enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
21:56 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz,”Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve kalıcı hale geldi”.
11:35 Avrupa Haberleri: ABD-İran Cenevre Görüşmeleri: Körfez’de tatbikat, masada nükleer pazarlık
08:00 Ekonomide gözler mart ayına çevrildi
00:05 KAAN’ın yeni prototipleri sahnede: Neler değişti?
00:04 Kudüs Valiliği: İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da ramazan ayı hazırlıklarını engellemeye devam ediyor…
00:03 “Türkiye nükleer silah yapabilir”
00:02 İstanbul’daki uyuşturucu soruşturması kapsamında CHP’li Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ifadeye çağırıldı.
00:01 On bir ayın sultanı ramazanın ilk teravih namazı, 18 Şubat Çarşamba günü kılınacak…
00:01 Sıcaklıklar önce düşecek sonra yükselecek
00:01 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya’ya gidecek
01:04 Türkiye’yi Kuşatma Hayali
00:47 Huzurlu bir Ramazan için sorunsuz alışveriş: Güven ve hız Amazon.com.tr’de buluşuyor!
00:40 Bakan Kurum: “Çöp kutusu göndermeyi ballandıra ballandıra anlatıyor ama 455 bin konutu beğenmiyorlar”
00:10 Dışişleri’nden katil İsrail’in Batı Şeria’da arazi tesciline sert tepki
00:09 Kocaeli’n Gebze ilçesinde Barış Manço’yu eserleriyle anıldı
00:09 İletişim Başkanı Duran’dan ‘TRT World Citizen Awards’ paylaşımı
00:04 TBV’nin Yarının Denklemi serisinin yeni bölümü yayınlandı
00:01 Filistin’de İsrail’in yaptığı gibi CHP’li Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’den iş makanasıyla Asırlık Ağaç Katlimı!
10:13 ‘Sevgililer Günü’nü dini bir tartışma olarak değil, sevdiklerimiz için anlamlı bir gün olarak görelim
00:53 Mehmet Beyazıt’tan İki Eser Tek Kitapta: “Yüreğime Kar Yağıyor” ve “Tanrı Misafiri” Satışta!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz,”Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve kalıcı hale geldi”.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz,”Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve kalıcı hale geldi”.
17 Şubat 2026
3
A+
A-

* Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor” dedi.

* İşte detayı!…

UHA / İnternational News Agency

ANKARA, 18 ŞUBAT 2026  – Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) tarafından bir otelde düzenlenen, Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğünü, bununla bağlantılı olarak jeopolitik gerilimlerin yaşandığını, eş zamanlı şekilde de bir teknolojik dönüşümün içinden geçildiğini söyledi.

Yapay zekanın özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıktığını belirten Yılmaz, “Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmüyoruz. Bazıları elektriğin icadına benzetiyor. Bütün alanları etkileyen, her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye, sağlıktan tarıma her konuya dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin genel kamusal ve kalkınma stratejilerini formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkate alarak hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’nın özünü dijital ve yeşil dönüşümün oluşturduğunu anımsattı.

Dijital vizyonlarının, işlem gücü kapasitesini artıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten kalkınma perspektifine dayandığını anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken, bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyor. Biz, bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak, toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa sosyal eşitsizlikleri artırma riskiyle de karşı karşıyayız.

Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka için de geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma, KOBİ’ler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla, ben üçüz dönüşüm olarak bu tartışmaları yapmanın, dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum.”

“Orta gelir tuzağını aşıp daha yukarı düzeye çıkmanız lazım”

Yılmaz, sanayi politikalarında yapay zekayı ve teknolojiyi önceliklendirdiklerini belirterek, “Türkiye olarak kritik bir eşikteyiz. Buna kalkınma literatüründe orta gelir tuzağı da deniyor. Ülkeler kalkınma yolculuğunda öyle bir noktaya geliyorlar ki bunlar bir kırılma anları. Orta gelir tuzağını şöyle tarif edebilirim en basit şekilde, öyle bir noktaya geliyorsunuz ki artık işçilik maliyetleriniz, emek maliyetleriniz gelişmekte olan ülkelere göre çok daha yüksek. Şehirleşmeyle artan beklentilerle, başka faktörlerle birlikte işgücü maliyetleriniz yükseliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İşgücü maliyeti bazında rekabetçiliğin kalmadığını veya zayıfladığını aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

“Diğer taraftan teknolojik olarak da yüksek teknolojiye sahip ülkelerin seviyesine henüz ulaşmamış oluyorsunuz. Yüksek teknolojianlamında da gelişmiş ülkelerle rekabette zorlanıyorsunuz. İki arada bir derede denen bir vaziyetle, açmazla karşı karşıya kalıyorsunuz. Ama her açmazın da bir açarı var. Bir şekilde bunlar aşılıyor. Orta gelir tuzağını aşıp daha yukarı düzeye çıkmanız lazım. Burada daha düşük emekle bunu yapamayacağımıza göre veya tercih etmeyeceğimize göre öyle bir yolu, gideceğimiz yol açık. daha yüksek teknolojiyle, daha yüksek katma değerle bu açmazın dışına ülkemizi çıkarmak ve üst gelir ligine ulaştırmak.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı

Yılmaz, Türkiye’nin ilk defa Dünyası sınıflandırmasına göre 2025’te üst gelir grubuna en alt basamaktan da olsa adım atacağını vurgulayarak, “Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor.” görüşünü paylaştı.

“Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız”

Gelecek dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı dönem olacağını ifade eden Yılmaz, bu çerçevede yapay zekanın, dijitalleşmenin, çok daha merkezi bir konuma geleceğini dile getirdi. Cevdet Yılmaz, şunları kaydetti:

“Sanayi Bakanlığımızın burada HİT-30 programı var, somut olarak bu konuları önceliklendirdiği, 30 milyar dolarlık bir program. Bunun 3,1 milyar doları veri merkezi ve yapay zeka stratejik yatırımlarını desteklemek üzere planlanmış durumda. KOBİ’lere, start-up’lara çeşitli finansal kaynaklarla destekler sunuyoruz. Büyük Dil Modeli çalışmaları yürütüyoruz bir taraftan. Uluslararası anlamda Avrupa Komisyonu’ndan OECD’ye, NATO’ya birçok alanda yine uluslararası tartışmaların bir parçası olarak tüm bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Büyük ölçekli veri merkezleri kurma, bulut bilişim ve yapay zeka yatırımlarını daha etkin bir şekilde yürüteceğimiz bir hukuki çerçeveyi, bir etik çerçeveyi de geliştirmeye gayret ediyoruz. Burada kişisel verilerin korunmasından siber güvenliğe, milli güvenlik ve savunma meselelerine varıncaya kadar bir çerçeve içinde hareket ediyoruz.”

Yılmaz, bu alanda yapılacak düzenlemelerin, piyasanın gelişimini ve dinamizmini köreltmeyen, tam aksine bir öngörülebilirlik sağlayıcı, çerçeve düzenlemeler niteliğinde olması gerektiğini söyledi.

Advertisement

Bütün teknolojilere, ekonomik politikalarına insanı merkeze alan bir anlayışla bakılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, “Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız, gerçek, doğal zekalarla. Dolayısıyla, bütün bunların insanlığa, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilk Yapay Zeka Strateji Belgesi’ni 2021-2025 dönemi için hazırladıklarını hatırlatarak, “Şimdi önümüzdeki dönemde yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye, Yapay Zeka Endeksi’nde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.

“Bir yandan tabii ki güvenlik ama diğer yandan yenilik, ilerleme”

Siber GüvenlikBaşkanlığıyla, güvenlik ve teknolojik gelişim boyutunun aynı kurumsal yapı içinde dengelendiği bir yaklaşımın hayata geçtiğini dile getiren Yılmaz, “Bir yandan tabii ki güvenlik ama diğer yandan yenilik, ilerleme. İkisini aynı anda başarmak durumundayız. Tek bir parametre ile hareket ederseniz işiniz kolay. Tek bir hedefiniz varsa her şeyi maksimize etmeye çalışırsınız.” diye konuştu.

Yılmaz, birden fazla hedef olduğunda dengelerin iyi korunması gerektiğinin altını çizerek, “Asıl maharet de bu diye düşünüyorum. Bunu hep birlikte başarabilirsek hem kişiler ve ülkeler için güvenli hem de yeniliklere açık bir sistemi hep birlikte kurgulamamız, geliştirmemiz gerekiyor. Biz de bu yaklaşımla hareket ediyoruz.” dedi.

Cevdet Yılmaz, bu konularda kamu ile iş dünyası ve yeni girişimler arasındaki istişarelerin süreklilik arz eder şekilde gerçekleşmesinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.