enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,4483
EURO
15,3719
ALTIN
787,81
BIST
2.088,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
6°C
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Salı Yağmurlu
3°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
8°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C
Cuma Çok Bulutlu
3°C

‘Avrupa’dan Mektup Var!’

‘Avrupa’dan Mektup Var!’
9 Şubat 2020
0
A+
A-
Seksenler_2019 banner
(UHA) Uluslararası Haber Ajansı Almanya Temsilcisi Tuba Nur TÜRKELİ, Avrupa’da geçtiğimiz hafta yaşanan olayları ‘Avrupa’dan Mektup Var!’ Haber Bülteni’nde sizler için derledi:
Haber Bültenimizin ilk haberi, AB Komisyonu’nun, yeni üyelerin katılımıyla ilgili daha katı bir süreç belirlenmesiyle ilgili..
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yeni üyelerin katılımıyla ilgili daha katı ve tersine çevrilebilir bir süreç belirlenmesini tavsiye ederken, aday ülkelerin kriterlere saygı göstermemesi halinde kapatılan müzakere bölüm başlıklarının yeniden açılabilmesi çağrısında bulundu.

AB Komisyonu, Batı Balkanlar’a yönelik üyelik müzakerelerinin başlatılması için uygulanacak yöntemleri açıkladı.

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi, düzenlediği basın toplantısında, Balkan ülkeleri için uygulanacak üyelik perspektifini, “jeostratejik bir yatırım” olarak nitelendirdi.

Varhelyi, “AB’nin bu bölgede genişlemesinin” Komisyonun öncelikli konularından biri olduğuna dikkati çekerek “Üç yol takip edeceğiz. İlk olarak, bugün, üyelik sürecinin hızlandırılması için somut adımlar öneriyoruz. Süreci hızlandırıp geliştirirken hedef tam üyelik olacak.” dedi.

Takip edecekleri ikinci ve üçüncü yolu anlatan Varhelyi, “Komisyon, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk ile üyelik müzakerelerinin başlatılması tavsiyesinin güçlü biçimde arkasında durmaktadır. Yakında, bu iki ülkenin ilerlemesine ilişkin bir güncelleme yayımlayacağız. Üçüncü olarak ise Zagrep’te mayısta düzenlenecek AB-Batı Balkanlar Zirvesi’ne hazırlık kapsamında Komisyon, bölgenin ekonomik kalkınması ve yatırım planını açıklayacak” şeklinde konuştu.

‘Müzakereler askıya alınabilir, kapatılmış başlıklar yeniden açılabilir’

Varhelyi, Batı Balkan ülkeleri için üyelik müzakerelerinin daha güvenilir, daha güçlü siyasi ilişki, daha dinamik ve öngörülebilir bir süreç sac ayakları üzerine inşa edileceğini belirtti.

Müzakerelerin bazı alanlarda askıya alınabileceğini de söyleyen Varhelyi, “Daha ciddi durumlarda ise tamamen sonlandırılabilir ya da kapatılmış başlıklar yeniden açılabilir.” diye konuştu.

Komisyonun bu öneriyi, Arnavutluk ve Makedonya ile müzakerelerin başlamasını istemeyen Fransa engellini aşmak için yaptığı tahmin ediliyor.

Bundan sonraki süreçte, Komisyonun önerisinin üye devletler tarafından da onaylanması gerekiyor. Komisyon, 6-7 Mayıs’ta Hırvatistan’ın başkenti Zagrep’te düzenlenecek Batı Balkanlar zirvesinden önce Kuzey Makedonya ve Arnavutluk ile üyelik müzakerelerini başlatmak istiyor. Fransa, Hollanda ve Danimarka gibi üyeler ise müzakerelerin daha zor koşullara bağlanmasından yana.

Bu arada Fransa, AB Komisyonu’nun, Batı Balkanlar’a yönelik üyelik müzakerelerinin başlatılması için uygulanacak yöntemini memnunlukla karşıladığını ve gelecek zirvede bu yöntemin diğer üyeler tarafından da onaylanmasını beklediğini bildirdi.

***

Bültenimizin bu haberi de AB diplomatlarından iki Türk vatandaşına sondaj yaptırımıyla ilgili.

Sondaj gemisi

Avrupa Birliği ülkelerinin diplomatları Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama çalışmaları nedeniyle iki Türk vatandaşına yaptırım uygulama konusunda anlaştı.

Salı günü alınan karara göre Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda (TPAO) görev yapan söz konusu iki kişiye seyahat yasağı getirilecek ve bu kişilerin mal varlıkları dondurulacak.

Yaptırım metninin 17 Şubat’ta son halini bularak Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları tarafından onaylanması bekleniyor.

Avrupa Birliği diplomatları geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarına cevap olarak aralarında yaptırımların da bulunduğu tedbirler listesi üzerinde anlaşmıştı.

Avrupa Birliği, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında gerçekleştirdiği doğal gaz arama çalışmalarının ‘yasa dışı’ olduğunu belirtiyor.

***

‘Avrupa’dan Mektup Var!’ Haber Bülteni’mizin bu haberi de, DW editörlerinden Marcel Fürstenau’n, ‘Ben Julian Assange’ım başlıklı haberiyle ilgili..
Marcel Fürstenau’nun haberine göre, Almanya’da çok sayıda aydın WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın salıverilmesi çağrısı yaptı.
default

Julian Assange olmasaydı, Afganistan’daki sonu gelmez savaşa dair bildiklerimiz çok daha az olacaktı. Ve öğrendiklerimizin çoğu da devletlerin istediği kadarıyla sınırlı kalacak ve zararsızmiş gibi görünecekti. 2010 yılından beri ise insanlık, Amerika Birleşik Devletleri güçlerinin yürüttüğü savaşa dair yalanları, alçaklıkları ve yaşananların insanlık dışı boyutunu öğreniyor. Amerikan istihbaratı ve ordusuna dair on binlerce gizli bilgi ilk olarak 2010’da WikiLeaks platformunda yayınlanmıştı. WikiLeaks’in kurucusu da Julian Assange’dı.

Assange’ın bu girişimi sayesinde artık gazeteciler, siyasette ve ekonomide daha hızlı ve örgütlü biçimde hareket edip dünya çapında gizli saklı kalanları, hukuk ihlallerini ve suç teşkil eden adımları ortaya çıkarabiliyor. Hükümet başkanlarının ve ekonominin devlerinin korkusu da o yüzden zaten. Elbette bunu engelleme, kendilerini koruma imkanları olsun, ancak bunun için lütfen adil yöntemler ve adil araçlara başvursunlar. Julian Assange’ın durumu özelinde baktığımızdaysa bundan söz etmek mümkün değil.

Obama dönemindeki belirsizliği Trump bir kenara itti

Obama’nın başkanlığı döneminde de Julian Assange’ı bekleyen tehlikeler ortadaydı. Zira Nobel Barış Ödülü sahibi Obama’nın gözünde de Assange bir vatan hainiydi, bir basın özgürlüğü savaşçısı değildi. Neyse ki Obama döneminde çekinceler daha çoktu da Assange hakkında en azından bir iddianame hazırlanmadı. Böylece The Guardian ve New York Times’a karşı davalar açılmadı. Bu önemli, nitekim her ikisi hala gizli belgeler olduğunda yayınlamayı sürdürüyor.

Akabindeki Trump dönemindeyse her şey tamamen Julian Assange’ın aleyhine döndü. Nisan 2019’da önce hakkında dava açıldı, Haziran 2019’da da ABD Başkanı Trump İngiltere’den iadesini talep etti. Sorumlu mahkeme iade taleibini 24 Şubat’ta görüşecek. Ancak mevcut durumdaki sorun şu: Assange, tutuklandığı günden beri tecritte ve Birleşmiş Milletler’e göre, uzun süre psikolojik işkenceye uğramış bütün kurbanlarda rastlanan belirtileri gösteriyor. Bu tespiti yapan da BM İşkence Özel Raportörü Nils Melzer. Ona göre Assange ruh sağlığı açısından öyle kötü bir durumda ki 24 Şubat’daki mahkemeye gerektiği gibi hazırlanabilmesi imkansız.

Raportörün işkence tespitleri çok ciddi

Melzer’in tespitleri havadan gelmiyor. BM Raportörü, Mayıs 2019’da hekimlerden oluşan bir delegasyonla beraber Julian Assange’ı cezaevinde ziyaret etti. Ta o zaman, Assange’ı ilk gördüğünde doğru olanı yaptı ve tıbbi koşullar ile adil yargılama ilkeleri gözedilerek Julian Assange’ın derhal salıverilmesini talep etti. O çağrısından bu yana sekiz ay daha geçti, ancak bu insanlık dışı uygulamaya son verecek tek bir küçük adım atılmadı.

Bu durum Almanya eski Dışişleri Bakanı Sığmar Gabriel’in bile sabrını taşırmışa benziyor. Eski bakan, dün Berlin’de uluslararası basının karşısına çıkarak, İngiltere’ye Assange’ı cezaevinden derhal serbest bırakması için acil çağrı yaptı. Bu çağrı, Almanya’nın araştırmacı gazetecilikteki isimlerinden Günter Wallraff’ın inisiyatifi sayesinde mümkün oldu. Onun ve o çağrıya imza atan, para da vererek Frankfurter Allgemeine gazetesinde yayınlanmasını sağlayan 130’dan fazla ilk imzacının çabalarıyla.

Gabriel önce çağrıyı imzalamayı istememiş

Eski bakan Gabriel, kendi anlattığına göre Assange’ın serbest bırakılmasına ilişkin çağrıyı önce imzalamak istememiş. BM İşkence Özel Raportörü Nils Melzer ile yaptığı uzun görüşmeden sonra neyse ki fikrini değiştirmiş. Şimdiyse Assange meselesinde ciddi siyasi gerekçeler olduğundan bahsediyor. Bir diğer eski bakan Gerhart Baum bir adım daha ileriye gidiyor ve Assange‘a yapılanların basın özgürlüğünün kriminalize edilmesi olduğunu söylüyor. Yaşlı Hür Demokrat Baum, Nazi dönemini çocuk olarak yaşayan, görmüş, geçirmiş biri. Bu açık ve net sözlerinizden dolayı sizlere müteşekkiriz. Sizlere ve Assange’ın salıverilmesi için yapılan çağrıya imza atan ve atmasını ümit ettiğimiz herkese çok teşekkürler. Bir vatandaş ve gazeteci olarak hiç şüphem yok ki şimdi tam da “Ben Julian Assange’ım” demenin vakti.

***

Bir dahaki ‘Avrupa’dan Mektup Var!‘ Haber Bülteni’nde buluşmak dileğiyle, hoşça kalınız!

Tuba Nur TÜRKELİ / BERLİN 

[UHA Haber Ajansı, 09 Şubat 2020]
sampiyon banner
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.