enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:07 UHA / İnternational News Agency’ndan hafta içi gündemin öne çıkan haberleri
09:04 e-Birliktelik kampanyasıyla 12 bin işletmeye 21 milyon destek
08:39 SPD Başkanı Yıldız: Ankara’da su krizi riski yok
08:32 Doç. Dr. Zeki KARATAŞ: Uzun Dönemli Bakım Hizmetlerinin Finansman Modelleri
00:59 İkili ilişkilerin kapsamını aşan çok katmanlı ziyaretler
00:39 Suriye’de Yeni Dengeler ve Kandil’in Yanlış Hesabı
00:37 Yıkımın Ardından Hatay’da Hem Depremzede Hem Şehir Plancısı Olmak
00:21 KKTC Cumhurbaşkanlığı’nda Yunanca Sayfa: İletişim mi, Siyasi Tercih mi?
00:15 Minnesota’da Kriz Büyüyor
00:11 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki deprem bölgesinde 200 bin kişi sahada görev yaptı
00:07 Bel ağrısı nüfusun yüzde 75-85’inin yaşamlarının herhangi bir dönemini etkiliyor
00:06 Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye’ye geliyor
06:45 Bakan Bolat: “Bölgede ekonomik hayata dönüş yeniden güç kazandı”
06:40 SGK prim borcu tecil ve taksitlendirme işlemlerinde peşinat şartı kaldırıldı
06:20 (BDDK), kredi kartı limitlerinde eğitim ve sağlık harcamalarını istisna kapsamında tuttu
00:55 AVRUPA HABERLERİ / Brüksel, sosyal medya kısıtlamasında AB ülkelerini yetki aşımına karşı uyardı
00:52 Rusya Maliye Bakanlığı: Petrol ve doğal gaz gelirleri yaklaşık 5 milyar dolar geriledi
00:51 “CHP’li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor”
00:26 Bakan Bolat, “Deprem bölgesinde e-ticaret alanında nitelikli insan kaynağı oluşturulacak”
00:20 Zelenskiy: Şubat 2022’den bu yana 55.000 Ukraynalı asker öldü
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Anayasa Mahkemesi, anlaşmalı boşanma davalarında evliliğin en az bir yıl sürmesi şartını arayan Türk Medeni Kanun hükmünün iptal istemini reddetti.

Anayasa Mahkemesi, anlaşmalı boşanma davalarında evliliğin en az bir yıl sürmesi şartını arayan Türk Medeni Kanun hükmünün iptal istemini reddetti.
29 Kasım 2024
49
A+
A-

Ankara 18. Aile Mahkemesi, anlaşmalı boşanma talebiyle açılan davada uygulama konusu olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “boşanma davası açmak için evlilik birliğinin en az 1 yıl sürmüş olması” şartını düzenleyen maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “… bir yıl…” ibaresinin iptali istenen başvuru dilekçesinde, kuralın, kişilerin iradesini yok saydığı, temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını ve eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesini aşırı derecede zorlaştırdığı, taraflarca fiilen bitirilen bir evliliğin hukuken belirli bir süre daha geçerli kılındığı, bu durumun bir yıllık sürenin dolmadığı hallerde tarafları boşanma davası açılabilmeleri için farklı usullere yönelmeye ve uzun süren yargılama süreçlerine katlanmaya zorladığı belirtildi.

Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin iptal istemini reddetti.

Anlaşmalı Boşanma Şartları (2024) | Av. Yaşar Öksüz

 

 

“Kuralın, eşlerin kararlarını yeniden değerlendirmelerine imkan sunacağı açıktır”

Gerekçede, eşlerin aynı yöndeki iradelerine rağmen evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılmasına ilişkin karinenin geçerli olabilmesinin evliliğin üzerinden bir yıl geçmiş olması şartına bağlanmasının kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğu belirtildi.

4721 sayılı Kanun’un 166. maddesinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının boşanma sebeplerinden biri olarak düzenlendiği kaydedilen gerekçede, şu tespitler yapıldı:

“Kanun koyucunun mümkün olduğu ölçüde aile kurumunun ayakta kalması amacıyla evliliğin üzerinden belirli bir süre geçmeksizin eşlerin bu yönde karar alarak boşanma davası açmalarını arzulamadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir geciktirici etkinin eşlerin kararlarını yeniden değerlendirmelerine imkan sunacağı açıktır. Evliliğin en az bir yıl sürmesi halinde eşlerin bu usul ile boşanmaları mümkün olduğu gibi ayrıca anılan Kanun’da düzenlenen diğer boşanma sebeplerine dayalı olarak boşanma davası açmalarının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.”

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, bu itibarla kişilerin özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın kişilere orantısız bir külfet getirmediği ve ölçülü olduğu sonucuna ulaşıldığı vurgulandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.