enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
15:25 Televizyonun görsel dili TRT Akademi’de şekilleniyor
14:51 Hafta sonu ülke genelinde hava nasıl olacak?
14:27 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “bilirkişilik başvuru süresini 16 Şubat’a kadar uzattık”
14:04 Türkiye’nin Stratejik Ekseni ve İstikbal Programı için Düşünceler…
13:19 İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve saygıya dayanmaktadır.
12:00 Rapor: Trump ile yapılacak anlaşma, ABD’ye Grönland’ın bazı bölgelerini kontrol etme hakkı verebilir
00:31 Hollanda’da kur’an yakmaya yargıçlar bile “Mübah” diyor…
00:04 Rusya’da Türk dizileri paniği!
21:50 Ege’de Sağanak Felaketi: Sel Değil, İhmal Taştı
21:24 Türkiye Yelken Ligi Techno 293 Sınıfı 2. Ayak Yarışları Foça’da Düzenleniyor
21:04 TBMM Başkanı Kurtulmuş: “İran kendi sorunlarını çözebilecek büyük bir tarihi müktesebata sahiptir”
20:19 Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan vatandaşlar zam farkları yarın
20:06 İletişim Başkanı Duran: Türkiye potansiyelini gerçeğe dönüştüren bir ülke konumuna ulaştı
19:53 Bakan Fidan: Alanda kavga artık müzakere masasına taşındı
19:43 Meteoroloji’den kuvvetli kar yağışı uyarısı
19:31 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pezeşkiyan ile görüştü
19:11 Nizip Ticaret Odası (NTO) Başkanı Özyurt: “Faiz Kararı Tek Başına Değil, Ticari Kredi Koşulları Belirleyici”
17:47 İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO): ABD ve İsrail’i herhangi bir yanlış hesap yapmalarına karşı uyarıyoruz
17:25 ABD ordusu, DEAŞ’lı tutukluları Suriye’den Irak’a nakletmeye başladı
11:01 Su Politikaları Uzmanı YILDIZ: Yapay yağış çözüm olur mu?
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Türkiye’nin Stratejik Ekseni ve İstikbal Programı için Düşünceler…

Türkiye’nin Stratejik Ekseni ve İstikbal Programı için Düşünceler…
23 Ocak 2026
6
A+
A-

* dikGAZETE.com’dan yazar Strateji ve Yönetim Uzmanı, Elektrik-Elektronik Mühendisi Emekli Yarbay Halil Mert, kaleme aldığı, SURİYE, IRAK, İRAN, LÜBNAN… S. ARABİSTAN, PAKİSTAN, İSRAİL…NE OLMALI? TÜRKİYE’NİN STRATEJİK EKSENİ VE İSTİKBÂL PROGRAMI İÇİN DÜŞÜNCELER…” başlıklı yazısında, “Türkiye  Cumhuriyeti Devleti ve Büyük Türk Milleti, ülkesinde ve çevre coğrafyada Türk-Kürt, Türkmen-Kürt vb. ayrışmaya asla müsaade edemez. Bizim tarih tezimiz Kürtler, tıpkı Kazaklar, Tatarlar, Özbekler, Türkmenler, Uygurlar gibi bir Türk Halkıdır” diyor.

TÜHA/ TÜRKUAZ İnternational News Agency

Emekli Yarbay Halil Mert, Strateji ve Yönetim Uzmanı, Elektrik-Elektronik Mühendisi 

ANKARA, 23 OCAK 2026 

TÜRKİYE’NİN STRATEJİK EKSENİ VE İSTİKBÂL PROGRAMI İÇİN DÜŞÜNCELER…

Sorun Osmanlı Cihan Devleti’nin zayıflaması ile başladı. Coğrafyayı tutan büyük güç HASTA ADAM ilan edilip hedef olmuştu. Hâlen Osmanlı Cihan Devleti toprakları hedeftir ve paramparçadır. Dünya’da Türk’e ve Osmanlı’ya düşman olanlara lütfen bakın. İstisnasız bir şekilde İngiliz+ABD kontrollüdür. “Kahrolsun Siyonizm…” sözleri de palavradır, aldatmadır.

Bakınız S. Arabistan’da İngiliz Ajanı, İslâm Düşmanı T. E. Lawrence aleyhinde bırakın söz söylemeyi imâda dahî bulunamazsınız.

Afganistan’da Topal Molla lakâplı İngiliz’i düşünün. Kralı devirdi, İngiltere’ye döndü. Afganistan’ın hâli ortada…

Irak’ta Şeyh Muhammed el-KESNİZANÎ ve Tarikâtı… Saddam Hüseyin’in ordusu ve karıları bu şeyhe bağlıydı. Sonra ABD+İngiltere orduları Irak içlerine girmiş olmasına rağmen komutanlar hem direnmeyip hem de yanlış raporlar gönderdiklerinden Saddam basın toplantılarında zavallı durumda ordusunun ABD Birliklerini durdurduğunu söylüyordu.

Pakistan’da uzun yıllar Kanada’da yaşayıp ülkesinde darbeleri yöneten hoca kılıklı hâin Tahir-ul Kadri…

II. Abdulhamit’in veli olarak bildiği ve güvendiği Şeyh Reşit Efendi veya Raşit Ağa, gerçekte bir İngiliz ajanıydı. Bu şahısın gerçek adı Armenius Vamberiy’di. 1935 yılında anılarının anlatıldığı bir kitap İngiltere’de yayınlandı. Anılarında ajan olduğunu anlattı. Türkiye’de ise 1965 yılından sonra Abdulhamit’in danışmanı Reşit Efendi’nin bir İngiliz ajanı olduğu anlaşılmıştır.

Lütfen düşününüz…

İngiliz Ajanı Hempher’in Arap Ayaklanmalarındaki yerini, Vehhabilik ve Selefilik oluşumu üzerindeki yaptıklarını hatırlayınız.

FETÖ İhàneti’ni herkes çok iyi biliyor. Peki FETÖ İltisaklılardan hiç pişmanlık duyan birini gördünüz mü? 15 Temmuz’da “Biz hata yaptık…” diyen birine rastladınız mı?

Yukarıdaki kötü örnekleri neden anlattık?

İslâm Dünyası’nda hâlen bu tuzaklar devam ediyor. Şirk, Millî Değerleri öteleyen söz ve tutumlar, toplumu köleleştiren ve narkozlayan tarikât, cemaat, siyasî kurumlar insanlarımızı kör etmektedir.

Özetle, bir grup ya da yapıda Devlet, Millî Menfaatler, Vatan Sevgisi gibi ortak değerler yoksa, meselâ sadece din, sadece lâiklik, sadece çağdaşlık, sadece Türkçülük, sadece Atatürkçülük, sadece tarikât veya cemaati vd. varsa bunlara dikkat edin… Bu gruplar kolay kanca atılıp ayartılacak, iş birliği yapabilecek gruplardır…

Çevre Coğrafyamızdaki ülke ve halklarla ortak değerlerimiz, tarihimiz, medeniyetimiz gibi birliklerimiz vardır.

Bölgede İslâm Ülkeleri ve Halkları olarak S. Arabistan, Ürdün hariç yani Suud Ailesi ve Şerif Hüseyin Avànesi hariç hiçbir ülke bizimle savaşarak kurulmamıştır. Bölgede kurulan ilk devletlerin kurucuları Osmanlı’nın devlet adamları, memurları ve okullarından mezun kişilerdi. Hepsi Türkçe biliyorlardı. Düşünün emperyalizmin kısaca İngiliz ve Fransız Gevurları’nın başarısını…

Türk, İslâm ve Çevre Coğrafyamızın en yıkıcı olayı 1. Dünya Savaşı’dır, hâlen de devam etmektedir. Bölge Ülkeleri ve Halkları gelecek tasavvurlarını güçlü bir birliktelik üzerine inşâ etmelidirler. Osmanlı’da kaba kavmiyetçilik, Mikro-Milliyetçilik yoktu. Aslî Unsur Türk Milleti idi elbette. En büyük nüfus Türkler, sonra Araplardı. Osmanlı Toprakları’nın Ukrayna’dan Habeşistan’a kadar her yerinde Türkler vardı. Kimi memur, kimi asker, kimi tüccar…

Bugün Türkiye ve Büyük Türk Milleti coğrafyamızın soydaş, dindaş ve akraba olduğunun bilincinde planlama yapmak zorundadır. Birlikteliğimiz en az 1100 yıldır sürüyor. Coğrafyada birilerinin imâ ettiği gibi kimse misafir değildir. Hele de coğrafyayı 1000 yıldır koruyan ve yöneten Türk Milleti için bunu iddia etmek sadece ahmaklıktır, art niyetli ise söyleyen alçak ve hasımdır.

Bölgemizdeki Şiî Halklar İran hariç Osmanlı Şiası’dır. İran’da ise Şiîliği Safavî Türk Devleti tanzim etmiştir. Şiî mezhebine mensup en çok insan Türk Milleti’ne mensuptur dünyada…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Büyük Türk Milleti, ülkesinde ve çevre coğrafyada Türk-Kürt, Türkmen-Kürt vb. ayrışmaya asla müsaade edemez. Bizim tarih tezimiz Kürtler, tıpkı Kazaklar, Tatarlar, Özbekler, Türkmenler, Uygurlar gibi bir Türk Halkıdır.

Bölgede son süreçte görünen Suriye ile Türkiye koordine ve ABD-Suriye-İsrail anlaşmış durumda…

Bölge Ülkelerini tarih perspektifimiz ışığında değerlendirmek istiyorum…

Irak, halkının çoğu Osmanlı Şiası’dır. Kut’ul Amâre Kahramanları’nın evlatlarıdır Irak Halkı… Tamamı dindaşımızdır, akrabamızdır. Araplar, Türkler ve Kürtler aslî unsurdur ve birlikte yaşarlar.

Irak halkı birlikte hareket etmeye yönlendirilmelidir. Türkler ve Kürtler birlikte karar almaya zorlanmalıdır. Çevre Coğrafyamızda Türk ve Kürt birlikte olmalıdır. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, küresel çetenin ağına düşmemelidir. Türkiye, bölge insanı ile duygusal temasını korumalıdır. Mezhebî ve etnik bölücülüğe müsamaha gösterilmemelidir.

Suriye, Irak’tan farkı çoğunluk Sünnî’dir. Yeni Suriye Devleti Türkiye’ye müzàhirdir. PKK-YPG-SDG saman alevi gibi erimektedir. ABD’nin verdiği silahlar ve malzemeler, ABD ordusunun verdiği eğitimler ve malzemeler işe yaramamış.

Suriye’de PKK büyük bir hezimete uğradı. PKK yalakaları ABD’ne sitem ediyorlar, yalvarıyorlar. ABD olmayınca İsrail’e yapıştılar. Ancak her iki ülke de PKK ile çalışmayacak şeklinde görünüyor.

Suriye’de sadece Türkmenler değil, Araplar, Kürtler, Dürzîler, Alevîler… hepsi de Büyük Türk Milleti’nin kardeşidir. Özellikle Kürtler Türk’ün öz kardeşidir.

Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye İttifakı gündemde. Esasında bu ittifaka İran, Irak, Katar, Mısır, Suriye, Azerbaycan, Libya, Fas, Tunus, Cezayir, Lübnan, Yemen, Umman gibi ülkeler de aşamalı olarak bu ittifaka davet edilmelidir.

İsrail bölgede yalnızlaştırılmalıdır. Diğer yandan İsrail Halkına İngiliz+ABD Bloku’nun kendilerini acımasızca kullandığı anlatılmalıdır.

Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) Tacikistan, Moğolistan, Pakistan, Finlandiya davet edilmelidir. Rusya, İran, Japonya, Kore, Afganistan gibi ülkeler gözlemci olarak davet edilmelidir.

Özetle; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir yanda Osmanlı Milletler Topluluğu, diğer yanda Türk Devletleri Teşkilatı olacak şekilde merkez ülke olarak GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİ’ne yürümelidir. Bunu yaparken de Kürtler’in Kürt Türkleri olduğunu, diline hürmetkâr davranılması gerektiğini, töresinin zaten Türk’le bir olduğu bilincini oluşturmalıdır.

AbBD, İngiltere ve AB Ülkeleri Rusya ile birbiri ile sorunlar yaşamaktadırlar. Tüm tarafların Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Cumhurbaşkanımız ve Devlet BAHÇELİ, Terörsüz Türkiye kapsamında terörü ve PKK uzanımlarını çevre ülkeler dahil istemediklerini apaçık beyan etmişlerdir. Apo ile Kandil arasında bir kavga alanı oluşmuştur. Bu, Kürt vatandaşlarımızın devletimize ve milletimize sadàkâtini artıracaktır. Türkiye, Dünya’nın her yerindeki Kürtlerin de ülkesidir.

Devlet ve Hükümetimizin Terörsüz Türkiye Sürecini destekliyoruz. Özellikle de MHP’nin Suriye’deki PKK terör örgütünün bitirilmesini şarta bağlaması beklenen oldu.

Biliyorsunuz bölücü ihanet, geçmişte parti kongrelerinde bayrağımızı indiriyorlardı. Şimdi Nusaybin’deki bayrak indirme olayını kınadılar. Çünkü Nusaybin halkı da olayı lanetledi.

Bölgesinde öncü, Güçlü ve Büyük Türkiye Medeniyet Coğrafyası ile yürüme azmini hem korumalı hem de ülke ve komşularında bu emeği yaymalı ve büyütmelidir.

***

Emekli Yarbay Halil Mert, dikGAZETE.com

-Strateji ve Yönetim Uzmanı, Elektrik-Elektronik Mühendisi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.