enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
12:23 Srebrenitsa Soykırımı’nın Failine Askeri Tören! Türkiye’den Sert Tepki: “Kahramanlaştırılması Kabul Edilemez”
11:17 Kocaeli (UHA) Bürosu: Hedef: Daha güçlü sanayici, daha güçlü Kocaeli “Tecrübelerimizi Sanayici ve Odamıza Yansıtacağız”
11:05 Kocaeli (UHA) Bürosu: Kocaeli’de, motorlu kara taşıtları 1 milyar 16 milyon 136 bin dolarla en fazla dış satım yapılan sektör oldu… En fazla ihracatı İngiltere’ye yaptı.
09:30 Türk güvenlik ve terör uzmanı Abdullah Ağar: İsrail, Türkiye’yi uzun vadeli stratejik bir tehdit olarak kodlamaya başladı
00:51 Trump rejimi, savaş sonrası İsrail ekseninde Ortadoğu stratejisinin merkezine yerleştirmeye hazırlanıyor.
00:32 Yazar Ali Haydar Haksal: Ankara’nın göbeğinde: “Kudüs ile Golan’ı İsrail’e ben verdim!”
00:17 Türkiye’nin münevveri, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi, yazar ve mütefekkir: Alev Alatlı
00:03 İran savaşının artan maliyeti nedeniyle Pentagon artık para yetiştiremiyor farklı fonlara yönelmeye, askeri eğitimleri kısmaya zorluyor
00:01 Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü soruşturmasında 10 gözaltı
00:57 Siyonistler mi, yoksa FETÖ’cüler mi daha azılı?
00:53 “Antalya Akdeniz İklim Diyaloğu” serisinin 7’nci istişare toplantısını Türkiye’nin Amman Büyükelçiliğinde gerçekleştirdi…
00:46 İran ve Azerbaycan’dan transit ve enerji için işbirliği vurgusu
00:43 İsrail ile Türkiye arasındaki yanlış anlaşılmaları önlemek için ABD’nin kararlı bir adım atması gerekiyor
00:35 Bize yapay zekayı değil doğal zekayı kullanan öğrenciler lazım
00:31 Suudi Arabistan ve Türkiye’nin de aralarında olduğu 8 ülkeden İsrail’e ortak tepki: Filistinlilerin zorla tehciri kabul edilemez
00:21 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Ekonomide 3 yıllık yol haritasına göre, 2027 yılında yüzde 21’e, 2028’de 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerileyeceğini hedefliyoruz”
00:05 Adalet Bakanı Akın Gürlek, “2027–2029 Orta Vadeli Programı (OVP) doğrultusunda adalet hizmetlerimizin etkinliği artırılacak”
00:02 Terörle Mücadele Doktrininde Kamu Diplomasisi ve Algı Yönetimi
23:27 Kocaeli (UHA) Bürosu: Kocaelispor 3 puanı kazandı. Galatasaray maçı öncesi moral buldu. Kocaelispor:1 Samsunspor:0
23:12 Trendyol 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Cenk Demiroğlu: “İklim değişikliği Türkiye turizmini de dönüştürüyor: Destinasyon yönetimi bunun için de gerekli”

Cenk Demiroğlu: “İklim değişikliği Türkiye turizmini de dönüştürüyor: Destinasyon yönetimi bunun için de gerekli”
22 Ağustos 2026
21
A+
A-

* Turizm Gazetesi-Turizm Sohbetleri’ne konuk olan İsveç Umeå Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenk Demiroğlu, iklim değişikliğinin Türkiye turizmi açısından artık geleceğe ilişkin bir tehdit değil, bugün yaşanan bir gerçek olduğunu belirterek, özellikle Antalya ve Muğla gibi Akdeniz destinasyonlarında yaz turizminin dönüşmek zorunda kalacağını söyledi.

* Demiroğlu, “Coolcation” olarak adlandırılan serin destinasyonlara yönelimin Türkiye’de de önem kazanabileceğini belirtirken, turizmin geleceği için destinasyon yönetimi ve iklim değişikliğine uyum konusunda yeni politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

UHA / İnternational News Agency

Profil resmi

Haber* Sezin BULUM

İSTANBUL, 22 AĞUSTOS 2026 –Turizm Gazetesi-Turizm Sohbetleri’ne konuk olan İsveç Umeå Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenk Demiroğlu, iklim değişikliğinin Türkiye turizmi açısından artık geleceğe ilişkin bir tehdit değil, bugün yaşanan bir gerçek olduğunu belirterek, özellikle Antalya ve Muğla gibi Akdeniz destinasyonlarında yaz turizminin dönüşmek zorunda kalacağını söyledi.

Demiroğlu, “Coolcation” olarak adlandırılan serin destinasyonlara yönelimin Türkiye’de de önem kazanabileceğini belirtirken, turizmin geleceği için destinasyon yönetimi ve iklim değişikliğine uyum konusunda yeni politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Reklam

İklim değişikliği, Türkiye’nin özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında turizmin geleceği açısından giderek daha önemli bir başlık haline geliyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklar, yangınlar, aşırı hava olayları ve uzun vadede deniz seviyesindeki yükselme riski, Türkiye’nin geleneksel “deniz-kum-güneş” modelinin geleceğini tartışmaya açıyor.

Turizm Gazetesi’nin Turizm Sohbetleri programına konuk olan İsveç Umeå Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenk Demiroğlu, iklim değişikliğinin etkilerinin artık tartışma konusu olmaktan çıktığını belirterek, “20 sene önce iklim değişikliği var mı, yok mu, onu ikna etmeye çalışıyorduk. Artık o konulara gerek kalmadı; çünkü hep beraber görmeye başladık. Şimdi, ‘ne yapacağız?’ konuşulmaya başlanıyor” dedi.

Antalya ve Muğla için yeni dönem Demiroğlu’na göre Türkiye açısından en acil konu, özellikle Antalya ve Muğla gibi yaz turizminin yoğunlaştığı destinasyonların artan sıcaklıklara ve aşırı hava olaylarına hazırlanması.

Reklam

İklim değişikliğinin yalnızca turistlerin konforunu azaltmayacağını belirten Demiroğlu, sıcaklık ve nemin birlikte yükselmesinin insan sağlığı açısından da ciddi riskler yaratabileceğini söyledi. Yangın, sel ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının hem sıklığının hem de şiddetinin artmasının turizm tesisleri, altyapı ve destinasyon yönetimi açısından yeni önlemleri zorunlu hale getireceğini ifade etti.

Demiroğlu, uzun vadede deniz seviyesindeki yükselmenin de kıyı turizmi açısından önemli bir sorun haline geleceğini belirtti. Ancak bu tabloyu yalnızca “turizm bitecek” şeklinde okumamak gerektiğini vurgulayan Demiroğlu, turizm talebinin değişebileceğine dikkat çekti.

“Coolcation” Türkiye için fırsata dönüşebilir
İklim değişikliğiyle birlikte yaz aylarında daha serin destinasyonlara yönelim anlamına gelen “Coolcation” eğiliminin güçlenebileceğini belirten Demiroğlu, bunun Türkiye açısından yeni bir kavram olmadığını, Türkiye’nin yayla turizmi geleneğinin aslında bu eğilimin tarihsel bir karşılığı olduğunu söyledi. Bu nedenle Türkiye’nin turizm ürününü yalnızca kıyılara ve yaz aylarına bağlamaması gerektiğini belirten Demiroğlu, yüksek rakımlı bölgelerin, Karadeniz’in, İç Anadolu’nun belirli destinasyonlarının ve dağlık alanların daha fazla değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Demiroğlu, Avrupa’da İsveç ve Norveç gibi daha serin ülkelerde turizm hareketlerinin artmasının yalnızca sıcaklıklarla açıklanamayacağını da belirterek, savaşlar, güvenlik algısı, Covid sonrası seyahat alışkanlıkları ve iç turizmin de bu gelişmelerde etkili olduğunu söyledi. Buna karşın Türkiye’nin de benzer bir değişimi şimdiden planlaması gerektiğini ifade etti.

Turizm sezonu değişebilir
Türkiye’nin en önemli avantajlarından birinin turizm sezonunu çeşitlendirme potansiyeli olduğunu belirten Demiroğlu, iklim değişikliği nedeniyle yaz aylarında yaşanabilecek konfor kaybının, ilkbahar ve sonbahar turizminin geliştirilmesiyle dengelenebileceğini söyledi.

Antalya gibi destinasyonlarda sıcaklığın günün belirli saatlerinde turist davranışını değiştirmeye başladığını belirten Demiroğlu, insanların denize ve açık hava aktivitelerine daha erken veya daha geç saatlerde yönelmesinin de bir tür adaptasyon olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin temel sorunu: Destinasyon yönetimi
Demiroğlu’na göre iklim değişikliği Türkiye turizminin uzun süredir devam eden başka bir sorununu da daha görünür hale getiriyor: Destinasyon yönetimi eksikliğinin, Türkiye’nin dünya turizminde önemli bir ülke olmasına rağmen kapsamlı ve yerel ihtiyaçlara göre şekillenen bir destinasyon yönetişimi yapısının yeterince gelişmediğini belirten Demiroğlu, turizmin çok başlı biçimde yönetilmesinin sorun yarattığını söyledi.

Özellikle Bodrum örneğinin bu açıdan dikkat çekici olduğunu belirten Demiroğlu, Covid döneminde ikinci konutlara ve yazlık bölgelere yönelik yoğun hareketliliğin büyük ölçüde kendiliğinden gerçekleştiğini ifade etti. Uzaktan çalışma imkanlarının yaygınlaşmasıyla insanların Bodrum gibi destinasyonlarda daha uzun süre kalmaya başladığını belirten Demiroğlu, bunun ardından trafik, altyapı ve belediye hizmetleri üzerindeki baskının arttığını söyledi.

Bu tür gelişmelerin yalnızca belediyeler veya turizm sektöründeki tek bir kurum tarafından yönetilemeyeceğini belirten Demiroğlu, “Bu destinasyon yönetim örgütünün işi” dedi.

Overtourism’e karşı yalnızca vergi yetmez
Türkiye’nin önündeki bir diğer önemli konunun aşırı turizm yoğunluğu, yani “overtourism” olduğunu belirten Demiroğlu, özellikle Bodrum, Antalya ve İstanbul gibi destinasyonlarda turist sayısından çok altyapı kapasitesi ile ziyaretçi yoğunluğunun birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

İspanya ve Balear Adaları’ndaki turist vergisi uygulamalarına dikkat çeken Demiroğlu, vergi toplamanın tek başına çözüm olmadığını, asıl önemli olanın elde edilen gelirin destinasyonun altyapısı ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için kullanılması olduğunu belirtti.

Türkiye turizmi için yeni strateji şart
Cenk Demiroğlu’nun değerlendirmelerine göre Türkiye açısından iklim değişikliği, turizmin geleceğini tamamen tehdit eden bir unsurdan çok, mevcut turizm modelinin yeniden düşünülmesini zorunlu kılan bir dönüşüm süreci olarak görülmeli.

Antalya ve Muğla gibi kıyı destinasyonlarında iklim risklerine karşı altyapının güçlendirilmesi, sezonun ilkbahar ve sonbahara yayılması, serin ve yüksek rakımlı destinasyonların geliştirilmesi, ikinci konut ve uzaktan çalışma hareketlerinin planlanması ve destinasyon yönetim örgütlerinin güçlendirilmesi bu dönüşümün temel başlıklarını oluşturuyor.

Demiroğlu, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazı salımlarının düşürülmesinin de turizm politikalarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin yalnızca “daha fazla turist” hedefinden, “daha dirençli, daha dengeli ve iklim değişikliğine uyumlu destinasyonlar” anlayışına geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Turizm Sohbetleri serisinin 37. bölümünü izlemek için:
https://youtu.be/s3YkvGYnjbc?si=bCLs3i_K1KCYvHHV

Turizm Sohbetleri serisinin 37. bölümünü dinlemek için:
https://open.spotify.com/episode/5RD6lTWa50EAI25Kjc1IMB?si=a9f3b0d62daf49c9

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.