enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:09 Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan’ın başkenti Kabil ile Kandahar’a ziyarette bulundu.
00:06 İzmir’de Seferihisar Belediyesi’ne yönelik rüşvet operasyonunda 29 zanlı tutuklandı…
00:06 Türkiye’nin farklı platformlardan uzun menzilde hassas vuruş yapabilecek füze ailesi genişliyor: 500+ kilometrelik milli füzeler geliyor
00:04 Adalet Bakanı Akın Gürlek, hakim ve cumhuriyet savcılarının atamalarında yeni bir sisteme geçtiklerini açıkladı.
00:03 (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında,
00:02 “İhanetin belgesi?” Şam’da Fransız-Kürt-Arap Cephesi Kuruldu, Rrsmi olarak Türkmenler silindi
00:02 Canan GÖNENÇAY “Hollanda’daki okul yönetimlerine seslendi: “Türkçeyi bitirme sınavı dersi olarak sunun”
00:02 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Biz Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz”
00:01 İçişleri Bakanı Çiftçi, “PKK’nın farklı isimler ve bölgelerdeki tüm uzantılarının tasfiye sürecini takip ediyoruz”
00:00 Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin Yeni Delhi’de, ABD ile Rusya arasında “teslimiyet ve yeniden yapılandırma” belgesini imzalaması bekleniyor…
00:56 Avrupa’nın yaptırımları Filistin’i özgürleştirmeye yetmez
00:51 Almanya’da doğalgaz depolarında doluluk oranı son 15 yılın en düşük seviyesinde…
00:50 Dışişleri Bakanı Fidan, “ABD Başkanı Donald Trump motorin fiyatındaki artışın kaynağı olarak Rusya-Ukrayna Savaşı’nı gösteriyor”
00:47 Türkiye Futbol Federasyonu, Trendyol Süper Lig’in ilk yarısında yapılacak derbi maçların tarihleri açıkladı…
00:42 ABD’de yönetimin başta yabancı öğrenciler ve medya olmak üzere vize kısıtına mahkeme engeli
00:34 Canik, entegre gücünü Birleşik Krallık’ta sergileyecek
00:33 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimizi kullanmama konusunda uyarıda bulunduk”
00:32 Araştırma: Askeri güç, coğrafi avantaj, savunma bütçesi ve toplumsal direnç gibi kriterler dikkate alınarak hazırlanan listede Türkiye’nin sıralaması dikkat çekti.
00:32 Rusya-Ukrayna savaşı: Karadeniz, hava saldırıları ve Kuzey Kore faktörü
00:28 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın başvurusu üzerine Yeni Parti’ye ‘Adınızı değiştirin’ tebligatı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs ziyareti ve Ada Gerçeklerinin Artık Gözardı Edilemeyeceği Gerçeği: Egemen Eşitlik Temelinde Çözümün Kaçınılmazlığı 

BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs ziyareti ve Ada Gerçeklerinin Artık Gözardı Edilemeyeceği Gerçeği: Egemen Eşitlik Temelinde Çözümün Kaçınılmazlığı 
7 Ağustos 2026
34
A+
A-

* Avrasya İncelemeleri Merkezi’nin (AVİM), Avrupa Birliği, Türkiye – ABD İlişkileri, Kafkasya, Propaganda Çalışmaları, Terörizm uzmanı Analist Hazal ÇAĞAN ELBİR, “BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs ziyareti ve Ada Gerçeklerinin Artık Gözardı Edilemeyeceği Gerçeği: Egemen Eşitlik Temelinde Çözümün Kaçınılmazlığı” başlıklı bir analiz kaleme aldı.

UHA / International News Agency

Hazel Çağan Elbir: The Region's Future Will Be Decided Not at the Negotiating Table, but in the Cloud - Caspianpost.com

ANALİST* Hazal ÇAĞAN ELBİR & Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM)

ANKARA, 7 AĞUSTOS 2026

Reklam

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 27-29 Temmuz tarihleri arasındaki Kıbrıs ziyareti kapsamında Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ve Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşeceği, ardından liderleri ortak akşam yemeğinde

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in 27-29 Temmuz 2026 tarihlerinde Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaret, Ada’daki fiilî gerçeklerin diplomasi masalarında artık kolayca yok sayılamayacağını bir kez daha ortaya koymuştur.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in bu ziyarete ilişkin değerlendirmesi, “Guterres’in Kıbrıs ziyareti, ada gerçeklerinin artık gözardı edilemeyeceğini göstermiştir” ifadesiyle sürecin özünü en açık biçimde özetlemektedir[1]. Guterres’in gayretleri takdir edilmektedir; ancak elinden gelen sınırlıdır. Çünkü Kıbrıs’taki iki toplumun statüsü, Avrupa Birliği’nin (AB) kendi kurallarını da ihlâl ederek tek taraflı biçimde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) üyeliğe almasıyla kalıcı bir çıkmaza girmiştir[2]. Günümüzde açıkça görülmektedir ki, Kıbrıs için çözüm, artık geçerliliğini yitirmiş BM Güvenlik Konseyi kararlarının ötesine geçmiştir. Durum kökten değişmiştir. Kıbrıs’ın bir bölümü haksız biçimde AB’ye dâhil edilmiştir. Bu koşullarda tek geçerli çözüm, diğer tarafın egemen eşitliğini ve devlet varlığını kabul etmekten geçmektedir[3]. Guterres bu durumu anlamaktadır ve çaba göstermektedir; fakat hem GKRY hem de AB bu gerçekliğe karşı çıkmaya devam etmektedir[4].

Reklam

MÜLGA 'KIBRIS CUMHURİYETİ”NİN 60'INCI YILDÖNÜMÜ

Tarihsel Arka Plan ve 1960 Düzeni

Kıbrıs sorunu, 1960 Zürih ve Londra Anlaşmalarıyla kurulan ortaklık cumhuriyetinin Rum tarafınca tek taraflı biçimde bozulmasıyla başlamıştır. 1963 Kanlı Noel’inden itibaren Kıbrıs Türkleri sistematik saldırılara, etnik temizliğe ve yok edilme tehdidine maruz kalmıştır[5]. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, 1960 Garanti Antlaşması’nın Türkiye’ye tanıdığı meşru müdahale hakkına dayanarak, Enosis girişimi ve darbe sonrasında Türk toplumunun varlığını korumak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Harekât, bir işgâl değil, soykırım tehdidini engelleyen meşru bir müdahaledir[6].

1960 Garanti Antlaşması’nın 1. maddesi açıkça şunu öngörmektedir: “Kıbrıs Cumhuriyeti herhangi bir devletle tamamen veya kısmen herhangi bir siyasi veya iktisadi birliğe katılmamayı taahhüt eder. Bu itibarla herhangi bir diğer devletle birleşmeyi veya adanın taksimini doğrudan doğruya veya dolayısı ile teşvik edecek her nevi hareketi yasak ve ilan eder”[7]. Bu hüküm, Ada’nın bütününün herhangi bir siyasi-ekonomik birliğe tek taraflı katılmasını hukuken engellemektedir. Uluslararası hukuk profesörü Maurice H. Mendelson Q.C.’un da belirttiği üzere, GKRY’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” unvanıyla AB’ye başvurusu ve üyeliği, 1960 düzeninin açık ihlâlidir[8].

Türkiye'nin AB'ye Üyelik Sürecine Kıbrıs Sorunu'nun Etkisi | TUİÇ Akademi

2004 Dönüm Noktası: AB’nin Stratejik Hatası

2004 yılında AB, Annan Planı’nı reddeden Rum tarafını ödüllendirirken, planı kabul eden Kıbrıs Türk tarafını cezalandırmıştır. GKRY, Ada’nın tamamı adına, Kıbrıs Türk halkının iradesi yok sayılarak ve 1960 antlaşmalarına aykırı biçimde AB’ye tam üye yapılmıştır[9]. Bu karar, AB’nin kendi Kopenhag kriterlerine ve “bölünmüş bir adanın üyeliğinin mümkün olmadığı” yönündeki kendi ilkelerine de aykırıdır. Dönemin üst düzey AB yetkilileri ve Avrupa Parlamentosu Türkiye eski Raportörü Kati Piri dâhil olmak üzere çeşitli Avrupa figürleri, bu üyeliğin hatalı bir karar olduğunu sonradan kabul etmiş veya ima etmişlerdir[10]. Bu hata, Rum tarafına Türkiye karşısında veto gücü kazandırmış, statü eşitsizliğini derinleştirmiş ve çözümü fiilen imkânsız hâle getirmiştir[11].

AB’nin bu tek taraflı müdahalesi, Kıbrıs Türk halkının iradesine saygısızlığın en somut örneğidir. İzolasyonların kaldırılacağı yönündeki sözler tutulmamış, Türk tarafı ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda sistematik baskı altında tutulmaya devam etmiştir[12]. KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın 30 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında da vurgulandığı üzere, bugün adada yaşanan dengesizliğin en büyük sorumlularından biri tartışmasız AB’dir; çünkü 2004’teki stratejik hata, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu cesaretlendirmiş ve taraflar arasındaki statü eşitsizliğini kalıcılaştırmıştır[13](10).

Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Raporuna Ankara'dan Peş Peşe tepki: “Alçakça İftira, Yok Hükmünde” - Ege'ye Dair

AB Raporlarında Sürekli Önyargı

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ilişkin her yıl yayımladığı ilerleme raporları ve Avrupa Parlamentosu kararları, Kıbrıs konusunda tutarlı bir önyargı sergilemektedir. Söz konusu Türkiye raporlarında Türkiye’nin “iki devletli çözüm” ve “egemen eşitlik” savunması “BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı” diye eleştirilirken, Rum tarafının siyasi eşitliği fiilen reddeden tutumu ve federasyon ısrarı sorgulanmamaktadır[14]. AB Liderler Zirvesi kararları da aynı çizgiyi sürdürmekte, iki toplumlu federasyon modelini ısrarla dayatmaktadır[15]. Bu yaklaşım, AB’nin tarafsız bir arabulucu olmaktan çıktığını, Rum tezlerinin sözcüsü konumuna gerilediğini göstermektedir[16].

BM Genel Sekreteri Guterres, 27-29 Temmuz'da Kıbrıs'ı ziyaret edecek ve liderlerle görüşecek

Guterres’in Ziyareti ve Gerçeklerin Dayatması

Guterres’in Temmuz 2026 ziyareti, 16 yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri’nin Ada’ya gelmesi bakımından sembolik önem taşımaktadır. Genel Sekreter, her iki liderle ayrı ve ortak görüşmeler gerçekleştirmiş, 5+1 formatında yeni görüşmelerin başlatılacağını duyurmuştur. Ancak ziyaretten somut bir çözüm takvimi veya yeni bir çerçeve çıkmamıştır. Guterres’in görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecektir. Görevden ayrılmadan önce Kıbrıs konusunda ilerleme kaydetme isteği yapıcı görünmekle birlikte, mevcut yapısal engeller nedeniyle gerçekçi değildir. GKRY’nin ve AB’nin egemen eşitlik ile iki devletli çözüme kategorik karşı çıkışı, bu isteği sınırlı kılmaktadır[17].

Ziyaretin hemen ardından AB’nin Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto’yu “Kıbrıs Özel Temsilcisi” sıfatıyla görevlendirmesi ve Ada’ya göndermesi, AB’nin Kıbrıs konusuna müdahil olma ısrarının en son örneğini teşkil etmiştir. KKTC Dışişleri Bakanlığı, bu atamanın KKTC’nin rızası alınmaksızın ve Kıbrıs Türk halkının iradesi tamamen yok sayılarak yapıldığını, dolayısıyla hiçbir meşruiyet taşımadığını açıkça belirtmiştir. Bakanlık, Fitto’nun herhangi bir faaliyetinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve kendisinin muhatap alınmayacağını vurgulamıştır[18]. Üstelik BM Genel Sekreteri’nin dahi özel temsilci atamaktan imtina ettiği, yalnızca şahsi bir temsilci görevlendirdiği bir ortamda AB’nin bu adımı atması, tarafsızlığını tamamen yitirdiğinin en somut göstergesidir[19].

Üstel’in değerlendirmesi bu noktada isabetlidir. Ziyaret, Ada’da iki ayrı halk, iki ayrı demokratik otorite ve iki ayrı devlet gerçeğinin artık inkâr edilemeyeceğini göstermiştir[20]. Türkiye, egemen eşitlik ve iki devletli çözüm temelinde kalıcı bir düzeni desteklemektedir. Bu yaklaşım, 1960 ortaklık denemesinin çöküşü, 1974 sonrası fiilî durum ve 2004 sonrası dengesizlik dikkate alındığında, tek sürdürülebilir yoldur[21].

BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES'İN KIBRIS ZİYARETİ VE ADA GERÇEKLERİNİN ARTIK GÖZARDI EDİLEMEYECEĞİ GERÇEĞİ: EGEMEN EŞİTLİK TEMELİNDE ÇÖZÜMÜN KAÇINILMAZLIĞI

Gerçekçi Çözümün Koşulları

Kıbrıs’ta kalıcı barış, ancak Ada’daki iki egemen eşit toplumun varlığının kabul edilmesiyle mümkündür. BM Güvenlik Konseyi kararları, 2004 sonrası değişen gerçeklik karşısında yetersiz kalmıştır. AB’nin 2004’te işlediği stratejik hata, çözümsüzlüğün en büyük sorumlularından biri olmaya devam etmektedir. Guterres’in çabaları takdir edilmekle birlikte, GKRY’nin ve AB’nin direnci karşısında sınırlı kalmaktadır.

KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın da altını çizdiği gibi, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma ancak bugün adada iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokratik otorite bulunduğu gerçeğinin kabul edilmesi, tarafların egemen eşitliği ile eşit uluslararası statülerinin teyit edilmesi ve iki devlet arasında işbirliğine dayalı bir ilişkinin tesis edilmesiyle mümkündür. Bu gerçekler kabul edilmeden atılacak hiçbir tek taraflı adımın Kıbrıs Türk halkı açısından hukuki veya siyasi herhangi bir sonuç doğurmayacağı açıktır.

Uluslararası toplumun, özellikle Avrupa Birliği’nin, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve devlet varlığını tanıması gerekmektedir. Aksi takdirde, diplomatik girişimler sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Ada gerçekleri artık göz ardı edilemez. Çözüm, bu gerçeklerin kabulüyle başlayabilecektir.


[1] “Üstel: ’Guterres’in Kıbrıs ziyareti, ada gerçeklerinin artık göz ardı edilemeyeceğini göstermiştir’,” Halkın Sesi, halkinsesikibris.com, 30 Temmuz 2026, https://www.halkinsesikibris.com/ustel-guterresin-kibris-ziyareti-ada-gerceklerinin-artik-goz-ardi-edilemeyecegini-gostermistir.

[2] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB’nin Tek Taraflı Müdahaleleri ve Kıbrıs Türk Halkının İradesine Saygısızlık,” AVİM, avim.org.tr, 15 Mayıs 2025, https://avim.org.tr/public/tr/Yorum/AB-NIN-TEK-TARAFLI-MUDAHALELERI-VE-KIBRIS-TURK-HALKININ-IRADESINE-SAYGISIZLIK.

[3] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “Kıbrıs Adası’nın Güvenliği ve İki Egemen Devlet Gerçeği: Üçlü Zirve Bağlamında AB Tutumunun Eleştirisi,” AVİM, avim.org.tr, 12 Mart 2026, https://avim.org.tr/tr/Yorum/KIBRIS-ADASI-NIN-GUVENLIGI-VE-IKI-EGEMEN-ENTITE-GERCEGI-UCLU-ZIRVE-BAGLAMINDA-AB-TUTUMUNUN-ELESTIRISI.

[4] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs, expresskibris.com, 30 Temmuz 2026, https://www.expresskibris.com/disisleri-bakanligindan-fitto-aciklamasi-bizim-acimizdan-hicbir-mesruiyet-tasimiyor.

[5] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “1974 Kıbrıs Barış Harekâtının 52. yılı ve Avrupa’nın Taraflı Yaklaşımı,” AVİM, avim.org.tr, 21 Temmuz 2026, https://www.avim.org.tr/tr/Analiz/1974-KIBRIS-BARIS-HAREKATININ-52-YILI-VE-AVRUPA-NIN-TARAFLI-YAKLASIMI.

[6] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “1974 Kıbrıs Barış Harekâtının 52. yılı ve Avrupa’nın Taraflı Yaklaşımı,” AVİM.

[7] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB Liderler Zirvesi Kararları Şaşırtmadı,” AVİM, avim.org.tr, 30 Haziran 2021, https://avim.org.tr/tr/Analiz/AB-LIDERLER-ZIRVESI-KARARLARI-SASIRTMADI.

[8] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “GKRY’den AB’ye Türkiye’nin Aday Statüsünü İptal Etmesi Yönünde Çağrı,” AVİM, avim.org.tr, 10 Haziran 2020, https://avim.org.tr/public/tr/Yorum/GKRY-DEN-AB-YE-TURKIYE-NIN-ADAY-STATUSUNU-IPTAL-ETMESI-YONUNDE-CAGRI.

[9] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB’nin Tek Taraflı Müdahaleleri ve Kıbrıs Türk Halkının İradesine Saygısızlık,” AVİM, avim.org.tr, 15 Mayıs 2025, https://avim.org.tr/public/tr/Yorum/AB-NIN-TEK-TARAFLI-MUDAHALELERI-VE-KIBRIS-TURK-HALKININ-IRADESINE-SAYGISIZLIK.

[10] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB Liderler Zirvesi Kararları Yine Şaşırtmadı,” AVİM, avim.org.tr, 30 Haziran 2021, https://avim.org.tr/tr/Analiz/AB-LIDERLER-ZIRVESI-KARARLARI-SASIRTMADI.

[11] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB Liderler Zirvesi Kararları Yine Şaşırtmadı,” AVİM.

[12] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB’nin Tek Taraflı Müdahaleleri ve Kıbrıs Türk Halkının İradesine Saygısızlık,” AVİM.

[13] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs.

[14] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs.

[15] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “AB Liderler Zirvesi Kararları Yine Şaşırtmadı,” AVİM.

[16] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs.

[17] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs.

[18] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs.

[19] “Dışişleri Bakanlığı’ndan Fitto açıklaması: ‘Bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımıyor’,” Express Kıbrıs.

[20] “Üstel: ’Guterres’in Kıbrıs ziyareti, ada gerçeklerinin artık göz ardı edilemeyeceğini göstermiştir’.”

[21] “Üstel: ’Guterres’in Kıbrıs ziyareti, ada gerçeklerinin artık göz ardı edilemeyeceğini göstermiştir’.”

***

Yazar hakkında

Hazel Çağan Elbir 2008 yılında Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisans derecesini 2012 yılında ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Ermeni Terörü ve Türk Basını (1973-1984)” başlıklı tezi ile aldı. Yüksek lisans tezi aynı başlıkla 2017 yılında Almanya’da bulunan yayınevi Manzara Verlag tarafından kitap olarak yayınlanmıştır.

2006 yılında TBMM’de, 2007 yılında Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM)’da ve Global Strateji Enstitüsü’nde staj yapmıştır. Yine 2007 yılında Avusturya’nın Graz şehrinde düzenlenen Model Avrupa Parlamentosu projesine katılmıştır. 2008 yılında Global Strateji Enstitüsü’nde dört ay süreyle Balkan Uzmanı olarak görev almıştır. Yüksek lisans yaparken 2011 yılında Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM)’de de staj yapan Çağan Elbir, Şubat 2012 tarihinden bu yana AVİM bünyesinde analist olarak çalışmaktadır. Hali hazırda Atılım Üniversitesi’nde Politik Ekonomi doktora adayıdır.

Çağan Elbir’in araştırma konuları arasında Avrupa Birliği, Türkiye – ABD İlişkileri, Kafkasya, propaganda çalışmaları, insanlığa karşı suçlar ve terörizm yer almaktadır.

Çağan Elbir her gün AVİM Günlük Bülten’in Avrupa bölümünü hazırlamaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.