması demektir” (s. 196).

Görüldüğü üzere laikliğin dinsizlikle, din karşıtlığı/düşmanlığı ile hiç ilgisi yoktur. Laiklik; dindarlığın herhangi bir kimsenin, grubun, mezhebin, tarikatın etkisinden, dayatmasından kurtulmasıdır. Dindarlık özgürlüğüdür ve dindarlığın güvencesidir.

Laik biri bir dine inanmayabilir, tersine bir dine inanıp iyi bir dindar da olabilir. Laik biri her iki halde de kendisinden farklı inanana saygılıdır. Laikliğin ruhu da bu saygıdır.

Din kaynaklı toplumsal kavgaları, ihtilafları, çekişmeleri önlemenin; bireylerin ve çeşitli toplum kesimlerinin karşılıklı saygısını sağlamanın laiklikten başka bir aracı yoktur. Tam da bu nedenle laiklik huzurlu, sağlıklı bir toplumsal yaşam için eşsiz bir keşif, bir buluştur.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.