enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:30 Uykusuzluk depresyona yol açıyor
00:12 Aile Birliğimiz Tehlike Altında
00:01 Dr. Elvin Abdurahmanlı: “Türk Dünyası Artık Küresel Bir Aktör” 
10:35 Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni haftanın kura takvimi
09:28 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency ve UHA / İnternational News Agency ’16 Ocak Basın Onur Günü’nde onurlandırıldı
09:15 16 Ocak Basın Onur Günü’nden notlar..
08:04 Kuşadası Güvercinada Açık Hava Müzesi’ni 2025 yılında181 bin 419 kişi ziyaret etti
07:52 Petrol savaşları yerini ‘kritik mineral’ savaşlarına bırakabilir
06:36 CHP Genel Başkanı Özel’in ‘ben 30 yıl yatarım, siz de yatarsınız’ sözlerine tepkiler sürüyor
06:32 Aydın’ın Kuşadası’nda, Kurumlar Arası Gerginlik Hizmeti Aksatıyor
04:30 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
04:29 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
00:53
00:23 İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
18:27 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:55 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:48 100’ün Üzerinde Ülkeden Alıcılar, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin Geliyor
00:50 Bakan Göktaş, “Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız”
00:41 Ticaret Bakanlığı tüm gümrük işlemlerinde dijitalleşme ve şeffaflık konularında yeni adım attı…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

BRICS ve BM Reformu

BRICS ve BM Reformu
27 Haziran 2024
19
A+
A-

BRICS, 16 Haziran 2009’da Rusya’nın Yekaterinburg kentinde Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin liderlerinin katılımıyla yapılan zirve toplantısında kurulmuştur.

Prof. Dr. Yücel Acer (@rektoracer) / X

Prof. Dr. Yücel ACAR & Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Katılımcı ülkelerin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti), baş harflerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulan isim, başlangıçta BRIC iken Güney Afrika’nın tam üye olarak kabul edilmesinin ardından BRICS olarak değiştirilmiştir.

Bu birlikteliğin esas amacı; egemenliğe saygı, birlik, bağımsızlık, toprak bütünlüğü, saldırmazlık ve eşitlik gibi evrensel ilkelere bağlılığı savunmak olarak ifade edilmektedir.

Güvenliğin küresel boyutu bağlamında BRICS ülkeleri, BM’nin tüm dünyada barış ve güvenliğin korunması ve geliştirilmesindeki merkezi rolünü desteklemekte; barışı koruma ve barışı sağlama faaliyetlerinin BM Şartı ve evrensel olarak tanınan Uluslararası Hukuk normlarına göre yapılması gerektiğini savunmaktadırlar.

Ayrıca söz konusu temel prensiplerin uygulanmasına dair mevcut durumdan memnun olmadıkları için –BMGK dahil– kapsamlı reformun gerekliliğini savunmaktadırlar. Ancak Rusya ve Çin’in BMGK’nin daimi üye koltuklarını ve veto yetkilerini bırakmak ya da veto yetkisinin genişletilmesini savunmak gibi bir tutumları bulunmamaktadır.

Rusya ve Çin’in daha ziyade Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika’nın BM’de daha önemli bir rol oynamasını arzuladıkları görülmektedir. Ayrıca bazı grupların (örneğin G4: Almanya, Hindistan, Japonya ve Brezilya ve L69: Asya, Afrika ve Latin Amerika bölgelerinden yaklaşık 40 ülke) katılımıyla BMGK’nin daimi üye sayısının artırılması (genişletilmesi) çağrısında bulunmaktadırlar.

Bu genişlemenin gerekçesi olarak BM’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulması ve o tarihten bu yana küresel güç dengesinin tamamen değişmiş olması hususları üzerinde durulduğu görülmektedir. Ancak bu yaklaşım BRICS’in radikal bir reform gerçekleştirmeye çalıştığı anlamına gelmemektedir.

BMGK’nin daimi üye sayısının artırılması veto kaynaklı tıkanıklığın ortandan kaldırılması anlamında radikal bir değişiklik getirmemektedir. Üstelik bu yaklaşım, Türkiye’nin de savunduğu “BM sisteminde bütün devletlerin adaletli temsili ve büyük güçlerin tahakkümünün ortadan kaldırılması” sonuçlarını da doğurmayacaktır.

Nitekim daimi devletin üstünlüklerini kaybetme konusundaki isteksizliği ve böyle bir reformun belirsiz sonuçları nedeniyle BRICS ülkelerinin de kendi aralarında fikir birliği sağlayamadığı aşikardır.

BRICS üyelerinin dünya nüfusunun neredeyse yarısını, bununla birlikte önemli bir ekonomik gücü, en eski medeniyetleri ve en zengin kültürleri temsil etmeleri; Batılı ülkelerin tahakkümü karşısında önemli bir dengeleyici unsur olma potansiyeli taşıdıklarını göstermektedir. Bu dengelemenin ötesinde BM ve küresel sistemin radikal dönüşümünü sağlamak niyeti taşıdıklarını söylemek ise mümkün değildir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.