enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,6336
EURO
19,4066
ALTIN
1.051,84
BIST
4.874,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
Salı Çok Bulutlu
14°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
15°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C

Amerikan Yaptırımları Karşısında İran’ın Seçenekleri

Amerikan Yaptırımları Karşısında İran’ın Seçenekleri
26 Kasım 2018
0
A+
A-

ANKASAM Türk Dış Politikası ve Uluslararası Güvenlik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, İran’la imzalanmış olan nükleer anlaşmadan çekilme kararı aldıktan sonra, İran’a yönelik yaptırımların yeniden gündeme geldiğini açıkladı.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, ile ilgili görsel sonucu(TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı‘na değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, bu kapsamda 6 Ağustos 2018 tarihinde yaptırımların ilk paketinin uygulanmaya başlandığını hatırlatarak ve 5 Kasım 2018 tarihinde de yaptırımların ikinci paketinin yürürlüğe girdiğini belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, İkinci yaptırım paketinin, ağırlıklı olarak İran’ın petrol endüstrisini ve onu ilgilendiren sigortacılık, taşımacılık, liman işletmeciliği, gemi inşaatı ve benzeri sektörleri hedef aldığına dikkat çekerek, Üstelik yaptırımların, üçüncü ülkeleri de etkilediğini ve İran’dan petrol alımını da zorlaştırdığını ifade etti.

“Washington’dan Tahran’a iletilen talep listesine bakıldığında, ABD’nin tek kaygısının İran’ın nükleer programı olmadığı anlaşılmaktadır” diye konuşan Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, “ABD, İran’ın Ortadoğu’daki askeri varlığını ciddi bir güvenlik sorunu olarak algılamakta ve bölgedeki radikalizmin sorumlusu olarak Tahran’ı görmektedir. Dolayısıyla Tahran yönetimine son derece kapsamlı bir liste sunulmuştur” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, taleplerin yerine getirilmesiyse çok mümkün görünmediğine dikkat çekerek, bu nedenle İran’a yönelik yaptırımların uzun süreceğinin söylenebileceğini ve bu noktada “Yaptırımlar karşısında İran’ın izleyebileceği stratejiler neler olabilir?” sorusunu tartışmaya açmak gerektiğini,  ancak bu soruya yanıt vermeden önce, Amerikan yaptırımlarına ilişkin iki hususun altını çizmek gerektiğini açıkladı.

“Öncelikle, İran’a yönelik yaptırımlar ABD’nin yeni Ortadoğu politikasının çerçevesini çizmesi bakımından anlamlıdır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, İran’ın bölgesel etkinliğini sınırlandırmak ve İran karşıtı müttefikleriyle olan ilişkilerini konsolide etmenin ABD’nin başlıca hedefi olduğunu, Özellikle de İsrail’le ilişkilerini dış politikasının odak noktalarından biri haline getiren Trump’ın bu yaklaşımının, Tel Aviv tarafından olumlu karşılandığını ifade etti.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, benzer bir ilişkinin ABD ile Suudi Arabistan arasında da bulunduğuna vurgu yaparak, Ortadoğulu müttefiklerini kendi saflarında birleştirmek isteyen Washington’un, İran tehdidini bir araç olarak kullandığını aktardı.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, Amerikan yönetiminin bu yolla Ortadoğu’daki varlığını güvence altına almak ve artan gerginliklerden yararlanarak buradaki müttefikleriyle yüklü silah antlaşmaları imzalamayı sürdürmek istediğini kaydetti.

Diriliş Ertuğrul ile ilgili görsel sonucuYaptırımların dikkat çekici özelliklerinden bir diğerinin de ABD’nin, Batılı müttefiklerinin çıkarlarını gözetmeden tek taraflı bir yaklaşımla hareket etmesi olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, Washington’un tutumundan dolayı Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (KOEP) imzalanmasıyla kaldırılan yaptırımların ardından İran’la pek çok yatırım antlaşması imzalayan Avrupalı şirketlerin, hükümetlerinin verdiği garantilere rağmen anlaşmalarını feshetmek zorunda kaldıklarını ve bu sebeple de Avrupa ülkelerinin, yaptırımları etkisiz hale getirecek şekilde alternatif bir ödeme sisteminin kurulması üzerinde çalıştıklarını, ancak hiçbir ülkenin, bu sisteme ev sahipliği yapma konusunda istekli olmadığını ve dolayısıyla Avrupalıların nükleer anlaşmanın sürdürülmesi için büyük gayret gösterseler de başarısız olduklarını belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, ABD’nin  ise müttefiklerinin tüm engelleme çabalarına rağmen kararlı bir şekilde yaptırımlarını başlattıklarına dikkat çekerek,  Lakin söz konusu yaptırımları uzun bir süre boyunca devam ettirme niyetinde olan Washington’un, uluslararası toplumun desteğini alamadıklarını açıkladı.

“Bu şartlar altında İran’ın yaptırımlara yanıt olarak verebileceği iki seçeneği bulunmaktadır” şeklinde değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, bunlardan ilkinin, yaptırımlara rağmen nükleer anlaşmaya sadık kalmak ve uluslararası toplumla birlikte hareket etmek olduğunu,  bu yolla Tahran’ın, meşru zeminde kalarak ABD karşısında bir blok oluşturulabileceğini, ancak bu seçeneğin yaptırımlara karşı uzun süre direnebilecek güçlü bir ekonomik ve toplumsal yapıyı gerektirdiğini kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, İran’ın son derece kırılgan ekonomisi ve artan toplumsal huzursuzlukları düşünüldüğünde, bu seçeneğin sürdürülebilir bir strateji olmadığını, Üstelik İran’la ticaret yapan üçüncü ülkelerin de yaptırımlardan etkilenmesinin söz konusu olduğunu,  nitekim yaptırımlara güçlü şekilde karşı çıkan ülkelerin bile, İran’la petrol ticaretlerini ve diğer ekonomik ilişkilerini yavaş yavaş azalttığını ve bu nedenle de söz konusu stratejiye uluslararası toplumun desteğinin oldukça kırılgan olduğunu,  tüm bu nedenlerden dolayı Tahran yönetiminde şahin görüşlerin hâkim olması ve yaptırımlara karşı daha sert politikaların izlenmesinin şaşırtıcı olmayacağını kaydetti.

ABD’nin Ortadoğu politikasını İran karşıtlığı üzerinden tanımlıyor olmasının da İran’ın tepkisel bir strateji izlemesine yol açacağının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, nitekim İranlı yetkililerin, direnmeye hazır olduklarını dile getirmekte ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunduğunu hatırlattı.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, “Hürmüz Boğazı ise dünya petrol ticaretinin en önemli güzergahlarındandır. İran, buradaki deniz ulaşımını durdurabilecek askeri yeteneklere sahip olsa da bunun maliyeti çok yüksek olacaktır. İran hem askeri ve ekonomik anlamda ağır bir bedel ödemek durumunda kalacak hem de böyle bir hamle, uluslararası toplumun yaptırım karşıtı tavrının değişmesine yol açacaktır” şeklinde dikkat çekti.

“Bu sebeple bölgedeki mevcut çatışma noktalarındaki gerilimlerin tırmandırılmasına yönelik bir politika uygulanması, İran için daha makul bir seçenektir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, “Örneğin Yemen’de İran’la bağlantılı askeri yapıların harekete geçirilmesi, petrol taşımacılığı açısından önemli olan birtakım noktalarda gerginliklerin yaşanması ve bu yolla petrol fiyatlarının yükseltilmesi gibi senaryolar söz konusu olabilir” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, zaten Yemenli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarında kimi zaman petrol tankerlerini hedef aldıklarının da bilindiğini ve gerilimi tırmandırma stratejisinin Suriye ya da Lübnan üzerinden İsrail’e yönelik saldırılarla gündeme gelmesinin de muhtemel olduğuna dikkat çekti.

İran’ın yaptırımlar karşısında askeri bir strateji izlemesi, bölgedeki askeri varlığını sürdürmesini ve hatta artırmasını gerektirecektir. Dolayısıyla yaptırımların önemli gerekçelerinden biri olarak gösterilen İran’ın askeri etkinliği kısa ve orta vadede azalmayacaktır. Uygulanan yaptırımlar, İran’ın askeri faaliyetlerini sürdürme yeteneğini zorlaştıracak olsa da böyle bir senaryo, Ortadoğu’yu daha kaotik bir sürece itecektir. Bu da ABD’nin ulaşmaya çalıştığı hedefe zıtlık teşkil eden sonuçların doğacağına işaret etmektedir.

“İran, ne tarz bir strateji izlerse izlesin ABD açısından yaptırımların başarıya ulaşması zor görünmektedir” şeklinde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, bunun önemli nedenlerinden birinin de Amerikan yönetiminin İran’a karşı uygulamaya koyduğu zorlayıcı diplomasiyi sıfır toplamlı bir oyun şeklinde inşa etmesi olduğunu  söyledi.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, “Üstelik bu stratejide, rejim değişikliği nihai bir hedef olarak sunulmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak Tahran yönetimi, meseleyi varoluşsal bir güvenlik sorunu şeklinde algılamaktadır” dedi.

Bu durumda taleplerin yerine getirilmesi için hiçbir motivasyonun bulunmamasının doğal olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan,  ayrıca taleplerin karşılanması durumunda İran’ın elde edeceği kazanımların da belirsiz olduğunu, İran’ın kendisinden istenenleri yapmasının yeni taleplere yol açmayacağının da güvencesinin bulunmadığını,  nitekim Trump’ın daha önce imzalanan nükleer anlaşmaya sadık kalmamasının ve taleplerle antlaşmadan çekilmesinin, zorlayıcı diplomasinin inandırıcılığını ortadan kaldırdığını kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Emre Ozan, “Kısacası yaptırımlar ne kadar güçlü ve kararlı olursa olsun İran’ı diplomasi masasına çekmeye yetecek kadar ikna edici değildir. Neticede Amerikan dış politikasında ya da İran yönetiminde köklü bir anlayış değişikliği ortaya çıkmadıkça sorunun çözülmesini beklemek gerçekçi olmayacaktır” şeklinde kaydetti.

Ataner YÜCE ile ilgili görsel sonucu

HABER : Ataner YÜCE

KAYNAK : ANKASAM, UHA HABER

***

Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde 2008 yılında tamamladı. Yüksek Lisans derecesini İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalından 2010 yılında aldı. 2015 yılında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalından doktora derecesini aldı. Gazi Üniversitesi’nde 2011-2015 arasında araştırma görevlisi olarak çalıştı. Ekim 2015’ten beri Kırklareli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde Yardımcı Doçent olarak çalışmaya devam etmektedir. İlgi alanları güvenlik çalışmaları, Türk dış politikası, Türkiye’nin ulusal güvenlik politikaları ve uluslararası ilişkiler kuramlarıdır.

Bu haberi paylaşınız!

Kalk Gidelim Başlıyor!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.