enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
00:57 Türkiye’de bir Alevi-PKK ittifakı hiçbir zaman oluşmadı. DEM ve PKK kadrolarında Aleviler oldu ancak bunlar, marjinal, radikal Aleviler, sol görünümlü mezhepçi, siyasal Aleviciler…
00:50 Bir Osmanlı askeri gözü kapalı, sadece dinleyerek bilirdi: gelen padişah mı, paşa mı?
00:46 ABD Büyükelçisi Huckabee, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlileri koruması gerektiğini söylüyor.
00:30 Beş Avrupa ülkesi, düzensiz sığınmacıları AB dışına göndermek için anlaşmalar yapmaya çalışıyor
00:29 Bir Kap Su, Bir Kap Yemek; Bir Can İçin Hayat Demektir!
00:15 Ortadoğu, güvenliğini nasıl yeniden şekillendiriyor? ABD’nin güvenlik şemsiyesi yeterli mi?
00:07 Trump’tan Fed’e: Faizleri indirin, aksi takdirde ticaret açığı verdiğimiz ülkelerle ticareti durdururum
22:22 Bu yıl 4.cüsü düzenlenen 4. Konya GastroFest’e Konya’dan ve Konya dışından gastronomi meraklıları yoğun ilgi gösteriyor
09:04 Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız’ın da katıldığı 11. Ulusal Limnoloji Sempozyumu Tamamlan..dı.
00:49 Araştırmacı Zeynep Gizem Özpınar: Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Türkiye’nin bölgesel pozisyonu üzerindeki etkileri
00:42 Türkiye Kültür Yolu Festivali, ikinci kez Kayseri’de 5-13 Eylül tarihleri arasında dokuz gün boyunca sanatseverlerle buluşacak…
00:36 İletişim Başkanı Duran, Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda: “Sivas Kongresi bağımsızlık irademizin tüm dünyaya ilanıdır”
00:35 “SDG Feshedildi” Manşetleri ve YPJ Entegrasyonu: Türkiye İçin Yeni Bir Güvenlik Riski Mi?…
00:34 Binlerce yıllık devlet geleneği ve medeniyet tarihinin mirası üzerinde yükselen ekonomisiyle Orta Asya’nın önemli ülkelerinden Özbekistan 35 yaşında…
00:34 Altay topluluklarının kültür ve uygarlık değerleri Uluslararası Altay Toplulukları sempozyumu Bakü’de toplanıyor
00:33 İletişim Başkanı Duran, son iki ayda terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu belirlenen 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
00:29 “500 Bin Sosyal Konut Projesi” kapsamında İstanbul’da hayata geçirilecek kiralık sosyal konut projesinde teslim tarihi belli oldu
00:28 CORENDON’dan Yeni ve İddialı Bir Adım: Yeşim Candan, Amsterdam’daki İlk ‘Travel BoutiQue’in Başına Geçti… 
00:24 Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, karanlıkta kalan 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı
00:22 Avrupa’nın Sahra ticaretiyle yaklaşık 200 yıldır süren mücadelesini ve Türkiye’nin Nijer-Libya hattındaki kader ortaklığı
TÜMÜNÜ GÖSTER →

DASAM Başkanı Özçubukçu: “İstanbul Bildirisi’nde Orta Koridor’un geliştirilmesine yönelik yapılan vurgu, aslında metnin en stratejik ve geleceğe dönük unsurlarından birini oluşturmaktadır” -III-

DASAM Başkanı Özçubukçu: “İstanbul Bildirisi’nde Orta Koridor’un geliştirilmesine yönelik yapılan vurgu, aslında metnin en stratejik ve geleceğe dönük unsurlarından birini oluşturmaktadır” -III-
21 Haziran 2026
37
A+
A-

Diplomasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (DASAM)|Akademisyen | Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı | Avrasya Jeopolitiği | Türk Dünyası | Rus Dış Politikası uzmanı ve Başkanı Mehmet Gökhan Özçubukçu, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’ın Bildiride Orta Koridor’un geliştirilmesine vurgu yapılıyor. Ne gibi çalışmaların yapılmasını öngörüyorsunuz, bu çalışmaların Orta Koridor’a ne gibi katkısı olacak? sorusunu cevapladı.

UHA / İnternational News Agency & Güncel Kocaeli Gazeteci

DASAM - Diplomasi ve Stratejik Araştırmalar MerkeziANKARA, 21 HAZİRAN 2026 – Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Gökhan Özçubukçu, görüşmenin tüm detaylarını ve getirilerini Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a anlattı.

Bildiride Orta Koridor’un geliştirilmesine vurgu yapılıyor. Ne gibi çalışmaların yapılmasını öngörüyorsunuz, bu çalışmaların Orta Koridor’a ne gibi katkısı olacak?

Mehmet Gökhan Özçubukçu. İstanbul Bildirisi’nde Orta Koridor’un geliştirilmesine yönelik yapılan vurgu, aslında metnin en stratejik ve geleceğe dönük unsurlarından birini oluşturmaktadır. Çünkü günümüzde uluslararası sistem yalnızca askeri ve siyasi rekabet üzerinden değil, aynı zamanda ticaret yolları, enerji hatları, lojistik ağlar ve bağlantısallık projeleri üzerinden yeniden şekillenmektedir. Bu çerçevede Orta Koridor, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki iş birliğinin en önemli jeoekonomik ayağını oluşturmaktadır. Hatta İstanbul’daki toplantının temel amaçlarından birinin, bu koridorun siyasi, ekonomik ve kurumsal altyapısını daha da güçlendirmek olduğu söylenebilir.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Öncelikle Orta Koridor’un ne ifade ettiğini doğru anlamak gerekir. Orta Koridor, Çin’den başlayarak Orta Asya ülkeleri üzerinden Hazar Denizi’ne ulaşan, ardından Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlanan çok boyutlu bir ulaştırma ve ticaret ağıdır. Ancak bu koridoru yalnızca bir demiryolu veya taşımacılık hattı olarak değerlendirmek eksik olur. Aslında burada söz konusu olan şey, Avrupa ile Asya arasında yeni bir ekonomik eksen oluşturma girişimidir. Bu nedenle Orta Koridor yalnızca Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın değil, aynı zamanda Orta Asya ülkelerinin, Avrupa Birliği’nin ve hatta Çin’in yakından takip ettiği stratejik bir projedir.

Reklam
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler de Orta Koridor’un önemini ciddi şekilde artırmıştır. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Kuzey Koridor olarak bilinen Rusya güzergâhında yaşanan belirsizlikler, birçok ülkeyi alternatif ticaret yolları arayışına yöneltmiştir. Aynı zamanda Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı çevresinde yaşanan güvenlik sorunları da deniz taşımacılığına dayalı güzergâhların kırılganlığını ortaya koymuştur. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan bu kırılmalar, Orta Koridor’u yalnızca alternatif değil, giderek zorunlu hale gelen bir seçenek konumuna taşımaktadır.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Bu noktada önümüzdeki dönemde yapılabilecek çalışmaların başında ulaştırma altyapısının güçlendirilmesi gelmektedir. Özellikle Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun kapasitesinin artırılması kritik öneme sahiptir. Son yıllarda bu hat üzerinden taşınan yük miktarında önemli artışlar yaşanmıştır. Ancak koridorun küresel ölçekte rekabetçi hale gelebilmesi için mevcut kapasitenin daha da yükseltilmesi gerekmektedir. Demiryolu hatlarının modernizasyonu, yük terminallerinin geliştirilmesi ve yeni lojistik merkezlerin kurulması önümüzdeki dönemin öncelikli başlıkları arasında yer alacaktır.

Bunun yanında Hazar Denizi geçişlerinin iyileştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Orta Koridor’un en hassas halkalarından biri Hazar geçişidir. Kazakistan ve Türkmenistan’dan gelen yüklerin Azerbaycan’a aktarılması sürecinde liman kapasitesi, feribot sayısı ve yükleme-boşaltma süreleri belirleyici rol oynamaktadır. Bu nedenle Azerbaycan’ın Alat Limanı başta olmak üzere Hazar kıyısındaki lojistik altyapıya yönelik yatırımların artırılması beklenebilir. Hazar geçişlerinin hızlanması, koridorun toplam taşıma süresini ciddi ölçüde azaltacaktır.

Reklam

Bir diğer önemli konu gümrük süreçlerinin uyumlaştırılmasıdır. Günümüzde modern ulaştırma koridorlarının başarısı yalnızca yolların ve demiryollarının kalitesine bağlı değildir. Aynı zamanda sınır geçişlerinin ne kadar hızlı gerçekleştiği de büyük önem taşımaktadır. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında dijital gümrük sistemlerinin geliştirilmesi, elektronik veri paylaşımının yaygınlaştırılması ve ortak lojistik standartlarının oluşturulması koridorun etkinliğini artıracaktır. Çünkü bir yük treninin sınırda saatler veya günler boyunca beklemesi, koridorun rekabet avantajını azaltmaktadır.

Enerji boyutu da burada ayrıca değerlendirilmelidir. Aslında Orta Koridor yalnızca ticaret koridoru değildir. Aynı zamanda enerji güvenliği açısından da stratejik bir eksendir. Bugün Avrupa’nın enerji arz güvenliği açısından Azerbaycan kaynakları büyük önem taşımaktadır. Gelecekte doğal gazın yanı sıra elektrik iletim hatları, yenilenebilir enerji projeleri ve yeşil enerji koridorlarının da bu güzergâh üzerinden geliştirilmesi mümkündür. Özellikle Hazar Havzası’nda üretilen yenilenebilir enerjinin Avrupa pazarlarına ulaştırılmasına yönelik projeler, koridorun stratejik değerini daha da artırabilir.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Orta Koridor’un bir diğer önemli boyutu ise Türk dünyasıyla bağlantılıdır. Son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde ulaştırma ve ticaret alanındaki iş birliği giderek güçlenmektedir. Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinin dünya pazarlarına erişiminde Orta Koridor temel güzergâhlardan biri haline gelmektedir. Bu durum Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ı yalnızca transit ülkeler değil, aynı zamanda Avrasya bağlantısallığının merkez ülkeleri konumuna taşımaktadır.

Ekonomik açıdan bakıldığında koridorun gelişmesi üç ülkeye önemli fırsatlar sunacaktır. Artan transit gelirleri, yeni lojistik yatırımları, sanayi bölgelerinin gelişimi ve dış ticaret hacmindeki büyüme bunlardan yalnızca birkaçıdır. Ayrıca koridorun gelişmesiyle birlikte uluslararası yatırımcıların bölgeye olan ilgisinin de artması beklenebilir. Çünkü küresel şirketler açısından güvenilir ve hızlı ulaştırma ağlarına erişim, yatırım kararlarında belirleyici faktörlerden biridir.

Türkiye'nin Güney Kafkasya hamlesine destek! AB: Bölgesel fırsatları artırabilir

Jeopolitik açıdan değerlendirildiğinde ise Orta Koridor, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın uluslararası sistemdeki stratejik ağırlığını artırmaktadır. Günümüzde küresel güç rekabetinin önemli bir bölümü ticaret yolları ve bağlantısallık projeleri üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle Orta Koridor’un güçlenmesi, söz konusu üç ülkenin yalnızca ekonomik değil diplomatik ve stratejik önemini de artıracaktır.

Bu noktada İstanbul Bildirisi’nde Orta Koridor’a yapılan vurgu, yalnızca ulaştırma alanındaki teknik bir iş birliği çağrısı değildir. Bu vurgu, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın Avrasya’nın yeni ekonomik düzeninde daha merkezi bir rol üstlenme hedefinin yansımasıdır. Önümüzdeki yıllarda altyapı yatırımlarının hızlanması, gümrük süreçlerinin modernleştirilmesi, enerji projelerinin genişletilmesi ve Türk dünyasıyla bağlantıların güçlendirilmesi halinde Orta Koridor, Avrupa ile Asya arasındaki en önemli ticaret ve enerji güzergâhlarından biri haline gelebilir. Bu nedenle İstanbul Bildirisi’nde yer alan Orta Koridor vurgusu, aslında üç ülkenin geleceğe yönelik ortak stratejik vizyonunun en somut göstergelerinden biridir. (DEVAM EDECEK)

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış sürecinin bu üçlü iş birliğine olası etkilerini nasıl yorumlarsınız?

Mehmet Gökhan Özçubukçu: Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış süreci, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi açısından değil, Güney Kafkasya’nın gelecekte nasıl bir siyasi ve ekonomik yapıya sahip olacağını belirlemesi bakımından da son derece kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle söz konusu sürecin Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü iş birliği üzerindeki etkilerini değerlendirirken meseleyi yalnızca ikili ilişkiler bağlamında değil, bölgesel dönüşüm perspektifi içerisinde ele almak gerekmektedir.

Yaklaşık otuz yıl boyunca Güney Kafkasya’nın temel güvenlik gündemini Karabağ ihtilafı oluşturmuştur. Bu durum yalnızca Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkileri değil, bölgedeki ekonomik entegrasyon projelerini, ulaştırma ağlarını ve yatırım ortamını da doğrudan etkilemiştir. Özellikle çatışma riski nedeniyle birçok uluslararası yatırımcı bölgeye temkinli yaklaşmış, bazı ulaştırma ve ticaret projeleri ise beklenen hızda ilerleyememiştir. Dolayısıyla kalıcı bir barış anlaşmasının imzalanması, Güney Kafkasya’nın güvenlik eksenli bir bölge olmaktan çıkıp ekonomik iş birliği ve bağlantısallık eksenli bir bölgeye dönüşmesini sağlayabilir.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü mekanizması açısından bakıldığında, barış süreci öncelikle mevcut projelerin güvenliğini ve sürdürülebilirliğini artıracaktır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Güney Gaz Koridoru, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve Orta Koridor gibi stratejik projeler, daha istikrarlı bir bölgesel ortamda çok daha etkin şekilde faaliyet gösterebilir. Çünkü günümüzde uluslararası ticaret ağlarının başarısı yalnızca fiziksel altyapıya değil, aynı zamanda siyasi istikrara ve güvenliğe de bağlıdır.

Özellikle Orta Koridor açısından meseleye baktığımızda barış sürecinin önemi daha net ortaya çıkmaktadır. Çin’den Avrupa’ya uzanan bu ticaret güzergâhının uluslararası yatırımcılar ve lojistik şirketleri tarafından tercih edilmesi için güvenli ve öngörülebilir bir siyasi ortam gerekmektedir. Güney Kafkasya’da kalıcı bir barışın tesis edilmesi, koridorun küresel ticaret sistemindeki cazibesini artırabilir. Böylece Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın Avrasya ticaretindeki stratejik konumları daha da güçlenebilir.

Barış süreci aynı zamanda bölgesel ulaştırma ağlarının genişlemesine de katkı sağlayabilir. Uzun yıllardır kapalı kalan bazı ulaşım hatlarının yeniden açılması ve yeni ekonomik iş birliği alanlarının ortaya çıkması mümkündür. Bu durum ilk bakışta mevcut üçlü iş birliğinin önemini azaltacakmış gibi görünse de aslında tam tersi bir sonuç doğurabilir. Çünkü bölgesel bağlantısallığın artması, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan eksenini Güney Kafkasya’nın ekonomik merkezlerinden biri haline getirebilir.

Bunun yanında barış süreci, bölge dışı aktörlerin Güney Kafkasya’ya bakışını da değiştirebilir. Avrupa Birliği, Çin ve diğer küresel ekonomik aktörler açısından istikrarlı bir Güney Kafkasya, daha fazla yatırım yapılabilecek ve daha güvenilir ticaret ilişkileri kurulabilecek bir bölge anlamına gelmektedir. Bu da üçlü iş birliği mekanizmasının ekonomik değerini artıracaktır.

Net şekilde ifade etmem gerekirse, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı bir barışın sağlanması, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan iş birliğini zayıflatacak değil, aksine daha geniş bir bölgesel entegrasyon vizyonunun merkezine yerleştirecek bir gelişme olacaktır. Eğer bu süreç başarıyla sonuçlanırsa Güney Kafkasya, çatışmalarla anılan bir coğrafya olmaktan çıkarak Avrasya’nın yükselen ulaştırma, enerji ve ticaret merkezlerinden biri haline gelebilir.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

2027’de yapılacak bir sonraki toplantıya kadar bu 3 ülke için neler değişecek?

Mehmet Gökhan Özçubukçu: 2027 yılında Gürcistan’da gerçekleştirilecek bir sonraki üçlü toplantıya kadar geçecek dönem, hem Güney Kafkasya hem de geniş Avrasya coğrafyası açısından oldukça kritik gelişmelere sahne olabilir. Aslında bugün İstanbul’da ortaya konulan irade, büyük ölçüde önümüzdeki birkaç yıl içerisinde şekillenecek bölgesel dinamiklere hazırlık niteliği taşımaktadır. Bu nedenle 2027’ye kadar yaşanabilecek değişimleri yalnızca üç ülke özelinde değil, küresel ticaret ve jeopolitik dönüşümler bağlamında değerlendirmek gerekir.

Öncelikle Orta Koridor’un gelişim sürecinde önemli ilerlemeler yaşanmasını beklemek mümkündür. Son yıllarda Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yollarının çeşitlendirilmesi yönündeki eğilim giderek güçlenmektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında kuzey güzergâhındaki belirsizlikler ve Kızıldeniz çevresindeki güvenlik sorunları, alternatif koridorlara olan ilgiyi artırmıştır. Bu süreçte Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın merkezinde bulunduğu Orta Koridor’un daha fazla yük çekmesi ve uluslararası ticaret ağlarında daha görünür hale gelmesi beklenmektedir.

Özellikle Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun kapasite artırımı, Hazar Denizi geçişlerinin iyileştirilmesi, liman yatırımlarının genişletilmesi ve dijital gümrük uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi alanlarda önemli gelişmeler yaşanabilir. Eğer planlanan yatırımlar hayata geçirilirse 2027 yılına gelindiğinde Orta Koridor bugünkünden çok daha işlevsel ve rekabetçi bir yapıya kavuşabilir. Bu durum yalnızca üç ülkenin transit gelirlerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda onları Avrasya ticaretinin vazgeçilmez aktörleri arasına taşıyacaktır.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'dan kritik hamle! Gökhan Özçubukçu Orta Koridor'da değişen dengeleri anlattı

Enerji alanında da önemli değişimler beklenmektedir. Avrupa’nın enerji güvenliği konusu önümüzdeki yıllarda da önemini koruyacaktır. Azerbaycan doğal gazının Avrupa pazarındaki rolünün artması, Güney Gaz Koridoru’nun kapasitesinin geliştirilmesi ve yenilenebilir enerji alanındaki yeni projeler gündeme gelebilir. Özellikle Hazar Havzası’nda üretilen enerjinin Avrupa’ya ulaştırılmasında Türkiye ve Gürcistan’ın transit rolü daha da güçlenebilir.
2027’ye kadar Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde yaşanabilecek gelişmeler de üçlü iş birliğini doğrudan etkileyecektir. Kalıcı bir barış anlaşmasının imzalanması halinde Güney Kafkasya’nın güvenlik atmosferi önemli ölçüde değişebilir. Bu durum yeni ticaret ağlarının ortaya çıkmasına, bölgesel ekonomik entegrasyonun hızlanmasına ve uluslararası yatırımların artmasına katkı sağlayabilir.

Ayrıca Türk dünyasıyla ilişkilerin de daha kurumsal bir zemine oturması beklenmektedir. Özellikle Orta Asya ülkelerinin Orta Koridor’a olan ilgisinin artması, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlüsünün stratejik değerini daha da yükseltebilir. Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerin küresel pazarlara erişiminde bu hattın daha yoğun kullanılmaya başlanması mümkündür.

Bunun yanında dijital ticaret, yapay zekâ destekli lojistik sistemler, akıllı gümrük uygulamaları ve yeşil ulaştırma projeleri gibi yeni başlıkların da üçlü iş birliği gündemine girmesi beklenebilir. Çünkü küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, ulaştırma koridorlarının da yalnızca fiziksel altyapıdan ibaret olmadığını göstermektedir. Rekabet gücü artık dijitalleşme ve teknolojik kapasiteyle de doğrudan ilişkilidir.

Bana göre 2027 yılında Gürcistan’da yapılacak toplantının gündemi bugünkünden çok daha fazla ekonomi, bağlantısallık ve ticaret odaklı olacaktır. Çünkü Güney Kafkasya giderek bir güvenlik sahasından çok bir jeoekonomik merkez haline dönüşmektedir. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan da bu dönüşümün en önemli taşıyıcı aktörleri konumundadır. Eğer mevcut siyasi irade korunur ve İstanbul Bildirisi’nde ortaya konulan hedefler somut projelerle desteklenirse, 2027’ye gelindiğinde üç ülke yalnızca bölgesel ortaklar değil, Avrasya’nın yeni ekonomik mimarisini şekillendiren stratejik aktörler olarak değerlendirilecektir. Bu nedenle önümüzdeki iki yıllık dönem, üçlü iş birliğinin geleceğini belirleyecek kritik bir eşik olarak görülmelidir.

***

Mehmet Gökhan Özçubukçu: Lisans eğitimini Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde tamamlayan Özçubukçu, aynı üniversitenin Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını “Molla Nasreddin Dergisine Göre Azerbaycan’da Milliyetçilik” başlıklı tez çalışmasıyla tamamlamıştır. Halihazırda Bakü Devlet Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında doktora eğitimine devam etmektedir.
Diplomasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (DASAM) Başkanı olarak uluslararası ilişkiler, siyasal analiz ve jeopolitik araştırmalar ekseninde çalışmalar yürüten Mehmet Gökhan Özçubukçu’nun Uluslararası İlişkiler, Siyasi Tarih, Avrasya Jeopolitiği, Türk Dünyası, Türk Dış Politikası, Milliyetçilik Teorileri, Kimlik Teorileri ve Siyasal iletişim çalışma alanları ile ilgilenmektedir. ‘‘Geçmişten Günümüze Karabağ’ın Tarihi‘‘, ‘’Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Dış Politikası Bağlamında Türk Dünyası ile Entegrasyonu’’, ‘‘Türk Siyasal Hayatında Azerbaycanlı Bir Aydın: Ahmet Ağaoğlu’’, ‘‘Türkiye ve Azerbaycan İlişkilerinde Şuşa Beyannamesinin Önemi’’ ‘‘Ermenistan Siyasal Sistemi’’ ‘‘BRICS Ülkelerinin Çok Kutuplu Bir Dünyada Küresel Güç Olma Potansiyeli’’ ‘’Zengezur Koridoru’nun Dünü, Bugünü ve Yarını’’ ve ‘’Koridor Savaşları’’ adlı makale, kitap bölümü, kitap çalışması ve analizleri bulunmaktadır. Özçubukçu, yurt içi ve yurt dışında birçok düşünce kuruluşu (think tank), akademik platform ve stratejik araştırma merkezinde araştırmacı/uzman pozisyonlarında görev almaktadır. Aynı zamanda birçok akademik dergide bilim kurulu üyesi olarak yer almanın yanında çeşitli TV programları, gazete ve analiz platformlarında Uluslararası İlişkiler Uzmanı olarak değerlendirmeleri ve yazıları bulunmaktadır.

TGRT Haber Editörü Bengü Sarıkuş HaberleriBengü Sarıkuş, 1987 yılında İstanbul’da dünyaya gelen gazeteci, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Anadolu Ajansı’nda yaptığı stajla mesleğe giriş yaptıktan sonra uzun yıllar Milliyet.com.tr, Gazete Vatan ve TV100 gibi yayınlarda haber editörlüğü yapmıştır.

Habercilikte dijital medya tecrübesiyle öne çıkan gazeteci, gündem, ekonomi, siyaset haberlerinde uzmanlaşmıştır. Şu anda İhlas Medya bünyesinde yayın yapan tgrthaber.com internet haber sitesinde ‘Özel Haber Şefi’ olarak görev almaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.