enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
04:57 İttihat ve Terakki cemiyetinin, Şam Valisi olarak atadığı Cemal Paşa: Köpekler ve Araplar Giremez!
04:29 Adalar Vakfı’ndan İstanbul’un hafızasına yolculuk: Adalarda Hayat Var belgeseli yayında
03:57 Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) Başkanı Bulut, Mısır’da İş Birliği Protokolüne imza attı
00:56 Rusya-Ukrayna Savaşı’nın arabulucu ülkesi: Türkiye
00:52 İmalat sanayisi işletmeleri için uygun koşullu finansman paketi
00:48 “Narin Güran cinayetine aylar sonra müdahil olundu” haberlerine yalanlama
00:46 Gazeteci Nevzat ÇİÇEK: Güvenlik kaynakları ne diyor: 25 maddede Suriye’de yaşananlar-görüşmeler-beklentiler
00:38 Deprem şehitleri “Türkiye’min Gücüne Bak” temalı törenle anılacak
00:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörden medet umanlar sonuç alamaz
00:23 Türk tipi Kamikaze İHA’dan tam isabet: SKYDAGGER sahnede
00:22 Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı: Bakıma Muhtaçlık
00:18 Sivil Havacılıkta pilot sayısı geçen yıla göre yüzde 10 artışla 17 bin 910’a ulaştı
00:14 Kahramanmaraş’ta, 6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinin 3. yılında eğitim öğretime bir gün ara verilecek.
00:09 Gergerlioğlu’ndan destek; “İşçilere yönelik hukuksuzluk devam ederse, halk boykot başlatacaktır!”
11:53 ABD SDG’den Neden Vazgeçti
11:08 Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde (KOGACE) Başkanlık Görev Değişimi
07:04 ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
00:16 Uluslararası Deneyimler Çerçevesinde Türkiye’de Bakım Sigortasının Kurumsal Tasarımı
00:11 ICE’a Tepki Büyüyor
00:10 TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Türk hukukuna göre Türkiye’de otel ve tur pazarlamak seyahat acentalarının işi”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Avrupa’da yeşil enerji krizi: Nükleer ve doğalgaz tartışmalarının geleceği ‘güçler dengesi’ne bağlı

Avrupa’da yeşil enerji krizi: Nükleer ve doğalgaz tartışmalarının geleceği ‘güçler dengesi’ne bağlı
31 Ocak 2022
7.921
A+
A-

BERLİN – UHA HABER / Avrupa Komisyonu’nun birlik içinde bölünme yaratan doğalgazı ve nükleeri ‘yeşil enerji’ olarak sınıflandırma önerisini Doğal Hayatı Koruma Vakfı- Türkiye’nin İklim ve Enerji Programı Kıdemli Uzmanı Tanyeli Sabuncu ile konuştuk.

Avrupa Komisyonu’nun doğalgazı ve nükleeri ‘yeşil enerji’ olarak sınıflandırma önerisi, Avrupa Birliği’nde büyük tartışma yarattı ve üye ülkeler arasında ihtilafa yol açtı. Siyasi, ekonomik ve bilimsel boyutları olan bu önemli konuyu, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye’nin İklim ve Enerji Programı Kıdemli Uzmanı Tanyeli Sabuncu ile konuştuk.

Yeşil ürünler taksonomisi, Avrupa Birliği’nin iklim hedeflerine ulaşabilmek için finansmanı doğru yatırımlara yönlendirebilmesi amacıyla tasarlanmıştı. Rehberin güvenilirliğini sağlamak adına, 2018’de bir teknik uzman grubu oluşturuldu. İki sene sonra yayımlanan tüzüğündeyse, Taksonomi’ye dahil edilecek tüm faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin bilimsel kanıtlara dayanması şartı getirildi. Ancak Sabuncu’ya göre, 2021’in son günlerinde başlayan nükleeri ve doğalgazı ‘yeşil’ ilan etme hazırlıkları, Komisyon’un lobi baskıları sonucunda bu yaklaşımdan saptığını gösteriyor.

Komisyon’un ilk yayımladığı eşik değerlere göre (kWh başına 100gr CO2 eşdeğeri), Taksonomi’ye girecek şekilde elektrik üretmek isteyen bir doğalgaz santralinin tek çaresi, karbon tutma ve depolama tekniklerinden faydalanmaktı. Fakat hükümetlerin ve özel şirketlerin baskısı sonucu, bu eşik değerde önemli bir artışa gidildi: kWh başına 100 gr’dan 270 gr. Benzer şekilde, çözümsüz bir atık sorunu olan nükleer santrallerin de, 2050’ye yönelik atık depolama planı ortaya koymaları durumunda ‘yeşil’ tanımlanabilecekleri ifade edildi.

Sabuncu bu gelişmeleri, “Taksonomi’nin ‘güvenilir ve tarafsız bir rehber olmaktan çıkıp Avrupa Birliği’ndeki güçler dengesini yansıtan bir hal alması” olarak yorumluyor: “Vaat karşılığında nükleer ve doğalgazın yeşil yıkamaya tabi tutulduğunu görüyoruz. Bu vaatlerin yerine getirilmemesi halindeyse bir yaptırım da yok”

Taksonomi’de bilimsellik şartı bulunduğunu hatırlatan Sabuncu, ‘Gerek Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), gerekse AB’nin kendi uzmanlarının analizleri, doğalgazın ve nükleerin yeşil bir yakıt olarak değerlendirilemeyeceğini gösteriyor’ diye ekliyor. Avrupa Komisyonu uzmanları tarafından 2020 yılında yayımlanan bir rapora göre, AB’nin 2030 hedeflerine ulaşmak için yeni doğalgaz yatırımlarına değil, mevcut doğalgaz üretimini yüzde 30 azaltmaya ihtiyacı var.

Fransa çatlağı

“AB’nin iklim hedefleriyle çelişen bu gelişmelerin arkasında yatan ne” sorusunun yanıtını ise  Sabuncu’ya göre ülkelerin hangi yakıtlardan elektrik ürettiğinde aramak gerekiyor.

Hem kömürden hem de nükleerden çıkış hedefi bulunan Almanya, bir önceki hükümetin iktidarda olduğu ekim ayından bu yana, doğalgazın Taksonomi’ye dahil edilmesi için baskı yapıyor. Amacı, yeni doğalgaz yatırımlarına finansman yaratmak. İspanya, Danimarka, İrlanda ve Hollanda gibi ülkeler ise doğalgaza açıkça karşı çıkıyor.

Öte yandan, elektriğinin yüzde 70’ten fazlasını nükleer santrallerde üreten ve 2022’de AB dönem başkanı olan Fransa için, nükleerin Taksonomi’ye girmesi kritik önemde. Bu konuda Çekya, Macaristan, Bulgaristan ve Polonya gibi doğalgazın enerji paletinde önemli yer tuttuğu ülkelerin nükleere desteği karşılığında, Paris de doğalgazın yeşil enerji olarak sınıflandırılmasına destek veriyor. Almanya, Avusturya, Lüksemburg’un da aralarında bulunduğu bazı ülkeler ise kesin bir dille nükleerin kapsam dışında bırakılmasını savunuyor.

21 Ocak’ta AB’nin bir araya getirdiği uzmanlar da nükleer ve doğalgaz konusunda görüşlerini iletti ve her iki yakıtın da ‘yeşil’ kabul edilemeyeceğini bildirdi.  Önümüzdeki süreçte Komisyon, bu görüş doğrultusunda önerisinde bazı değişikliklere gidebilir. Aksi durumda Bakanlar Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, konuyu gündemlerine alacak.

Türkiye ne yapacak?

Sabuncu, AB’nin doğalgaz ve nükleeri ‘yeşil’ kabul etmesi durumunda Türkiye’nin bu karardan etkilenmemesinin, net sıfır hedefine ulaşmak için büyük önem taşıdığını vurguluyor.

‘Avrupa’da oluşan bilimsel temelden uzak ve tamamen politik yaklaşımı takip edersek, iklim hedeflerimizde geriye düşeriz ve 2053 vizyonumuzu yerine getirmek, olanaklı olmaktan çıkar,’ diyen Sabuncu, böyle bir yaklaşımın atıl yatırım riski oluşturacağını da ekliyor.

Kömürden Çıkış 2030 Raporu’nda, mevcut piyasa şartlarında Türkiye’nin ilave doğalgaz yatırımı yapmadan 2030’a kadar kömürden tamamen çıkabileceğini ortaya koyduklarını aktaran Sabuncu, ‘Atılması gereken ilk adım, kömürden çıkışı planlamak’ diyor.

Resim

Video-Röportaj: Selin UĞURTAŞ

[UHA Haber Ajansı, 31 Ocak 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.