enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,5858
EURO
15,5347
ALTIN
794,67
BIST
2.072,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
6°C
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
4°C
Çarşamba Az Bulutlu
9°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C
Cuma Çok Bulutlu
3°C

‘Türkiye, Devlet Dışı Aktörlerin Alanını Kapatmaya Çalışıyor’

‘Türkiye, Devlet Dışı Aktörlerin Alanını Kapatmaya Çalışıyor’
24 Ocak 2019
0
A+
A-

SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü Prof. Dr. Duran, Türkiye’nin, Amerika ve Rusya ile koordine olarak, devlet dışı aktörlerin alanını kapatmaya çalıştığını belirterek, “Türkiye, ülkelerin birliklerinin korunmasını bunun için istiyor.” dedi.

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran

SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan, SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran ile SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş’ın, editörlüğünü yaptıkları “Ortadoğu’da Devlet Dışı Silahlı Aktörler” adında önemli bir kitap daha yayımlandı.

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, devlet dışı silahlı aktörlerin özellikle Orta Doğu’daki varlığına işaret ederek, Orta Doğunun, Birinci Dünya Savaşı’ndan itibaren kalıcı bir düzene sahip olamayan, sürekli emperyal güçler tarafından müdahale edilen bir konumda bulunduğunu, öncelikle İngilizlerin ve Fransızların, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da Amerika’nın bölgeye müdahaleleri ve İsrail’in kurulmasıyla birlikte Orta Doğu’nun zemininin bir türlü kurumadığını ve bu tür yapıları dışlayabilecek bir yere gelemediğini ifade etti.

Prof. Dr. Burhanettin Duran, Körfez Savaşı’ndan itibaren çok ciddi çatışmaların yaşandığına ve Orta Doğu’da bazı ülkelerin parçalanmaya başladığını hatırlatarak, , bu karmaşanın içerisinde milisler, vekil güçler ve teröristlerin çok geniş bir alan bulduğunu söyledi.

“İster PKK/YPG şeklinde ister Şii milisler şeklinde ister Birleşik Arap Emirliklerinin paralı askerleri şeklinde olsun böyle çok sayıda aktörün olduğu bir ortam oluşuyor” diyen Prof. Dr. Burhanettin Duran,  bununu da Orta Doğu’daki çatışmanın bir türlü bitmemesine, halkların, milyonların yerlerinden edilmesine ve bir o kadarının da hayatlarını kaybetmesine sebebiyet veren tam bir karmaşayı ortaya çıkarttığını açıkladı.

“Haklı, meşru bir mücadele veren kısmı da var”

Prof. Dr. Burhanettin Duran, Devlet dışı silahlı aktörlerin verdiği zararları da değinerek, uyuşturucu trafiğinden, silah ticaretinden, demografik temizliğin yapılmasına, kadınların ve çocukların savaşçılar olarak kullanılmasına kadar yayabileceğiniz menfaatler alanı olduğuna dikkat çekti.

Ortaya savaş lordlarının çıktığını, birtakım kirli ticaretlerin yapılmasına ortam sağlayan bir yere gelindiğini ifade eden Prof. Dr. Burhanettin Duran,  o aktörlerin sahiplerinin de zaman içerisinde değişebildiğini, kimi zaman Rusya’nın kimi zaman Amerika’nın kimi zaman İran’ın, Suudi Arabistan’ın ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından kullanılan bir yerde olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr. Burhanettin Duran, Suriye’de bir haklı müdafaayı gerçekleştiren ılımlı muhaliflerin bulunduğunu belirterek, Haklı, meşru bir mücadele veren kısmının da bulunduğunu, Suriye denkleminin böyle olmasının sebebinin de, Obama’nın Suriye politikası olduğunu, Esed’i sınırlamak, Esed’in olmayacağı bir geçişi sağlayabilecek askeri tedbirlere başvurmadığı için Suriye’nin uzun süreli milislerin ve terör örgütlerinin yuvalandığı bir yere döndüğünü kaydetti.

“Trump’ın, Amerika’yı bu ayıptan kurtarması lazım”

ABD’nin Suriye’den çekilme kararına ilişkin de açıklamada bulunan Prof. Dr. Burhanettin Duran, YPG’nin kendisine yeni bir hami aradığını, Rusya’ya ve Esed rejimine yanaşmak istediğini söyledi.

Prof. Dr. Burhanettin Duran, İran’la geçmişten beri birtakım kendince ilişkileri bulunduğuna vurgu yaparak, “Bu şunu gösteriyor; Türkiye mücadelesinde haklı ve belli bir etki oluşturduğu için Amerika, YPG ile ilişkisinin geleceğini bugün tartışır hale geldi. Trump yönetiminin, Amerika’yı bu ayıptan kurtarması lazım. Obama döneminden kalan, bir müttefike karşı yapılması asla kabul edilemeyecek olan bu ayıptan kurtulması lazım.” dedi.

Türkiye’nin, Amerika ve Rusya ile koordine olarak, sıkıntılı devlet dışı aktörlerin alanını kapatmaya çalıştığını anlatan Prof. Dr. Burhanettin Duran, Türkiye’nin, ülkelerin birliklerinin korunmasını bunun için istediğini, Irak’ın, İran’ın, Suriye’nin parçalanmamasını istemesinin sebebinin de, ‘Bu gelen dünya, kimin tarafından sahiplenildiği belli olmayan, kısa sürede sahipleri değişen ve halkların aleyhine kullanılan vekil güçlerle bu iş yürümez, olması gereken devletlerin kendi aralarında anlaşarak kuracağı bir bölgesel düzendir.’ Türkiye’nin, buna başından beri en fazla katkı sağlayan ülke konumunda olduğunu belirtti.

Kitap Ortadoğu'da Devlet Dışı Silahlı Aktörler

“Sınırlar, fonksiyonunu giderek kaybetmeye başladı”

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş da yaptığı açıklamada, Arap Baharı’ndan sonra devletlerin parçalanmayla karşı karşıya kalmasının ve otoriteyi kaybetmeleri sonrasında, devlet dışı aktörlerin hızlı bir şekilde mobilize olarak ya var olan örgütlenme modellerini güçlendirdiklerini ya da başka devlet dışı aktörlerin bir tür Orta Doğu şubesine dönüştüklerini ifade etti.

Doç. Dr. Murat Yeşiltaş ile ilgili görsel sonucu

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş

Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, Devlet dışı silahlı aktörlerin çoğalmasının ve Orta Doğu’da yeni politik düzeni nasıl etkiledi?” sorusunun cevabını aradıklarını açıklayarak, Orta Doğu siyasi ve güvenlik düzenini adeta sarsan bir sonuç ortaya çıktığını söyledi.

Libya’dan Yemen’e kadar bütün Orta Doğu’da çatışma hali devam eden ülkelerde, bu aktörlerin, bu devletlerin sınırlarına ciddi bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, bulduğumuz sonuçlardan bir tanesinin, sınırların fonksiyonunu giderek kaybetmeye başlaması olduğunu, çünkü bu tür örgütlenmelerin, bulundukları yerlerde hegemonya kurmak için bölgeyi düzenlemeye çalıştıklarını ve kendinden olmayan nüfusu başka bir bölgeye zorla göç ettirmek gibi bir strateji izlediklerini anlattı.

Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, bunun, insan hareketliliğini ortaya çıkardığını, yabancı terörist savaşçıların, İngiltere, Amerika ve Almanya’dan kalkıp Orta Doğu’da savaşan terör örgütlerine katılan bir nüfus hareketliliğinin söz konusu olduğunu kaydetti.

“Ülkelerin egemenliklerine meydan okudular”

Devletlerle devlet dışı silahlı aktörler arasında illegal bir silah pazarı oluştuğuna vurgu yapan Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, bunun savaş tüccarları olgusunu daha fazla ön plana çıkardığını, elde ettikleri sonuçlardan birinin de bu aktörlerin ortaya çıkmasıyla, egemenlik nosyonunun giderek zayıflaması olduğunu anlattı.

Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, bu aktörlerin, operasyonel olarak hareket ettikleri ülkelerin egemenliklerine meydan okuduklarını, dış müdahalelerin hızlı bir biçimde arttığını, Amerika ve Rusya’nın Suriye’ye müdahale ettiğini belirtti.

“İran, Suriye, Yemen’e müdahale etti. Suudi Arabistan, Yemen’e müdahale etti” diyen Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, dolayısıyla coğrafya dış müdahalelere açık hale geldiğini, dış müdahalelerde de bu tür aktörlerin son derece işlevsel bir şekilde kullanılmaya başlandığını ve bunun da vekil güçler kavramının ortaya çıkmasına sebep olduğunu ifade etti.

“Devlet dışı silahlı aktörlerin en fazla adapte oluğu alan teknoloji”

Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, devletlerin savunma alanlarında teknoloji yatırımları yaptıklarını da kaydederek, Terör örgütlerinin, sürekli kendilerini yenilemek isteyen aktörlerin, devlet dışı silahlı aktörlerin en fazla adapte oluğu alanlardan bir tanesinin teknoloji olduğuna dikkat çekti.

Savaşma kabiliyetlerini artırmak için devletin askeri veya sivil amaçla ürettiği teknolojileri adapte etmek ve kendi taktiklerinin bir parçası haline getirmek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, DEAŞ ve PKK/YPG örneğinin bu teknolojiyi kullandığını gördüklerini belirtti.

Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, terör örgütlerinin son dönemde siber saldırılara da yöneldiğini hatırlatarak, bunun ister istemez devletlerin ve uluslararası güvenlik örgütlerinin yeniden kendi stratejilerini değerlendirmelerine yol açtığını açıkladı.

“Örneğin NATO’nun beşinci maddesi, konvansiyonel anlamda eğer örgüt üyelerinden bir tanesine dışarıdan bir saldırı gelirse üyelerin tamamına yapılmış kabul ediliyor” diyen Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, “Siber alanda ciddi bir belirsizlik söz konusu. Acaba bir ülkeye yapılan siber saldırı NATO’nun beşinci maddesi bağlamında ele alınacak mı? Devletler teknolojiye yatırım yapmakla avantaj sağlıyor ama aynı zamanda her teknoloji bir güvenlik açığını beraberinde getiriyor. O güvenlik açığını en hızlı dolduran devlet dışı silahlı aktörler.” şeklinde değerlendirdi.

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, devlet dışı silahlı aktörün hayatta kalabilmesini sağlayan en önemli unsurlardan bir tanesinin de dış destek olduğunu hatırlatarak, PKK ve ABD örneğinde bunun çok daha açık bir şekilde ortaya çıktığını, ABD’nin, sadece teknoloji transferiyle kalmadığını, aynı zamanda bunun nasıl kullanacağının da anlatıldığını, bunun ister istemez ABD’nin çekip gittiğinde o örgütün, öğrendiği süreçle yeni bir kabiliyet geliştirdiğini ve başka bir aktöre tehlike arz ettiğini kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

KAYNAK : SETA, UHA HABER

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.