enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
00:09 ‘Kürtlere Karşısınız’ Söylemi Neye Hizmet Ediyor?
00:08 “Habib-i Neccar”ın böyle dimdik ayakta olduğunu görenler Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne kalben inanıyor”
00:05 Katil, soykırımcı, terör örgütü ve lanetli İsrail’e, Türkiye ve 7 ülkeden kınama
00:04 Kocaeli’n ‘Körfezray Metro Projesi’nde saha çalışmaları planlanan takvime göre hızla devam ediyor…
00:04 ABD’de Politik Çekişmeler ve Ermeni Diasporasının Etkisi: Dr. Mehmet Öz örneği
14:42 Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’nın “deneme” amaçlı açıldığı duyuruldu…
06:53 Uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletler’in “Vicdani ve Alaki” sorumlulukları
06:39 Bakanı Kacır, “KOSGEB Acil Destek Kredi Programı kapsamında 2 bin 120 KOBİ’ye 1,9 milyar lira kredi sağlandı”
06:35 UHA / İnternational News Agency’n kısa kısa ‘Yurttan ve Dünyadan’ Kahvaltı Haberleri
06:27 ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
05:05 İletişim Başkanı Duran: TRT, Türkiye’nin hakikatini ve değerlerini temsil ediyor
04:34 DEVA Partisi’nden Suriye Açıklaması: “Suriye’de en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemekte”
00:39 “Kendimize güvenirsek her şeyi başarabiliriz”
00:36 Karabağ’da kalan Ermenilerin nakli ve tahrike yönelik propagandalar
00:29 RTÜK Başkanı Daniş: TRT, ülkemizin sesi, hafızası ve ortak değeri olmaya devam ediyor
00:22 Meteoroloji’den kritik uyarı: Sel, su baskını ve fırtınaya dikkat
00:09 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kahramanmaraş’ta, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu
TÜMÜNÜ GÖSTER →

BAYKAR’ın İtalya adımları: Avrupa trene binmek istiyor

BAYKAR’ın İtalya adımları: Avrupa trene binmek istiyor
11 Mart 2025
23
A+
A-

Türk savunma sanayiinin gözbebeği firmalarından BAYKAR’ın İtalya’da attığı iki kritik adımın yankıları sürüyor. Elbette madalyonun bir yüzünde AB üyesi ülkenin imkanlarından yararlanıp dünyaya daha kolay açılmak var. Ancak uzmanlar, İtalya ve Avrupa için de bu ortaklığın ‘kalkmadan önce trene yetişmek’ olduğu görüşünde.

Sertaç Aksan
Sertaç Aksan, TRT
Muhabiri

* Detayı haberimizde!

UHA / İnternational News Agency

Önce ‘Gökyüzünün Ferrari’si’ olarak anılan İtalyan havacılık şirketi Piaggio Aerospace’i satın aldılar. Ardından sadece İtalya’nın değil dünyanın kendi alanındaki en önemli savunma sanayii şirketlerinden Leonardo ile iş birliği sözleşmesi imzaladılar.

BAYKAR’ın bu iki hamlesi bahsi geçen şirketlerin yanı sıra Türkiye ve İtalya adına da çok değerli yeni kapılar açacak gibi duruyor.

ABD Başkanı Donald Trump nedeniyle Avrupa savunma sanayiinde kendi yol haritasını çizmek istiyor. Ve bunun için de ayırdıkları ciddi bir bütçe var. Ayrıca, önümüzdeki 10 yılda Avrupa’daki insansız savaş uçakları ya da S/İHA’ların toplam pazarının 100 milyar dolara ulaşacağına dair beklentiler var.

Tüm bunları alt alta koyduğunuzda BAYKAR’ın İtalya çıkarmasını ‘Avrupalı şirket üzerinden dünyaya daha kolay açılma stratejisi’ olarak ele almak belki de puzzle’ın en önemli parçasını eksik bırakmak anlamına geliyor.

Elbette kritik soru BAYKAR’ın İtalya’daki bu satın alma ya da iş birliği niyetini neden hayata geçirdiği. İtalya’nın bundan ne çıkarı olacağı konusu da cepte. Ancak bu haberlerin ardından özellikle sosyal medyada tartışma yaratan bir husus daha var.

BAYKAR’ın bu adımları sanıldığı gibi kritik Türk teknolojisinin yabancı ülkelerin eline geçmesine anlamına gelir mi? Bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını Savunma Sanayii Uzmanı Kubilay Yıldırım ile konuştuk…

Baykar'ın, Avrupa'nın en büyük savunma firmalarından Leonardo ile ortaklık anlaşması imzalaması yeni bir dönemin de habercisi. Foto: AA
[Baykar’ın, Avrupa’nın en büyük savunma firmalarından Leonardo ile ortaklık anlaşması imzalaması yeni bir dönemin de habercisi. Foto: AA]

“Her iki taraf için de ‘kazan-kazan’ formülü devrede”

BAYKAR’ın aslında son derece doğru bir strateji izleyerek dünyaya açıldığı gerçeğiyle başlıyor anlatmaya Yıldırım. Dünyada rekabetçi ürün ortaya çıkarabilen her şirketin aslında benzer bir yol haritası izlediğine işaret ediyor.

Ancak konuyu şirketlerin özelinden çıkarıp biraz daha genelden yani Türkiye-İtalya ilişkileri üzerinden okuyor. Küresel anlamda daralan pazarlar nedeniyle artık ülkelerin ikili diyaloglara daha çok önem verdiğini söylüyor. Daha net bir ifadeyle, Avrupa ülkelerinin geçmişte olduğu gibi AB’ye yön veren başkentlerin bakış açısıyla sınır kalmadığının altını çiziyor.

Gelinen nokta itibariyle Türkiye-İtalya ilişkilerini daha farklı bir boyuta taşındığına dikkati çekiyor Yıldırım. Piaggio Aerospace ile BAYKAR’ın insansız hava araçlarıyla ilgili kabiliyetlerini, Avrupa Birliği toprağında, kendi sahibi olduğu bir firma vesilesiyle geliştirebileceğini anlatıyor.

Son imzalanan Leonardo iş birliğinin de farklı yansımaları olacağını belirtip, “Leonardo’nun çok yetkin bir hava aracı görev yükü ve çok sayıda Avrupalı müşterisi var. Ayrıca Avrupa’dan savunma sanayii ürünleri satın alan ciddi bir müşteri portföyü de mevcut. Şimdi BAYKAR, Leonardo ile işte bu sürece doğrudan dahil olabileceği yeni bir alan yarattı.” diyor.

Uzmanlar, Avrupa ülkelerinde KIZILELMA benzeri bir platformun olmadığı görüşünde.
[Uzmanlar, Avrupa ülkelerinde KIZILELMA benzeri bir platformun olmadığı görüşünde.]

“Avrupa treni kaçırmak istemiyor”

BAYKAR’ın satın alma ya da iş birliği niyetini belli ederek varmak istediği hedef üç aşağı beş yukarı belli. Peki ya da İtalya? BAYKAR ile yol almanın onlara ne tür faydalar sağlayacağını soruyoruz Kubilay Yıldırım’a.

Önce mevcut durumun fotoğrafını çekiyor… Avrupa’da halen otonom ya da yarı otonom insansız hava araçlarının operasyonel olarak nasıl kullanılacağı konusunda kafa karışıklığı olduğunun altını çiziyor.

“Onlar tartışa dursun BAYKAR bu sırada söz konusu alanda dünyanın en önde gelen firması oldu.” dedikten sonra şöyle devam ediyor:

“BAYKAR’ın hali hazırda rüştünü çok zorlu şartlarda ve bizzat harp sahasında ispat etmiş platformları var. Ayrıca kasasında da yeni ürünler geliştirmek için harcamaktan çekinmeyeceği ciddi miktarda nakdi mevcut.

Bunlarla da kalmadı BAYKAR… Geleceğin muharebeleri için kurguladığı bir insansız otonom/yarı otonom uçağı da fiziken ortaya koyabildi. Burada KIZILELMA’dan bahsediyoruz. Ki bu platform da sürekli uçuyor ve yeni testler yapıyor.

İşin pek dikkat çekmeyen ama çok kritik başka bir boyutu var. BAYKAR’ın kendi uçuş testleri için kullanabildiği bir havaalanı, atış testleri için oldukça rahatça hareket edebildiği atış alanları var. En önemlisi gitmeyi kafaya koyduğu bir hedefi mevcut. Bunlar, yabancı firmaların arayıp da bulamadığı imkanlar.

İtalyan Leonardo firması da bu ışığı görüyor ve bu trene erkenden binmek istiyor. Avrupa’nın diğer ülkeleri neyi, nasıl yapacağını tartışadursun, ‘Ben hedefine adım adım ilerleyen firmayla işime bakacağım, size kolay gelsin’ diyor.”

BAYKAR'ın İtalya hamlelerinin ardından en çok dile getirilen çekincelerden biri de 'eldeki mühendislik bilgisinin yurt dışına çıkması' oldu.
[BAYKAR’ın İtalya hamlelerinin ardından en çok dile getirilen çekincelerden biri de ‘eldeki mühendislik bilgisinin yurt dışına çıkması’ oldu.]

BAYKAR’ın teknolojisi İtalya’ya mı geçecek?

Kubilay Yıldırım sürece dair görüşlerini paylaştıktan sonra bir sosyal medya hurafesini de kendisine sormadan geçemiyoruz. BAYKAR’ın imzalarının ardından geniş bir kitlede “SİHA teknolojimiz yabancı bir ülkenin eline geçecek.” algısı oluştu. ‘Bu gerçekten de mümkün mü?’ diye danışıyoruz Yıldırım’a…

“Bunlar keşke bu kadar kolay öğrenilebilecek şeyler olsaydı.” dedikten sonra, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bir hususu artık anlamak zorundayız… Bahsedilen sistemlerin hiç birisi Avrupalıların teknolojik olarak yapamayacakları sistemler değiller. Bizim bu konuda bu kadar çabuk ilerlememizin sebebi hızlı olmamız. Deneysel seviyedeki sistemleri hızlıca hizmete sokup muharebede denememiz. Sürekli test etmemiz. Geri dönüp, gerektiğinde bir kez daha değiştirmemiz. Sonra yeniden denememiz. Kimse merak etmesin. Bu bahsettiğim birikimi kopyalamak o kadar da mümkün değil.”

***

Yazar hakkında

Sertaç AKSAN, Adana’da 1986 yılında doğdu. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve TV Bölümü mezunu. 2008 yılında Anadolu Ajansında başladığı iş hayatında gerek özel sektör gerek kamu tarafında farklı kurumlarda görev aldı. Kasım 2019’dan bu yana TRT Haber’de çalışıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.