enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
19:16 Jakobenlerin Laiklikle İmtihanı
17:57 MSB: Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat imha edildi
11:15 Ateş çemberinde akıl arayışı…
10:24 Bakan Fidan: İran’ın stratejisi son derece yanlış
09:38 Mazlumun Kimliği Sorulmaz
07:06 Mazlumun Kimliği Sorulmaz
10:35 Mücevherde Yeni Sezonun Trendleri İlk Kez Fuarda Açıklanacak
09:55 Saldırıların ardından Gazze’de “yeniden açlık” endişesi
09:45 ABD ile İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları,artan jeopolitik risk primi, küresel enerji piyasalarında sert fiyat yükselişlerini beraberinde getirdi.
00:50 ABTTF Başkanı: İftarlarımız bazı çevreleri neden rahatsız ediyor?
00:23 Remzi DİLAN’ın yazısı, Öcalan’ın Statüsü: Baş Müzakereci mi, Yerli Mandela mı?
00:02 ‘Savaş Türkiye’yi de etkileyebilir’
10:42 Hocalı Soykırımı’nın 34. Yılında İstanbul’da Düzenlenen Konferansla Anıldı.
01:01 “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan soruşturma başlattı.
00:50 CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçundan resen soruşturma başlatıldı.
00:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan diplomasi trafiği
00:22 Portre: Ayetullah Ali Hamaney kimdir?
00:11 Kocaelispor Taraftarı Başkan Büyükakın’dan istemişti: O çocuklar maçta yerlerini aldı
00:11 Ramazan çadırında paylaşmanın tadı bir başka: İftar sonrası ücretsiz ikramlar Büyükşehir’den
00:10 Sahanın Durumu, Raporun Gereği ve Zamanlama
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Dindar / Muhafazakar İnsanlar ve Laikler

Dindar / Muhafazakar İnsanlar ve Laikler
7 Kasım 2024
70
A+
A-

Kuruluşunun 101. yılını yeni kutladığımız Cumhuriyet’in en temel, olmazsa olmaz, vazgeçilemez devrimi laikliktir. Cumhuriyet döneminde çağdaşlık ve modernlik adına devlet ve toplum hayatına kazandırılan hiçbir yenilik, yapılan hiçbir reform ve devrim laiklik kadar önemli değildir. Çünkü laiklik dışında gerçekleştirilen her yenilik, her devrim ancak laiklikle anlam ve değer kazanabilir.

Laiklik, Türk toplumunun ezici çoğunluğunca benimsenmiş, daha da önemlisi içselleştirilmiş, toplumsal uzlaşmanın olmazsa olmaz gereği olarak görülmüş bir düzenlemedir. Kabulünden bu yana bu anlamda rolünü/işlevini de yerine getirmiştir. Bununla beraber dindar/muhafazakâr çevrelerde hâlâ küçümsenemez ölçüde laikliğin dinsizlik olduğuna inanan insanlar bulunmaktadır. Bu insanlar, kamuya çok açık olan TV kanallarında, gazete sayfalarında değilse de daha dar bir çevreye hitap eden sosyal medya platformlarında bu inançlarını açık açık ve sık sık dile getiriyorlar.

Şimdiye kadar laikliğin dinsizlik olmadığı, yalnızca din ve inanç özgürlüğü olduğu ile ilgili çok şey söylendi, yazıldı ve bunlar kitaplaştırıldı. Bugün piyasada bu anlamda laiklikle ilgili yüzlerce kitap bulunmaktadır. Ama ben bu yazıda laiklikle ilgili tek bir kitaptan söz edeceğim. Bu, Demokrat Partiyi iktidara taşıyan ve onun kapatılmasından sonra da aynı politik çizgiyi sürdüren partileri destekleyen dindar/muhafazakâr çevrelerin çok değer verdiği, eserlerini ellerinden düşürmediği Prof. Dr. Ali Fuat Başgil (1893-1967)’in Din ve Laiklik(Kubbealtı Yayınları, İst. 14. Baskı, 2022) adlı kitabıdır. İlk baskısı 1954’te yapılan bu kitap dindar/muhafazakâr çevrelerde hâlâ çok okunan, referans kabul edilen bir eserdir. İşte bu kitaptan laikliğin dinsizlik olmadığına ilişkin düşünceler:

“Din hürriyetini hem dinî hem de siyasî taassuba (bağnazlığa, fanatizme) karşı korumak için alınacak tedbir bir kelime ile laikliktir. Geçmiş devirleri bir kenara bırakalım, yaşadığımız bu devirde din hürriyeti ancak laik bir devlette gün görüp yaşayabilir” (s. 189).

“Laiklik, sırf devlet hayatına ait bir hareket ve faaliyet prensibidir. Binaenaleyh ferdin hususi ve manevî hayatı ve ailesi içindeki vaziyeti ile tenakuza (çelişkiye) girmez ve dindarlığı asla nefyetmez (yasaklamaz, engellemez). Laikliği dinsizlik sanmak, onu yanlış anlamaktır. İnsan iş ve münasebetler hayatında laik olur, ferdî ve hususi hayatında dindar olarak yaşar. Laiklik sadece devlet faaliyetlerine ve amme faaliyetleri sahasına ait bir prensiptir” (s. 190).

“Laiklik, ne münkirliktir (inkarcılık), ne de hususiyle din düşmanlığıdır. Laiklik, din ile devletin birbirinden ayrılması; dinin mana ve ruh aleminde ve ferdin hususi hayatı ile ailesi hariminde, devletin de madde ve cisim aleminde ve cemiyetin umumi hayatında hükümran olması demektir” (s. 196).

Görüldüğü üzere laikliğin dinsizlikle, din karşıtlığı/düşmanlığı ile hiç ilgisi yoktur. Laiklik; dindarlığın herhangi bir kimsenin, grubun, mezhebin, tarikatın etkisinden, dayatmasından kurtulmasıdır. Dindarlık özgürlüğüdür ve dindarlığın güvencesidir.

Laik biri bir dine inanmayabilir, tersine bir dine inanıp iyi bir dindar da olabilir. Laik biri her iki halde de kendisinden farklı inanana saygılıdır. Laikliğin ruhu da bu saygıdır.

Din kaynaklı toplumsal kavgaları, ihtilafları, çekişmeleri önlemenin; bireylerin ve çeşitli toplum kesimlerinin karşılıklı saygısını sağlamanın laiklikten başka bir aracı yoktur. Tam da bu nedenle laiklik huzurlu, sağlıklı bir toplumsal yaşam için eşsiz bir keşif, bir buluştur.

İki şey bağdaşmaz: Para sevgisi ve dindarlık - DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

İsmail ÖZCAN & Eğitimci Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.