enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,7540
EURO
10,3892
ALTIN
496,61
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
25°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C

Akdeniz Kimliği ve Türk Dış Politikası

Akdeniz Kimliği ve Türk Dış Politikası
REKLAM ALANI
27.02.2020
0
A+
A-
Bu tebliğin amacı, uluslararası politikada kimlik sorunlarının önem kazandığı bir dönemde, Türkiye’nin Akdeniz kimliği üzerinde durmak, bunun Türk dış politikasına etkilerini ele alarak değerlendirmektir.

Büyükelçi (E) Prof. Dr. Ali Engin OBA, Çağ Üniversitesi, TASAM Başkan Danışmanı

Hiç şüphesiz coğrafi açıdan Türkiye de, bir Akdeniz ülkesidir. Birçok kimliği beraberinde taşıyan bir ülke olarak Türkiye, Akdeniz kimliğini, bu kimlik üzerine dayalı dış politikasını yeteri kadar kullanmamaktadır.

Türkiye’nin Akdeniz kimliği, Türk dış politikası ile ilgili eserlerde de, Kıbrıs dışında, üzerinde gereği gibi durulan bir konu olmamıştır.

Türk dış politikasının teorik boyutunu ele alan çalışmalar Türkiye’nin Akdeniz kimliğine dayalı dış politika açılımlarına gerekli şekilde eğilmemiştir.

Türkiye’nin son zamanlarda bir Akdeniz aktörü olarak da ortaya çıktığını görüyoruz. Türk dış politikasında meydana gelen bu gelişme lerin etkisiyle Levant bölgesine yönelik bir ilginin arttığı gözlemlenmektedir.

Türkiye, Kıbrıs sorunu etrafında oluşturmuş bulunduğu Akdeniz politikasını, yeni gelişmelerle, bölgede ortaya çıkan enerji kaynaklarının etkisi ile de yeniden düşünmek durumunda kalmıştır.

Ayrıca, Suriye sorununun etkileriyle bölgeye tekrar giren Rusya, stratejik olarak Akdeniz’i yeniden bir güçler çatışması alanı haline getirmek üzeredir. Bu durum da Türkiye’nin Akdeniz ile ilgisini arttırıcı
bir unsurdur.

Giriş ve Konunun Tanımı

Coğrafi açıdan bir Akdeniz ülkesi de olan Türkiye, birçok kimliği beraberinde taşıması itibariyle, Akdeniz kimliğine dayalı dış politikasını yeteri kadar araştırma konusu yapmamıştır.

Gerçekten Akdeniz, 2.5 milyon kilometrekarelik bir denizdir ve 46.000 kilometre sahile sahip olup, 160 adet adayı içermektedir. Bu büyük denizde, bazı bölümler değişik isimler taşımaktadır: Marmara, Ege, Adriyatik gibi. Akdeniz, dünyanın en önemli sekiz boğazının üçünü de içermektedir. Bunlar, Cebelitarık, Çanakkale ve İstanbul boğazlarıdır.

Bu deniz etrafında oluşan tarihte, Arap fetihleri, Haçlı Seferleri, Truva ve Kartaca’nın yıkılışları, İstanbul’un fethi, Osmanlı Devleti’nin dağılması ve Ortadoğu’daki karışıklıklar, son zamanlarda karşı karşıya kalınan mültecilerin ortaya çıkardığı sorunlar akla gelmektedir. Bu denizin kıyılarında ayrıca, tek tanrılı din ortaya çıkmış ve üç büyük din bu bölgede gelişmiştir. Hristiyanlık ve İslamiyet, bu bölgede çatışmışlardır.

Akdeniz ile ilgili büyük bir tarihçi olan Fernand Braudel’e göre, “Akdeniz’de seyahat etmek çağların en derinliklerine dalmak demektir”1.

Akdeniz, Türk tarihi açısından da önem taşımaktadır. Osmanlı Devleti’nin Arap Ortadoğu’sunu ele geçirmesinden sonra, Doğu Akdeniz’de beş asır süren Mısır hâkimiyetine son vermiş ve Osmanlı ağırlıklı bir Doğu Akdeniz ortaya çıkmıştır. Bundan sonra, Sultan I. Süleyman döneminde Barbaros’un Osmanlı hizmetine girmesinden sonra da, Akdeniz’de hâkimiyet sağlamaya çalışan Türkler ve İspanyollar arasındaki mücadele, Türkler lehine sonuçlanmıştır. 7 Ekim 1571 İnebahtı Deniz Savaşı’ndan sonra, gerilemeye başlayan Osmanlı etkisi ışığında, Osmanlı-İspanyol çatışması Akdeniz’in iki bölüme ayrılması sonucunu vermiştir. Buna rağmen, Osmanlı hâkimiyeti 17. yüzyılda da Akdeniz’de devam etmiştir.2

Türkiye’nin Akdeniz kimliği, Türk dış politikası ile ilgili eserlerde, Kıbrıs dışında, üzerinde gereği gibi durulan bir konu değildir. Türk dış politikasının teorik boyutunu ele alan çalışmalar da Türkiye’nin Akdeniz kimliğine dayalı dış politikasına gerekli şekilde eğilmemiştir.3

Türkiye’nin, son zamanlarda bir Akdeniz aktörü olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Türk dış politikasında meydana gelen bu gelişmelerin etkisiyle Doğu Akdeniz, Levant bölgesine yönelik bir ilginin arttığı gözlemlenmektedir. Gerçekten Türkiye, Kıbrıs sorunu etrafında oluşturmuş bulunduğu Akdeniz politikasını yeni gelişmelerle, bölgede ortaya çıkan enerji kaynaklarının etkisiyle de yeniden düşünmek durumunda kalmıştır. Ayrıca, Suriye sorununun etkileriyle bölgeye tekrar giren Rusya, stratejik olarak Akdeniz’i yeniden bir güçler çatışması alanı haline getirmek üzeredir. Bu gelişme, Türkiye’nin Akdeniz’e olan ilgisini artırmaktadır.

TASAM Yayınlarının  “Yeni Deniz Güvenliği Ekosistemi ve Doğu Akdeniz” isimli kitabından alınmıştır.

[UHA Haber Ajansı, 27 Şubat 2020]

Pelin Çift İle Gündem Ötesi

‘Pelin Çift ile Gündem Ötesi’ her Cuma Payitaht “Abdülhamid”den sonra TRT 1 Ekranlarında..

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.