
* Bu analiz bakıma muhtaçlık riskine karşı toplumsal dayanışma esasına dayalı, hak temelli ve zorunlu bir “ulusal bakım sigortası” sisteminin kurulmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.
* İşte detay!
UHA / İnternational News Agency
Doç. Dr. Zeki KARATAŞ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü
ANKARA, 04 ŞUBAT 2026 – Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü, Sosyal Hizmet Anabilim Dalı Öğr. Göv. Doç. Dr. Zeki KARATAŞ, SETA için kaleme aldığı “Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı” başlıklı yazısının bugünkü bölümünde , ‘BAKIM SİGORTASININ ÖNEMİ VE GEREKLİLİĞ‘ konusunu ele alacak.
BAKIM SİGORTASININ ÖNEMİ VE GEREKLİLİĞİ
Bakım sigortası önemli bir güvencedir ve bu güvence modern sosyal devletin hızla değişen sosyodemografik koşullara ve artan bakım ihtiyaçlarına adaptasyonunun temel bir zorunluluğu olarak ortaya çıkmıştır.
Türkiye’nin yaşadığı demografik dönüşüm süreci özellikle 65 ve üzeri yaşa sahip nüfusun hızla artarak toplam nüfus içindeki payının yükselmesiyle bakıma muhtaç birey sayısında kaçınılmaz bir artışa yol açmaktadır. Geleneksel aile yapısının zayıflaması ve kadınların iş
gücüne katılımının artmasıyla birlikte bakım yükünün yalnızca aile üzerine bırakılması sürdürülemez hale gelmiştir.
Bu yapısal baskılar karşısında yaşlıların bağımsızlığını, yaşam kalitesini ve temel ihtiyaçlarını güvence altına alacak, maliyet etkin ve bütüncül sosyal politika mekanizmalarının tesisi ulusal bir gereklilik haline gelmiştir. Bu çerçevede bakım sigortasını gerekli kılan bazı yapısal faktörler söz konusudur.
Hızla yaşlanan nüfus ve artan bakım yükü bunlardan biridir. Demografik dönüşüm sürecinde olan Türkiye’de yaşlı nüfus (65 yaş ve üzeri) 2024’te 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaşarak toplam nüfusun yüzde 10,6’sını oluşturmuştur. Bu oranın 2040’ta yüzde 17,9’a ve 2080’de yüzde 33,4’e ulaşacağı öngörülmektedir. Nüfustaki bu hızlı yaşlanma bakıma muhtaç kişi sayısındaki artışı kaçınılmaz kılmaktadır.
Aile yapısındaki çözülme ve bakım kapasitesinin azalması da bakım sigortası için önemli bir zemindir. Bakım hizmetlerinin geleneksel sağlayıcısı olan aile, sosyokültürel değişimler nedeniyle bu rolünü sürdürmekte zorlanmaktadır. Geleneksel geniş aile yapısının çözülerek çekirdek aileye dönüşmesi yaşlı bireyin bakım yükünü üstlenecek hane halkı sayısını azaltmıştır.
Aile içinde temel bakımı üstlenen kadınların artan oranda iş gücüne katılımı ise ailelerin bakım yükünü tek başına karşılamasını neredeyse imkansız hale getirerek profesyonel bakım hizmetlerine duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Türkiye’de aktif yaşlanma düzeyinin düşük olması bütüncül politika müdahalelerine duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır.
Yaşlıların toplum içinde aktif, bağımsız ve sağlıklı kalma düzeyleri bakım gereksinimlerini doğrudan etkilemektedir. Nitekim Türkiye’nin bu konudaki performansı kapsamlı politika müdahalelerine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. 2024 için Türkiye’nin Aktif Yaşlanma Endeksi genel değeri 29,7 olup bu oran Avrupa Birliği ortalamasının (36,8) altındadır.
Bu düşük düzey yaşlıların yaşam kalitesi ve bağımsızlığını artırmaya yönelik yalnızca sağlık hizmetlerini değil aynı zamanda sosyal, ekonomik ve psikolojik destekleri de kapsayan yoğun ve bütüncül bakım politikalarının hayata geçirilmesinin zorunluluğunu vurgulamaktadır.
Sosyal güvenlik ve mali yetersizlik de bakım sigortasını gerekli kılmaktadır. Mevcut sosyal güvenlik sistemleri artan ve karmaşık hale gelen bakıma muhtaçlık riskini karşılamakta önemli eksiklikler barındırmaktadır.
Türkiye’de yaşlılık, engellilik ve kronik hastalık kaynaklı bakım ihtiyacının maliyeti halihazırda dar kapsamlı sosyal yardım modelleri üzerinden yönetilmeye çalışılmaktadır. Bu yaklaşım hem sunulan hizmetlerin kapsamını daraltmakta hem de mali yükü büyük ölçüde bireyler ve ailelerin üzerine bırakarak yoksulluk riskini artırmaktadır.
Bakım sigortası ise bu maliyet baskısını toplumsal dayanışma temelinde paylaşmak, hizmet sunumunu profesyonel standartlara kavuşturmak ve kayıt dışı informal bakıcıları sosyal güvence kapsamına almak açısından elzem bir araçtır.
Bununla bağlantılı olarak önemli bir konu olan mevcut sosyal sigorta sistemindeki kapsam eksikliği de bunlara eklenmelidir. Türkiye’deki sosyal güvenlik mevzuatında bakım ihtiyacını prim ödeyerek hak edilen bir sigorta kolu olarak ele alan bir düzenleme bulunmamaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda (zorunlu sosyal sigorta sisteminde) bağımsız bir bakım sigortası kolu mevcut değildir. Mevcut sosyal yardımlar (evde bakım ücreti gibi) sigorta primi ödenerek kazanılmış bir hak olarak değil gelir testine dayalı
ve dar kapsamlı bir sosyal yardım olarak nitelendirilmektedir.
Bu durum ise hak sahipliği yerine ihtiyaç temelli ve kısıtlı bir kapsama yol açmaktadır. Ayrıca yüksek maliyetli bakım yükünün yönetimi önemli bir sorun olarak çıkmaktadır. Bakım hizmetlerinin giderek artan maliyeti bireyler ve aileler üzerinde ciddi bir ekonomik baskı oluşturmaktadır.
Bakım sigortası bu maliyet baskısını hafifletmede kilit rol oynamaktadır. Bakım sigortası maliyetlerin tamamını karşılamasa bile (kısmi maliyet sigortası modeli) yüksek maliyetli bakım hizmetlerinin finansman sorumluluğunu bireyselden toplumsal dayanışma modeline kaydırarak sigortalıları ve ailelerini yoksulluk riskine karşı korumaktadır.
Almanya’daki bakım sigortası sisteminin kuruluş gerekçesi de bireylerin uzun süreli bakım masraflarını tek başına karşılayamaması nedeniyle ortaya çıkan yüksek maliyetli sosyal yardımlar üzerindeki yükü azaltmaktır. Hizmet standardı ve informal bakıcıların güvencesizliği de bakım sigortasını gerektirmektedir.
Bakım hizmetlerinin büyük ölçüde kayıt dışı ve düşük standartta yürütülmesi hem hizmet alanların yaşam kalitesini hem de hizmet sunanların (özellikle aile bireylerinin) güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bakım hizmetlerinin çoğunlukla profesyonel olmayan ve kayıt dışı bir şekilde yürütülmesi hizmet kalitesinde düşüşe neden olmaktadır.
Bakım sigortası mekanizması bu önemli açığı kapatmayı hedeflemektedir. Sistemin kurulmasıyla aile bireyi bakıcılara yönelik
sosyal güvence altına alma (emeklilik ve kaza sigortası) ve zorunlu eğitimler aracılığıyla hizmet standardının yükseltilmesi amaçlanmaktadır.
DÜNYADA BAKIM SİGORTASI UYGULAMALARI
Bakıma muhtaçlık küresel ölçekte kabul görmüş bir sosyal risk haline gelmiştir. Gelişmiş ekonomilerin büyük çoğunluğu bu riski yönetmek için geleneksel ve yetersiz kalan sosyal yardım mekanizmalarından uzaklaşarak bu sosyal riski sosyal güvenlik şemsiyesi altına almıştır. Uzun dönemli bakım hizmetleri finansmanının sistematik hale getirilmesi sosyal devletin temel görevlerinden biri haline gelmiştir.
Dünya genelinde uygulanan bu finansman modelleri hizmetlerin sürdürülebilirliğini, kapsamını ve hak sahipliği prensibini belirleyen temel yaklaşımlara göre üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Bu modeller küresel deneyimi yansıtarak politika yapıcılar için karşılaştırmalı örnekler sunmaktadır. (devam edecek- UZUN DÖNEMLİ BAKIM HİZMETLERİNİN FİNANSMAN MODELLERİ)
***
Yazar hakkında
ZEKİ KARATAŞ
1993’te Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nden mezun oldu. Bir yıl özel bir huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde idareci olarak çalıştıktan sonra on yıl Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda sosyal hizmet uzmanı ve idareci olarak görev yaptı. 2011’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. 2012’de Recep
Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak atandı. 2016’da Selçuk Üniversitesi Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı’nda doktorasını tamamladı. 2021’de sosyal hizmet alanında doçent oldu. Halen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup üniversitenin Engelli Öğrenci Birimi koordinatörlüğünü de yürütmektedir. Çocuk koruma sistemi, evde bakım hizmetleri, aile danışmanlığı, manevi sosyal hizmet, madde kullanım bozukluğu ve adli sosyal hizmet alanlarında yayınlanmış kitap, kitap bölümü, makale ve bildirileri bulunmaktadır.