enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:10 Rekabet Kurulu, aralarında Türkiye genelinde yaygın şube ağı bulunan eğitim kurumlarının da olduğu 19 özel okul hakkında soruşturma
00:09 Askeri Analist Abdullah Ağar: SDG/PKK mı dönüşüyor, yoksa Suriye devleti mi?
00:09 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Budapeşte’de “Aile Odaklı Zirve”’de konuştu
00:09 Türkiye’nin En Büyük Dış Finanslı Demiryolu Projesi
00:09 Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaeli spor basını ile iftarda bir araya geldi
00:08 Adalet Bakanı Gürlek, TBMM’de UHA / İnternational News Agency’n sorularını cevapladı
00:05 Kocaeli’n Derince ilçesinde Ramazan Mahzun: Esnaf, Ramazan’ı unuttu mu?
00:05 Türkiye ve Dünyada, Gündeme dair her şey UHA / İnternational News Agency’nda
00:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de “Emek Sofrası Buluşması” iftar programında konuştu
00:03 İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebini kabul etmedi.
00:01 “Savaş Karşısında Ukraynalı Sanatçılar”: Sanat ve direniş Ankara’da buluştu!
00:01 Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu: Ağla Hatay, ağla…
00:00 Yine fırça mı yedin? Ekrem’den son talimatları alan Özgür’ün ağzını bıçak açmıyor…
00:18 ABTTF Başkanı: HRW’nin hukukun üstünlüğündeki sorunlara dikkat çeken raporu Meclis gündeminde
00:14 Kocaeli Büyükşehir’le Suriye Rakka’da iftar bereketi
00:08 Bakan Fidan, Ukrayna Ulusal Güvenlik Sekreteri Umerov ile görüştü
00:07 TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi partileri ziyaret etti
00:06 CHP’nin ‘şaibeli’ kurultay dosyası ile “İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasının birleştirilmesi talebi kabul edilmedi
00:06 TBMM Başkanlı Kurtulmuş, “Soykırımın durdurulması için maalesef bir şey yapılamıyor”
00:06 Bakan Gürlek: Yargı bağımsızlığı vazgeçilmez bir ilkedir
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Deprem ve Büyük Siyaset

Deprem ve Büyük Siyaset
25 Şubat 2023
581
A+
A-

Türkiye’yi risk ve afetlere hazırlama seferberliğini temel alan bir “büyük siyaset” için partiler ve adaylar politikalarını sunmalı.

  

Prof. Dr. Burhanettin DURAN & SETA Genel Koordinatörü

Asrın felaketinin üzerinden on sekiz gün geçti.

11 ilimizdeki büyük yıkımı toparlamak için yoğun bir çalışma yürütülüyor.

Bir yandan konteyner geçici yerleşim yerleri kurulurken diğer yandan kalıcı konutların inşası -mart ayında başlıyor.

Parti siyaseti ise her geçen gün yeni tartışmalarla sertleşiyor.

“Devlet neredeydi, felaket sensin, istifa et, not ettik” suçlamaları imar, belediyeler ve kentsel dönüşümü kapsayacak şekilde genişliyor.

Siyaset kurumunun 2023 seçimlerini çok kritik görmesi sebebiyle seçim kampanyalarının sert bir kutuplaşma ve suçlamaya sahne olması bekleniyordu.

Depreme verilen ilk siyasi tepkilerin de etkisiyle kampanyaların çok daha sert geçeceği anlaşılıyor.

Seçim dönemi kutuplaşması kaçınılmazdır ancak mevcut gidişatın tehlikesi depremden alınan derslerin çekişme sırasında kaybedilmesi ihtimalidir.

İktidar ve muhalefeti ile tüm siyaset kurumunun temel ödevi hem deprem bölgelerini ayağa kaldırmak hem de ülkemizi bütün boyutlarıyla risk ve afetlere hazırlamaktır.

***

Deprem ve siyaset ilişkisini en erken sorunsallaştıran CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu oldu.

Afetin ikinci gününde Hatay’dan yayımladığı video ile “yaşananlara siyaset üstü bakmayı, iktidarla hizalanmayı reddettiğini” ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile “hiçbir zeminde buluşmayacağını” söyledi.

Sosyal medyadaki öfke ve kutuplaşma dilini benimsedi.

Bu marjinal tavra 6lı masadaki ortakları bile destek vermedi.

Sadece Demirtaş, Kılıçdaroğlu’na “güçlü bir siyasi duruş” övgüsünde bulundu.

Depreme karşı milli dayanışma için bile olsa Erdoğan ile görüşmek “siyaset üstü” bir tavır mı olurdu?

CHP’nin siyasi duruşunu zayıflatır mıydı?

Bu soruların da cevaplarının da artık bir anlamı yok.

21 Şubat’ta tekrar “siyaset üstü” tartışmasını tazeleyen Kılıçdaroğlu, depremin ilk günlerde “partizanca” ele alma eleştirisinden hiç kurtulamayacak.

Tıpkı sosyal medyadaki yıkıcı dezenformasyon kampanyaları gibi.

Zira Kılıçdaroğlu “nasıl olsa iş buraya varacak, önce ben başlatayım” tavrını takınarak mevcut kutuplaşmanın fitilini ateşledi.

***

“Siyaset üstü” tabiri “devlet ve milletin yüksek menfaatleri karşısında parti çıkarlarını öne çıkarmamak” anlamında kullanılır.

Yıpranmış bir tanımlama olsa bile aslında siyaset yapmayı dışlamaz.

Milli güvenlik çıkarlarını gözeterek daha sorumlu bir muhalefet yapmayı öngörür.

Seçim döneminde deprem suçlamaları üzerinden kaybedilmemesi gereken bir gerçeklik var.

O da sık afetlere muhatap olan ve deprem kuşağındaki ülkemizi gelecekteki risk ve afetlere hazırlamak zorundayız.

Bu çok kapsamlı hazırlık için bireyden topluma, devlete ve tüm siyasete uzanan yaygın bir mutabakatı gerektiriyor.

Beton kalitesinin denetiminden zemin etüdüne, kolon kesmeme bilincinden acil kentsel dönüşümlere varan uzun bir liste var önümüzde.

Bunun için seçim döneminde partiler ve adaylar bir yandan rekabet ederken diğer yandan “büyük siyasette” uzlaşmalı.

***

Milletimiz büyük felaket karşısında muazzam bir dayanışma göstererek deprem bölgesindeki insanımızın yardımına koştu.

İşte bu gerçeklik tüm siyaset kurumu için ortak bir zemin oluşturmalı.

Türkiye’yi risk ve afetlere hazırlama seferberliğini temel alan bir “büyük siyaset” için partiler ve adaylar politikalarını sunmalı.

Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin yaşattığı acılar karşısında siyasetin bir görevi daha var.

Kimin iktidarda olduğuna bakılmaksızın uygulanabilecek ve asla ihlal edilemeyecek bir “risk ve afet politikası” mutabakatına varılmalı.

İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde yaşayan insanlarımızın “deprem korkusu” en sahici beka meselesidir.

Suçlayan değil “bu güzel ülkeyi ben yarınlara taşırım” güvenini verebilen siyasete ihtiyaç var.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.