Kocaeli Güneş Gazetesi’nden Eyüp Gencer yazdı: Helal olsun sana başsavcım!
* Türkiye Gülistan Doku davasında karmaşık duygular yaşıyor. 6 yıl önce Tunceli’de kaybolan Doku’nun soruşturması Nisan 2026 itibarıyla “kayıp” statüsünden “cinayet ve örtbas” dosyasına dönüştürülerek yeniden açıldı ve çok kritik tutuklamalar yaşandı. Karmaşık duygular var, çünkü ortada cansız bedeni olmasa da cinayete kurban gittiği düşünülen Doku’nun olayında baş şüpheli…
UHA / İnternational News Agency
GAZETECİ-YAZAR* Eyüp GENCER
KOCAELİ, 23 NİSAN 2026
Kocaeli Güneş Gazetesi köşe yazarı Eyüp GENCE, kaleme aldığı “Helal olsun sana başsavcım!” başlıklı yazısında Gülistan Doku davasına ve meseleyi aydınlatmak için varını yoğunu ortaya koyan devletin bir görevlisi olan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’ya dikkat çekiyor:
Hatırlayalım, 5 Ocak 2020’de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku Tunceli’de kayboldu. Soruşturma uzun süre “sevgiliyle kavga sonrası intihar” ihtimali üzerinde durdu; eski erkek arkadaşı Zeynal Abakarov ana şüpheliydi. Bilirkişi raporları Dinar Köprüsü’nde bir intihar emaresi olmadığını saptayarak intihar tezini çürüttü. Ve dosya bu ay tekrar açıldı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel… Sonel “nitelikli insan öldürme” ve “rızaya dayalı olmayan cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
DEVLETİN VALİSİ BÖYLE YAPARSA
İşin içinde bir cinayeti örtbas etme çabası var. Valinin koruma polisi, başhekim gibi devletin görevlilerinin bir cinayeti örtbas etmek istediği söyleniyor. “Şubat” kod adlı gizli tanık ve firari şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş, Gülistan Doku’nun darp edilerek cinsel saldırıya uğradığını, hamile kaldığını ve ardından susturulmak amacıyla başından vurularak öldürüldüğünü iddia etti.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, “delilleri karartma” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi, tutuklandı. Valinin koruması Şükrü Eroğlu’nun da cesedi gömen veya yerini değiştiren isimler arasında olduğu öne sürülüyor. Gülistan’ın sim kartındaki bilgilerin silindiği ve bu işlemden sonra kamu görevlileri arasında şüpheli para transferleri ile yoğun telefon trafiği gerçekleştiği MASAK raporlarıyla tespit edildi.
Bunları görünce insan “kime güveneceğim” diye düşünüyor. ‘Devletin valisi böyle yaparsa’ diye aklından geçiyor.
BİR KADIN BAŞSAVCI ORTAYA ÇIKINCA…
Karmaşık duygular içindeyiz çünkü bu karanlık tablonun bir de aydınlık yönü var. Çünkü meseleyi aydınlatmak için varını yoğunu ortaya koyan da devletin bir görevlisi: Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu…
Cansu Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yaptıktan sonra, Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden 13 Haziran 2024 tarihli HSK kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. Göreve gelir gelmez Doku ailesiyle görüşmüş ve dosyayı “intihar” şüphesinden çıkarıp “cinayet” şüphesiyle yeniden ele aldı. Soruşturma sürecinde “Ben bir başsavcıdan önce bir anneyim, Gülistan benim de kızım” ifadesini kullanarak adaleti sağlama konusundaki kararlılığını vurguladı.
Yıllardır incelenmeyen dijital verilerin (SIM kart, HTS kayıtları) ve kamera görüntülerinin yeniden analiz edilmesi için özel bir ekip kurdu. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel dahil olmak üzere 10’dan fazla kişinin tutuklandığı operasyonları bizzat yönetti, baş şüpheli Zeynal Abakarov’un sorgusunu kendisi gerçekleştirdi.
Gizli tanık ifadeleri doğrultusunda Gülistan’ın cansız bedeninin bulunması için Pertek ilçesi Koçpınar köyü gibi noktalarda yeni kazı ve arama çalışmaları başlattı.
Ne diyelim bizim umudumuz oldu.
Helal olsun sana Ebru Başsavcım…