enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:39 Tarihi Çağrı: İki Devlet, Tek Millet ve Sarsılmaz Bir Gelecek
00:30 Uykusuzluk depresyona yol açıyor
00:12 Aile Birliğimiz Tehlike Altında
00:01 Dr. Elvin Abdurahmanlı: “Türk Dünyası Artık Küresel Bir Aktör” 
10:35 Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni haftanın kura takvimi
09:28 TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency ve UHA / İnternational News Agency ’16 Ocak Basın Onur Günü’nde onurlandırıldı
09:15 16 Ocak Basın Onur Günü’nden notlar..
08:04 Kuşadası Güvercinada Açık Hava Müzesi’ni 2025 yılında181 bin 419 kişi ziyaret etti
07:52 Petrol savaşları yerini ‘kritik mineral’ savaşlarına bırakabilir
06:36 CHP Genel Başkanı Özel’in ‘ben 30 yıl yatarım, siz de yatarsınız’ sözlerine tepkiler sürüyor
06:32 Aydın’ın Kuşadası’nda, Kurumlar Arası Gerginlik Hizmeti Aksatıyor
04:30 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
04:29 Kırmızı Bültenle aranan suçlular yakalanarak Türkiye’ye getirildi
00:53
00:23 İklim değişikliklerin dünyamıza Faturası: Susuzluk
18:27 Ömer Çelik’ten CHP’ye tepki: Saldırganlık bir siyaset biçimi değildir
17:55 Sosyal medyada suç örgütlerini öven 325 şüpheli yakalandı
13:55 Türkiye, Sudan konulu beşinci istişare toplantısına katıldı
10:48 100’ün Üzerinde Ülkeden Alıcılar, Bebek ve Çocuk Ürünleri İçin Geliyor
00:50 Bakan Göktaş, “Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Birleşmiş Milletler’in ‘kaygı’ bozukluğu

Birleşmiş Milletler’in ‘kaygı’ bozukluğu
21 Eylül 2021
393
A+
A-

UHA HABER / Birleşmiş Milletler (BM) dünyadaki gelişmeleri özellikle son 10 yıldır sadece kaygıyla takip ediyor. Ancak bu kaygı, yaşanan insan hakları ihlallerinin önüne geçemiyor. BM’nin yaşadığı kaygı bozukluğunu ve nedenlerini araştırdık.

Ali Burak Biber
TRT Haber : Ali Burak Biber
Bertuğ Ulukan
TRT Haber : Bertuğ Ulukan

Savaşı önlemek, barışı sürdürmek, ülkeler arası dostluğu artırmak ve iş birliği sağlamak.

Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra işte bu 4 hedef doğrultusunda kuruldu.

En temel amaç, en temel hakkın sağlanmasıydı; yani yaşam hakkı.

Ancak BM, bu amaca ulaşmada büyük zorluklar yaşıyor.

BM’nin ‘kaygı’ gücü

5 daimi üyeyle beraber, 193 ülkeden oluşan dev bir güç olan örgüt özellikle son 10 yıldır işlevini yerine getirememekle eleştiriliyor.

Dünyada salgınlar, savaşlar ve açlıklar artarak devam ederken, Birleşmiş Milletler tüm süreci sadece kaygıyla takip ediyor.

Bu kaygıyı ise bazen kınamayla, bazen de şiddetli kınamayla aşmaya çalışıyor. Ancak kınamanın şiddeti yaşanan insan hakları ihallerinin ve dramların önüne geçemiyor.

Kaygı neden oluşur, nasıl aşılır?

Klinik Psikolog Şeyma Çelikkaya’ya göre kaygı, insanın bedensel ve ruhsal varlığını tehlikede görmesi sonucu oluşan bir durum. Kaygı bozukluğu ise, kaygının biraz daha sık yaşanması ve aşırı boyutta olmasını temsil ediyor.

Belirsizlik, kontrol edememe, tehdit algısı, yetersizlik ve kendimizi kontrol edemediğimiz anlarda kaygı durumunu yaşıyoruz.

Kaygının üstesinden gelinmediği sürece yapılması gereken işlere odaklanılamadığını ve zihinde halledilmeden halledilemeyeceğini söyleyen Çelikkaya’ya göre yapılması gereken ilk şeylerden biri, kaygıyla yüzleşmek.

“Öncelikle Kişilerin ya da kurumların bu kaygıyı tanımaları bunlarla yüzleşmeleri gerekiyor. Eğer yüzleşme olmazsa bu sorunlardan kaçarsak sorunlar çözülmemiş olacak. Sorunları çözüme ulaştırmak için yüzleşme gerekiyor.”

Eleştirilerin hedefinde BM’nin seçkin ülkeleri var

Uzmanlara göre kaygının ortadan kalkması için, mevcut sorunları yok saymak yerine onlarla yüzleşmek gerekiyor.

Ancak Katliamlar, savaşlar ve açlık krizleri dünyanın dört bir yanında devam ederken, BM bu durumla savaşmak yerine kaygı kaçışına ve endişelenmeye devam ediyor.

Ancak örgütün endişeleri, ne Yemen’e atılan bombaları durduruyor, ne de Akdeniz’in toplu mezar olmasının önüne geçiyor.

BM’nin geleceği için edişe

Konuyla ilgili örgüte yöneltilen çok sayıda eleştiri var.

BM’nin seçkin ülkeleri Çin, Fransa, Rusya, ABD ve İngiltere’nin karar ve veto yetkisi, örgütün görevini yerine getirememesinde en büyük etken olarak görülüyor.

Pek çok sivil toplum kuruluşu aynı fikirde…

BM demokratik olmak yerine, belli ülkelerin amaçlarını korumaya hizmet eden bir yapıya büründü.

BM dünya için endişeleniyor, ancak eleştirilerin dozuna bakılırsa, esas endişe konusu BM’nin geleceği olacak.

[UHA Haber Ajansı, 21 Eylül 2021] 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.